bugün
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- eskortluk yapan sözlük yazarı30
- fatma betül sayan kaya6
- türk esnafı10
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- türküm doğruyum çalışkanım11
- kolye142
- iltica27
- aykolik efendi6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- fon vurgunu29
- ben bir yahudiyim4
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi5
- kadınların yedekte erkek tutması7
- eski sevgilinin muhtarlar gününü kutlamak2
- ofis pornosu13
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- cam açık ve çıplak uyumak7
- humboldt caddesi esperanza apartmanı2
- opera tarayıcı4
- andımız3
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- saraca096
- ilişkiye ara vermek10
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- uzaylılar selam verir mi4
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- emret komutanım ferit in silahını kaybettiği bölüm2
- güne bir şiir dizesi bırak2
- marka giyinmek9
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- asansörde konuşmama kuralı9
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- düşün ki o bunu okuyor3
- koro halinde ulumak2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- uzaylılar kovalasın seni3
- platon un mağara alegorisi8
- tertemiz delirmek2
- 18 ekim 2026 başakşehir gaziantep maçı2
- bu saatte yemek yemek7
bir soru cümlesi, bir istek.
belki de unutamadığım tek anım. içimi sızlatan tek şey. okuldan çıktım eve gidiyordum, lise 2ydim o zamanlar. ara sokaklar daha kestirme olur diye oralardan giderdim hep. bizim buraları pek tehlikeli değildir ama yanımda biber gazı taşırdım o zamanlar.
yolda dalgın dalgın yürürken uzaktan bir ses işittim.
''yavrum bakar mısın?'' yaşlı bir teyzenin sesiydi bu. balkondan bana sesleniyordu, etrafıma baktım kimsecikler yok.
''buyur teyzecim.'' dedim. gülümsedi, devam etti,
''evladım benim oğlum işe gitti gelmez bir iki saat ama çok susadım suyum bitti yürüyemiyorum bana su getirir misin?''
düşündüm, o sıralar televizyonlarda sürekli kaçırılma hikayeleri vardı. girmek istemedim ama o teyzeyi kırmak da istemiyordum.
-nolur be kızım çok susadım...
-peki teyzecim geliyorum şimdi.
yukarı çıkarken telefonumu çıkardım, 155. hazır ara tuşuna basıp ararım diyorum bir şey yaparlarsa, hem zaten yaşlı kadın bir şey yapamaz ki. biber gazını da çantanın üst kısımlarına getirdim fermuar hafif açık, fsst. sıktın mı tamamdır.
çıktım, teyzem kapı hep açık dururmuş. içeri girdim aklımda kalanlar; bir halı vardı eski bayağı, eski bir televizyon, sehpa, sehpanın üstünde bir tabak, tabakta portakal kabukları,
-çok susadım portakalla geçiriyim dedim ama olmadı be kızım.
-geçmez tabi teyzecim ben sana şimdi getiririm bir bardak su.
-allah razı olsun evladım...
mutfağa girdim, her yer her yerde. kadın etrafı toparlayamıyor tabi, dağılmış. dolabı açtım, iki şişe su var birini aldım kadının yanına götürdüm, bir tane de bardak.
-buyur teyzecim tekrar susarsan içersin bundan.
-sağol evladım... bak şurda şeker var, al istersen.
aldım, ama alışkanlık işte yemedim cebime koydum.
-oğlum iyidir aslında bakar bana allah razı olsun ama işi çıktı işte gitmesi gerekti ben de çok susadım ne yapayım ilk de sen geçtin buradan sana seslendim.
-...
-korkmuşsundur tabi, şimdi zaman kötü, ben mesela çağırsam seni yan odaya kapatsam kim duyar?
yan odaya baktım, refleks, kapalı kapı. biber gazım var ama...
-dolaptan bana portakal getirir misin yavrucum?
-tabi ki.
içeri girdim tekrardan, otur dedi oturmadım. adını söyledi, gülşen'miş.
-istediğin zaman gel kızım, ben hep bekliyorum zaten yapayalnızım burda çok sıkılıyorum.
-gelirim tabi.
iki ay sonra, okulda sıkıldım derste. o an bir anons duydum.
''...gülşen... vefat etmiştir. cenazesi bugün öğle namazına mütakiben ... caminden kaldırılacaktır.''
öğle arası gittim, evet. vefat etmiş.
mekanın cennet olsun gülşen teyzem.
orada yalnız değilsindir inşallah...
belki de unutamadığım tek anım. içimi sızlatan tek şey. okuldan çıktım eve gidiyordum, lise 2ydim o zamanlar. ara sokaklar daha kestirme olur diye oralardan giderdim hep. bizim buraları pek tehlikeli değildir ama yanımda biber gazı taşırdım o zamanlar.
yolda dalgın dalgın yürürken uzaktan bir ses işittim.
''yavrum bakar mısın?'' yaşlı bir teyzenin sesiydi bu. balkondan bana sesleniyordu, etrafıma baktım kimsecikler yok.
''buyur teyzecim.'' dedim. gülümsedi, devam etti,
''evladım benim oğlum işe gitti gelmez bir iki saat ama çok susadım suyum bitti yürüyemiyorum bana su getirir misin?''
düşündüm, o sıralar televizyonlarda sürekli kaçırılma hikayeleri vardı. girmek istemedim ama o teyzeyi kırmak da istemiyordum.
-nolur be kızım çok susadım...
-peki teyzecim geliyorum şimdi.
yukarı çıkarken telefonumu çıkardım, 155. hazır ara tuşuna basıp ararım diyorum bir şey yaparlarsa, hem zaten yaşlı kadın bir şey yapamaz ki. biber gazını da çantanın üst kısımlarına getirdim fermuar hafif açık, fsst. sıktın mı tamamdır.
çıktım, teyzem kapı hep açık dururmuş. içeri girdim aklımda kalanlar; bir halı vardı eski bayağı, eski bir televizyon, sehpa, sehpanın üstünde bir tabak, tabakta portakal kabukları,
-çok susadım portakalla geçiriyim dedim ama olmadı be kızım.
-geçmez tabi teyzecim ben sana şimdi getiririm bir bardak su.
-allah razı olsun evladım...
mutfağa girdim, her yer her yerde. kadın etrafı toparlayamıyor tabi, dağılmış. dolabı açtım, iki şişe su var birini aldım kadının yanına götürdüm, bir tane de bardak.
-buyur teyzecim tekrar susarsan içersin bundan.
-sağol evladım... bak şurda şeker var, al istersen.
aldım, ama alışkanlık işte yemedim cebime koydum.
-oğlum iyidir aslında bakar bana allah razı olsun ama işi çıktı işte gitmesi gerekti ben de çok susadım ne yapayım ilk de sen geçtin buradan sana seslendim.
-...
-korkmuşsundur tabi, şimdi zaman kötü, ben mesela çağırsam seni yan odaya kapatsam kim duyar?
yan odaya baktım, refleks, kapalı kapı. biber gazım var ama...
-dolaptan bana portakal getirir misin yavrucum?
-tabi ki.
içeri girdim tekrardan, otur dedi oturmadım. adını söyledi, gülşen'miş.
-istediğin zaman gel kızım, ben hep bekliyorum zaten yapayalnızım burda çok sıkılıyorum.
-gelirim tabi.
iki ay sonra, okulda sıkıldım derste. o an bir anons duydum.
''...gülşen... vefat etmiştir. cenazesi bugün öğle namazına mütakiben ... caminden kaldırılacaktır.''
öğle arası gittim, evet. vefat etmiş.
mekanın cennet olsun gülşen teyzem.
orada yalnız değilsindir inşallah...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar