bugün
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- uludağ sözlük size ne kattı3
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması3
- recep tayyip erdoğan5
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i5
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
- kıvırcık saç8
- piercing takmanın zorluğu5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi4
- eksilenmekten aldığım tadı hiçbir şeyden almadım3
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak2
- mesai ücretine çöken iş veren2
- kurucu önder3
- ak çomarların tartışmada fetöcü ilan etme eşiği3
- seri eksicim kooooş3
- serhat kılıç20
- kelebek saç kesimi4
- biraderitasyon2
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi4
- abd de valilik adayına silahlı saldırı3
- tulumba tatlısı6
- mel mel bakan birine usulca sokulmak2
- çomarizasyon2
- tung tung tung sahur3
- rüyada çaylak olduğunu görmek2
- çomarların herkesi pkk lı yapması2
- bir bela geliyor11
- kredi kartı ile ödeme almayan esnaf2
- akılda kalan film replikleri2
- türklerin yoğurt dışında icadının olmadığı gerçeği3
- 2020'lilerin okula başlaması2
- filenin sultanları7
- kalite tesadüf değildir2
- yalnızlık edebiyatı13
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- rennie4
- en sevmediğin insan tipleri9
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması5
- ikinci defa askere gitmek8
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı39
- sağlıklı beslenmek2
- deccal internetten çıkacak10
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
Siyasi ve sosyolojik bir kavramdır. Ilkcagda, ortacagda, yenicagda ve gunumuzde farkli yapilarda devlet orneklerini goruyoruz. Ayrica devlet kavraminin anlami ve yorumu da caglara gore degisken olmustur aslinda. Catisan iradelere hakemlik yapan, ustun bir iradeyi ifade eden felsefi ve soyut bir kavram ya da bir ust yapi kurumu olarak yorumlanmistir. Insanoglunun toplu olarak yasamaya basladigindan bu yana, bireyler arasinda irade catismasi olagelmis, her zaman ustunluk ve guc kavgasi verilmistir.
Zaman olmus devlet bir ustun irade olarak bu catismada hakemlik yapmis, zaman olmus, guclu bir kisinin baskalarini yonetme erkini ifade etmis, zaman olmus insanlarin tek tek yapamayacaklari isleri basaran orgutlu bir gucubifade etmistir. Ister bu bilincee ulasmis olsun, ister bu bilince ulasmamis olsun kendi toplumunu baskalarina karsi koruyan toplumsal bir guc olarak ortaya cikmis, normlar ve kurallar koymus, toplumu birlikte yasamaya yonlendiren soyut bir organizasyon olarak varligini surdurmustur.
Adi ve tanimi her ne olursa olsun, toplu yasamin baslangicindan bu yana, adina devlet denilen bu ust yapi kurulusu hep var olmustur. Var olusundan gunumuze kadar once ilkel kabile devletleri, sonraa bir cok kavim kabile ve ulusu bir arada tutan buyuk yapili, cok kulturlu imparatorluk yapisindaki ilkcag devletlerini goruyoruz. Buyuk roma imparatorlugu, makedonya imparatorlugu, pers imparatorlugu gibi. Bu tur devletlerin basindakiler kendilerini tanrisallastirip, yonettikleri halklar uzerindeki etkilerini daha da guclendirmislerdir.
Ortacagda dinsel inanclar yonetme ve yonlendirmede on plana ciktigi icin, ummetcilik esasina dayanan, dinsel yayilimci buyuk devletler ortaya cikmistir. Hristiyan roma, bizans (dogu roma), abbasi ve emevi devletleri gibi.
Yenicagda ronesans (renessence: bilimde, felsefede ve sanatta yeniden dogus) hareketi, denizyollarinin ve yeni kitalarin kesfiyle yeni bir boyut kazanmistir. Bu donemde dinsel yayilmaciligin yaninda ekonomik somurme (kolonializm) bilinen dunyayi yeniden duzenleme parselleme hareketleri hiz kazandi. Bu duzenlemenin ozunde, kendi halkini mutlu etmek pahasina baskalarinin emek ve toprak degerlerini talan etmek amaci bulundugu aciktir. Guclulerin ekonomik ve teknolojik olarak daha zayif olan baska ulke ve toplumlari sistemli bir bicimde somurdugu bir tur vampirlik donemi baslamistir. Ingiliz merkantilizmi bunun tipik bir ornegidir.
Ozellikle bati toplumlari 1789 fransiz devrimi'nden sonra dusunce alaninda, bilim ve teknolojide ozellikle siyaset bilimi ve hukuk alaninda yenilesmeyi ve yeniden yapilanma arayislarini surdurduler. Artik aile yapisi gibi devlet yapilari da degismeye basladi. Yeni devlet anlayisinin felsefi temelleri; kardeslik, ozgurluk (liberte), esitlik gibi kavramlara dayandirildi. Boylece bir ana cerceve olarak devlet kavraminin icerigine demokratik unsurlar girmeye basladi.
On dokuzuncu yuzyilin sonlarina dogru adi ister krallik, ister cumhuriyet olsun, demokratik unsurlari icerisinde birer deger olarak barindiran devlet anlayislari artik somut olarak gorulmeye basladi. Bunun dogal sonucu olarak da yirminci yuzyilin hemen baslarindan itbaren, otokratik rejime dayanan devlet anlayislari yerini demokratik rejimlere yonelmis devlet anlayislarina birakmaya baslamistir.
Zaman olmus devlet bir ustun irade olarak bu catismada hakemlik yapmis, zaman olmus, guclu bir kisinin baskalarini yonetme erkini ifade etmis, zaman olmus insanlarin tek tek yapamayacaklari isleri basaran orgutlu bir gucubifade etmistir. Ister bu bilincee ulasmis olsun, ister bu bilince ulasmamis olsun kendi toplumunu baskalarina karsi koruyan toplumsal bir guc olarak ortaya cikmis, normlar ve kurallar koymus, toplumu birlikte yasamaya yonlendiren soyut bir organizasyon olarak varligini surdurmustur.
Adi ve tanimi her ne olursa olsun, toplu yasamin baslangicindan bu yana, adina devlet denilen bu ust yapi kurulusu hep var olmustur. Var olusundan gunumuze kadar once ilkel kabile devletleri, sonraa bir cok kavim kabile ve ulusu bir arada tutan buyuk yapili, cok kulturlu imparatorluk yapisindaki ilkcag devletlerini goruyoruz. Buyuk roma imparatorlugu, makedonya imparatorlugu, pers imparatorlugu gibi. Bu tur devletlerin basindakiler kendilerini tanrisallastirip, yonettikleri halklar uzerindeki etkilerini daha da guclendirmislerdir.
Ortacagda dinsel inanclar yonetme ve yonlendirmede on plana ciktigi icin, ummetcilik esasina dayanan, dinsel yayilimci buyuk devletler ortaya cikmistir. Hristiyan roma, bizans (dogu roma), abbasi ve emevi devletleri gibi.
Yenicagda ronesans (renessence: bilimde, felsefede ve sanatta yeniden dogus) hareketi, denizyollarinin ve yeni kitalarin kesfiyle yeni bir boyut kazanmistir. Bu donemde dinsel yayilmaciligin yaninda ekonomik somurme (kolonializm) bilinen dunyayi yeniden duzenleme parselleme hareketleri hiz kazandi. Bu duzenlemenin ozunde, kendi halkini mutlu etmek pahasina baskalarinin emek ve toprak degerlerini talan etmek amaci bulundugu aciktir. Guclulerin ekonomik ve teknolojik olarak daha zayif olan baska ulke ve toplumlari sistemli bir bicimde somurdugu bir tur vampirlik donemi baslamistir. Ingiliz merkantilizmi bunun tipik bir ornegidir.
Ozellikle bati toplumlari 1789 fransiz devrimi'nden sonra dusunce alaninda, bilim ve teknolojide ozellikle siyaset bilimi ve hukuk alaninda yenilesmeyi ve yeniden yapilanma arayislarini surdurduler. Artik aile yapisi gibi devlet yapilari da degismeye basladi. Yeni devlet anlayisinin felsefi temelleri; kardeslik, ozgurluk (liberte), esitlik gibi kavramlara dayandirildi. Boylece bir ana cerceve olarak devlet kavraminin icerigine demokratik unsurlar girmeye basladi.
On dokuzuncu yuzyilin sonlarina dogru adi ister krallik, ister cumhuriyet olsun, demokratik unsurlari icerisinde birer deger olarak barindiran devlet anlayislari artik somut olarak gorulmeye basladi. Bunun dogal sonucu olarak da yirminci yuzyilin hemen baslarindan itbaren, otokratik rejime dayanan devlet anlayislari yerini demokratik rejimlere yonelmis devlet anlayislarina birakmaya baslamistir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar