bugün
- ellerim bos gonlum hos24
- silver ile evlenecek erkek38
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- sözlükteki en kaliteli nesil5
- seri artılayan melek4
- en düşük karma puanına sahip uludağ sözlük yazarı5
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum7
- camide halay çekmek3
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- ortama girince herkesin susması11
- el chadaille bitshiabu6
- içinden korkusu alınmış bir insan olmak2
- hoşlanılan kızın size sevdiği erkeği anlatması2
- robot moderatör2
- motordan düşmek4
- sozlukteki eksiciler5
- kebap yiyen kız5
- haluk levent in değerinin bilinmemesi2
- yazarların en sevdiği küfürler7
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- sözlük kızlarının ojeleri7
- hiç vasat filmi olmayan aktör veya aktris4
- orhan sarıbal2
- yeryüzünde ne varsa gökte de o vardır2
- hangi sözlük yazarını muayene etmezsiniz5
- evli adamın sözlükte ne işi var6
- kale3112'ye üstün hizmet madalyası verilmesi2
- hoşlanılan kıza ilk mesaj olarak ne yazılır8
- hristiyanlıkta cinlerin var olmadığı gerçeği5
- yahudi demonolojisi ve melek ilmi4
- beni eksiciler delirtti3
- ellerim bos'u okurken kafası açılan insan2
- modi'nin putin'e ukrayna savaşını bitirme çağrısı2
- sözlükte siyaset yapmak4
- dhktç2
- şangay işbirliği örgütü2
- parayla saadet olması18
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- antik dünyada demonoloji ve tek tanrıcılık3
- backrooms4
- birisinin dış görünüşüne aşık olmak8
- türkiye'nin en kaliteli şeyi2
- antik çağda musevi monoteizmi3
- yeminimi bozdum3
- renault safrane3
- 1 eylül 2026 türkiye azerbaycan voleybol maçı4
- ölünce tanrıya ilk sorcağınız soru5
- tuzlu kahve dizisi3
- yahudi muskası vs müslüman muskası3
- 13 nesil yazarların biraz şey olması2
demokrasi, genel anlamda bütün akademiyanın kabul ettiği şekliyle, 1826 yılında amerika da beyaz, mal varlığı olan, erkeklere oy verilmesiyle başladı. genel anlamda da bu günkü demokrasi anlayışından da uzaktı. bu günkü eleştirilen çoğunluk diktası anlayışına 1970'lere kadar demokrasi deniyordu. ve bu anlayışa da karşı çıkan hali hazırda tek ideoloji komunizmdi. fakat görünürde onunda hiç bir farkı yoktu. iki anlayışta tahakkümcüydü. fakat 70'lerden sonra post modernist anlayışının gelişmesiyle, radikal demokrasi denilen anlayış gündeme geldi. bu, siyasal alanda farklı kimliklerin, sırf bu kimliklerinden hareket ederek kendilerini ifade etmesiydi. yani abd'de zencilerin mücadelesi, eşcinsel, mücadele, feminist mücadele, müslüman hakları, bunların tezahürleriydi. ve bu günkü gelinen nokta da demokrasinin erken başladğı yerlerde, radikal demokrasi biraz daha iyi yerleşmiş bulunmakta.
türkiye'ye gelirsek. türkiye'de ise demokrasi hala modernist anlayıştaki gibi toplumu tek parça alan ve kimliksel anlamda siyaset geliştirilmesine izin verilmeyen bir yapıda. 2000'li yıllara kadar siyasette aktif görüş olarak, kemalizm hakimdi. evet necmettin erbakan vardı. milli görüşte vardı. fakat kemalizm onları marjinalleştirebiliyordu. akp parti sonrası dönemde ise öncelikle kemalizmin siyasal alandaki üstünlüğü yok edildi. sıradanlaştırıldı. daha sonra kısmen kimliksel anlamda politikalara izin verdi(kürt hareketi) fakat gelinen nokta da(özellikle 2010 sonrası) kontrollü kimlik siyasetine izin veriyor. yani kendisinin görüşünü kafadan diğerlerine üstün tutuyor. ve buna uygun olmayan kimlikleri ise marjinalleştiriyor. esasında bu konuda akp'ye alternatif olabilecek partilerde de aynı sorundan müzdarip. kendilerini hali hazırdaki tek meşru görüş olarak öne sürüyorlar. halbuki mevcut siyasal sistemde bütün görüşler meşru, fakat bunların kabul edilmesinde sorunlar yaşanıyor. bu sorunların çözümü için başlagıç itibariyle toplumdaki farklı kimliklerin bir arada yaşamalarını kabul etmeleri gerekir. ve onların kimliklerine saygı duymaları gerekir.
türkiye'ye gelirsek. türkiye'de ise demokrasi hala modernist anlayıştaki gibi toplumu tek parça alan ve kimliksel anlamda siyaset geliştirilmesine izin verilmeyen bir yapıda. 2000'li yıllara kadar siyasette aktif görüş olarak, kemalizm hakimdi. evet necmettin erbakan vardı. milli görüşte vardı. fakat kemalizm onları marjinalleştirebiliyordu. akp parti sonrası dönemde ise öncelikle kemalizmin siyasal alandaki üstünlüğü yok edildi. sıradanlaştırıldı. daha sonra kısmen kimliksel anlamda politikalara izin verdi(kürt hareketi) fakat gelinen nokta da(özellikle 2010 sonrası) kontrollü kimlik siyasetine izin veriyor. yani kendisinin görüşünü kafadan diğerlerine üstün tutuyor. ve buna uygun olmayan kimlikleri ise marjinalleştiriyor. esasında bu konuda akp'ye alternatif olabilecek partilerde de aynı sorundan müzdarip. kendilerini hali hazırdaki tek meşru görüş olarak öne sürüyorlar. halbuki mevcut siyasal sistemde bütün görüşler meşru, fakat bunların kabul edilmesinde sorunlar yaşanıyor. bu sorunların çözümü için başlagıç itibariyle toplumdaki farklı kimliklerin bir arada yaşamalarını kabul etmeleri gerekir. ve onların kimliklerine saygı duymaları gerekir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar