bugün
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor15
- insan doğuştan iyi midir16
- onaya ihtiyaç duymadan değerli hissedebilmek8
- türk solu4
- pazartesi görünümlü cuma2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi18
- sinem dedetaş10
- üçler yediler kırklar6
- amedspor12
- bm deposunun israil saldırısında hasar görmesi4
- cedidacer tarzı entry girmek2
- ösym gözetmenlerinin tavan yapan egosu2
- türkiyeliyim ve mutluyum7
- aykut kocaman2
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak10
- parayı kaldırıp ortadan kaybolmak4
- oğlak burcu2
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız5
- katalonya özerk bölgesi5
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar6
- ekşi sözlük toplu yazar alımı9
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- hiç şişman kadınlar sevişmemiş erkek3
- 29 ekim cumhuriyet bayramı17
- istanbul da chp'li başkanlara soruşturma2
- anın görüntüsü15
- papatya çayı içen erkek7
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı62
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- ismet inönü6
- gecenin şarkısı12
- ince çorap giyip üşümüyorum ama diyen bayan5
- ölmüş birinin fotoğraflarına bakmak5
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi6
- cumhuriyet bayramı14
- escort taş mı yesin11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- her gece onun fotoğrafına baktıktan sonra yatmak4
- bir adaya düşsek6
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- yaşasın cumhuriyet7
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- ese dezze7
- atatürk'ün vizyonunun inanılmazlığı7
- dersimli kızlar6
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız5
- kasımda aşk başkadır diyen kız4
- ayakçı erkek5
yıllar önce bizzat yaşanmış olaydır.
haftasonu hesapları toparlamak için ofise geldiğinizde, aylardır yarak bilediğiniz hatunun tek başına orada olduğunu ve sizin gibi yarım kalan işleri toparlamak için geldiğini farketmenizle başlayan maceradır.
şimdi efenim geçen ayın konşimentolarını ve sevk ervraklarının bulunduğu bir dosyayı arıyorum amma aklım pazartesi günü yazacağı yazıları toparlayan o müthiş hatunda. zaten ilk gördüğümde de böyle ucundan başlayıp taşak yaylasına doğru uzanan tatlı bir sızı hissetmiştim penisimde. o günden beri aklım, yapsak mı yapmasak mı mecralarında gezinip duruyor. kendisi dul ve zannedersem de benden 4 veya 5 yaş büyük ammaaa heykel gibi hatun mübarek. o da azgın canııım, hem de karşımda frikikler verecek kadar azgın. işinde iyi mi, allah var iyi. dış ticaret firması olduğumuzdan hepimizin mutlaka iyi derece ingilizce bilmesi gerekiyordu ve bu kadın mükemmel ingilizce konuşuyordu. hatta bazı işleri ondan rica ederdik.
nese efenim bulamadım dosyayı. ister istemez şevval hanım, "bizim müşterilerin yeşil bi nakliye dosyası vardı gördünüz mü" diye soruverdim. o da "ben patronun odasında görmüştüm, gel bi bakalım" diyerek, mimarisiyle dudak ısırtan patron ofisine geçtik. "ay bu dün burdaydı " der demez duvardan yere kadar yapılı dolabın en alt bölmesine bacaklarını kırmadan eğildi ve bana doğru domaldı. domaldığından dolayı iyice yukarı sıyrılan etek yeminlen söylüyorum son damlayı damlattı. yukarda anlattığım en ucundan taşak yaylasına kadar o müthiş zevkli sızıyı penisimde tam anlamıyla hissettim. bi dakka ben de bakıyım diyerek, belini kavramamla doğrulduğunu farkedip bana dönmesi ardından da dudaklarını dudaklarıma yaklaştırması bir oldu. artık tasmamı çıkarmış, dişleri kaşıntıdan gıcırdayan bir köpek gibi hedefime saldırmıştım. ilk etapta dudaklarım sızlayana dek öpüştük, sonra patronun koltuk takımının o deri kaplı yayla gibi kanepesinin üstünde pozisyondan pozisyona geçerek birbirimizin bedenini hunharca keşfemeye başladık. ne kadar zaman geçmiş bilmiyorum ama en az iki saat olmalı ki, ofise geldiğimde öğle sonrası gibi aydınlık olan hava neredeyse kararmıştı. öyle bir birikmişim ki, içine neredeyse saatlerce, zalimce boşaldım. hatta öyle ki doğrulup gömleğimi giymeye çalışırken hala vajinasından menilerim sızıyordu. o gün iş adına hiçbişey yapmadık. daha sonraları ise bir iki hafta sonu yine kaçamak yapıp şehirdışında günahın dibine kadar battık. eğlenceliydi la, gerçekten de sevişmeyi öğrenmek adına aldığım verimli derslerden biriydi.
velhasıl-ı kelam; herkesin böyle faideli dersler alması ve partnerine hizmet etmesi taraftarıyım.tabi.
haftasonu hesapları toparlamak için ofise geldiğinizde, aylardır yarak bilediğiniz hatunun tek başına orada olduğunu ve sizin gibi yarım kalan işleri toparlamak için geldiğini farketmenizle başlayan maceradır.
şimdi efenim geçen ayın konşimentolarını ve sevk ervraklarının bulunduğu bir dosyayı arıyorum amma aklım pazartesi günü yazacağı yazıları toparlayan o müthiş hatunda. zaten ilk gördüğümde de böyle ucundan başlayıp taşak yaylasına doğru uzanan tatlı bir sızı hissetmiştim penisimde. o günden beri aklım, yapsak mı yapmasak mı mecralarında gezinip duruyor. kendisi dul ve zannedersem de benden 4 veya 5 yaş büyük ammaaa heykel gibi hatun mübarek. o da azgın canııım, hem de karşımda frikikler verecek kadar azgın. işinde iyi mi, allah var iyi. dış ticaret firması olduğumuzdan hepimizin mutlaka iyi derece ingilizce bilmesi gerekiyordu ve bu kadın mükemmel ingilizce konuşuyordu. hatta bazı işleri ondan rica ederdik.
nese efenim bulamadım dosyayı. ister istemez şevval hanım, "bizim müşterilerin yeşil bi nakliye dosyası vardı gördünüz mü" diye soruverdim. o da "ben patronun odasında görmüştüm, gel bi bakalım" diyerek, mimarisiyle dudak ısırtan patron ofisine geçtik. "ay bu dün burdaydı " der demez duvardan yere kadar yapılı dolabın en alt bölmesine bacaklarını kırmadan eğildi ve bana doğru domaldı. domaldığından dolayı iyice yukarı sıyrılan etek yeminlen söylüyorum son damlayı damlattı. yukarda anlattığım en ucundan taşak yaylasına kadar o müthiş zevkli sızıyı penisimde tam anlamıyla hissettim. bi dakka ben de bakıyım diyerek, belini kavramamla doğrulduğunu farkedip bana dönmesi ardından da dudaklarını dudaklarıma yaklaştırması bir oldu. artık tasmamı çıkarmış, dişleri kaşıntıdan gıcırdayan bir köpek gibi hedefime saldırmıştım. ilk etapta dudaklarım sızlayana dek öpüştük, sonra patronun koltuk takımının o deri kaplı yayla gibi kanepesinin üstünde pozisyondan pozisyona geçerek birbirimizin bedenini hunharca keşfemeye başladık. ne kadar zaman geçmiş bilmiyorum ama en az iki saat olmalı ki, ofise geldiğimde öğle sonrası gibi aydınlık olan hava neredeyse kararmıştı. öyle bir birikmişim ki, içine neredeyse saatlerce, zalimce boşaldım. hatta öyle ki doğrulup gömleğimi giymeye çalışırken hala vajinasından menilerim sızıyordu. o gün iş adına hiçbişey yapmadık. daha sonraları ise bir iki hafta sonu yine kaçamak yapıp şehirdışında günahın dibine kadar battık. eğlenceliydi la, gerçekten de sevişmeyi öğrenmek adına aldığım verimli derslerden biriydi.
velhasıl-ı kelam; herkesin böyle faideli dersler alması ve partnerine hizmet etmesi taraftarıyım.tabi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar