bugün
- tai lung43
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler17
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- enayimiknatisii18
- izmirbeyefendisi6
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği13
- lise mezunu olup ateist olan tip8
- sevgilim var8
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi29
- başlıkta tek eksilenen entry'nin sana ait olması3
- bu dünya hayatının ebedi olması4
- salça yapan sözlük kızı4
- durduramazsınız ak parti geliyor9
- anın görüntüsü23
- allah beni cennete alacak mı diye endişelenmek5
- sözlük erkeklerinin kombinleri9
- keçiboynuzu5
- sevmediği biri okşayınca ayağını sirkeleyen kedi3
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- salçalı sosisli makarna2
- tantuni2
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- chp değişir mi2
- ateistlerin kendilerin fazla akıllı zannetmeleri3
- chp projeleri2
- deizm4
- rahat yaşamak3
- kızlarda jetonun düştüğü yaş2
- sol çomar2
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar4
- melih gökçek14
- iç anadolu çomarı2
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- dünyanın lojistik merkezi türkiye2
- yeni bir sayfa açsan ilk ne yazardın2
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- salata ile başlanan gün7
- avrupa daki tecavüzcülerin ırklarına göre dağılımı3
- sarapci koala54
- tayland a giden erkeğin asıl amacı6
- sadece 4000 kişi kalmış olması10
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı10
- kan lekesi çıkartan deterjan reklamları4
- sürekli kötü konularla meşgul olmak2
- türkiye19
- bir babanın valiliğe yazdığı ötenazi dilekçesi5
- allah cennetten birçok meleği düşürdü4
- kabak çekirdeği3
- eski sevgiliyle karşılaşmak6
- minnoş bir kalbim var diyen erkek7
Sıradan bir hikaye.
Sonu belli.
Başı belli.
Hatta ve hatta, attığı her adımının izi sertleşmiş balçık misali zihninde tek tek belli.
Unutulmuşluğun o derin kuyusunda sildiği gözyaşları yağmur misali yüreğine sertçe inmekte.
Geçmiş ise çoktan ellerini boğazına geçirmiş, savunmasız bulduğu avını sindire sindire güçsüzleştiriyor.
"bir bardak çay koysana be usta" diyerek baktı uzanan belli belirsiz dağlara. tepeler yüzlere, ağaçlar umutlara, gece ise onları örten bir yorgana dönüşmekte idi. Bir zamanlar üstünde olduğunu hissettiği insanlar ise şimdi birer yıldız misali ona gülümsüyordu.
"hemmen getiriyorum abi" sesi duyuldu genç elemanın. titrek elleri ile çayı tazeleyip, sigara küllüğünü bıraktı önüne.
Kim bilir kaç kişi çalışıyordu ailesinde. olmayan kast sisteminin 'orta halli aile' denen segmentine bile giremiyordu belki kendisi. Daha yapabilme ihtimali olan hataları yapmamış olan yeni bitme ağaç misali bir genç! Yanında, güneşe doğru koşacağına aksine çoğunlukla dibine kök salıp cüce kalan biri vardı.
bir yudum alıp kalkmak istedi, lakin, ayakları ona çoktan rest çekmeye yeltenmişti bile. onu hatırlamıştı çünkü. oturduğu masanın diğer tarafında beliren silüet böyle bırakılamazdı. kendisini bırakmak çok daha kolay olmuştu halbuki.
o hep içine ukte olan "peki şimdi mutlu musun?" sorusu ve ardından gelen sessizlik...
"biliyor musun, resimlerini hiç atmadım ben. daha doğrusu, atamadım. sana yaptığım onca şeyden sonra kalkıp bana evlenme teklifi ettin. kadınım olmak istedin. bu fedekarlığının yanında kanser olduğumu öğrenip arayıp sormaman bile içimi acıtamadı doğrusu. Aslında, belki azıcıkta olsa içimde yara açmadın değil ama bilirsin işte, ben böyleyim."
yine sessizlik...
Sonu belli.
Başı belli.
Hatta ve hatta, attığı her adımının izi sertleşmiş balçık misali zihninde tek tek belli.
Unutulmuşluğun o derin kuyusunda sildiği gözyaşları yağmur misali yüreğine sertçe inmekte.
Geçmiş ise çoktan ellerini boğazına geçirmiş, savunmasız bulduğu avını sindire sindire güçsüzleştiriyor.
"bir bardak çay koysana be usta" diyerek baktı uzanan belli belirsiz dağlara. tepeler yüzlere, ağaçlar umutlara, gece ise onları örten bir yorgana dönüşmekte idi. Bir zamanlar üstünde olduğunu hissettiği insanlar ise şimdi birer yıldız misali ona gülümsüyordu.
"hemmen getiriyorum abi" sesi duyuldu genç elemanın. titrek elleri ile çayı tazeleyip, sigara küllüğünü bıraktı önüne.
Kim bilir kaç kişi çalışıyordu ailesinde. olmayan kast sisteminin 'orta halli aile' denen segmentine bile giremiyordu belki kendisi. Daha yapabilme ihtimali olan hataları yapmamış olan yeni bitme ağaç misali bir genç! Yanında, güneşe doğru koşacağına aksine çoğunlukla dibine kök salıp cüce kalan biri vardı.
bir yudum alıp kalkmak istedi, lakin, ayakları ona çoktan rest çekmeye yeltenmişti bile. onu hatırlamıştı çünkü. oturduğu masanın diğer tarafında beliren silüet böyle bırakılamazdı. kendisini bırakmak çok daha kolay olmuştu halbuki.
o hep içine ukte olan "peki şimdi mutlu musun?" sorusu ve ardından gelen sessizlik...
"biliyor musun, resimlerini hiç atmadım ben. daha doğrusu, atamadım. sana yaptığım onca şeyden sonra kalkıp bana evlenme teklifi ettin. kadınım olmak istedin. bu fedekarlığının yanında kanser olduğumu öğrenip arayıp sormaman bile içimi acıtamadı doğrusu. Aslında, belki azıcıkta olsa içimde yara açmadın değil ama bilirsin işte, ben böyleyim."
yine sessizlik...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar