bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- burçlara inanmak3
- blackberry6
- anın görüntüsü15
- sözlüğün kapanması2
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- sebahattin şirin14
- çerçeve yasa23
- arkadaşlar bana müsaade2
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey3
- eksi oy alan tanımları siliyorum2
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- kırathanede one more cup of coffee dinlemek2
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- ultravesti tiribün liderinin gözaltına alınması3
- hangi film karakteri olmak isterdiniz3
- apo piçtir piç kalacak12
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı5
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- kova burcu2
- romelu lukaku7
- eski türkiye5
- kalp krizi7
- herkes öldüğü hal üzere diriltilecektir2
- bu plak para eder mi3
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- numan kurtulmuş3
- rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın2
- profilini gizli tutma nedeni9
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- aslolan fenerbahce dir andavalı4
- aslolan fenerbahce dir vs frank lucas3
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı6
- ipsala vs kapıkule2
- türk milletine kurulan pusu7
- allah'ın delili hazreti mehdi5
- ümmetçilerin vatan sevgisi5
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak5
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- en sevdiğin eşofmana çamaşır suyu dökülmesi5
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet6
- 73 yıllık sigara2
- kendi doğum gününü unutmak3
- ekşide yazar olmak vs uludağda birader olmak3
- atilla kaya2
- sözlüğe taze kan ihtiyacı5
91 - Allah evlat edinmemiştir; O'nunla beraber hiçbir ilâh da yoktur. Aksi takdirde her ilâh kendi yarattığını sevk ve idare eder ve bir gün mutlaka onlardan biri diğerine galip gelirdi. Allah, onların yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.
92 - Allah, gaybı da, açık olanı da bilir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir.
93 - (Resulüm!) De ki: Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka göstereceksen,
94 - Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma, Rabbim!
95 - Biz, onlara yönelttiğimiz tehdidi sana göstermeye elbette ki kadiriz.
96 - Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav, çünkü biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.
97 - Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!
98 - Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.
99 - Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında, "Rabbim, der, lütfen beni (dünyaya) geri gönder,"
100 - "Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.
101 - Sûr'a üflendiği zaman aralarında artık ne soysop (çekişmesi) vardır, ne de birbirlerini soruşturacaklardır.
102 - Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
103 - Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler.
104 - Orada dişleri sırıtır halde iken ateş yüzlerini yalar.
105 - (Allah Teâlâ,) Size âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardınız değil mi?... der.
106 - Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.
107 - Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha (ettiklerimize) dönersek, artık belli ki biz zalim insanlarız.
108 - (Allah) buyurur ki: Alçaldıkça alçalın orada! Bana konuşmayın artık.
109 - Çünkü kullarımdan bir zümre "Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin." diyorlardı.
110 - işte siz onları alaya aldınız; sonunda bu davranışınız size beni yâd etmeyi unutturdu; çünkü siz onlara gülüyordunuz.
111 - Bugün ben onlara, sabrettiklerinin karşılığını verdim; onlar, hakikaten muradlarına erenlerdir.
112 - (Allah inkârcılara) "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye sorar.
113 - "Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. işte bilenlere sor." derler.
114 - (Allah) buyurur ki: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!
115 - Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?
116 - Mutlak hâkim ve hak olan Allah, çok yücedir. O'ndan başka ilâh yoktur. O, bereketli Arş'ın sahibidir.
117 - Her kim Allah ile birlikte diğer bir tanrıya taparsa -ki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki, kâfirler kurtuluşa eremezler.
118 - Resulüm! De ki: "Rabbim, bağışla ve merhamet et! Sen merhametlilerin en iyisisin."
92 - Allah, gaybı da, açık olanı da bilir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir.
93 - (Resulüm!) De ki: Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka göstereceksen,
94 - Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma, Rabbim!
95 - Biz, onlara yönelttiğimiz tehdidi sana göstermeye elbette ki kadiriz.
96 - Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav, çünkü biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.
97 - Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!
98 - Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.
99 - Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında, "Rabbim, der, lütfen beni (dünyaya) geri gönder,"
100 - "Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.
101 - Sûr'a üflendiği zaman aralarında artık ne soysop (çekişmesi) vardır, ne de birbirlerini soruşturacaklardır.
102 - Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
103 - Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler.
104 - Orada dişleri sırıtır halde iken ateş yüzlerini yalar.
105 - (Allah Teâlâ,) Size âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardınız değil mi?... der.
106 - Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.
107 - Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha (ettiklerimize) dönersek, artık belli ki biz zalim insanlarız.
108 - (Allah) buyurur ki: Alçaldıkça alçalın orada! Bana konuşmayın artık.
109 - Çünkü kullarımdan bir zümre "Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin." diyorlardı.
110 - işte siz onları alaya aldınız; sonunda bu davranışınız size beni yâd etmeyi unutturdu; çünkü siz onlara gülüyordunuz.
111 - Bugün ben onlara, sabrettiklerinin karşılığını verdim; onlar, hakikaten muradlarına erenlerdir.
112 - (Allah inkârcılara) "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye sorar.
113 - "Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. işte bilenlere sor." derler.
114 - (Allah) buyurur ki: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!
115 - Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?
116 - Mutlak hâkim ve hak olan Allah, çok yücedir. O'ndan başka ilâh yoktur. O, bereketli Arş'ın sahibidir.
117 - Her kim Allah ile birlikte diğer bir tanrıya taparsa -ki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki, kâfirler kurtuluşa eremezler.
118 - Resulüm! De ki: "Rabbim, bağışla ve merhamet et! Sen merhametlilerin en iyisisin."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar