bugün
- sarapci koala hatayi10
- ermeni rum soykırımını inkar etmek3
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği12
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban7
- mossad ajanı dinciler5
- sözlüğün en güzel kadını26
- israil13
- flörtü bir üst seviyeye taşıyan detaylar4
- ilticanın terk edilmesi5
- cenaze evinde yemek dağıtmak5
- kova burcunun bağımlılık yapıyor olması5
- özgür özel ikiyüzlülüğü3
- dünya39
- instagram tedavisi olmayan hastalıktır4
- iremga4
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları9
- en kötü chp başkanı3
- chp yandaş oldu3
- cesur olmak2
- türkiye fransa maçı sonrası montella tartışması3
- pis hissettiren şeyler7
- özkanlar5
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- türk olmaktan neden mi utanıyorum3
- amerika birleşik devletleri29
- arkadaşlar ben saçımı hangi renge boyayacağım ya5
- kemal kılıçdaroğlu'nun bop taki rolü2
- özgür özel mallığı2
- protest şarkı yazmak2
- iltica7
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi4
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta8
- dacia striker'in türkiye de üretime başlaması3
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- patates kızartması ve ketçap ikilisi3
- boğa burcu kadını2
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- öğrenci sorusunun felsefi ağırlığı2
- ghosting2
- suriyede bi milyon arabın ölümü3
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- menemen2
- istanbul5
- tuba büyüküstün3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- galatasaray6
- bir kaç kişinin sözlüğü oyuncağı haline getirmesi2
- atatürk diyor ki13
- gece araba sürerken yan cama yapışan kanlı eller3
91 - Allah evlat edinmemiştir; O'nunla beraber hiçbir ilâh da yoktur. Aksi takdirde her ilâh kendi yarattığını sevk ve idare eder ve bir gün mutlaka onlardan biri diğerine galip gelirdi. Allah, onların yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.
92 - Allah, gaybı da, açık olanı da bilir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir.
93 - (Resulüm!) De ki: Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka göstereceksen,
94 - Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma, Rabbim!
95 - Biz, onlara yönelttiğimiz tehdidi sana göstermeye elbette ki kadiriz.
96 - Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav, çünkü biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.
97 - Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!
98 - Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.
99 - Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında, "Rabbim, der, lütfen beni (dünyaya) geri gönder,"
100 - "Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.
101 - Sûr'a üflendiği zaman aralarında artık ne soysop (çekişmesi) vardır, ne de birbirlerini soruşturacaklardır.
102 - Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
103 - Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler.
104 - Orada dişleri sırıtır halde iken ateş yüzlerini yalar.
105 - (Allah Teâlâ,) Size âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardınız değil mi?... der.
106 - Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.
107 - Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha (ettiklerimize) dönersek, artık belli ki biz zalim insanlarız.
108 - (Allah) buyurur ki: Alçaldıkça alçalın orada! Bana konuşmayın artık.
109 - Çünkü kullarımdan bir zümre "Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin." diyorlardı.
110 - işte siz onları alaya aldınız; sonunda bu davranışınız size beni yâd etmeyi unutturdu; çünkü siz onlara gülüyordunuz.
111 - Bugün ben onlara, sabrettiklerinin karşılığını verdim; onlar, hakikaten muradlarına erenlerdir.
112 - (Allah inkârcılara) "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye sorar.
113 - "Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. işte bilenlere sor." derler.
114 - (Allah) buyurur ki: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!
115 - Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?
116 - Mutlak hâkim ve hak olan Allah, çok yücedir. O'ndan başka ilâh yoktur. O, bereketli Arş'ın sahibidir.
117 - Her kim Allah ile birlikte diğer bir tanrıya taparsa -ki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki, kâfirler kurtuluşa eremezler.
118 - Resulüm! De ki: "Rabbim, bağışla ve merhamet et! Sen merhametlilerin en iyisisin."
92 - Allah, gaybı da, açık olanı da bilir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir.
93 - (Resulüm!) De ki: Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka göstereceksen,
94 - Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma, Rabbim!
95 - Biz, onlara yönelttiğimiz tehdidi sana göstermeye elbette ki kadiriz.
96 - Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav, çünkü biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.
97 - Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!
98 - Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.
99 - Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında, "Rabbim, der, lütfen beni (dünyaya) geri gönder,"
100 - "Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.
101 - Sûr'a üflendiği zaman aralarında artık ne soysop (çekişmesi) vardır, ne de birbirlerini soruşturacaklardır.
102 - Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
103 - Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler.
104 - Orada dişleri sırıtır halde iken ateş yüzlerini yalar.
105 - (Allah Teâlâ,) Size âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardınız değil mi?... der.
106 - Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.
107 - Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha (ettiklerimize) dönersek, artık belli ki biz zalim insanlarız.
108 - (Allah) buyurur ki: Alçaldıkça alçalın orada! Bana konuşmayın artık.
109 - Çünkü kullarımdan bir zümre "Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin." diyorlardı.
110 - işte siz onları alaya aldınız; sonunda bu davranışınız size beni yâd etmeyi unutturdu; çünkü siz onlara gülüyordunuz.
111 - Bugün ben onlara, sabrettiklerinin karşılığını verdim; onlar, hakikaten muradlarına erenlerdir.
112 - (Allah inkârcılara) "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye sorar.
113 - "Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. işte bilenlere sor." derler.
114 - (Allah) buyurur ki: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!
115 - Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?
116 - Mutlak hâkim ve hak olan Allah, çok yücedir. O'ndan başka ilâh yoktur. O, bereketli Arş'ın sahibidir.
117 - Her kim Allah ile birlikte diğer bir tanrıya taparsa -ki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki, kâfirler kurtuluşa eremezler.
118 - Resulüm! De ki: "Rabbim, bağışla ve merhamet et! Sen merhametlilerin en iyisisin."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar