bugün
- ama yeni parti tüzüğü10
- birader avanosta mı sorunsalı4
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi5
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması23
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz4
- amedspor6
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- 16 eylül 2026 milan benfica maçı3
- iran düşmanlığı2
- 10 eylül 2026 bayern münih bordo glimt maçı3
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı8
- türk kızı10
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- google reyiz3
- şanghay işbirliği örgütü'nün 25 yılı3
- 9 eylül 2026 liverpool atletico madrid maçı2
- evlenecek kız kalmaması11
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- sarapci koala63
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- ayın 12 sinde meeş almak2
- hoşlanılan kızın senden daha çok meeş alması2
- müzik eşliğinde sevişmek3
- 2 eylül 20262
- sözlükte bir şeylerin eksik olması10
- kadınınızı çalıştırır mısınız8
- gocu31
- 2026 eylül ayı nasıl geçecek3
- anya4
- beşiktaş 6 atınca anlık fenerbahçeliler3
- yeni adli yıl2
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması4
- seri eksici ezik11
- 15 eylül 20262
- sevgili varken sarışın bir rus kızıyla karşılaşmak3
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- pozitif karmaya sahip olanların biraz şey olması7
- sikerim siyasetini deyip aşk konuşmak6
- koşun koşun havadis var7
- 1 eylül dünya barış günü2
- kocasını seven külotsuz yatar4
- bu saatte uyanan insanın amacı2
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak6
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- türk seküler devrimi11
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası14
- bu koyden olsam ne olacak20
- trabzonspor5
- siyahi arkadaşla ankarada eve çıkmak2
- seri eksici ibne4
iş yerinde yaza merhaba partisi var. yaza neden merhaba diyoruz bunu hiç bilmiyoruz ama katılmak zorundayız. bu tür davetler yapıldığı an kadınlar arasında rekabet başlar. kim daha şık olacak? kim daha çok dikkat çekecek? kim tüm gözleri üzerinde toplayacak? onlarca saçma şey. tüm bunların saçma olduğunu bildiğim halde yusuf yusuf geziyorum. kadınsal saçmalıkları bir kadın olarak yaşamak zorundaymışım gibi davranıyorum. iş yerinden en yakın arkadaşı alıp çıkıyoruz alışverişe. bir sürü mağaza dolaşıyoruz ama istediği elbiseyi bulamıyor o, ben artık elbise alacağımı unutmuş onun peşinde geziyorum, öylesine telaşlı ki ben de onun için endişeliyim artık. ya istediği elbiseyi bulamazsa? ya diğer kadınlar onunla dalga geçerse?
gelin gelin zi.cez sizi diye bas bas bağıran bir mağazayı gözüne kestiriyor. giriyoruz. kıza diyoruz böyle böyle bir durum var. bülent ersoy için tasarlandığını düşündüğüm elbiseleri gösteriyor bize. bir tanesi tavus kuşları için tasarlanmış. tasarımcısının ismini söylüyor sonra fiyatını. sonra onun farklı tasarımlarını gösteriyor, elbiseler bok gibi ama marka olunca özellikle zengin koçişkosundan dolayı isim yapmış biri tasarladıysa göze güzel geliyor, hiç olmazsa arkadaşım için durum bu. en basit kumaştan dikilmiş, yeşil ve tek özelliği şeyine kadar yırtmacı olan kıyafete yarı maaşını veriyor çıkıyoruz oradan. pazardan 30 tl gibi bir fiyata alacağımız elbiseye sırf marka olduğu için bi ton para veriyoruz.
markaysa güzeldir, kalitelidir saçmalığı yüzünden o elbiseye verilen para hala içimi acıtıyor benim. çoğu geceler yastığa yüzüme bastırıp hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. mesela ben çok saçma bir markanın beyaz eşyalarını aldım çünkü en ucuzu oydu, 4 yıldır kullanıyorum, marka olmayan kıyafetlerimi de kullanıyorum yıllardır.
aslında aynı kalitede ürünü sırf isminden dolayı daha pahalıya satmak, satabilmek işte bunlar hep.. çok acayip. bilmiyorum.
gelin gelin zi.cez sizi diye bas bas bağıran bir mağazayı gözüne kestiriyor. giriyoruz. kıza diyoruz böyle böyle bir durum var. bülent ersoy için tasarlandığını düşündüğüm elbiseleri gösteriyor bize. bir tanesi tavus kuşları için tasarlanmış. tasarımcısının ismini söylüyor sonra fiyatını. sonra onun farklı tasarımlarını gösteriyor, elbiseler bok gibi ama marka olunca özellikle zengin koçişkosundan dolayı isim yapmış biri tasarladıysa göze güzel geliyor, hiç olmazsa arkadaşım için durum bu. en basit kumaştan dikilmiş, yeşil ve tek özelliği şeyine kadar yırtmacı olan kıyafete yarı maaşını veriyor çıkıyoruz oradan. pazardan 30 tl gibi bir fiyata alacağımız elbiseye sırf marka olduğu için bi ton para veriyoruz.
markaysa güzeldir, kalitelidir saçmalığı yüzünden o elbiseye verilen para hala içimi acıtıyor benim. çoğu geceler yastığa yüzüme bastırıp hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. mesela ben çok saçma bir markanın beyaz eşyalarını aldım çünkü en ucuzu oydu, 4 yıldır kullanıyorum, marka olmayan kıyafetlerimi de kullanıyorum yıllardır.
aslında aynı kalitede ürünü sırf isminden dolayı daha pahalıya satmak, satabilmek işte bunlar hep.. çok acayip. bilmiyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar