bugün

pkp

polonya devlet demiryolları.

dünyada gördüğüm en lanet şirkettir. öyle ki trene her binişinizde dua edersiniz, "bu son tren yolculuğum olsun" diye. hızlı tren seferleri yok denecek kadar azdır, diğer seferler de eski püskü trenlerle yapılır. tangır tungur ray sesleri kulaklarınıza muhteşem bir musiki zevki yaşatır. şansınız varsa 6 kişilik kompartımana denk gelirsiniz yoksa 8 kişilik kompartımanda yandakilerle göt göte, karşıdakilerle de diz dize gidersiniz.

her kompartımanda mutlaka bir leh sevgili çifti, yaşlı bir teyze, yaşlı bir amca bulunur. inene kadar onların yiyişmesini izlersiniz. teyzeler ayakkabısını çıkarıp karşı koltuktaki boş bulduğu yere uzatır, amcalarda çantalarından çıkardığı o lanet kokulu yiyeceği şapur şupur yanınızda yer.

tüm bunlara tahammül edemeyip biraz uyuyayım bari dersiniz. uyurken kondüktör sizi dürter, biletini göster der. trene binerken kontrolü yap geç işte, ne uğraştırıyorsun adamı. aynı seferde 4 kere bilet kontrolü olduğunu hatırlarım.

birinde de yine leh çiftin biri tek koltuk almıştı ucuz olsun diye. 4 saat boyunca ne yaşadığımı bir ben bir de allah bilir. bunun yanında koridor içine bile bilet satarlar. tuvalete gitmek istersin, koridorda yatan adamların üstüne basa basa anca yolunu bulursun. koridorda içen tiplerden hiç bahsetmiyorum bile.

istasyonda peron bulma çilesini yaşamamak için 1 saat önce gitmeniz gerekir. bildiğin adamlar binemesin diye herşeyi karmakarışık yapmışlar.

ha bide gece vakti tren basıp hırsızlık yapan çeteler varmış. ne hikmetse ona hiç rastlamadım daha.

ve daha neler neler...
© copyright 2005 - 2026