bugün
- sözlüğün en güzel kadını20
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta7
- dünya39
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- amerika birleşik devletleri29
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi2
- pis hissettiren şeyler4
- flört uygulamasında kod incelemesi yapmak2
- süper kahraman filmleri deccaliyeti aşılıyor3
- pornonun ne olduğunu unutmak3
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- en güzel oyuncular2
- yazılımcıların flört edememesi9
- geceleri aniden gelen acıkma hissi2
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- israil10
- anadolu efes biracılık3
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- norveç9
- mustafa kemal atatürk10
- en medeni ortadoğulular6
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- evanjelist9
- taş gibi kalçası olan kadın8
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- türk rock grupları8
- hewal ebo12
- telegram5
- simko314
- fransa6
- ismail yüksek4
- isveç5
- orospu çocuğu abdullah öcalan7
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- öğrencilerin bu ne işimize yarayacak sorusu3
- cuma akşam evde kalan yazarlar5
- sözlükte yeni yeni bıdıkların ortaya çıkması4
- ateizmin dinlere balyoz etkisi yapması5
- sözlükte ki türk düşmanları10
- avrupa5
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- dikili bir ağacının olmaması6
- sosyal medya ve internetin ardında deccal var3
- nihilist hedonist şehvetperest insan5
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek5
- en lezzetli balık23
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
tercih dönemi, hakkında bilgi isteyenlere yardımcı olabileceğim bölümdür.
ama genel konuşmak gerekirse, temel bilimler okuma aç kalırsın diyenlere aldırmayınız.
bir şeyi sevdiğinizden ilgilendiğinizden hayatınız boyunca uğraşmak istediğinizden eminseniz yazınız.
yazarken mantıklı davranınız, iyi üniversitelere puanınız yetmiyorsa bir yıl bekleyiniz. 1 yıl çok mühim bir süre değildir bir hayatla kıyaslandığında.
ingilizce eğitim veren bir üniversitede okuyunuz, temel bilimlerde pek çok ingilizce makaleyle haşır neşir olmanız gerekecek bir şekilde o dili öğreneceksiniz en iyisi başından kendi akademik alanınızın terimleriyle beraber öğrenmek yani ingilizce bölüm okumak.
gelelim içeriğine, size evrenin kapılarını aralayan bir bilim, kapsamı çok geniş. seviyorsanız ve başarılıysanız elektronikten,optiğe, kuramsalından pratiğine elbet bir dalında kendinize yer bulursunuz.
ülkede değer verilmiyor olması sizi yanıltmasın, ülkenin dünyada işgal ettiği yer miktarını bir düşünün ; sonra dünyanın güneş sisteminde işgal ettiği alanı, sonra güneş sisteminin galaksideki yerini , sonra galaksinin evrende kapladığı yeri, sonra da bizim evrenin belki de tek evren olmadığı fikrini düşünün. hah işte siz bununla uğraşacaksınız. türkiyeymiş, eh iğne ucu kadar bile yer işgal etmiyor evrende.sizin 60-70 yıllık hayatınız da 14 milyarın yanında, 1 sn/1yıl bile etmiyor. o kadar da önemsemeyin egonuzu yani. millet değer verse ne olacak ? cerrah olup tüm gün pohpohlanıp ama içten içe mutsuz olacaksanız siktir edin öyle doktorluğu.
egonuzu önemsemeyin kısmı şu puan muhabbetinde de geçerli. yapacağın işin süresi 40 yıl filan belki, 17 yaşında birkaç matematik sorusu fazla çözdüğün için istemediğin bir mesleği bir ömür yapmak? işin ironisi de matematik sorusu fazla çözdün diye fizik yerine tıp yazmak mesela. illa puan kıyası yapacaksanız mesela bilkent fiziği ele alalım. en yüksek puanla gelen tam burslu insan 505 puanla giriyor, en düşük puanla giren yarı burslu insan 232 puanla giriyor. arada 273 puan fark var. boğaziçi için de durum benzer. yani puan skalası o kadar geniş ki taban puana bakıp ıyy çok düşük diyecek olsa o en yüksek puanlı insan fizikçi olamayacak.
astronomi ilmiyle uğraşmanın insanın karakterine etki ettiği söylenir, doğrudur da. galaksilerle kara deliklerle meşgul bir insan pek siklemez zaten lys de kaç puan alıp da bölüme geldiğini. emin olun siz de fizikçi olduktan sonra böyle b.ktan hesaplarla pek uğraşmayacaksınız.
kişisel tatmin açısından felsefe/matematik/fizik gibi bölümler oldukça tercih edilesidir. iş bulmak , formasyon, kpss gibi ucuz hesaplar peşinde koşmayın olmak için doğduğunuz şeyin ' bilim insanı ' olduğunu düşünüyorsanız tatava yapmayın yazın geçin. ama yazdıktan sonra da yan gelip yatmak yok, fizik harika bir bilimdir hakkını verin , onu sevin o da sizi sevsin.
ne olacağım'dan çok, ne yapacağım' diye düşünün , illa ki ne olacağınızın derdindeyseniz zaten uzak durun fizikten. sevmez sizi.
ama genel konuşmak gerekirse, temel bilimler okuma aç kalırsın diyenlere aldırmayınız.
bir şeyi sevdiğinizden ilgilendiğinizden hayatınız boyunca uğraşmak istediğinizden eminseniz yazınız.
yazarken mantıklı davranınız, iyi üniversitelere puanınız yetmiyorsa bir yıl bekleyiniz. 1 yıl çok mühim bir süre değildir bir hayatla kıyaslandığında.
ingilizce eğitim veren bir üniversitede okuyunuz, temel bilimlerde pek çok ingilizce makaleyle haşır neşir olmanız gerekecek bir şekilde o dili öğreneceksiniz en iyisi başından kendi akademik alanınızın terimleriyle beraber öğrenmek yani ingilizce bölüm okumak.
gelelim içeriğine, size evrenin kapılarını aralayan bir bilim, kapsamı çok geniş. seviyorsanız ve başarılıysanız elektronikten,optiğe, kuramsalından pratiğine elbet bir dalında kendinize yer bulursunuz.
ülkede değer verilmiyor olması sizi yanıltmasın, ülkenin dünyada işgal ettiği yer miktarını bir düşünün ; sonra dünyanın güneş sisteminde işgal ettiği alanı, sonra güneş sisteminin galaksideki yerini , sonra galaksinin evrende kapladığı yeri, sonra da bizim evrenin belki de tek evren olmadığı fikrini düşünün. hah işte siz bununla uğraşacaksınız. türkiyeymiş, eh iğne ucu kadar bile yer işgal etmiyor evrende.sizin 60-70 yıllık hayatınız da 14 milyarın yanında, 1 sn/1yıl bile etmiyor. o kadar da önemsemeyin egonuzu yani. millet değer verse ne olacak ? cerrah olup tüm gün pohpohlanıp ama içten içe mutsuz olacaksanız siktir edin öyle doktorluğu.
egonuzu önemsemeyin kısmı şu puan muhabbetinde de geçerli. yapacağın işin süresi 40 yıl filan belki, 17 yaşında birkaç matematik sorusu fazla çözdüğün için istemediğin bir mesleği bir ömür yapmak? işin ironisi de matematik sorusu fazla çözdün diye fizik yerine tıp yazmak mesela. illa puan kıyası yapacaksanız mesela bilkent fiziği ele alalım. en yüksek puanla gelen tam burslu insan 505 puanla giriyor, en düşük puanla giren yarı burslu insan 232 puanla giriyor. arada 273 puan fark var. boğaziçi için de durum benzer. yani puan skalası o kadar geniş ki taban puana bakıp ıyy çok düşük diyecek olsa o en yüksek puanlı insan fizikçi olamayacak.
astronomi ilmiyle uğraşmanın insanın karakterine etki ettiği söylenir, doğrudur da. galaksilerle kara deliklerle meşgul bir insan pek siklemez zaten lys de kaç puan alıp da bölüme geldiğini. emin olun siz de fizikçi olduktan sonra böyle b.ktan hesaplarla pek uğraşmayacaksınız.
kişisel tatmin açısından felsefe/matematik/fizik gibi bölümler oldukça tercih edilesidir. iş bulmak , formasyon, kpss gibi ucuz hesaplar peşinde koşmayın olmak için doğduğunuz şeyin ' bilim insanı ' olduğunu düşünüyorsanız tatava yapmayın yazın geçin. ama yazdıktan sonra da yan gelip yatmak yok, fizik harika bir bilimdir hakkını verin , onu sevin o da sizi sevsin.
ne olacağım'dan çok, ne yapacağım' diye düşünün , illa ki ne olacağınızın derdindeyseniz zaten uzak durun fizikten. sevmez sizi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar