bugün
- bir kadının en güzel bölgesi11
- regl dönemi dengesizlikleri3
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı6
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak3
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- deve besleyip sidiğini satmak2
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- dişlerini fırçalamayan kadınla öpüşmek2
- pazar günü mesai yapmak3
- michael olise3
- elektrikli bisiklet terörü2
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- ingiltere8
- fransa7
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- evde kalmış sözlük kızı2
- vantilatörü kendine çevirmek10
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- dünyanın en güzel tatlısı11
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- futbol3
- türklerin ileri olduğu konular21
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- günün şiiri8
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- kalp kırmak2
- devlet bahçeli3
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- dinsize inanır mısın17
- antipanik hanımın elleri2
- en gey özelliğiniz8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- thomas tuchel6
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- haluk levent bahis yazışmaları2
- burçlara inanan erkek15
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
en sevdiğim kitaplardan biridir. beni nasıl böyle etkiledi anlayabilmiş değilim. kitap film veya gerçek olaylarda fazla duygu emaresi gösteren birisi değilim babam ölse ağlar mıyım emin değilim ama şurayı okuyunca gözyaşlarımı tutamadım.
'rusyanın ücra,tenha bir köşesinde küçük bir köy mezarlığı var.hemen bütün mezarlarımız gibi hüzünlü bir görünümde;çevresindeki hendekleri çoktan ot bürümüş,bir zamanlar boyalı olan çatılarının altındaki tahta haçlar soluklaşıp çürümüş,mezar taşları,alttan birileri itermişçesine yan yatmış,iki üç cılız ağaç diplerine zar zor ufak bir gölge düşürmüş,koyunlar mezarların üzerinde başıboş dolaşmakta...bunların arasında kimsenin el sürmediği,kimsenin çiğnemediği bir mezar var ki üzerinde yalnızca kuşlar konuyor ve doğan güneşe doğru şakıyorlar.çevresi demir parmaklıkla çevrili,iki ucunda iki taze çam ağaçı dikili.burada yevgeni bazarov gömülü.bu mezarı sık sık,şimdi artık iyice çökmüş olan iki ihtiyar ziyarete geliyor:yakınlardaki bir köyde oturan bir karı koca.birbirlerine destek olarak sürüklenen adımlarla yürüyor,parmaklığa yanaşıp diz üstü çökerek uzun uzun,acı acı ağlıyor,gözlerini oğullarının üzerinde duran dilsiz taşa dikerek uzun uzun bakıyorlar.bir şeyler konuşuyorlar arada,taşın tozunu siliyor,ağaçların dallarını temizliyor,sonra gene dua okuyorlar;oğullarına,oğullarının anısına kendilerini daha yakın hissettikleri bu yerden kopup ayrılamıyorlar bir türlü...onların duaları,göz yaşları elbette boşa gitmez değil mi?onların sevgisi,o kutsal,vefalı sevgi elbette,gücü her şeye yeten tanrının sevgisinden izler taşır,öyle değil mi?ah,evet!mezarda yatan yürek ne denli ateşli,günahkar,fırtınalı olursa olsun,üzerinde biten çiçekler bize masum gözlerinin asude bakışlarıyla bakarlar.bize söyledikleri yalnızca edebi huzur,'kayıtsız' doğanın o büyük huzuru değildir;ebebi barışmalardan,sonu gelmeyen yaşamdan da sözederler.'
'rusyanın ücra,tenha bir köşesinde küçük bir köy mezarlığı var.hemen bütün mezarlarımız gibi hüzünlü bir görünümde;çevresindeki hendekleri çoktan ot bürümüş,bir zamanlar boyalı olan çatılarının altındaki tahta haçlar soluklaşıp çürümüş,mezar taşları,alttan birileri itermişçesine yan yatmış,iki üç cılız ağaç diplerine zar zor ufak bir gölge düşürmüş,koyunlar mezarların üzerinde başıboş dolaşmakta...bunların arasında kimsenin el sürmediği,kimsenin çiğnemediği bir mezar var ki üzerinde yalnızca kuşlar konuyor ve doğan güneşe doğru şakıyorlar.çevresi demir parmaklıkla çevrili,iki ucunda iki taze çam ağaçı dikili.burada yevgeni bazarov gömülü.bu mezarı sık sık,şimdi artık iyice çökmüş olan iki ihtiyar ziyarete geliyor:yakınlardaki bir köyde oturan bir karı koca.birbirlerine destek olarak sürüklenen adımlarla yürüyor,parmaklığa yanaşıp diz üstü çökerek uzun uzun,acı acı ağlıyor,gözlerini oğullarının üzerinde duran dilsiz taşa dikerek uzun uzun bakıyorlar.bir şeyler konuşuyorlar arada,taşın tozunu siliyor,ağaçların dallarını temizliyor,sonra gene dua okuyorlar;oğullarına,oğullarının anısına kendilerini daha yakın hissettikleri bu yerden kopup ayrılamıyorlar bir türlü...onların duaları,göz yaşları elbette boşa gitmez değil mi?onların sevgisi,o kutsal,vefalı sevgi elbette,gücü her şeye yeten tanrının sevgisinden izler taşır,öyle değil mi?ah,evet!mezarda yatan yürek ne denli ateşli,günahkar,fırtınalı olursa olsun,üzerinde biten çiçekler bize masum gözlerinin asude bakışlarıyla bakarlar.bize söyledikleri yalnızca edebi huzur,'kayıtsız' doğanın o büyük huzuru değildir;ebebi barışmalardan,sonu gelmeyen yaşamdan da sözederler.'
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar