bugün
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi15
- kurtar bizi müsavat11
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi9
- devran dönecek6
- nervio11
- garip başlıklar5
- ülke gündemini umursamamak6
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız5
- idam cezasının geri gelmesi6
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı26
- yeni parti7
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı15
- lan ın ingilizcesi4
- cumartesi pazarı4
- meme gerdirme operasyonu8
- sabah yürüyüşü8
- bakırköy4
- ayakkabıları ters giymek4
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken5
- baharın uzayıp yazın gelmemesi2
- sözlükteki galatasaraylılar7
- dem seçmeni erdoğan'a oy verir mi2
- kemal kılıçdaroğlu4
- okan buruk11
- victor osimhen16
- ahmet baran yazgan8
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak2
- karpuzcu libos panda2
- meczubun peşinden gitmek4
- patates sulusu2
- rahatın hiç uğramadığı kalp4
- hayat seks yemek kültür ve sanattır2
- yahudi cesaret madalyalı lider mi olur sorunsalı2
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak5
- jinekomasti olmuş erkeğin göğüsleriyle oynamak3
- biranın üstüne rakı içmek6
- ona bir şey söyle4
- kuşbaşılı pide3
- 13 ağustos 2026 süleymancılara operasyon yapılması2
- jinekomasti yaptıran sözlük erkekleri3
- trabzonspor2
- z kuşağı5
- dursun özbek4
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- 1 euro 55 33 tl2
- kıyma çeken kasaba nasıl kıydın diye sitem etmek2
- anın görüntüsü31
- toprağı öpen gözyaşları3
- yaratılmışların en üstünü3
haddı müdafaa adlı kitabında bugün kendisini eleştiren, sadece programdaki eleştirilerinin günümüz popülist yaklaşımları olduğuna zannederek yüzeysel idraklarıyla yılan ve fare gibi betimlemelere layık görülmüş,yarı asosyal internet feveranlarımızın bu sosyaliteyi nasıl bulup da herkesi/otu boku, evveline dahi bakmadan nasıl eleştirebildiğini, bu eleştirel alt kültürün nasıl oluşturulduğunu, gırgır sarısı'ndan yola çıkarak tüm altyapısını birbir anlattığı muhteşem yazardır. *
nihat genç gibi türkiye'nin en çok sansüre uğrayan, hakkında en fazla dava açılan yazarının, bu haklı ve "onurlu" savaşı, bugün kendisini sadece bir geyik malzemesi olarak görebilecek kadar gevşek ve yüzeysel internet kullanıcısı bireyin, onu da geçip sadece popülist bir salya sümüklükle saldırıldığı, bu alt kültürün oluşturulmasının en başında savaş vermiş ve direnmiş, hakkındaki davaları da sırf bu nedenle mertçe göğüslemiş ve hiçbir zaman da bundan dolayı şikayette bulunmamış, başkalarına ağlamamış olduğunu tekrar ve tekrar göstermekten öte bir işe yaramamıştır, onu çok öncesinden bilen, okuyan ve bilenlerin nezdinde.
"nihat genç herkese saldırıyor" şeklindeki argümanını sadece, "popülizm yapıyor" olarak algılayabilecek altyapısızlıkla zaten hakkındaki eleştirilerinin balanssızlığı görünürken de bir mesaj veriyor onu gözleri kapalı eleştiren güruh. işte günün dejenere olup, kolay olana rağbet gösteren ama halkçılığın bile içindeki sadeliği bir ritüel ve popülizm uğruna seçmiş ve bu sosyal temelin işleyişinden haberi olmayan eleştiri makinesi genç bünyelerin sadece tüketici oluşu gerçeği...
mühim olan kısa pantolonu bile görmemiş bir tüketici topluluğun mürekkebin kağıtta bıraktığı izden bihaber olmasıdır. söz uçar, o iz kalır. en azından iz bırakabilmektedir nihat genç, hakkında dava açılabilmesi için de küfrünü buradan edebilmektedir, çünkü adını bile belli etmeyen ve köşelerinden tüketmeye programlananlar gibi ya da karşı olduğu yoz kültürün içindekilerin saçma saldırılarından korkmamaktadır. bir güruhu "er meydanına çıkın" derken de bunun için eleştirmiştir. ama yemez, hiçbir zaman da yemeyecektir.
nihat genç popülizme, gündelik seçimlere ve bu seçimlerden kendisine pay biçmek için kefen yarışına girenlere karşıdır. her kitabında bunu vurgular, buna küfreder. ama hakkındaki tüm birikimi bir televizyon kanalının bir televizyon programı olan bünyelerden nasıl derinliği olan yorumlar beklenebilir ki?
zaten güzel ülkemde bir yazarı eleştirmek, bir fikir adamını dinlemek için televizyon kültürünün verdiği kolaylık, basitlik yeterlidir ne de olsa! kitaplar, eserler, yıllardır verilen mücadele, mertçe göğüs gerilen dava/fikir/yol önemsizdir. mühim olan, sözlükte, forumda, orda-burda, ötelerde kendisini okuyan herkese "eleştireni bile eleştiriyorum" mesajları vermektir. böyle yaparak bile farklı olamadığını, bir fikrin içeriğinden bihaber, sadece bir televizyon öğesi olarak algılayabileceğini de göstermiş olur. basitliğini kendi eleştirisiyle tesciller. isimler, mürekkep olmadan, olamadan...
sözlüklerde en derinlemesine yazılar yazan, en ulvi ve yere oturtacak mantıklılıkta içerikle de dayayan döşeyen bünyenin ayağında converse yok mudur zaten?
işte nihat genç bunu anlatır, buna küfreder, bunun mücadelesini verir.
bunu anlamaya muktedir olana/olabilene...
nihat genç gibi türkiye'nin en çok sansüre uğrayan, hakkında en fazla dava açılan yazarının, bu haklı ve "onurlu" savaşı, bugün kendisini sadece bir geyik malzemesi olarak görebilecek kadar gevşek ve yüzeysel internet kullanıcısı bireyin, onu da geçip sadece popülist bir salya sümüklükle saldırıldığı, bu alt kültürün oluşturulmasının en başında savaş vermiş ve direnmiş, hakkındaki davaları da sırf bu nedenle mertçe göğüslemiş ve hiçbir zaman da bundan dolayı şikayette bulunmamış, başkalarına ağlamamış olduğunu tekrar ve tekrar göstermekten öte bir işe yaramamıştır, onu çok öncesinden bilen, okuyan ve bilenlerin nezdinde.
"nihat genç herkese saldırıyor" şeklindeki argümanını sadece, "popülizm yapıyor" olarak algılayabilecek altyapısızlıkla zaten hakkındaki eleştirilerinin balanssızlığı görünürken de bir mesaj veriyor onu gözleri kapalı eleştiren güruh. işte günün dejenere olup, kolay olana rağbet gösteren ama halkçılığın bile içindeki sadeliği bir ritüel ve popülizm uğruna seçmiş ve bu sosyal temelin işleyişinden haberi olmayan eleştiri makinesi genç bünyelerin sadece tüketici oluşu gerçeği...
mühim olan kısa pantolonu bile görmemiş bir tüketici topluluğun mürekkebin kağıtta bıraktığı izden bihaber olmasıdır. söz uçar, o iz kalır. en azından iz bırakabilmektedir nihat genç, hakkında dava açılabilmesi için de küfrünü buradan edebilmektedir, çünkü adını bile belli etmeyen ve köşelerinden tüketmeye programlananlar gibi ya da karşı olduğu yoz kültürün içindekilerin saçma saldırılarından korkmamaktadır. bir güruhu "er meydanına çıkın" derken de bunun için eleştirmiştir. ama yemez, hiçbir zaman da yemeyecektir.
nihat genç popülizme, gündelik seçimlere ve bu seçimlerden kendisine pay biçmek için kefen yarışına girenlere karşıdır. her kitabında bunu vurgular, buna küfreder. ama hakkındaki tüm birikimi bir televizyon kanalının bir televizyon programı olan bünyelerden nasıl derinliği olan yorumlar beklenebilir ki?
zaten güzel ülkemde bir yazarı eleştirmek, bir fikir adamını dinlemek için televizyon kültürünün verdiği kolaylık, basitlik yeterlidir ne de olsa! kitaplar, eserler, yıllardır verilen mücadele, mertçe göğüs gerilen dava/fikir/yol önemsizdir. mühim olan, sözlükte, forumda, orda-burda, ötelerde kendisini okuyan herkese "eleştireni bile eleştiriyorum" mesajları vermektir. böyle yaparak bile farklı olamadığını, bir fikrin içeriğinden bihaber, sadece bir televizyon öğesi olarak algılayabileceğini de göstermiş olur. basitliğini kendi eleştirisiyle tesciller. isimler, mürekkep olmadan, olamadan...
sözlüklerde en derinlemesine yazılar yazan, en ulvi ve yere oturtacak mantıklılıkta içerikle de dayayan döşeyen bünyenin ayağında converse yok mudur zaten?
işte nihat genç bunu anlatır, buna küfreder, bunun mücadelesini verir.
bunu anlamaya muktedir olana/olabilene...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar