bugün
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık7
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- kimseye borç vermeyen insan11
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- en sevdiğiniz müzik türü10
- başbiraderin profilinin halen gizli olması3
- chp'nin hali ne olacak33
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- yeni tanışılan birine nerelisin diye sormak2
- ateşi siz bulsaydınız ilk neyi yakardınız3
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları5
- zayıflamanın en güzel yanı5
- uysaljakoben buraya bak aslanım5
- mobbingi meşrulaştıran felsefi argümanlar2
- quantum bilgisayarlar3
- m r e r e c t o20
- true nun çaylak olması4
- taciz ve tecavüzde kadın beyanı esastır2
- başkalarının söyledikleri2
- 5 mart 19982
- satrançtaki en güçsüz taş2
- hitlerin akciğerleri2
- yeminimi bozuyorum ulan3
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması5
- satranç haram yasaklansın18
- uludağ sözlük kolektif kafalar birliği2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri8
- üç dil bilen alman kurdu2
- arapça bilen yazarlar3
- bu memeler kimin2
- ağız boşluğu sirk sahnesine benzeyen kezo3
- arda güler7
- ödünç alınan dil2
- melahat ileri2
- sedat pekmez karakteri3
- stanley termos almanın mantıklı açıklaması5
- 35 yaşında şort giyen erkeklerin olması4
- sedat pekmez24
- mhp li yazarlar5
- el sıkıştığında ne hissediyorsun7
- diamond bosphoruss denen yazar22
- başarılı sigara bırakma teknikleri5
- sigara dumanı üfleme çeşnili sırıtan kezo2
- hürmüz boğazı nda abd helikopteri düştü4
- mecnun bir am için çöllere düşmesi3
- ilk buluşmada yodeling söyleyen kezo2
- togg t10f4
- aşırı kilolu işletmeci tip2
Sıradan bir hikaye.
Sonu belli.
Başı belli.
Hatta ve hatta, attığı her adımının izi sertleşmiş balçık misali zihninde tek tek belli.
Unutulmuşluğun o derin kuyusunda sildiği gözyaşları yağmur misali yüreğine sertçe inmekte.
Geçmiş ise çoktan ellerini boğazına geçirmiş, savunmasız bulduğu avını sindire sindire güçsüzleştiriyor.
"bir bardak çay koysana be usta" diyerek baktı uzanan belli belirsiz dağlara. tepeler yüzlere, ağaçlar umutlara, gece ise onları örten bir yorgana dönüşmekte idi. Bir zamanlar üstünde olduğunu hissettiği insanlar ise şimdi birer yıldız misali ona gülümsüyordu.
"hemmen getiriyorum abi" sesi duyuldu genç elemanın. titrek elleri ile çayı tazeleyip, sigara küllüğünü bıraktı önüne.
Kim bilir kaç kişi çalışıyordu ailesinde. olmayan kast sisteminin 'orta halli aile' denen segmentine bile giremiyordu belki kendisi. Daha yapabilme ihtimali olan hataları yapmamış olan yeni bitme ağaç misali bir genç! Yanında, güneşe doğru koşacağına aksine çoğunlukla dibine kök salıp cüce kalan biri vardı.
bir yudum alıp kalkmak istedi, lakin, ayakları ona çoktan rest çekmeye yeltenmişti bile. onu hatırlamıştı çünkü. oturduğu masanın diğer tarafında beliren silüet böyle bırakılamazdı. kendisini bırakmak çok daha kolay olmuştu halbuki.
o hep içine ukte olan "peki şimdi mutlu musun?" sorusu ve ardından gelen sessizlik...
"biliyor musun, resimlerini hiç atmadım ben. daha doğrusu, atamadım. sana yaptığım onca şeyden sonra kalkıp bana evlenme teklifi ettin. kadınım olmak istedin. bu fedekarlığının yanında kanser olduğumu öğrenip arayıp sormaman bile içimi acıtamadı doğrusu. Aslında, belki azıcıkta olsa içimde yara açmadın değil ama bilirsin işte, ben böyleyim."
yine sessizlik...
Sonu belli.
Başı belli.
Hatta ve hatta, attığı her adımının izi sertleşmiş balçık misali zihninde tek tek belli.
Unutulmuşluğun o derin kuyusunda sildiği gözyaşları yağmur misali yüreğine sertçe inmekte.
Geçmiş ise çoktan ellerini boğazına geçirmiş, savunmasız bulduğu avını sindire sindire güçsüzleştiriyor.
"bir bardak çay koysana be usta" diyerek baktı uzanan belli belirsiz dağlara. tepeler yüzlere, ağaçlar umutlara, gece ise onları örten bir yorgana dönüşmekte idi. Bir zamanlar üstünde olduğunu hissettiği insanlar ise şimdi birer yıldız misali ona gülümsüyordu.
"hemmen getiriyorum abi" sesi duyuldu genç elemanın. titrek elleri ile çayı tazeleyip, sigara küllüğünü bıraktı önüne.
Kim bilir kaç kişi çalışıyordu ailesinde. olmayan kast sisteminin 'orta halli aile' denen segmentine bile giremiyordu belki kendisi. Daha yapabilme ihtimali olan hataları yapmamış olan yeni bitme ağaç misali bir genç! Yanında, güneşe doğru koşacağına aksine çoğunlukla dibine kök salıp cüce kalan biri vardı.
bir yudum alıp kalkmak istedi, lakin, ayakları ona çoktan rest çekmeye yeltenmişti bile. onu hatırlamıştı çünkü. oturduğu masanın diğer tarafında beliren silüet böyle bırakılamazdı. kendisini bırakmak çok daha kolay olmuştu halbuki.
o hep içine ukte olan "peki şimdi mutlu musun?" sorusu ve ardından gelen sessizlik...
"biliyor musun, resimlerini hiç atmadım ben. daha doğrusu, atamadım. sana yaptığım onca şeyden sonra kalkıp bana evlenme teklifi ettin. kadınım olmak istedin. bu fedekarlığının yanında kanser olduğumu öğrenip arayıp sormaman bile içimi acıtamadı doğrusu. Aslında, belki azıcıkta olsa içimde yara açmadın değil ama bilirsin işte, ben böyleyim."
yine sessizlik...
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
