bugün
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması8
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- özgür özel15
- monica bellucci'ye aşık olmak3
- çerçeve yasa30
- nasıl bir kadın2
- türbede dua etmenin şirk olması13
- sokakta öpüşmek7
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- engelleyen insan kibri6
- yurt dışı çıkış harcı8
- ben bir ceviz agacıyım6
- sürekli kendini öven insan6
- beyazconverse6
- mısır'ın mekke anlaşması'na katılmaması2
- dilan4
- mashle2
- akıl verme vereceksen huzur ver6
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- kusi2
- victor osimhen10
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması8
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor6
- apo milletvekili olursa olacaklar3
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- ey sözlük ahalisi öyle aşığım ki3
- mezarlıkta ağlayan kızın asıl amacı5
- habire122
- nervio hamferdi3
- arkadaşlar bakar mısınız3
- romelu lukaku8
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım6
- satürnün halkasına imam hatip açmak6
- g i l d e d l i l y9
- yazarların son içtiği içecek4
- sadece başlığı açacak kadar düşünebilmek4
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- sözlükten giden yazarların hemen unutulması2
- evde fare görmek6
- yumurtalı ekmeğe french toast diyen elitist2
- yumurtayı sucuklu yiyen insan kibri3
- rüyalar aleminden ruhlar alemine geçiş3
- biliyorum ama soylemem3
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz5
- askeri imam hatip lisesi5
- dump atan erkek mi olur aw4
- ümmetçilerin apo sevgisi6
- insanları kuşaklara ayırmak vs burçlara ayırmak3
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eger.
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eger.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eger.
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eger.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eger.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı egerr.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eger.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eger.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eger.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eger.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eger.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eger.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eger.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eger.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eger.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eger.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eger.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eger.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eger.
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eger.
inanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eger.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eger.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eger.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eger!!
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eger.
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eger.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eger.
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eger.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eger.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı egerr.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eger.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eger.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eger.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eger.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eger.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eger.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eger.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eger.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eger.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eger.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eger.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eger.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eger.
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eger.
inanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eger.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eger.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eger.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eger!!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar