bugün
- insanın geçmişinin karanlık olması7
- içtim şarabı13
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız4
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi9
- ilişkilerde fizik mi kimya mı önemlidir sorgusu3
- aşure yapan sözlük kızları7
- kadir inanır22
- insan olmaya ceyrek kala3
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet17
- bazen şık bazen relax mod2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- türkiye bedava para kazananlar ülkesidir2
- hiç kimsenin sevmediği bir insana aşık olmak2
- aşk5
- en son ne yediniz2
- rakı sevmemek6
- trolluğun zeka gerektirdiği gerçeği3
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar7
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- 7 aydır berlinde yaşıyorum soruları alayım7
- yalaka2
- bu sıcakta karpuz tarlasında çalışmak4
- şeriatçıları afganistana sürmek4
- sözlükteki gizli düşmanım6
- görücü usulü2
- okumuş hırt2
- kemalist dünya24
- iran'ın abd saldırısına karşılık tehdidi5
- dünya da her insanın bir ismi olması3
- kezoya baka baka yağlarını eritmek2
- hayattaki şans seviyeniz4
- çok güzel ama manyak kadın7
- bioloji2
- fight club5
- mustafa kemal atatürk7
- cevcet2
- her insanın bir cini olması5
- sophia osako2
- anın görüntüsü20
- hesabı gizliye almak3
- üniversitelerin gereksiz olması16
- kaşar5
- kitabı yazarın mezarına bırakıp gitmek6
- aylık 395 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- true'nun çaylak olması16
- portekiz'in dünya kupası kazanma ihtimali3
- yagmurcu3
- osurdum3
- içinden canavar çıkan insan4
- yapay zeka ile flört uygulaması yazmak2
muhabbet etmeye ant içmiş kişilerdir. karşısının muhabbet etme isteğinin onun için önemi yoktur. seve seve olmazsa sike sike muhabbet edecektir.
yer olmadığından servis şoförünün yanına oturduğum bir iş çıkışı. zaten istanbul'da kıtalararası yolculuk yapıyorum. günün yoğunluğunun üstüne mesaiye de kalmışım ekstra yorgunum yani. kulaklığımı taktım, gözlerimi kapattım. tek umudum biraz dinlenmek.
servis şöförü bir iki kez muhabbet başlatıcı hareketlerde bulundu. kulaklığım var duymuyorum numarasına yattım.
biraz zaman geçti. ve allah beni kahretsin ki gözlerimi açtım. meğerse yavşak sauron'un gözü gibi beni gözlüyormuş. göz teması kurulduğu anda kurtuluşum yoktu. ve efsane cümle ile açılışı yaptık.
- trafik de sıkışık.
pezevenk sendeki gözde bendeki ne. görüyoruz amk. trafik sıkışık. bir de asrın tespitini yapmış gibi mimikler filan.
neyse birkaç cümleden sonra muhabbeti kapatmaya çalıştım. biraz sonra birşeyler daha söyledi. ondan sonra adam dürttü resmen.
- şşşş bak bak kazaya bak.
lan bana ne? dilber ay'ın dediği gibi "zorunda mıyım?" demek isterdim ama neyse dedim.
ilgileniyormuş gibi yaptım. ama kaçarı yoktu artık. baktım adam tsunami gibi geliyor. ne kulaklık dinliyor, ne gözü kapatma dinliyor. setleri tek tek yıkıyor. ben de dinliyormuş gibi yapmaya başladım. adam da anlattıkça anlattı.
dayanamadım mazoşistliğin dibine vurdum
- sizin de işiniz zor be!
dedim. beyin sikişinde sınırları zorladım.
----
benzerlerini şehirlerarası otobüs yolculuğunda yaşarım. önümde oturan teyze yanındaki genç kıza.
- kızım kurabiye yer misin?
- kızım okuyor musun?
- pek de güzelmişsin.
- sen de mi X şehrine gidiyorsun (be amına kodumun karısı herkes oraya gidiyor işte)
tuzaklarından biri ile yanaşır. kız nezaket icabı güleryüz gösterdi mi bittiğinin resmidir.
sonra torununun einstein olduğunu mu öğreniriz? futbolda messi kadar yeteneği olduğunu mu? yoksa varady gibi bir gitar virtiözü olduğunu mu?
övgü edebiyatı ilgi yitirdiğinde yergi edebiyatı başlar.
- damadının hayırsızlığından
- emeklililerin sorunlarına kadar
her türlü sorun dinlenilir.
----
sözün özü kaçıs yoktur bunlardan efenim. siz setler kurdukça onlar aşacak yöntemler bulur. en temizi dinliyormuş gibi yapmak, arada kafa sallamak ve suratına bir yumruk patlatsanız suratının alacağı şekil gibi yaratıcı unsurları hayal etmektir.
yer olmadığından servis şoförünün yanına oturduğum bir iş çıkışı. zaten istanbul'da kıtalararası yolculuk yapıyorum. günün yoğunluğunun üstüne mesaiye de kalmışım ekstra yorgunum yani. kulaklığımı taktım, gözlerimi kapattım. tek umudum biraz dinlenmek.
servis şöförü bir iki kez muhabbet başlatıcı hareketlerde bulundu. kulaklığım var duymuyorum numarasına yattım.
biraz zaman geçti. ve allah beni kahretsin ki gözlerimi açtım. meğerse yavşak sauron'un gözü gibi beni gözlüyormuş. göz teması kurulduğu anda kurtuluşum yoktu. ve efsane cümle ile açılışı yaptık.
- trafik de sıkışık.
pezevenk sendeki gözde bendeki ne. görüyoruz amk. trafik sıkışık. bir de asrın tespitini yapmış gibi mimikler filan.
neyse birkaç cümleden sonra muhabbeti kapatmaya çalıştım. biraz sonra birşeyler daha söyledi. ondan sonra adam dürttü resmen.
- şşşş bak bak kazaya bak.
lan bana ne? dilber ay'ın dediği gibi "zorunda mıyım?" demek isterdim ama neyse dedim.
ilgileniyormuş gibi yaptım. ama kaçarı yoktu artık. baktım adam tsunami gibi geliyor. ne kulaklık dinliyor, ne gözü kapatma dinliyor. setleri tek tek yıkıyor. ben de dinliyormuş gibi yapmaya başladım. adam da anlattıkça anlattı.
dayanamadım mazoşistliğin dibine vurdum
- sizin de işiniz zor be!
dedim. beyin sikişinde sınırları zorladım.
----
benzerlerini şehirlerarası otobüs yolculuğunda yaşarım. önümde oturan teyze yanındaki genç kıza.
- kızım kurabiye yer misin?
- kızım okuyor musun?
- pek de güzelmişsin.
- sen de mi X şehrine gidiyorsun (be amına kodumun karısı herkes oraya gidiyor işte)
tuzaklarından biri ile yanaşır. kız nezaket icabı güleryüz gösterdi mi bittiğinin resmidir.
sonra torununun einstein olduğunu mu öğreniriz? futbolda messi kadar yeteneği olduğunu mu? yoksa varady gibi bir gitar virtiözü olduğunu mu?
övgü edebiyatı ilgi yitirdiğinde yergi edebiyatı başlar.
- damadının hayırsızlığından
- emeklililerin sorunlarına kadar
her türlü sorun dinlenilir.
----
sözün özü kaçıs yoktur bunlardan efenim. siz setler kurdukça onlar aşacak yöntemler bulur. en temizi dinliyormuş gibi yapmak, arada kafa sallamak ve suratına bir yumruk patlatsanız suratının alacağı şekil gibi yaratıcı unsurları hayal etmektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar