bugün
- yoga yapan kız namaz kılan erkek ilişkisi6
- 1 milyon tl birikmiş parası olan insan4
- annesiyle yaşayan 40 yaşındaki erkek4
- ilk buluşmaya yaprak sarmasıyla gelen kız5
- aisu3
- elektrikli otomobil6
- islam barış dinidir27
- pendik ten kadıköy'e yürümek3
- türk kızlarının sohbet edememesi5
- kızlar küfür etmez geyiği2
- ray ban2
- helal lokma vs haram lokma3
- deniza nazır kahvaltı yapmak2
- 15 mayıs gecesi2
- sabah fk3
- anın görüntüsü19
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı13
- chp de butlan yönetiminin kurultay toplantıları2
- kaşık pozisyonunda sevgilisinin önünde yatan erkek3
- karadeniz de kız çocuğu yoktur2
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi4
- sözlük kızlarının kombinleri19
- tai lung51
- ankete gelin beyler27
- sarapci koala40
- ne kadar yaşlısın19
- recep tayyip erdoğan22
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- başkan2
- cincinnati cini2
- şarapçı koala niye kuzey kore'ye gitmiyor8
- seks benim için 3 planda diyen erkek3
- ibb davası2
- kızarmış ekmek10
- sevmediğiniz yazarlar14
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği9
- sözlüğe küsmek4
- bu saate kadar uyuyan aymaz insan2
- yaşlanma belirtileri2
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- rolünü iyi oynadığı için tepki çeken oyuncular2
- dolly parton'ın ölümü3
- kendine yabancılaşmak10
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar3
- yalnızlık rahatlıktır15
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış26
- ben de reise oy vericem12
- doğu perinçek6
- geceye bir tavsiye bırak2
küçükken arkadaşlarıma bakıp onların gelecekte nasıl birer insan olacaklarını hayal ederdim. bu çok hoşuma giderdi , kimisini uzun kimisini kilolu, kimisini kel veya uzun saçlı ...
hatta kimilerini hayal dahi etmeme gerek kalmazdı, bazen yolda yürürken öyle insanlar görürdüm ki arkadaşlarıma benzetir ileride kesin böyle olacaklar derdim.
fakat bir tanesi hariç. hep derdim acaba o büyüyünce nasıl olacak, hiç tahminde bulunamazdım ve haklı çıktım, o büyüyemedi.
hala şaka gibi gelir. hayatta hiç kimsesi ölmemiş bir insanın aşık olduğu insan ölebilir miydi?
haberi aldığımda hiç birşey olmamış gibi davranıyordum. insanlar böyle haberleri aldıklarında kısa süreli şok yaşarlardı fakat benim ki çok uzun sürmüştü. hatırladıkça halime gülerim, arayıp haberi veren arkadaşımı azarlamıştım öyle şey olur mu diye. yatağıma yattım ve uykuya daldım ona o kadar çok güveniyordum ki en ufak bir şüphem dahi yoktu. gece haberi alan ablam uyandırdı beni ve onu da azarladım yok öyle birşey bunun için mi uyandırdın beni diyerek odadan çıkardım onu. o gece en rahat uykumu uyuduğum son geceydi.
herşeyi anlamak için yeni bir güne başlamam gerekiyormuş. onsuz başladığım günlerin ilkine ... onun sesini bir daha duyamayacağım, yüzünu göremeyeceğim gerçeği tokat gibi vuruyordu yüzüme. en çok zoruma gidende buydu onu görememek. geceleri uyuyamıyordum ama o kadar çok uyumak istiyordum ki belki rüyamda onu görür sesini duyarım diye ama her seferinde onu göremeden uyanmanın acısını yaşıyordum. nerden bilebilirdim rüyamda onu görünce gerçekle ayırt edemeyip sabah kalkınca onu yeniden kaybetmişim gibi üzüleceğimi, hıçkıra hıçkıra ağlayacağımı?
insanlar nerden bilebilirdi ki aşık olduğu insanın en sevdiği çiçeği kendisine verememek yerine mezarına koymanın ne demek olduğunu. insanlar nerden bilebilirdi aşık olduğun insanın mezarına toprak atmak ne demek. insanlar nerden bilebilirdi yolda yürüyen her insanın yüzüne bakmak, imkansızı aramak ne demek. sırf ona benzer birini görürüm düşüncesi ... onun dokunmaya kıyamadığım sıcak teninin buz gibi toprağın altında olduğu düşüncesi ...
insanlar sevgililerinden ayrıldı diye üzüldüklerinde içten içe yaşadığım öfkeyi bilebilir miydi ?
hepsine tek tek haykırmak isterdim. onu sımsıkı sarın demek isterdim, kokusunu öyle bir çekin ki içinize asla çıkmasın aklınızdan. ona sürekli sevdiğinizi söyleyin ki içinizde kalmasın ukte. üzmeyin onu, kırmayın, incitmeyin. hepsini, hepsini söylemek isterdim fakat anlayabilirler miydi?
anlasalarda bu acıyı yaşamadan o kıymeti bilebilirler miydi?
erkekler ağlamaz derler ya, senelerdir her gece ağlıyorum desem bana inanırlar mıydı?
bu satırları yazarken bile boğazım düğüm düğüm desem ya da ?
senin masmavi deniz gözlerin geliyor aklıma. göz göze geldiğimizde utandığım gözlerin şuan kapalı olduğunu bilmek...
ahh ölmek ne garip şey, toprak olmak, yummak gözleri gencecik yaşında.
ve beni en çok üzen neydi biliyor musun?
"birbirimizi asla bırakmayalım" diye bana söz verip beni bırakıp gitmen...
hatta kimilerini hayal dahi etmeme gerek kalmazdı, bazen yolda yürürken öyle insanlar görürdüm ki arkadaşlarıma benzetir ileride kesin böyle olacaklar derdim.
fakat bir tanesi hariç. hep derdim acaba o büyüyünce nasıl olacak, hiç tahminde bulunamazdım ve haklı çıktım, o büyüyemedi.
hala şaka gibi gelir. hayatta hiç kimsesi ölmemiş bir insanın aşık olduğu insan ölebilir miydi?
haberi aldığımda hiç birşey olmamış gibi davranıyordum. insanlar böyle haberleri aldıklarında kısa süreli şok yaşarlardı fakat benim ki çok uzun sürmüştü. hatırladıkça halime gülerim, arayıp haberi veren arkadaşımı azarlamıştım öyle şey olur mu diye. yatağıma yattım ve uykuya daldım ona o kadar çok güveniyordum ki en ufak bir şüphem dahi yoktu. gece haberi alan ablam uyandırdı beni ve onu da azarladım yok öyle birşey bunun için mi uyandırdın beni diyerek odadan çıkardım onu. o gece en rahat uykumu uyuduğum son geceydi.
herşeyi anlamak için yeni bir güne başlamam gerekiyormuş. onsuz başladığım günlerin ilkine ... onun sesini bir daha duyamayacağım, yüzünu göremeyeceğim gerçeği tokat gibi vuruyordu yüzüme. en çok zoruma gidende buydu onu görememek. geceleri uyuyamıyordum ama o kadar çok uyumak istiyordum ki belki rüyamda onu görür sesini duyarım diye ama her seferinde onu göremeden uyanmanın acısını yaşıyordum. nerden bilebilirdim rüyamda onu görünce gerçekle ayırt edemeyip sabah kalkınca onu yeniden kaybetmişim gibi üzüleceğimi, hıçkıra hıçkıra ağlayacağımı?
insanlar nerden bilebilirdi ki aşık olduğu insanın en sevdiği çiçeği kendisine verememek yerine mezarına koymanın ne demek olduğunu. insanlar nerden bilebilirdi aşık olduğun insanın mezarına toprak atmak ne demek. insanlar nerden bilebilirdi yolda yürüyen her insanın yüzüne bakmak, imkansızı aramak ne demek. sırf ona benzer birini görürüm düşüncesi ... onun dokunmaya kıyamadığım sıcak teninin buz gibi toprağın altında olduğu düşüncesi ...
insanlar sevgililerinden ayrıldı diye üzüldüklerinde içten içe yaşadığım öfkeyi bilebilir miydi ?
hepsine tek tek haykırmak isterdim. onu sımsıkı sarın demek isterdim, kokusunu öyle bir çekin ki içinize asla çıkmasın aklınızdan. ona sürekli sevdiğinizi söyleyin ki içinizde kalmasın ukte. üzmeyin onu, kırmayın, incitmeyin. hepsini, hepsini söylemek isterdim fakat anlayabilirler miydi?
anlasalarda bu acıyı yaşamadan o kıymeti bilebilirler miydi?
erkekler ağlamaz derler ya, senelerdir her gece ağlıyorum desem bana inanırlar mıydı?
bu satırları yazarken bile boğazım düğüm düğüm desem ya da ?
senin masmavi deniz gözlerin geliyor aklıma. göz göze geldiğimizde utandığım gözlerin şuan kapalı olduğunu bilmek...
ahh ölmek ne garip şey, toprak olmak, yummak gözleri gencecik yaşında.
ve beni en çok üzen neydi biliyor musun?
"birbirimizi asla bırakmayalım" diye bana söz verip beni bırakıp gitmen...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar