bugün
- içtim şarabı12
- rakı sevmemek6
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- aşure yapan sözlük kızları5
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak6
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet17
- hesabı gizliye almak3
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar7
- hayattaki şans seviyeniz4
- 7 aydır berlinde yaşıyorum soruları alayım7
- ye kürküm ye2
- aylık 394 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- beni seven var mıdır2
- sözlükteki gizli düşmanım6
- osurdum3
- bu sıcakta karpuz tarlasında çalışmak2
- kadir inanır20
- iran'ın abd saldırısına karşılık tehdidi4
- anın görüntüsü20
- her insanın bir cini olması5
- şeriatçıları afganistana sürmek2
- kaşar5
- çok güzel ama manyak kadın7
- pkk lı doktorlar2
- mustafa kemal atatürk7
- kemalist dünya24
- bu sıcakta penisi asfalta sürtmek2
- içinden canavar çıkan insan4
- kitabı yazarın mezarına bırakıp gitmek6
- ilk sevgiliyle evlenmek4
- brad pitt ve edward norton'un türkiye abd maçını i2
- üniversitelerin gereksiz olması16
- a milli futbol takımı'nın dünya kupası ndan dönüşü4
- portekiz'in dünya kupası kazanma ihtimali2
- true'nun çaylak olması17
- gizem3
- trump ara seçimleri kaybederse soruşturma geçirir4
- hırt4
- sağlam kafa sağlam vücutta bulunur3
- gizli oylayan yüreksizler2
- nervio5
- mason2
- simit ayran2
- hurdadan çıkan flash diskler2
- türk soyu ve arap soyu birdir9
- kezodan öpücük istemek2
- velvet28
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- deniz göktaş2
91 - Allah evlat edinmemiştir; O'nunla beraber hiçbir ilâh da yoktur. Aksi takdirde her ilâh kendi yarattığını sevk ve idare eder ve bir gün mutlaka onlardan biri diğerine galip gelirdi. Allah, onların yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.
92 - Allah, gaybı da, açık olanı da bilir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir.
93 - (Resulüm!) De ki: Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka göstereceksen,
94 - Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma, Rabbim!
95 - Biz, onlara yönelttiğimiz tehdidi sana göstermeye elbette ki kadiriz.
96 - Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav, çünkü biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.
97 - Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!
98 - Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.
99 - Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında, "Rabbim, der, lütfen beni (dünyaya) geri gönder,"
100 - "Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.
101 - Sûr'a üflendiği zaman aralarında artık ne soysop (çekişmesi) vardır, ne de birbirlerini soruşturacaklardır.
102 - Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
103 - Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler.
104 - Orada dişleri sırıtır halde iken ateş yüzlerini yalar.
105 - (Allah Teâlâ,) Size âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardınız değil mi?... der.
106 - Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.
107 - Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha (ettiklerimize) dönersek, artık belli ki biz zalim insanlarız.
108 - (Allah) buyurur ki: Alçaldıkça alçalın orada! Bana konuşmayın artık.
109 - Çünkü kullarımdan bir zümre "Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin." diyorlardı.
110 - işte siz onları alaya aldınız; sonunda bu davranışınız size beni yâd etmeyi unutturdu; çünkü siz onlara gülüyordunuz.
111 - Bugün ben onlara, sabrettiklerinin karşılığını verdim; onlar, hakikaten muradlarına erenlerdir.
112 - (Allah inkârcılara) "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye sorar.
113 - "Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. işte bilenlere sor." derler.
114 - (Allah) buyurur ki: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!
115 - Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?
116 - Mutlak hâkim ve hak olan Allah, çok yücedir. O'ndan başka ilâh yoktur. O, bereketli Arş'ın sahibidir.
117 - Her kim Allah ile birlikte diğer bir tanrıya taparsa -ki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki, kâfirler kurtuluşa eremezler.
118 - Resulüm! De ki: "Rabbim, bağışla ve merhamet et! Sen merhametlilerin en iyisisin."
92 - Allah, gaybı da, açık olanı da bilir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir.
93 - (Resulüm!) De ki: Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka göstereceksen,
94 - Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma, Rabbim!
95 - Biz, onlara yönelttiğimiz tehdidi sana göstermeye elbette ki kadiriz.
96 - Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav, çünkü biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.
97 - Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!
98 - Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.
99 - Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında, "Rabbim, der, lütfen beni (dünyaya) geri gönder,"
100 - "Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.
101 - Sûr'a üflendiği zaman aralarında artık ne soysop (çekişmesi) vardır, ne de birbirlerini soruşturacaklardır.
102 - Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
103 - Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler.
104 - Orada dişleri sırıtır halde iken ateş yüzlerini yalar.
105 - (Allah Teâlâ,) Size âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardınız değil mi?... der.
106 - Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.
107 - Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha (ettiklerimize) dönersek, artık belli ki biz zalim insanlarız.
108 - (Allah) buyurur ki: Alçaldıkça alçalın orada! Bana konuşmayın artık.
109 - Çünkü kullarımdan bir zümre "Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin." diyorlardı.
110 - işte siz onları alaya aldınız; sonunda bu davranışınız size beni yâd etmeyi unutturdu; çünkü siz onlara gülüyordunuz.
111 - Bugün ben onlara, sabrettiklerinin karşılığını verdim; onlar, hakikaten muradlarına erenlerdir.
112 - (Allah inkârcılara) "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye sorar.
113 - "Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. işte bilenlere sor." derler.
114 - (Allah) buyurur ki: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!
115 - Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?
116 - Mutlak hâkim ve hak olan Allah, çok yücedir. O'ndan başka ilâh yoktur. O, bereketli Arş'ın sahibidir.
117 - Her kim Allah ile birlikte diğer bir tanrıya taparsa -ki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki, kâfirler kurtuluşa eremezler.
118 - Resulüm! De ki: "Rabbim, bağışla ve merhamet et! Sen merhametlilerin en iyisisin."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar