bugün

mutluluga dokunmak

günlerden bir gün kupkuru gecen bir yazdan sonra hasret kaldiğiniz ürperme serinliğe kavusursunuz. bir andir bu. belki de yazin ortasinda sabaha karsi itin ugursuzun egemenliğinde olan sessiz sokaklarda sıkıntı ile dolasirken bir sabah yeri carpar suratiniza. ve agzinizdan bir duman cikar. bir an saskınca bakarsiniz hayat sizi sasirtmiştir.

yada uzun suredir mecburiyetten ötürü yataga bagli olarak yasadiğiniz hastane odasindan disariya atilan ilk adimdir.

belki de uzun süredir mahrum kaldiğiniz bir şeyi yudumlarken ilk yudumdur.

mutluluk mahrumiyete baglidir. özlemle içinizi kipir kipir kipirtadan dalgalar olmadan, çölün içinde vahalar arayan biz insan oglu, nedense bunun için savas veririz.

şu alemde hirgürsürsüz bir günümüz yoktur. ya hesaptan geciren garsonla kapisiriz, yahutta trafikte iett ile beyhude kavga ederiz.

belki de biz insanoglunun aradiği huzurdur. sessizlik isteriz. ama sessizlik ilk basta tatli gelir ama ya sonra... ?

cildirtici bir sesizlik içinde kalipta kendi sesinizi dinlemekten bezersiniz ve koşa koşa büyük bedeller ödeyerek satin aldiğiniz sessizliğinizi kaybedersiniz.

etrafta bir sürü boş ve lüzümsuz gürültüler kafanizi bulandirir. varmayin üstüme ulan ... ! diyemezsiniz. cünkü o sesler karsilik verdiğinizde gümbürder.

galiba mutluluga dokunmak istediğiniz vakit gök üzüne cikip istediğiniz vakit yer yüzüne inebilmektir.
© copyright 2005 - 2026