bugün
- erkeklerin kadınsılaşması10
- 30 lu yaşlar11
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz8
- yeni insanlarla tanışmak istememek6
- şu anda ne yapıyorsun12
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta2
- trumpın savaşı eline yüzüne bulaştırması4
- sözlükte altın günü yapmak11
- kız olarak doğmanın muazzam avantajı4
- sigara içen erkek karizması3
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- 24 yaşında erkek 18 yaşında kız ilişkisi3
- insanların gözlem yapmaması7
- kendini feda etmek3
- yirmili yaşlar2
- iran'a saldiri var ameri kan pornosuna hayir2
- dengesiz biri olmak2
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- karılara kösnül bakışlar atmak3
- eşek sucuğu16
- insanların gözleme yapmaması4
- tuborg kırmızı seven kız4
- hakan taşıyan2
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- yarın iş olması4
- maldivler6
- insanın bu hayattaki amacı17
- ankastre bozukluğu4
- dünyanın en güzel omleti5
- cem yılmaz'ın kent d range grey içmesi2
- aşık yorguni10
- kadınların o güzel ayak tabanları2
- allah6
- kendini gizleyip geri gelen yazarlar2
- kimseyi memnun edememek12
- şirinevler8
- şeytan5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- aylık 287 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- üstteki yazar ne yapıyor5
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- kızartma yağından sabun yapmak8
- flört edinmek7
- hobileriniz2
- fobileriniz2
- biraderleri üst üste koymak7
selamlar.
ne zamandır yazayım diyorum, fırsat olmuyor bir türlü.
aranızda passolig kartı alan var mı?
ben aldım. bakın şöyle oldu, bizim yan komşunun büfesi var, sigara, meşrubat, ufak bakkaliye, fatura tahsilatı falan yapıyor. çocuğun dükkanına bir makine koydular yeni, bu passolig olayı falan da var.
benim hasta bir bursasporlu olduğumu bildiğinden bana geldi ve bu passolig olayını isteyip istemediğimi sordu, ben de her ne kadar sezonun başlamasına daha çok olsa da ve de bursaspor'un kombineleri henüz yüklenemeyecek olsa da almak istediğimi söyledim. ne de olsa erken almak avantajdır, millet yüklendiğinde daha zor olur diye düşündüm.
elemanın dükkanındaki ekrana bilgileri girdik, bir de fotografımı çekti makine, passolig ücreti olan 16 tl'yi coşarak işlemi tamamladık.
daha doğrusu tamamladığımızı zannettik.
olay asıl şimdi başlıyormuş meğerse...
herneyse, ben 16 tl verip passolig başvurumu yapmış halde beklemeye geçtim ve 1 gün sonra 0800'lü bir numaradan arandım.
bu passolig için aradıklarını söylediler ve üyelik işlemimi tamamlamak için görüşeceklerinden bahsettiler.
bayide verdiğim bilgileri(tc kimlik no, tuttuğum takım, doğum tarihi, cep telefonu vs gibi) bilgileri tekrar verdim.
ama sorular bitmiyordu, önce annemin kızlık soyadını sordular, onu da verdim. iş adresimi sordular, verdim, en nihayetinde ev adresimi de sorduğunda, telefondaki kıza "evime mi geleceksin, ben evliyim bacım" dedim.
sustu...
yahu, ben sizden kredi kartı istemiyorum, banka hesabı açmıyorum, bir yere, bir şeye kefil olmuyorum, alt tarafı kahrolası saçma bir ligin, kahrolası dandik bir maçına girebilmek için gerizekalı bir beyinden çıkan bir ürünü almaya çalışıyorum, siz ise bana 7 ceddimi soruyorsunuz.
hop...sikerler.
ben başladım bağırıp küfür etmeye. karşımdaki amcık(kusura bakmayın ama bu tabir cuk uyuyor) hala saçma sorulara devam etmeye çalışıyordu.
ben "sizi de pasoliginizi de sikeyim, istemiyorum kart falan" diyerek işlemin iptalini istedim. ayrıca yatırmış olduğum 16 tl'yi geri talep ettim.
işlemi iptal edip 16 tl'yi geri vereceklerini söylediler, ama parayı banka hesabıma yatıracaklarını söylediler. ben ise "banka hesabına gönderilmemesini, benim parayı nakit olarak verdiğimi ve kendilerinden nakit olarak verdiğim parayı nakit olarak geri istediğimi" belirttim. bu arada tabi ana avrat giriyorum. telefondaki amcık bunun mümkün olmadığını söyledi, ben de "eşşekler gibi benim paramı nakit olarak şu anda bana getirmeleri" gerektiğini aksi halde analarını 7 düvel sikeceğimi beyan ettim.
sonuç olarak bir sikim bağlayamayarak konuşmayı sonlandırdık.
takriben 2 saat geçtikten sonra aynı 800'lü hattan bu sefer bir lavuk beni aradı.
üyelikten şikayetçi olduğumu, ne gibi bir sorun yaşadığımızı sorunun ne olduğunu ve çözmek istediğini söyledi.
"vay amk, hadi bir şans vereyim" diyerekten konuştum. eleman beni yumuşattı, özür falan diledi, üyeliğimin iptal olmayacağını dilersem işleme devam edebileceğimizi söyledi.
bense, "bu gece hiç havamda değilim, madem yarın arayın" dedim, karşılıklı iyi geceler dileyerek telefonları kapattık.
ertesi gün beni kimse aramadı.
devrisi gün yine o 800'lü numaradan arandım.
"üyelik işlemini bitirmek için müsait misiniz" diye sordu güzel bir bayan. (sesi güzeldi kendisi muhakkak güzeldir) ben "müsait olmadığımı daha sonra aramalarını" söyledim. karşılıklı iyi günler dileyerek telefonları kapattık.
sonraki gün cumartesi pazardı, kimse aramadı, pazartesi aradılar, cumartesi pazar aramadıkları için darılmış olmalıydım ki, pazartesi de görüşmek istemedim, ertesi gün aramalarını söyledim.
salaklar salı günü yine aradı.
ben artık bu salaklarla bu kadar taşak geçmenin kafi olduğunu düşünerek konuşmaya karar verdim.
bu seferki konuşmamızda daha önce kartımın ptt şubesine gitmesini seçtiğimi kartı bursa-heykel şubesinden alabileceğimi söylediler.
ben bir süre duraksadım, "iyi de bana altıparmak ptt'si ya da çekirge ptt'si uygun" dedim.
"malesef şehrinizde tek bir ptt şubesinden teslimat yapıyoruz" dediler. ayrıca kartı da kendim gidip almam gerekliymiş, eleman gönderip aldıramazmışım.
"sikerler sizin kurallarınızı" diyerek tekrar başa döndük.
ve müzakereler bir kez daha tıkandı.
ertesi gün ve bir sonraki gün yine aradı amcıklar, telefonu meşgule aldım. bir sonraki gün bir daha aradılar, "ulan hadi buna da eyvallah" diyerek bursa-heykel şubesinden kartı almayı kabul ettim.
evet, ben türkiye gibiydim amk. taviz verdikçe onlar talep ediyorlardı. bakın ama allahları var, ahlaksız şeyler teklif etmiyorlar.
her neyse, uzatmayalım, üyelik işlemlerinde artık sona gelmiştik, telefondaki bayan bana, "başvuru fotografımın sistem tarafından kabul edilmediğini, fotografın bulanık olduğunu" söyledi.
ben de "ne yapayım sizin makinede çektirdim suç benim mi" diyerek kontra yaptım. "yeni bir fotograf yüklememiz gerektiğini" söyledi telefondaki bayan. ben de "feys adresin varsa ekle beni oradan istediğin fotografımı al" dedim.
güldü.
"öyle olamayacağını" söyledi. ben de "tabi ki öyle olamayacağını ben de biliyorum, ne tepki vereceğinizi merak ettim" dedim. bir daha güldü.
bilmem ne sitesine girip oradan fotograf yüklemem gerektiğini söyledi. ben de yükleyemeyeceğimi söyledim. iyi günler dileyerek telefonu kapattık.
sonraki gün yine aradılar, nasıl fotograf yüklemem gerektiğini bilal'e anlatır gibi anlattılar.
ben ise ipnelik olsun diye yüklemedim.
şimdi 2 günde bir arıyorlar.
ben bir açıyorum, bir meşgule alıyorum, müzakereler yine tıkandı.
ha bu arada bu pasolig hakkında mahkeme kararı çıktı, sanırım iptal olacak gibi. zaten 3 gündür de aramıyorlar.
evet, bu arada ben komşudan 16 tl karşılığı 2 paket sigara aldım. yani bana bir giren çıkan yok, komşuya girdi 16 tl. şimdi beni bir daha ararlarsa 20 yaşımda çekilmiş bir vesikalığım var, onu yükleticem karta, ama kartı eve getirmelerini talep edeceğim.
hayırlısı.
bu da böyle bir anımdır.
not: tamamen harfiyen gerçek ve yaşanmış bir olaydır. süreç devam etmektedir.
ne zamandır yazayım diyorum, fırsat olmuyor bir türlü.
aranızda passolig kartı alan var mı?
ben aldım. bakın şöyle oldu, bizim yan komşunun büfesi var, sigara, meşrubat, ufak bakkaliye, fatura tahsilatı falan yapıyor. çocuğun dükkanına bir makine koydular yeni, bu passolig olayı falan da var.
benim hasta bir bursasporlu olduğumu bildiğinden bana geldi ve bu passolig olayını isteyip istemediğimi sordu, ben de her ne kadar sezonun başlamasına daha çok olsa da ve de bursaspor'un kombineleri henüz yüklenemeyecek olsa da almak istediğimi söyledim. ne de olsa erken almak avantajdır, millet yüklendiğinde daha zor olur diye düşündüm.
elemanın dükkanındaki ekrana bilgileri girdik, bir de fotografımı çekti makine, passolig ücreti olan 16 tl'yi coşarak işlemi tamamladık.
daha doğrusu tamamladığımızı zannettik.
olay asıl şimdi başlıyormuş meğerse...
herneyse, ben 16 tl verip passolig başvurumu yapmış halde beklemeye geçtim ve 1 gün sonra 0800'lü bir numaradan arandım.
bu passolig için aradıklarını söylediler ve üyelik işlemimi tamamlamak için görüşeceklerinden bahsettiler.
bayide verdiğim bilgileri(tc kimlik no, tuttuğum takım, doğum tarihi, cep telefonu vs gibi) bilgileri tekrar verdim.
ama sorular bitmiyordu, önce annemin kızlık soyadını sordular, onu da verdim. iş adresimi sordular, verdim, en nihayetinde ev adresimi de sorduğunda, telefondaki kıza "evime mi geleceksin, ben evliyim bacım" dedim.
sustu...
yahu, ben sizden kredi kartı istemiyorum, banka hesabı açmıyorum, bir yere, bir şeye kefil olmuyorum, alt tarafı kahrolası saçma bir ligin, kahrolası dandik bir maçına girebilmek için gerizekalı bir beyinden çıkan bir ürünü almaya çalışıyorum, siz ise bana 7 ceddimi soruyorsunuz.
hop...sikerler.
ben başladım bağırıp küfür etmeye. karşımdaki amcık(kusura bakmayın ama bu tabir cuk uyuyor) hala saçma sorulara devam etmeye çalışıyordu.
ben "sizi de pasoliginizi de sikeyim, istemiyorum kart falan" diyerek işlemin iptalini istedim. ayrıca yatırmış olduğum 16 tl'yi geri talep ettim.
işlemi iptal edip 16 tl'yi geri vereceklerini söylediler, ama parayı banka hesabıma yatıracaklarını söylediler. ben ise "banka hesabına gönderilmemesini, benim parayı nakit olarak verdiğimi ve kendilerinden nakit olarak verdiğim parayı nakit olarak geri istediğimi" belirttim. bu arada tabi ana avrat giriyorum. telefondaki amcık bunun mümkün olmadığını söyledi, ben de "eşşekler gibi benim paramı nakit olarak şu anda bana getirmeleri" gerektiğini aksi halde analarını 7 düvel sikeceğimi beyan ettim.
sonuç olarak bir sikim bağlayamayarak konuşmayı sonlandırdık.
takriben 2 saat geçtikten sonra aynı 800'lü hattan bu sefer bir lavuk beni aradı.
üyelikten şikayetçi olduğumu, ne gibi bir sorun yaşadığımızı sorunun ne olduğunu ve çözmek istediğini söyledi.
"vay amk, hadi bir şans vereyim" diyerekten konuştum. eleman beni yumuşattı, özür falan diledi, üyeliğimin iptal olmayacağını dilersem işleme devam edebileceğimizi söyledi.
bense, "bu gece hiç havamda değilim, madem yarın arayın" dedim, karşılıklı iyi geceler dileyerek telefonları kapattık.
ertesi gün beni kimse aramadı.
devrisi gün yine o 800'lü numaradan arandım.
"üyelik işlemini bitirmek için müsait misiniz" diye sordu güzel bir bayan. (sesi güzeldi kendisi muhakkak güzeldir) ben "müsait olmadığımı daha sonra aramalarını" söyledim. karşılıklı iyi günler dileyerek telefonları kapattık.
sonraki gün cumartesi pazardı, kimse aramadı, pazartesi aradılar, cumartesi pazar aramadıkları için darılmış olmalıydım ki, pazartesi de görüşmek istemedim, ertesi gün aramalarını söyledim.
salaklar salı günü yine aradı.
ben artık bu salaklarla bu kadar taşak geçmenin kafi olduğunu düşünerek konuşmaya karar verdim.
bu seferki konuşmamızda daha önce kartımın ptt şubesine gitmesini seçtiğimi kartı bursa-heykel şubesinden alabileceğimi söylediler.
ben bir süre duraksadım, "iyi de bana altıparmak ptt'si ya da çekirge ptt'si uygun" dedim.
"malesef şehrinizde tek bir ptt şubesinden teslimat yapıyoruz" dediler. ayrıca kartı da kendim gidip almam gerekliymiş, eleman gönderip aldıramazmışım.
"sikerler sizin kurallarınızı" diyerek tekrar başa döndük.
ve müzakereler bir kez daha tıkandı.
ertesi gün ve bir sonraki gün yine aradı amcıklar, telefonu meşgule aldım. bir sonraki gün bir daha aradılar, "ulan hadi buna da eyvallah" diyerek bursa-heykel şubesinden kartı almayı kabul ettim.
evet, ben türkiye gibiydim amk. taviz verdikçe onlar talep ediyorlardı. bakın ama allahları var, ahlaksız şeyler teklif etmiyorlar.
her neyse, uzatmayalım, üyelik işlemlerinde artık sona gelmiştik, telefondaki bayan bana, "başvuru fotografımın sistem tarafından kabul edilmediğini, fotografın bulanık olduğunu" söyledi.
ben de "ne yapayım sizin makinede çektirdim suç benim mi" diyerek kontra yaptım. "yeni bir fotograf yüklememiz gerektiğini" söyledi telefondaki bayan. ben de "feys adresin varsa ekle beni oradan istediğin fotografımı al" dedim.
güldü.
"öyle olamayacağını" söyledi. ben de "tabi ki öyle olamayacağını ben de biliyorum, ne tepki vereceğinizi merak ettim" dedim. bir daha güldü.
bilmem ne sitesine girip oradan fotograf yüklemem gerektiğini söyledi. ben de yükleyemeyeceğimi söyledim. iyi günler dileyerek telefonu kapattık.
sonraki gün yine aradılar, nasıl fotograf yüklemem gerektiğini bilal'e anlatır gibi anlattılar.
ben ise ipnelik olsun diye yüklemedim.
şimdi 2 günde bir arıyorlar.
ben bir açıyorum, bir meşgule alıyorum, müzakereler yine tıkandı.
ha bu arada bu pasolig hakkında mahkeme kararı çıktı, sanırım iptal olacak gibi. zaten 3 gündür de aramıyorlar.
evet, bu arada ben komşudan 16 tl karşılığı 2 paket sigara aldım. yani bana bir giren çıkan yok, komşuya girdi 16 tl. şimdi beni bir daha ararlarsa 20 yaşımda çekilmiş bir vesikalığım var, onu yükleticem karta, ama kartı eve getirmelerini talep edeceğim.
hayırlısı.
bu da böyle bir anımdır.
not: tamamen harfiyen gerçek ve yaşanmış bir olaydır. süreç devam etmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar