bugün
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak34
- fon dolandırıcılığı haberlerine kısıtlama3
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler10
- kızla buluşmaya yanında erkek getiren erkek6
- müslüman ülkelerde ahlaksızlık neden yaygın9
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- devlet2
- arkadaşlar bdsm bitti ise ben gidiyorum8
- çok uykum var sözlük6
- bir bela geliyor9
- sabahları sevilen şeyler11
- izmir'in mis gibi kokması10
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi10
- gece arabayla giderken dinlenilecek şarkılar2
- fransada büyük iç savaş çıkarsa olacaklar7
- salat namaz değildir12
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi8
- mezut barzani nin yahudi olması18
- kaslı erkeklerin çükü kısa olur6
- bir gün herkes ak partili olacak14
- eski sevgiliye dönmek mantıklı mı sorunsalı6
- fake yazar anlama kılavuzu5
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- akp nin izmir i ele gecirme politikasi4
- özelden alet fotosu atan erkek yazar7
- çocuğa israil diye isim koymak17
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı17
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi6
- meksika açmazı macerası15
- kuran allah kelamı olarak ezeli mi6
- enayimiknatisi9
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- bu durumda ne yapardınız9
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- anın görüntüsü31
- ucan tekme atan hipopotam28
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen19
- iltica38
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi33
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi11
- cesete hakaret13
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- arkadaşlar çüş6
- okul saldırısı7
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması10
- cemil tugay7
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet21
- the odyssey4
- fransa6
hayat en büyük sürprizdir, şaşırtmacadır, gizemdir, allak bullak edendir, insanı içinde barındırandır.
gerçek hayatın kim farkında acaba? günler bu kadar kolay geçerken hangi zamanın değerini biliyoruz? ne olmasını beklemek gerekir ki? illa en kötüsünü yaşamak mı? niçin hep 'bana olmaz, benim başıma gelmez' deriz? içimiz acımadan öğrenemiyeciğimiz için mi acaba?
biz insanlar herşeye hayıflanır, allah kahretsin der, isyan eder, ne şansızım diyerek soluk alan yaratıklarız. neymiş aşk acısı çekiyormuşsun, o seni aldatmış, paran bitmiş, iş kötüymüş, canın sıkılmış.. uzar da gider bu..
ee; ama iş böyle gitmez tabi. gün gelir alırlar ifadeni. beynini boşaltıp, akıl sağlığınla oynayıp seni kendine getirirler. niye mi? elindekilerin kıymetini bil, şımarma diye..
nasıl mı?
işte şöyle..
aptal düşüncelerinden sıyrılmayı denemek yerine; sabahın üçüne kadar oturursun, içini kemirirsin. ne insanlara kendini ifade edersin, ne yemek yersin, beynin yokmuş gibi, tam bir idiot gibi ortalıkta dolaşırsın. asalaklıktan yorgun düşen bedenin bunun sonucunda sabaha karşı uykuya dalar. ama gram huzur yok bu uykuda. hep rahatsızsındır.
ve sonra..
tek başına uyuduğun odanın kapısı açılır. içinden 'uff yine ne var' dersin. hoplayarak irkilir, kapıya doğru bakarsın. ve hayatında o ana kadar görmediğin bir adamın suratını görürsün. 'aklımı mı kaçırıyorum acaba' dersin. ama adam sana bir adım daha yaklaştıkça anlarsın. bu karabasan değil; gerçeğin ta kendisi. bağıramazsın. hani filmlerde olur ya; sesin çıkmaz, işte öyle.. sadece titrersin, hıçkırarak ağlarsın, aceleyle yatakta dağılmış üstünü başını kapatmaya çalışırsın, yatağının arkasındaki duvarı sırtınla ezmeye çalışarak kurtulmaya çalışırsın. ve tek cılız bir ses dökülür dudaklarından:
-sen kimsin??
ama hıçkırarak çıkar bu ses; sen bile inanamazsın derinliğine. adam sana bakar birkaç saniye, sonra eliyle iki kere sus işareti yapar ve kapıyı kapatır ardından. tek bir ses beklersin odandan fırlamak için. ve o hayat kurtarıcı ses gelir; ev kapısı kapanır. ama sesin hala çıkmıyor. duyaramıyorsun sesini karşı odaya. en sonunda -her nasıl bir kuvvetse- gelir sana; ayağa kalkarsın, ev kapısına yönelirsin, açarsın ve konuşursun:
- ne yapıyorsunuz siz?
anlamsızca bir davranış; lakin bunu algılaman zor. hala titriyorsun ve hala hıçkırıyorsun. hayatında biran bile yaşamamışsın böyle birşey. vücüdun bir garip hallerde. ev arkadaşının odasına gidip 'kalk' diyorsun. 'hırsız var' diyorsun. sonra diğer odadaki arkadaşına... ikisi de karşına geçip şaşkın şaşkın bakıyorlar. 'kafayı kırdı' diyorlar. ama konuşamıyorsun ki. lanet olası hıçkırık ve titreme vücudunda. dilin dönmüyor. yok böyle birşey, dilin dönemiyor. en sonunda 'gördüm' diyorsun. ama çok geç anlıyorlar seni. taa ki cüzdanlar, eşyalar kontrol edilene kadar...
aramandan 4 saat sonra polis geliyor. tam 4 saat sonra.. ve laga luga faslı. kimsenin bir boka yaradığı yok. sen o sahneyle beyninde savaş veriyorsun adeta..
uzun bir anlatım oldu; farkındayım. ama çıkarılacak o kadar çok şey var ki..
en başta ne kadar şanslı olduğumuz.
yada olduğum mu demeliyim? o adam tenime değmedi, saldırmadı bana. aklımda saatlerdir yüzen düşünce bu. ben hayattayım, ben nefes alıyorum. ben hiç birşeyden korkmuyorum artık. canımda çok yanmıyor. çünkü ben 'hayat nedir' i algıladım dün gece. o korku sonucu bilebildim yaşamı.
ve ben yaşıyorum. aklım bende; gitmedi dün gece o adamla.
siz de hayatı bilin.. hayat kendini feci bir biçimde öğretmeden..
gerçek hayatın kim farkında acaba? günler bu kadar kolay geçerken hangi zamanın değerini biliyoruz? ne olmasını beklemek gerekir ki? illa en kötüsünü yaşamak mı? niçin hep 'bana olmaz, benim başıma gelmez' deriz? içimiz acımadan öğrenemiyeciğimiz için mi acaba?
biz insanlar herşeye hayıflanır, allah kahretsin der, isyan eder, ne şansızım diyerek soluk alan yaratıklarız. neymiş aşk acısı çekiyormuşsun, o seni aldatmış, paran bitmiş, iş kötüymüş, canın sıkılmış.. uzar da gider bu..
ee; ama iş böyle gitmez tabi. gün gelir alırlar ifadeni. beynini boşaltıp, akıl sağlığınla oynayıp seni kendine getirirler. niye mi? elindekilerin kıymetini bil, şımarma diye..
nasıl mı?
işte şöyle..
aptal düşüncelerinden sıyrılmayı denemek yerine; sabahın üçüne kadar oturursun, içini kemirirsin. ne insanlara kendini ifade edersin, ne yemek yersin, beynin yokmuş gibi, tam bir idiot gibi ortalıkta dolaşırsın. asalaklıktan yorgun düşen bedenin bunun sonucunda sabaha karşı uykuya dalar. ama gram huzur yok bu uykuda. hep rahatsızsındır.
ve sonra..
tek başına uyuduğun odanın kapısı açılır. içinden 'uff yine ne var' dersin. hoplayarak irkilir, kapıya doğru bakarsın. ve hayatında o ana kadar görmediğin bir adamın suratını görürsün. 'aklımı mı kaçırıyorum acaba' dersin. ama adam sana bir adım daha yaklaştıkça anlarsın. bu karabasan değil; gerçeğin ta kendisi. bağıramazsın. hani filmlerde olur ya; sesin çıkmaz, işte öyle.. sadece titrersin, hıçkırarak ağlarsın, aceleyle yatakta dağılmış üstünü başını kapatmaya çalışırsın, yatağının arkasındaki duvarı sırtınla ezmeye çalışarak kurtulmaya çalışırsın. ve tek cılız bir ses dökülür dudaklarından:
-sen kimsin??
ama hıçkırarak çıkar bu ses; sen bile inanamazsın derinliğine. adam sana bakar birkaç saniye, sonra eliyle iki kere sus işareti yapar ve kapıyı kapatır ardından. tek bir ses beklersin odandan fırlamak için. ve o hayat kurtarıcı ses gelir; ev kapısı kapanır. ama sesin hala çıkmıyor. duyaramıyorsun sesini karşı odaya. en sonunda -her nasıl bir kuvvetse- gelir sana; ayağa kalkarsın, ev kapısına yönelirsin, açarsın ve konuşursun:
- ne yapıyorsunuz siz?
anlamsızca bir davranış; lakin bunu algılaman zor. hala titriyorsun ve hala hıçkırıyorsun. hayatında biran bile yaşamamışsın böyle birşey. vücüdun bir garip hallerde. ev arkadaşının odasına gidip 'kalk' diyorsun. 'hırsız var' diyorsun. sonra diğer odadaki arkadaşına... ikisi de karşına geçip şaşkın şaşkın bakıyorlar. 'kafayı kırdı' diyorlar. ama konuşamıyorsun ki. lanet olası hıçkırık ve titreme vücudunda. dilin dönmüyor. yok böyle birşey, dilin dönemiyor. en sonunda 'gördüm' diyorsun. ama çok geç anlıyorlar seni. taa ki cüzdanlar, eşyalar kontrol edilene kadar...
aramandan 4 saat sonra polis geliyor. tam 4 saat sonra.. ve laga luga faslı. kimsenin bir boka yaradığı yok. sen o sahneyle beyninde savaş veriyorsun adeta..
uzun bir anlatım oldu; farkındayım. ama çıkarılacak o kadar çok şey var ki..
en başta ne kadar şanslı olduğumuz.
yada olduğum mu demeliyim? o adam tenime değmedi, saldırmadı bana. aklımda saatlerdir yüzen düşünce bu. ben hayattayım, ben nefes alıyorum. ben hiç birşeyden korkmuyorum artık. canımda çok yanmıyor. çünkü ben 'hayat nedir' i algıladım dün gece. o korku sonucu bilebildim yaşamı.
ve ben yaşıyorum. aklım bende; gitmedi dün gece o adamla.
siz de hayatı bilin.. hayat kendini feci bir biçimde öğretmeden..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar