bugün
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması11
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük12
- altının düşüşü4
- byd'nin türkiye'ye yapacagi yatirimdan vazgeçmesi4
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği3
- annesizlik5
- seçilen kitap sosyal statünün göstergesidir2
- fakir ve cahilken doğurmak2
- satrançtaki en güçsüz taş5
- gram altın8
- erkek olmak mı daha zor kız olmak mı?2
- türkiye de protesto yürüyüşü yapılmaması2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak4
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey5
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini16
- dilara'nın gözleri2
- chp'nin hali ne olacak33
- yeşil gözlü bir kıza aşık olmak2
- seküler kız muhafazakar erkek birlikteliği4
- türk kızlarının sekste başarısız olması3
- türk dizileri2
- hassas biri olmak2
- evrim3
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- iran'ın bahreyn'deki abd donanmasını vurması3
- cinsel taciz6
- the boys vs invincible2
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini8
- kaç gösteriyorum diyen kadının yaşını tahmin etmek2
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- başarılı sigara bırakma teknikleri10
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- kimseye borç vermeyen insan11
- sedat pekmez24
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- m r e r e c t o19
- sizi en çok ne üzer2
- en sevdiğiniz müzik türü10
- diamond bosphoruss denen yazar22
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri6
- beyazsemsiyeliyabanci48
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- gocu27
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- koca bulmak5
- yalnızlık4
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- matrix2
içinde bulunduğu çevreden dolayı anlamak istememektir aslında.
laikliğe değil; diğer dinlere, düşüncelere karşıdır bu kişi içten içe. kabullenemediği şey "dinin elden gitmesi" değil, kendine ailesi, ortamı tarafından yıllarca empoze edilen şeyin diğer insanlar tarafından çürütülmesidir. konu din değildir. konu insanın içindeki bencillik ve bulunduğu ortam koşullarıdır.
o kişiye bunu kabul ettirmek de imkansızdır. çünkü siyaset bilimi nesnel olmadığından insanlar tarafından her yöne çekilebilir. "laiklik batı tarafından müslümanlığı parçalamak amacıyla yayılmıştır türkiye'de" der ve konuyu bu delilsiz komplo teorisiyle bitirebilir. sizin vereceğiniz cevabın da bir önemi kalmamıştır artık. zira adamın düşüncesi böyleyken bunu değiştirmek için ne kadar söz söyleseniz de zaten boşa gidecektir hepsi.
laikliğin olmadığı ülkelerdeki geri kalmışlık, insan hayatına değer verilmemesi gibi konulardan bahsedildiğinde ise "ad hominem" taktiğini uygulayacaktır bu laikliği kabul edemeyen insan. yani konuyu değiştirecektir. üstaddan bir örnek: "benim türbanlı bacımı dövdüler".
laikliği anlamamanın bir sebebi de çıkarcılıktır tabii ki. bir şirkette çalışıyorsa mesela, kişinin o şirketin çıkarları doğrultusunda hareket etmesi gerekir. askerse ve suriye'yle savaşma durumu olursa mesela, her ne kadar bunu doğru bulmasa da savaşması gerekir. diplomatsa, devlet ne istiyorsa bunu yapması gerekir. işte aynı şekilde, bir sağ şeriat partisindeyse, veya bir tarikata üyeyse de o kesim neyi düşünüyorsa o da aynı söylemlerde bulunmak zorunda kalmıştır. aksi takdirde pozisyonunu, makamını, güzel bir hayat olanağını kaybedecektir.
yani laikliği anlayamamak, aslında tamamen insanın geçmişiyle olan bağından, yani ailesinden, veya bencilliğinden kaynaklanır.
yine de farklı bir noktadan da girmek istiyorum konuya o da şu ki, herkes melissu gibi rahat bir ortamda büyümüyor, aramızda rabia'lar da var ve melissu hayatı boyunca her istediğini yaparken rabia sahip olduğu her şeyi kıt kanaat geçinen ailesi sayesinde kazanmış. melissu kadar rahat bir seçme şansı olmadığı açık. bu yüzden aslında bu bencilliği de çift taraflı olarak ele almak gerekir.
bize göre bencillik, "sırf akp'ye yaranmak için atatürk'ü eleştirmek"tir.
rabia'ya göre ise, "yıllar boyunca ona bakmış ailesinin görüşlerine ihanet edip kendi yolunu çizebilmek".
yani aslında her açıdan bakıldığında birçok farklı etmeni var bu durumun. bu yüzden yargılaması da bu kadar kolay değil. sonuçta hem rabia, hem melissu olunmaz. ama rabia değiliz diye bütün suçu rabia'ya atmak, melissu değiliz diye de bütün suçu melissu'ya atmak "laikliği anlayamamak"tan daha kötü bir durum olan "insanlığı anlayamamak" kapsamına girer. ki suçlu da ne rabia'dır, ne melissu. suçlu rabia'ya seçim şansı vermeyen, melissu'ya ise rabia'yı sorgusuz dışlatan sistemdir aslında.
laikliğe değil; diğer dinlere, düşüncelere karşıdır bu kişi içten içe. kabullenemediği şey "dinin elden gitmesi" değil, kendine ailesi, ortamı tarafından yıllarca empoze edilen şeyin diğer insanlar tarafından çürütülmesidir. konu din değildir. konu insanın içindeki bencillik ve bulunduğu ortam koşullarıdır.
o kişiye bunu kabul ettirmek de imkansızdır. çünkü siyaset bilimi nesnel olmadığından insanlar tarafından her yöne çekilebilir. "laiklik batı tarafından müslümanlığı parçalamak amacıyla yayılmıştır türkiye'de" der ve konuyu bu delilsiz komplo teorisiyle bitirebilir. sizin vereceğiniz cevabın da bir önemi kalmamıştır artık. zira adamın düşüncesi böyleyken bunu değiştirmek için ne kadar söz söyleseniz de zaten boşa gidecektir hepsi.
laikliğin olmadığı ülkelerdeki geri kalmışlık, insan hayatına değer verilmemesi gibi konulardan bahsedildiğinde ise "ad hominem" taktiğini uygulayacaktır bu laikliği kabul edemeyen insan. yani konuyu değiştirecektir. üstaddan bir örnek: "benim türbanlı bacımı dövdüler".
laikliği anlamamanın bir sebebi de çıkarcılıktır tabii ki. bir şirkette çalışıyorsa mesela, kişinin o şirketin çıkarları doğrultusunda hareket etmesi gerekir. askerse ve suriye'yle savaşma durumu olursa mesela, her ne kadar bunu doğru bulmasa da savaşması gerekir. diplomatsa, devlet ne istiyorsa bunu yapması gerekir. işte aynı şekilde, bir sağ şeriat partisindeyse, veya bir tarikata üyeyse de o kesim neyi düşünüyorsa o da aynı söylemlerde bulunmak zorunda kalmıştır. aksi takdirde pozisyonunu, makamını, güzel bir hayat olanağını kaybedecektir.
yani laikliği anlayamamak, aslında tamamen insanın geçmişiyle olan bağından, yani ailesinden, veya bencilliğinden kaynaklanır.
yine de farklı bir noktadan da girmek istiyorum konuya o da şu ki, herkes melissu gibi rahat bir ortamda büyümüyor, aramızda rabia'lar da var ve melissu hayatı boyunca her istediğini yaparken rabia sahip olduğu her şeyi kıt kanaat geçinen ailesi sayesinde kazanmış. melissu kadar rahat bir seçme şansı olmadığı açık. bu yüzden aslında bu bencilliği de çift taraflı olarak ele almak gerekir.
bize göre bencillik, "sırf akp'ye yaranmak için atatürk'ü eleştirmek"tir.
rabia'ya göre ise, "yıllar boyunca ona bakmış ailesinin görüşlerine ihanet edip kendi yolunu çizebilmek".
yani aslında her açıdan bakıldığında birçok farklı etmeni var bu durumun. bu yüzden yargılaması da bu kadar kolay değil. sonuçta hem rabia, hem melissu olunmaz. ama rabia değiliz diye bütün suçu rabia'ya atmak, melissu değiliz diye de bütün suçu melissu'ya atmak "laikliği anlayamamak"tan daha kötü bir durum olan "insanlığı anlayamamak" kapsamına girer. ki suçlu da ne rabia'dır, ne melissu. suçlu rabia'ya seçim şansı vermeyen, melissu'ya ise rabia'yı sorgusuz dışlatan sistemdir aslında.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
