bugün
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek5
- dm açsana diyen erkek5
- bilmediğin numaraya alo dedin yandın4
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları6
- özgür özel'in tutuklanması5
- terörsüz türkiye de yasal süreç4
- arka kapının gıcırdaması3
- magnezyum ve colagen kullanmak5
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması6
- nihoşun ölümü4
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi11
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- lore peyniri3
- ama kent uzlaşısı6
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması6
- mayışın çekildiği günlerde sucuk yemek2
- aile hekimi4
- midilli adası6
- theodor herzl e devlet madalyası vermek4
- leon2
- meal kuran değildir26
- lor peynirini krem peynir haline getirmek2
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı5
- lionel messi3
- ülkücü vs pkklı3
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim2
- duş almak vs duş yapmak6
- çağımızın hastalığı2
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- online kumar4
- geceye güzel bir söz bırak6
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- pforzheim şu an 21 derece3
- 05 08 2026 ankara daki yoğun osuruk kokusu2
- 2026 ağustos ayının serin geçmesi3
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- gecenin film sahnesi5
- euro'nun 55 tl olması2
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- stack overflow kopyala yapıştır4
- iremga12
- afrika nasıl kalkınabilir15
- erkek gibi konuşan kız7
- dinamo zagreb'in kauno zalgiris'i 5 0 yenmesi3
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- 5 ağustos 20263
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- dürüm yerken uzaklara dalmak3
- bella hadid5
imf'den kurtulmak gerçekte ne demek? çok özet olarak iki şey: birincisi yurtdışına görece yüksek faiz, reel değerine göre düşük kur politikasından vazgeçmek demektir. ikincisi de gereksiz faiz dışı fazla vermekten vazgeçip, devletin senyoraj hakkını harcamaları ve borç ödemelerini finanse etmek için kullanmaya başlaması demektir.
türkiye'de döviz kuru olması gereken değerin altında mıdır? evet. bizzat tcmb'nin hazırladığı reel kur endeksine göre öyledir. isteyen gider tcmb'nin istatistik sayfasına girip kontrol eder.
türk lirasının faizi dışarıya görece yüksek midir? hiç şüphesiz öyledir. isteyen herhangi bir forex sitesinin swap faizleri veya taşıma maliyetleri verileri sayfasını açar ve oradaki muhtemelen işlem gören bütün kurların içinde en yüksek faizi veren para birimine sahip olduğumuzu görür. zaten bu faizi vermesek, döviz kuru seviyesi de olması gereken düzeyin altında olmayacaktır.
gelelim faiz dışı fazlaya. devlet vatandaşlarından vergi alıyor ama bunun hepsini vatandaşları için harcamıyor. bir kısmını borç ödemek için kullanıyor. işte devletin gelirleri ile faiz ödemeleri dışındaki harcamaları arasındaki bu farka faiz dışı fazla deniyor. faiz dışı fazlanın yüksek olmasını isteyen imf zihniyetidir. bahanesi nedir? yüksek faiz dışı fazla verirsenin borcunuz da düşer. iyi de devletin borcunun düşmesini isteme sebebimiz nedir? milli gelirimizin daha az bir kısmını faiz ödemelerine ayırmak istememiz değil mi? o halde devletin borcu düşerken veya da en azından milli gelire göre oranı azalırken, özel sektörün ve hane halkının borçlarının milli gelirden daha fazla artmasının kötülüğünün görülememesinin izah edilebilir bir tarafı var mı? ülkecek faizli borca boğulmuş durumdayız, devletin borcu düşse ne olur? peki ya devletin borcunun düşmesinin halkın borçlandırılabilmesi için güvence teşkil ettiğini söylesem? yani ya ülkecek borçluluğumuzun artma sebebi devletin sıkı bütçe politikalarıyla yabancı sermayedarlara verdiği güven ise? o halde devletin borçlarını azaltmak istemesinin ne anlamı kalıyor? önemli olan ülkecek dış borçlarımızın milli gelire oranının azalması değil de neden devletin borçlarının azalması olsun? üstelik devletin borcundaki artış, özel sektörün ve hane halkının borcundaki aynı miktardaki artıştan çok daha iyidir çünkü faizi çok daha düşüktür. ayrıca devlet, borçlarının milli gelire oranını azaltmayıp, yüksek faiz dışı fazla vermek yerine bu kaynağı milli gelirini arttırmak için, borcu için ödediği faiz oranından daha verimli projelerde kullansa daha mantıklı olmaz mı? elinizde 100 lira var. bununla borcunuzu öderseniz önümüzdeki dönem için 5 liralık faiz yükünden kurtulmuş ve borcunuzu da azaltmış olursunuz. ama bir iş fikriniz de var ve parayı buna yatırırsanız önünüzdeki dönemde 10 lira kazanacaksınız... ne yaparsınız? einstein değilsiniz belki ama olmanıza da gerek yok, o kadar zor değil bu sorunun cevabı. işte imf'nin yüksek oranda faiz dışı fazla vermeyi dayatma amacı, bu kadar basit bir soruya yanlış cevabı vermenizi sağlamaktır. sen faiz dışı fazlaya ayırdığın kaynakla yenilenebilir enerji kaynaklarına, rüzgar tribünlerini üretecek sanayiye, biyo-yakıta, tarımsal üretimin modernizasyonuna ve regülasyonuna, eğitime... yatırım yapabilirsin. bunları yapıp her yıl milyarlarca dolar borç almaktan kendini kurtarabilirsin. ama sen napıyorsun? borcunu azaltıyorsun. böylece özel sektörüne ve hane halkına daha yüksek faizle kredi veriliyor, onlar da harcama yapıyor, sen de bu harcamadan vergi alıyorsun, bütçen fiyakalı duruyor... ya halkının bütçesi? neyse kısa kesiyorum dizi izleyeceğim. yüksek faiz dışı fazla veriyor musun? evet veriyorsun. mesela 2012'de ilk 8 ayda 27.7 milyar lira faiz dışı fazla vermişsin. eğitimde, innovasyonda, döviz gideri azaltıcı kapasite arttırıcı yatırımlarda, enerji üretiminde ve verimli kullanılmasında... kullanabileceğin 27,7 milyar lirayı borç ödemek için kullanmışsın. sen bunu yaparken vatandaşların borçlandıkça borçlanmış, faize batmış. durumu anlamak için: (bkz: 182 milyar dolar borç ile 463 milyar tl gelir)
son olarak senyoraj geliri hakkının kullanımı hakkında: (bkz: devletin kendi parasını bankalardan borçlanması)
ve imf hakkında bir yazı daha; (bkz: 47 yıllık borcu 10 senede ödeen hükumet/#16947489)
yani imf dayatmaları halen devam ediyorsa bir standbye anlaşması yapılmış yapılmamış, önemi yok.
değer misiniz bilmiyorum ama dizi izlemekten feragat edip yazdım o kadar. tekrar tekrar okuyup anlamaya çalışın ki bir işe yarasın.
türkiye'de döviz kuru olması gereken değerin altında mıdır? evet. bizzat tcmb'nin hazırladığı reel kur endeksine göre öyledir. isteyen gider tcmb'nin istatistik sayfasına girip kontrol eder.
türk lirasının faizi dışarıya görece yüksek midir? hiç şüphesiz öyledir. isteyen herhangi bir forex sitesinin swap faizleri veya taşıma maliyetleri verileri sayfasını açar ve oradaki muhtemelen işlem gören bütün kurların içinde en yüksek faizi veren para birimine sahip olduğumuzu görür. zaten bu faizi vermesek, döviz kuru seviyesi de olması gereken düzeyin altında olmayacaktır.
gelelim faiz dışı fazlaya. devlet vatandaşlarından vergi alıyor ama bunun hepsini vatandaşları için harcamıyor. bir kısmını borç ödemek için kullanıyor. işte devletin gelirleri ile faiz ödemeleri dışındaki harcamaları arasındaki bu farka faiz dışı fazla deniyor. faiz dışı fazlanın yüksek olmasını isteyen imf zihniyetidir. bahanesi nedir? yüksek faiz dışı fazla verirsenin borcunuz da düşer. iyi de devletin borcunun düşmesini isteme sebebimiz nedir? milli gelirimizin daha az bir kısmını faiz ödemelerine ayırmak istememiz değil mi? o halde devletin borcu düşerken veya da en azından milli gelire göre oranı azalırken, özel sektörün ve hane halkının borçlarının milli gelirden daha fazla artmasının kötülüğünün görülememesinin izah edilebilir bir tarafı var mı? ülkecek faizli borca boğulmuş durumdayız, devletin borcu düşse ne olur? peki ya devletin borcunun düşmesinin halkın borçlandırılabilmesi için güvence teşkil ettiğini söylesem? yani ya ülkecek borçluluğumuzun artma sebebi devletin sıkı bütçe politikalarıyla yabancı sermayedarlara verdiği güven ise? o halde devletin borçlarını azaltmak istemesinin ne anlamı kalıyor? önemli olan ülkecek dış borçlarımızın milli gelire oranının azalması değil de neden devletin borçlarının azalması olsun? üstelik devletin borcundaki artış, özel sektörün ve hane halkının borcundaki aynı miktardaki artıştan çok daha iyidir çünkü faizi çok daha düşüktür. ayrıca devlet, borçlarının milli gelire oranını azaltmayıp, yüksek faiz dışı fazla vermek yerine bu kaynağı milli gelirini arttırmak için, borcu için ödediği faiz oranından daha verimli projelerde kullansa daha mantıklı olmaz mı? elinizde 100 lira var. bununla borcunuzu öderseniz önümüzdeki dönem için 5 liralık faiz yükünden kurtulmuş ve borcunuzu da azaltmış olursunuz. ama bir iş fikriniz de var ve parayı buna yatırırsanız önünüzdeki dönemde 10 lira kazanacaksınız... ne yaparsınız? einstein değilsiniz belki ama olmanıza da gerek yok, o kadar zor değil bu sorunun cevabı. işte imf'nin yüksek oranda faiz dışı fazla vermeyi dayatma amacı, bu kadar basit bir soruya yanlış cevabı vermenizi sağlamaktır. sen faiz dışı fazlaya ayırdığın kaynakla yenilenebilir enerji kaynaklarına, rüzgar tribünlerini üretecek sanayiye, biyo-yakıta, tarımsal üretimin modernizasyonuna ve regülasyonuna, eğitime... yatırım yapabilirsin. bunları yapıp her yıl milyarlarca dolar borç almaktan kendini kurtarabilirsin. ama sen napıyorsun? borcunu azaltıyorsun. böylece özel sektörüne ve hane halkına daha yüksek faizle kredi veriliyor, onlar da harcama yapıyor, sen de bu harcamadan vergi alıyorsun, bütçen fiyakalı duruyor... ya halkının bütçesi? neyse kısa kesiyorum dizi izleyeceğim. yüksek faiz dışı fazla veriyor musun? evet veriyorsun. mesela 2012'de ilk 8 ayda 27.7 milyar lira faiz dışı fazla vermişsin. eğitimde, innovasyonda, döviz gideri azaltıcı kapasite arttırıcı yatırımlarda, enerji üretiminde ve verimli kullanılmasında... kullanabileceğin 27,7 milyar lirayı borç ödemek için kullanmışsın. sen bunu yaparken vatandaşların borçlandıkça borçlanmış, faize batmış. durumu anlamak için: (bkz: 182 milyar dolar borç ile 463 milyar tl gelir)
son olarak senyoraj geliri hakkının kullanımı hakkında: (bkz: devletin kendi parasını bankalardan borçlanması)
ve imf hakkında bir yazı daha; (bkz: 47 yıllık borcu 10 senede ödeen hükumet/#16947489)
yani imf dayatmaları halen devam ediyorsa bir standbye anlaşması yapılmış yapılmamış, önemi yok.
değer misiniz bilmiyorum ama dizi izlemekten feragat edip yazdım o kadar. tekrar tekrar okuyup anlamaya çalışın ki bir işe yarasın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar