bugün
- 186 boyundaki erkek17
- bursalı erkekler9
- kabak yemeği vs hamburger7
- istanbullu erkekler5
- kürt erkek5
- cezayir erkekği4
- alevi erkek5
- sivaslı yiğidolar6
- erzincanlı erkekler5
- sözlük kızlarının artık yemek pişirmemesi sorunu4
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- adıyamanlı erkekler5
- ahmet sezer bey9
- tavuk döner ısmarlayan erkek5
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- din tartışması7
- izmirli kızlar4
- 32 yaşına girmek12
- antalyalı erkekler4
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- ben uyuyorum arkadaşlar sevdiğim yazar uyudu da2
- nervio'ya aşık olmak5
- gocu27
- geceye bir tavsiye bırak3
- şehir şehir dolaşıp koca arayan tip2
- g'i l d'e d l'i l y20
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- kadının kadından hoşlanması3
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- zengin olsanız ne yapardınız9
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- terlik giyen erkek5
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- abla deme lazım olur3
- nervionun merak ettiği yazar19
- erdoğan ın dünya lideri olması3
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- tek celsede 40 midye dolma yiyemeyen kız2
- en büyük korkunuz4
- ideal erkek boyunun 1 84 olması3
- norveçte bok olsam9
- avrupalıları sevmemek2
- hayatın öğrettiği şeyler2
- doların düşmesi3
- ölüm2
- seat leon fr2
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- türkiye de üniversite diplomasının değersizleşmesi5
- nevriye binti gammaz3
- rte'nin fethettiği topraklar6
Siyasi ve sosyolojik bir kavramdır. Ilkcagda, ortacagda, yenicagda ve gunumuzde farkli yapilarda devlet orneklerini goruyoruz. Ayrica devlet kavraminin anlami ve yorumu da caglara gore degisken olmustur aslinda. Catisan iradelere hakemlik yapan, ustun bir iradeyi ifade eden felsefi ve soyut bir kavram ya da bir ust yapi kurumu olarak yorumlanmistir. Insanoglunun toplu olarak yasamaya basladigindan bu yana, bireyler arasinda irade catismasi olagelmis, her zaman ustunluk ve guc kavgasi verilmistir.
Zaman olmus devlet bir ustun irade olarak bu catismada hakemlik yapmis, zaman olmus, guclu bir kisinin baskalarini yonetme erkini ifade etmis, zaman olmus insanlarin tek tek yapamayacaklari isleri basaran orgutlu bir gucubifade etmistir. Ister bu bilincee ulasmis olsun, ister bu bilince ulasmamis olsun kendi toplumunu baskalarina karsi koruyan toplumsal bir guc olarak ortaya cikmis, normlar ve kurallar koymus, toplumu birlikte yasamaya yonlendiren soyut bir organizasyon olarak varligini surdurmustur.
Adi ve tanimi her ne olursa olsun, toplu yasamin baslangicindan bu yana, adina devlet denilen bu ust yapi kurulusu hep var olmustur. Var olusundan gunumuze kadar once ilkel kabile devletleri, sonraa bir cok kavim kabile ve ulusu bir arada tutan buyuk yapili, cok kulturlu imparatorluk yapisindaki ilkcag devletlerini goruyoruz. Buyuk roma imparatorlugu, makedonya imparatorlugu, pers imparatorlugu gibi. Bu tur devletlerin basindakiler kendilerini tanrisallastirip, yonettikleri halklar uzerindeki etkilerini daha da guclendirmislerdir.
Ortacagda dinsel inanclar yonetme ve yonlendirmede on plana ciktigi icin, ummetcilik esasina dayanan, dinsel yayilimci buyuk devletler ortaya cikmistir. Hristiyan roma, bizans (dogu roma), abbasi ve emevi devletleri gibi.
Yenicagda ronesans (renessence: bilimde, felsefede ve sanatta yeniden dogus) hareketi, denizyollarinin ve yeni kitalarin kesfiyle yeni bir boyut kazanmistir. Bu donemde dinsel yayilmaciligin yaninda ekonomik somurme (kolonializm) bilinen dunyayi yeniden duzenleme parselleme hareketleri hiz kazandi. Bu duzenlemenin ozunde, kendi halkini mutlu etmek pahasina baskalarinin emek ve toprak degerlerini talan etmek amaci bulundugu aciktir. Guclulerin ekonomik ve teknolojik olarak daha zayif olan baska ulke ve toplumlari sistemli bir bicimde somurdugu bir tur vampirlik donemi baslamistir. Ingiliz merkantilizmi bunun tipik bir ornegidir.
Ozellikle bati toplumlari 1789 fransiz devrimi'nden sonra dusunce alaninda, bilim ve teknolojide ozellikle siyaset bilimi ve hukuk alaninda yenilesmeyi ve yeniden yapilanma arayislarini surdurduler. Artik aile yapisi gibi devlet yapilari da degismeye basladi. Yeni devlet anlayisinin felsefi temelleri; kardeslik, ozgurluk (liberte), esitlik gibi kavramlara dayandirildi. Boylece bir ana cerceve olarak devlet kavraminin icerigine demokratik unsurlar girmeye basladi.
On dokuzuncu yuzyilin sonlarina dogru adi ister krallik, ister cumhuriyet olsun, demokratik unsurlari icerisinde birer deger olarak barindiran devlet anlayislari artik somut olarak gorulmeye basladi. Bunun dogal sonucu olarak da yirminci yuzyilin hemen baslarindan itbaren, otokratik rejime dayanan devlet anlayislari yerini demokratik rejimlere yonelmis devlet anlayislarina birakmaya baslamistir.
Zaman olmus devlet bir ustun irade olarak bu catismada hakemlik yapmis, zaman olmus, guclu bir kisinin baskalarini yonetme erkini ifade etmis, zaman olmus insanlarin tek tek yapamayacaklari isleri basaran orgutlu bir gucubifade etmistir. Ister bu bilincee ulasmis olsun, ister bu bilince ulasmamis olsun kendi toplumunu baskalarina karsi koruyan toplumsal bir guc olarak ortaya cikmis, normlar ve kurallar koymus, toplumu birlikte yasamaya yonlendiren soyut bir organizasyon olarak varligini surdurmustur.
Adi ve tanimi her ne olursa olsun, toplu yasamin baslangicindan bu yana, adina devlet denilen bu ust yapi kurulusu hep var olmustur. Var olusundan gunumuze kadar once ilkel kabile devletleri, sonraa bir cok kavim kabile ve ulusu bir arada tutan buyuk yapili, cok kulturlu imparatorluk yapisindaki ilkcag devletlerini goruyoruz. Buyuk roma imparatorlugu, makedonya imparatorlugu, pers imparatorlugu gibi. Bu tur devletlerin basindakiler kendilerini tanrisallastirip, yonettikleri halklar uzerindeki etkilerini daha da guclendirmislerdir.
Ortacagda dinsel inanclar yonetme ve yonlendirmede on plana ciktigi icin, ummetcilik esasina dayanan, dinsel yayilimci buyuk devletler ortaya cikmistir. Hristiyan roma, bizans (dogu roma), abbasi ve emevi devletleri gibi.
Yenicagda ronesans (renessence: bilimde, felsefede ve sanatta yeniden dogus) hareketi, denizyollarinin ve yeni kitalarin kesfiyle yeni bir boyut kazanmistir. Bu donemde dinsel yayilmaciligin yaninda ekonomik somurme (kolonializm) bilinen dunyayi yeniden duzenleme parselleme hareketleri hiz kazandi. Bu duzenlemenin ozunde, kendi halkini mutlu etmek pahasina baskalarinin emek ve toprak degerlerini talan etmek amaci bulundugu aciktir. Guclulerin ekonomik ve teknolojik olarak daha zayif olan baska ulke ve toplumlari sistemli bir bicimde somurdugu bir tur vampirlik donemi baslamistir. Ingiliz merkantilizmi bunun tipik bir ornegidir.
Ozellikle bati toplumlari 1789 fransiz devrimi'nden sonra dusunce alaninda, bilim ve teknolojide ozellikle siyaset bilimi ve hukuk alaninda yenilesmeyi ve yeniden yapilanma arayislarini surdurduler. Artik aile yapisi gibi devlet yapilari da degismeye basladi. Yeni devlet anlayisinin felsefi temelleri; kardeslik, ozgurluk (liberte), esitlik gibi kavramlara dayandirildi. Boylece bir ana cerceve olarak devlet kavraminin icerigine demokratik unsurlar girmeye basladi.
On dokuzuncu yuzyilin sonlarina dogru adi ister krallik, ister cumhuriyet olsun, demokratik unsurlari icerisinde birer deger olarak barindiran devlet anlayislari artik somut olarak gorulmeye basladi. Bunun dogal sonucu olarak da yirminci yuzyilin hemen baslarindan itbaren, otokratik rejime dayanan devlet anlayislari yerini demokratik rejimlere yonelmis devlet anlayislarina birakmaya baslamistir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar