bugün
- 33 yaşında olmak4
- genç görünmeye çalışmak5
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi19
- sıcaktan ağlamak4
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi5
- uludede3
- genç olmanın en güzel yanı3
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız8
- whynot2
- deniz göktaş4
- neden herkes aynı anda yürüyor2
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı30
- bir şeyin adını koyamamak2
- öldükten sonra bana ne olacak5
- bu sıcakta penisi asfalta sürtmek4
- hootsuite2
- türkiye9
- amerika birleşik devletleri6
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet19
- anın görüntüsü22
- sözlüğün kırbacı3
- içtim şarabı13
- sözlükteki gizli düşmanım10
- insanın geçmişinin karanlık olması9
- meksikalı batman2
- 26 haziran 2026 norveç fransa maçı2
- tamar tanrıyar'ın berat albayrak'ı tehdit etmesi3
- kadir inanır22
- erkekler neden erken ölür4
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar9
- her insanın bir cini olması8
- arşivlenmesi gereken resimler2
- ilişkilerde fizik mi kimya mı önemlidir sorgusu6
- türbanlı kızların diğerlerinden güzel olması4
- şafak çak4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- kemalist dünya24
- rakı sevmemek7
- drone uçurmanın yasak olduğu ülke2
- 4 temmuz 2026 arjantin yeşil burun adaları maçı3
- aşure yapan sözlük kızları7
- tamar tanrıyar2
- günün şiiri6
- 1 kilometrelik gökdelen2
- enjoy im vaccinated3
- her kadın güzeldir3
- sophia osako3
- true'nun çaylak olması16
- uzun zaman sonra sözlüğe girmek3
- owner of a lonely heart2
Haklı insandır. Turgut Özal, 1984'teki ilk Şemdinli ve Eruh eylemlerinden 80'lerin sonlarına kadar sürekli, "üç beş çapulcunun marifetidir" diye diye bugünlerin temelini attı.
Özalın PKK terörünü ilk değerlendirmesi buydu. Bilindiği kadarıyla Özal, bu lafları ettikten sonra da ertesi gün güney sahillerine tatile gitti. Tabi o zamanki gazeteciler, sivil toplum örgütleri, askeriye falan hepsi bu değerlendirmeyi ve arkasından bu tatil olayını yadırgamıştı.
Devletin istihbarat örgütlerinin, 1982den beri PKK eylemleri için, uyarı yaptığı bilinmekteydi. Demek Ankara, yani Özal efendi, bu uyarıları ciddiye almamıştı. Özalın Üç, beş çapulcunun marifeti! demesi de herhalde bundandı.
Oysa, askerler böyle düşünmüyordu.
Kimi şakşakçılar da Özalın tepkisini doğru buluyor, olayı küçümsemesini psikolojik operasyon olarak değerlendiriyordu.
Devletlüler her zamanki gibi rahatlık içindeydi, On dönüm bostan/Yan, gel yat Osman misali.
PKK kim oluyordu ki?
Hele hele Abdullah Öcalan denilen sümüklü?
Üstelik bölge halkı da bunlara iyi bakmıyordu, desteklemiyor, ihbar ediyor, hatta vuruyordu.
O halde PKK ne yapmalıydı?
Katliam!
Kendisini desteklemeyenlere karşı katliam, yani Kürtlere...
ilk katliam, 8 Kasım 1984te Eruh, Karageçit köyüne yapıldı, köy halkı PKKya yol vermiyor, muhtar PKK aleyhinde konuşuyordu. Köy basıldı, iki eve girildi, dördü çocuk beşi kadın dokuz kişi katledildi.
Ondan sonra da PKK aldı yürüdü, gık diyenin kafasını uçuruyor, devlete güvenenler de akan kan yerde kalmaz, devlet güçlüdür ninnisiyle uyutuluyordu.
işte o günden bugünlere böyle gelindi.
Özalın PKK terörünü ilk değerlendirmesi buydu. Bilindiği kadarıyla Özal, bu lafları ettikten sonra da ertesi gün güney sahillerine tatile gitti. Tabi o zamanki gazeteciler, sivil toplum örgütleri, askeriye falan hepsi bu değerlendirmeyi ve arkasından bu tatil olayını yadırgamıştı.
Devletin istihbarat örgütlerinin, 1982den beri PKK eylemleri için, uyarı yaptığı bilinmekteydi. Demek Ankara, yani Özal efendi, bu uyarıları ciddiye almamıştı. Özalın Üç, beş çapulcunun marifeti! demesi de herhalde bundandı.
Oysa, askerler böyle düşünmüyordu.
Kimi şakşakçılar da Özalın tepkisini doğru buluyor, olayı küçümsemesini psikolojik operasyon olarak değerlendiriyordu.
Devletlüler her zamanki gibi rahatlık içindeydi, On dönüm bostan/Yan, gel yat Osman misali.
PKK kim oluyordu ki?
Hele hele Abdullah Öcalan denilen sümüklü?
Üstelik bölge halkı da bunlara iyi bakmıyordu, desteklemiyor, ihbar ediyor, hatta vuruyordu.
O halde PKK ne yapmalıydı?
Katliam!
Kendisini desteklemeyenlere karşı katliam, yani Kürtlere...
ilk katliam, 8 Kasım 1984te Eruh, Karageçit köyüne yapıldı, köy halkı PKKya yol vermiyor, muhtar PKK aleyhinde konuşuyordu. Köy basıldı, iki eve girildi, dördü çocuk beşi kadın dokuz kişi katledildi.
Ondan sonra da PKK aldı yürüdü, gık diyenin kafasını uçuruyor, devlete güvenenler de akan kan yerde kalmaz, devlet güçlüdür ninnisiyle uyutuluyordu.
işte o günden bugünlere böyle gelindi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar