bugün
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam13
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı75
- tinto brass5
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi5
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi4
- hamas denince akla gelenler3
- sobaları hazırlayın6
- terapi niteliğindeki şeyler13
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir5
- abd ara seçimleri ve trump'a azil alarmı2
- mika kase3
- eoka'nın amacı2
- filistinli hamas'ın müslümana muamelesi2
- türklerin özellikleri5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- sabah yedi buçukta işe başlamak3
- mika raun vardı nerede şimdi2
- o 8 0 diyen biri vardı5
- sözlükte kim kimle sevgili27
- cumali ceber2
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- kediyi haşlanmış işkembeyle beslemek2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- erkeği erkeğe düşüren cinsten karı2
- ilhan irem dinleyen erkek2
- sandra bullock4
- nervio43
- möchtest du mit mir befreundet sein2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- votka2
- sözlüğün en şık erkeği12
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fenerbahçeli yazarlar8
- tulumba tatlısı2
- aşk10
- kışın gelmesi2
- iyi menemenin sırrı7
- arabada sakso4
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
nanna'nın anlamı parlak olandır. kendisi ay tanrıdırı. sümerdeki adı nanna'dır. ama büyük sargon sümeri ele geçirdiğinde ona sin derler. ilk adı nanna olmasına rağmen akadca veya samice adı olan sin adı ile daha çok bilinir. tanrı enlil'in yasal eşi olan ninlil'den doğma bu tanrının şehri sümerlerin ur'udur. şehirde kendisi için yapılan tapınağa agişnugal adını vermişler. yani; tahtın tohumunun evi. ur halkı bu tanrıyı çok severmiş ve şehrin bereket ve bolluğunu sin'e bağlarmış. çünkü şehir sümer'in tahır ambarıymış. diğer şehirlere tahıl, koyun ve davar sağlarmış. ama ur büyük bir felakete uğrayıp yok olmuştur. bu felaketin ne olduğu tam olarak bilinmese bile ambarlarında tahıl kalmamış, tanrıların akşam yemekleri tatsızlarmış, şarabın ve balın sonu gelmiş, adaklar kesilmiş, sandallar işlemez hale gelmiş, kıyılarında yiyecek bitmez hale gelmiştir. şehrin tanrısı sin, karısı ningal ile birlikte şehri terk etmiştir.
bunun nedeni olarak ise sin'in babası enlil'in tahtına göz diktiği ve onunla savaştığı, tanrıların sin'e kızıp şehrini yok ettiği ve sürgüne gönderdiği yazılıdır. bu metinlerin yazıldığı tarih ile yaklaşık aynı dönemlerde ibrahim de ur'u terk etmiş ve tıpkı sin gibi harran'a göç etmiştir. harran ise ur'un kopyası olarak kurulmuştur. artık bu bölgede sin en büyük tanrı olarak anılmaya başlayacaktır. harran'a gittikten bir süre sonra yüklere yükselen ve dünyaya bir daha gelmeyen bu tanrı, takipçileri sümerde zaferler kazanmaya başlayınca geri döner. tanrı göklerden aşağıya geri dönmüştür. kendisine gelin bulmak için harran'a giden yakup, tevratta anlatıldığı üzere yeryüzünden gökyüzüne bir merdiven dikildiğini görür. o merdivende de tanrının melekleri çıkmakta ve inmektedir.
geri dönen sadece kendisi değildi. çok bilinen iki ikiz çocuğu inanna ve utu da dünyaya geri dönmüştü. göktekiz gezegeni venüs olan ve hristiyanlıkla beraber lucifer olarak adlandırılacak olan inanna zamanla savaş, bilgelik ve fahişelerin tanrıçası olurken, utu(şamaş) adaletin tanrısı olmuştur. hamurabi kanunları, utu'nun insanlığa bir hediyesi olarak kabul edilirdi(ki ilk kanun hamurabi'den çok daha önce yazılmıştır). buradan yola çıkıp, on emri musa'ya veren tanrının şamaş olduğu söyleyebilirim. şamaş bilindiği üzere güneş demek. kendisi güneş tanrısıdır. arapça güneş demek olan şems ve ingilizce sun kelimelerinin kökeni bu tanrıdır. şemsiye derken bile şamaş'ın adını zikrediyoruz!
bu üçlü tanrı grubu, yani sin-şamaş-inanna üçlüsü, uzunca bir süre sonra lübnan ve suriye civarlarında el-baal-anat üçlüsü olarak anılacak ve tapılmaya başlanacaktır. hatta bu üçlüden anat/inanna/iştar/astarte olanı, tevrata oldukça fazla bir şekilde konu olacak ve zebur diye bilinen kısımların baş kahramanı olacaktır. an-enlil-enki üçlüsü unutulmaya yüz tutmuştur artık.
bu üçlü ile beraber takılan bir diğer tanrı da sin'in öz kardeşi adad/teşup'tur. toros dağlarına adını veren bu tanrı, yeğeni inanna'nın da bir dönem sevgilisi olmuştur.
bunun nedeni olarak ise sin'in babası enlil'in tahtına göz diktiği ve onunla savaştığı, tanrıların sin'e kızıp şehrini yok ettiği ve sürgüne gönderdiği yazılıdır. bu metinlerin yazıldığı tarih ile yaklaşık aynı dönemlerde ibrahim de ur'u terk etmiş ve tıpkı sin gibi harran'a göç etmiştir. harran ise ur'un kopyası olarak kurulmuştur. artık bu bölgede sin en büyük tanrı olarak anılmaya başlayacaktır. harran'a gittikten bir süre sonra yüklere yükselen ve dünyaya bir daha gelmeyen bu tanrı, takipçileri sümerde zaferler kazanmaya başlayınca geri döner. tanrı göklerden aşağıya geri dönmüştür. kendisine gelin bulmak için harran'a giden yakup, tevratta anlatıldığı üzere yeryüzünden gökyüzüne bir merdiven dikildiğini görür. o merdivende de tanrının melekleri çıkmakta ve inmektedir.
geri dönen sadece kendisi değildi. çok bilinen iki ikiz çocuğu inanna ve utu da dünyaya geri dönmüştü. göktekiz gezegeni venüs olan ve hristiyanlıkla beraber lucifer olarak adlandırılacak olan inanna zamanla savaş, bilgelik ve fahişelerin tanrıçası olurken, utu(şamaş) adaletin tanrısı olmuştur. hamurabi kanunları, utu'nun insanlığa bir hediyesi olarak kabul edilirdi(ki ilk kanun hamurabi'den çok daha önce yazılmıştır). buradan yola çıkıp, on emri musa'ya veren tanrının şamaş olduğu söyleyebilirim. şamaş bilindiği üzere güneş demek. kendisi güneş tanrısıdır. arapça güneş demek olan şems ve ingilizce sun kelimelerinin kökeni bu tanrıdır. şemsiye derken bile şamaş'ın adını zikrediyoruz!
bu üçlü tanrı grubu, yani sin-şamaş-inanna üçlüsü, uzunca bir süre sonra lübnan ve suriye civarlarında el-baal-anat üçlüsü olarak anılacak ve tapılmaya başlanacaktır. hatta bu üçlüden anat/inanna/iştar/astarte olanı, tevrata oldukça fazla bir şekilde konu olacak ve zebur diye bilinen kısımların baş kahramanı olacaktır. an-enlil-enki üçlüsü unutulmaya yüz tutmuştur artık.
bu üçlü ile beraber takılan bir diğer tanrı da sin'in öz kardeşi adad/teşup'tur. toros dağlarına adını veren bu tanrı, yeğeni inanna'nın da bir dönem sevgilisi olmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar