bugün
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek21
- dilekçeye nasıl başlanır8
- bir beden küçük kıyafet almak5
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko5
- nas suresini duyunca cinler4
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat36
- şu an ne isterdin6
- ordu borazanı sesi çıkaran kezo3
- dincilere laf anlatmakta çalışmak17
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- gündüz uyukunun gelmesi gece gelmemesi3
- birbirinden ilgisiz incil metinleri okumak2
- rivayetlerin sınırsız bollukla sunulması3
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- define videoları izlemek3
- edep sen ne güzel şeysin2
- açım aç2
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- çocukluk arkadaşlığı2
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- galatasaray vs akp12
- mustafa sarıgül pornosu3
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- kaçak çay18
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- kadehi bitirip kedi gibi yieeeaah diye bağırmak2
- fon vurgunu54
- kürk mantolu madonna6
- cinler3
- borsa istanbul19
- hakkı bulut3
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- from gold from dust34
- muslettin amca tarzı entry girmek5
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- burhan çaçan ın burhan çaçan olduğu yıllar3
- bir adam vardı canı sıkılan2
- abdülkadir selvi2
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- atatürkçü insanların genelde zafer partili olması4
- şabat şalom5
- taksiciyimbebegim5
- çilekli pasta yiyen erkek7
- testo taylan'ın ziyaret edebileceği sözlük yazarı2
- günün büyüsü2
william butler yeats siiri.
loreena mckennitt tarafindan harikulade bir kalitede notalara dokulmus, ruha dokunmustur.
http://www.youtube.com/watch?v=Wgm9vUGcDEI
orijinal sozleri:
WHERE dips the rocky highland
Of Sleuth Wood in the lake,
There lies a leafy island
Where flapping herons wake
The drowsy water rats;
There we've hid our faery vats,
Full of berrys
And of reddest stolen cherries.
Come away, O human child!
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than you can understand.
Where the wave of moonlight glosses
The dim gray sands with light,
Far off by furthest Rosses
We foot it all the night,
Weaving olden dances
Mingling hands and mingling glances
Till the moon has taken flight;
To and fro we leap
And chase the frothy bubbles,
While the world is full of troubles
And anxious in its sleep.
Come away, O human child!
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than you can understand.
Where the wandering water gushes
From the hills above Glen-Car,
In pools among the rushes
That scarce could bathe a star,
We seek for slumbering trout
And whispering in their ears
Give them unquiet dreams;
Leaning softly out
From ferns that drop their tears
Over the young streams.
Come away, O human child!
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than you can understand.
Away with us he's going,
The solemn-eyed:
He'll hear no more the lowing
Of the calves on the warm hillside
Or the kettle on the hob
Sing peace into his breast,
Or see the brown mice bob
Round and round the oatmeal chest.
For he comes, the human child,
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than he can understand.
Bu da cevirisi:
O yerde kayalık yükseltisi alçalır
Batar göle Sleuth Ormanları'nın,
Dağıtır kanat çırpan balıkçıllar
Uykusunu mayışık su sıçanlarının,
Uzanır yaprak kaplı bir ada;
Gizledik bizler işte orada
Dutlarla, çalıntı ve kıpkırmızı
Kirazlarla dolu peri küpümüzü.
Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!
Aydınlatır o yerde müphem ve hakî
Bir kumsalı halesi Ay'ın,
Yayan yürürüz o en uzaktaki
Burun'dan daha uzağa hep geceleyin,
Geçmiş dansları yaratarak,
Eller ve bakışları bibirine katarak
Ay kaçıp gidene değin ta ki.
Zıplarız oraya buraya
Köpüklü balonların peşinde neşeyle,
Dopdoluyken endişeyle
Ve uykusunda huzursuzken Dünya.
Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!
Yukarılarındaki tepelerden Glen-Car'ın
Başı boş suların fışkırdığı o yerde;
Ancak bir tek yıldızın arasında sazlıkların
Zar zor yıkanabildiği o birikintilerde
Arıyoruz pinekleyen bir alabalık
Kulaklarına sıkıntılı düşleri
Fısıldayarak ediyoruz armağan;
Eğilerek usulcacık
Genç akarsulara gözyaşları
Akıtan eğrelti otlarından.
Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!
Vakur gözlü bizimle birlikte
Geliyor uzağa:
Ne sıcak tepelikte
Dana böğürtülerini işitecek bir daha
Ne göğsüne ocaktaki çaydanlığın
Şakıdığı o huzurlu nağmeyi,
Ne de yulaf unu dolu sandığın
Çevresinde fır dönen esmer fareyi.
Çünkü bu sulara, yabanıllığa el ele
Geliyor bir peri ile
Ağlayışı bilebileceğinden daha çok
Bir dünyadan, o insancıl çocuk.
loreena mckennitt tarafindan harikulade bir kalitede notalara dokulmus, ruha dokunmustur.
http://www.youtube.com/watch?v=Wgm9vUGcDEI
orijinal sozleri:
WHERE dips the rocky highland
Of Sleuth Wood in the lake,
There lies a leafy island
Where flapping herons wake
The drowsy water rats;
There we've hid our faery vats,
Full of berrys
And of reddest stolen cherries.
Come away, O human child!
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than you can understand.
Where the wave of moonlight glosses
The dim gray sands with light,
Far off by furthest Rosses
We foot it all the night,
Weaving olden dances
Mingling hands and mingling glances
Till the moon has taken flight;
To and fro we leap
And chase the frothy bubbles,
While the world is full of troubles
And anxious in its sleep.
Come away, O human child!
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than you can understand.
Where the wandering water gushes
From the hills above Glen-Car,
In pools among the rushes
That scarce could bathe a star,
We seek for slumbering trout
And whispering in their ears
Give them unquiet dreams;
Leaning softly out
From ferns that drop their tears
Over the young streams.
Come away, O human child!
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than you can understand.
Away with us he's going,
The solemn-eyed:
He'll hear no more the lowing
Of the calves on the warm hillside
Or the kettle on the hob
Sing peace into his breast,
Or see the brown mice bob
Round and round the oatmeal chest.
For he comes, the human child,
To the waters and the wild
With a faery, hand in hand,
For the world's more full of weeping than he can understand.
Bu da cevirisi:
O yerde kayalık yükseltisi alçalır
Batar göle Sleuth Ormanları'nın,
Dağıtır kanat çırpan balıkçıllar
Uykusunu mayışık su sıçanlarının,
Uzanır yaprak kaplı bir ada;
Gizledik bizler işte orada
Dutlarla, çalıntı ve kıpkırmızı
Kirazlarla dolu peri küpümüzü.
Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!
Aydınlatır o yerde müphem ve hakî
Bir kumsalı halesi Ay'ın,
Yayan yürürüz o en uzaktaki
Burun'dan daha uzağa hep geceleyin,
Geçmiş dansları yaratarak,
Eller ve bakışları bibirine katarak
Ay kaçıp gidene değin ta ki.
Zıplarız oraya buraya
Köpüklü balonların peşinde neşeyle,
Dopdoluyken endişeyle
Ve uykusunda huzursuzken Dünya.
Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!
Yukarılarındaki tepelerden Glen-Car'ın
Başı boş suların fışkırdığı o yerde;
Ancak bir tek yıldızın arasında sazlıkların
Zar zor yıkanabildiği o birikintilerde
Arıyoruz pinekleyen bir alabalık
Kulaklarına sıkıntılı düşleri
Fısıldayarak ediyoruz armağan;
Eğilerek usulcacık
Genç akarsulara gözyaşları
Akıtan eğrelti otlarından.
Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!
Vakur gözlü bizimle birlikte
Geliyor uzağa:
Ne sıcak tepelikte
Dana böğürtülerini işitecek bir daha
Ne göğsüne ocaktaki çaydanlığın
Şakıdığı o huzurlu nağmeyi,
Ne de yulaf unu dolu sandığın
Çevresinde fır dönen esmer fareyi.
Çünkü bu sulara, yabanıllığa el ele
Geliyor bir peri ile
Ağlayışı bilebileceğinden daha çok
Bir dünyadan, o insancıl çocuk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar