bugün
- şarapçı koala yalnız değildir8
- sarapci koala45
- fusya semsiyeli yabanci11
- uludağ sözlük size ne kattı5
- recep tayyip erdoğan7
- yazın anlamının kadın ayağı olması2
- hazret ktc2
- tik tok2
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi5
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- mutlu bey biraderin elmas bey birader olması2
- iktidarsız erkek2
- kıvırcık saç8
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i5
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
- piercing takmanın zorluğu5
- bedelli askerlik yapan erkek erkek midir sorgusu2
- serhat kılıç20
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi4
- kelebek saç kesimi4
- eksilenmekten aldığım tadı hiçbir şeyden almadım3
- yalnız ölmek5
- kurucu önder3
- ak çomarların tartışmada fetöcü ilan etme eşiği3
- seri eksicim kooooş3
- abd de valilik adayına silahlı saldırı3
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak2
- mesai ücretine çöken iş veren2
- biraderitasyon2
- tung tung tung sahur3
- mel mel bakan birine usulca sokulmak2
- çomarizasyon2
- bir bela geliyor11
- tai lung42
- yalnızlık edebiyatı13
- rüyada çaylak olduğunu görmek2
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- türklerin yoğurt dışında icadının olmadığı gerçeği3
- çomarların herkesi pkk lı yapması2
- tulumba tatlısı6
- filenin sultanları7
- kredi kartı ile ödeme almayan esnaf2
- en sevmediğin insan tipleri9
- akılda kalan film replikleri2
william butler yeats siiri.
loreena mckennitt tarafindan harikulade bir kalitede notalara dokulmus, ruha dokunmustur.
http://www.youtube.com/watch?v=Wgm9vUGcDEI
orijinal sozleri:
WHERE dips the rocky highland
Of Sleuth Wood in the lake,
There lies a leafy island
Where flapping herons wake
The drowsy water rats;
There we've hid our faery vats,
Full of berrys
And of reddest stolen cherries.
Come away, O human child!
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than you can understand.
Where the wave of moonlight glosses
The dim gray sands with light,
Far off by furthest Rosses
We foot it all the night,
Weaving olden dances
Mingling hands and mingling glances
Till the moon has taken flight;
To and fro we leap
And chase the frothy bubbles,
While the world is full of troubles
And anxious in its sleep.
Come away, O human child!
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than you can understand.
Where the wandering water gushes
From the hills above Glen-Car,
In pools among the rushes
That scarce could bathe a star,
We seek for slumbering trout
And whispering in their ears
Give them unquiet dreams;
Leaning softly out
From ferns that drop their tears
Over the young streams.
Come away, O human child!
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than you can understand.
Away with us he's going,
The solemn-eyed:
He'll hear no more the lowing
Of the calves on the warm hillside
Or the kettle on the hob
Sing peace into his breast,
Or see the brown mice bob
Round and round the oatmeal chest.
For he comes, the human child,
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than he can understand.
Bu da cevirisi:
O yerde kayalık yükseltisi alçalır
Batar göle Sleuth Ormanları'nın,
Dağıtır kanat çırpan balıkçıllar
Uykusunu mayışık su sıçanlarının,
Uzanır yaprak kaplı bir ada;
Gizledik bizler işte orada
Dutlarla, çalıntı ve kıpkırmızı
Kirazlarla dolu peri küpümüzü.
Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!
Aydınlatır o yerde müphem ve hakî
Bir kumsalı halesi Ay'ın,
Yayan yürürüz o en uzaktaki
Burun'dan daha uzağa hep geceleyin,
Geçmiş dansları yaratarak,
Eller ve bakışları bibirine katarak
Ay kaçıp gidene değin ta ki.
Zıplarız oraya buraya
Köpüklü balonların peşinde neşeyle,
Dopdoluyken endişeyle
Ve uykusunda huzursuzken Dünya.
Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!
Yukarılarındaki tepelerden Glen-Car'ın
Başı boş suların fışkırdığı o yerde;
Ancak bir tek yıldızın arasında sazlıkların
Zar zor yıkanabildiği o birikintilerde
Arıyoruz pinekleyen bir alabalık
Kulaklarına sıkıntılı düşleri
Fısıldayarak ediyoruz armağan;
Eğilerek usulcacık
Genç akarsulara gözyaşları
Akıtan eğrelti otlarından.
Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!
Vakur gözlü bizimle birlikte
Geliyor uzağa:
Ne sıcak tepelikte
Dana böğürtülerini işitecek bir daha
Ne göğsüne ocaktaki çaydanlığın
Şakıdığı o huzurlu nağmeyi,
Ne de yulaf unu dolu sandığın
Çevresinde fır dönen esmer fareyi.
Çünkü bu sulara, yabanıllığa el ele
Geliyor bir peri ile
Ağlayışı bilebileceğinden daha çok
Bir dünyadan, o insancıl çocuk.
loreena mckennitt tarafindan harikulade bir kalitede notalara dokulmus, ruha dokunmustur.
http://www.youtube.com/watch?v=Wgm9vUGcDEI
orijinal sozleri:
WHERE dips the rocky highland
Of Sleuth Wood in the lake,
There lies a leafy island
Where flapping herons wake
The drowsy water rats;
There we've hid our faery vats,
Full of berrys
And of reddest stolen cherries.
Come away, O human child!
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than you can understand.
Where the wave of moonlight glosses
The dim gray sands with light,
Far off by furthest Rosses
We foot it all the night,
Weaving olden dances
Mingling hands and mingling glances
Till the moon has taken flight;
To and fro we leap
And chase the frothy bubbles,
While the world is full of troubles
And anxious in its sleep.
Come away, O human child!
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than you can understand.
Where the wandering water gushes
From the hills above Glen-Car,
In pools among the rushes
That scarce could bathe a star,
We seek for slumbering trout
And whispering in their ears
Give them unquiet dreams;
Leaning softly out
From ferns that drop their tears
Over the young streams.
Come away, O human child!
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than you can understand.
Away with us he's going,
The solemn-eyed:
He'll hear no more the lowing
Of the calves on the warm hillside
Or the kettle on the hob
Sing peace into his breast,
Or see the brown mice bob
Round and round the oatmeal chest.
For he comes, the human child,
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than he can understand.
Bu da cevirisi:
O yerde kayalık yükseltisi alçalır
Batar göle Sleuth Ormanları'nın,
Dağıtır kanat çırpan balıkçıllar
Uykusunu mayışık su sıçanlarının,
Uzanır yaprak kaplı bir ada;
Gizledik bizler işte orada
Dutlarla, çalıntı ve kıpkırmızı
Kirazlarla dolu peri küpümüzü.
Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!
Aydınlatır o yerde müphem ve hakî
Bir kumsalı halesi Ay'ın,
Yayan yürürüz o en uzaktaki
Burun'dan daha uzağa hep geceleyin,
Geçmiş dansları yaratarak,
Eller ve bakışları bibirine katarak
Ay kaçıp gidene değin ta ki.
Zıplarız oraya buraya
Köpüklü balonların peşinde neşeyle,
Dopdoluyken endişeyle
Ve uykusunda huzursuzken Dünya.
Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!
Yukarılarındaki tepelerden Glen-Car'ın
Başı boş suların fışkırdığı o yerde;
Ancak bir tek yıldızın arasında sazlıkların
Zar zor yıkanabildiği o birikintilerde
Arıyoruz pinekleyen bir alabalık
Kulaklarına sıkıntılı düşleri
Fısıldayarak ediyoruz armağan;
Eğilerek usulcacık
Genç akarsulara gözyaşları
Akıtan eğrelti otlarından.
Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!
Vakur gözlü bizimle birlikte
Geliyor uzağa:
Ne sıcak tepelikte
Dana böğürtülerini işitecek bir daha
Ne göğsüne ocaktaki çaydanlığın
Şakıdığı o huzurlu nağmeyi,
Ne de yulaf unu dolu sandığın
Çevresinde fır dönen esmer fareyi.
Çünkü bu sulara, yabanıllığa el ele
Geliyor bir peri ile
Ağlayışı bilebileceğinden daha çok
Bir dünyadan, o insancıl çocuk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar