bugün
- sözlük kızlarının kekleri24
- kürdistan7
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- dantelli sütyen takan erkek12
- sözlükte ki gay başlıkları5
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- ak partililerin apoya villa yaptırması34
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek5
- sen dost ararsan koş mevlana ya5
- peynir helvası3
- uludağ sözlük ün bugları3
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam3
- kekini yerim senin diyen erkek3
- türk açılımı5
- yeni parti'nin yol haritası2
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- erkekle kadının arkadaş olması5
- neme lazım diyen erkek6
- etli biber dolması2
- dindarların çoğunun fakir olması7
- sütyen kelimesindeki süt3
- yesene beni diyen kız9
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu4
- filenin sultanları'nın siklenmemesi4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- sözlük yazarlarının ödediği kira bedeli2
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması3
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- klip çekmesinler diye boş fabrikaya köpek bağlamak3
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- ölümden korkuyor musunuz17
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket3
- yıkadığın perdeleri takmak istiyorum2
- renault toros4
- topkapı sarayı2
- 19 eylül 20263
- müstehcenlik soruşturmaları3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- mehdi'nin türkiye'yi en ileri götüreceği gerçeği2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- kıyıcı yazarlar2
- taşacak bu deniz dizisi3
- palamut7
- intihar düşüncesi7
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- feto'nun kamu gizli yapılanmasına operasyon3
- diyarbakır2
- ufuksal yönelimler2
- sayın mod arkadaşlar2
- amed erxeni2
imf'den kurtulmak gerçekte ne demek? çok özet olarak iki şey: birincisi yurtdışına görece yüksek faiz, reel değerine göre düşük kur politikasından vazgeçmek demektir. ikincisi de gereksiz faiz dışı fazla vermekten vazgeçip, devletin senyoraj hakkını harcamaları ve borç ödemelerini finanse etmek için kullanmaya başlaması demektir.
türkiye'de döviz kuru olması gereken değerin altında mıdır? evet. bizzat tcmb'nin hazırladığı reel kur endeksine göre öyledir. isteyen gider tcmb'nin istatistik sayfasına girip kontrol eder.
türk lirasının faizi dışarıya görece yüksek midir? hiç şüphesiz öyledir. isteyen herhangi bir forex sitesinin swap faizleri veya taşıma maliyetleri verileri sayfasını açar ve oradaki muhtemelen işlem gören bütün kurların içinde en yüksek faizi veren para birimine sahip olduğumuzu görür. zaten bu faizi vermesek, döviz kuru seviyesi de olması gereken düzeyin altında olmayacaktır.
gelelim faiz dışı fazlaya. devlet vatandaşlarından vergi alıyor ama bunun hepsini vatandaşları için harcamıyor. bir kısmını borç ödemek için kullanıyor. işte devletin gelirleri ile faiz ödemeleri dışındaki harcamaları arasındaki bu farka faiz dışı fazla deniyor. faiz dışı fazlanın yüksek olmasını isteyen imf zihniyetidir. bahanesi nedir? yüksek faiz dışı fazla verirsenin borcunuz da düşer. iyi de devletin borcunun düşmesini isteme sebebimiz nedir? milli gelirimizin daha az bir kısmını faiz ödemelerine ayırmak istememiz değil mi? o halde devletin borcu düşerken veya da en azından milli gelire göre oranı azalırken, özel sektörün ve hane halkının borçlarının milli gelirden daha fazla artmasının kötülüğünün görülememesinin izah edilebilir bir tarafı var mı? ülkecek faizli borca boğulmuş durumdayız, devletin borcu düşse ne olur? peki ya devletin borcunun düşmesinin halkın borçlandırılabilmesi için güvence teşkil ettiğini söylesem? yani ya ülkecek borçluluğumuzun artma sebebi devletin sıkı bütçe politikalarıyla yabancı sermayedarlara verdiği güven ise? o halde devletin borçlarını azaltmak istemesinin ne anlamı kalıyor? önemli olan ülkecek dış borçlarımızın milli gelire oranının azalması değil de neden devletin borçlarının azalması olsun? üstelik devletin borcundaki artış, özel sektörün ve hane halkının borcundaki aynı miktardaki artıştan çok daha iyidir çünkü faizi çok daha düşüktür. ayrıca devlet, borçlarının milli gelire oranını azaltmayıp, yüksek faiz dışı fazla vermek yerine bu kaynağı milli gelirini arttırmak için, borcu için ödediği faiz oranından daha verimli projelerde kullansa daha mantıklı olmaz mı? elinizde 100 lira var. bununla borcunuzu öderseniz önümüzdeki dönem için 5 liralık faiz yükünden kurtulmuş ve borcunuzu da azaltmış olursunuz. ama bir iş fikriniz de var ve parayı buna yatırırsanız önünüzdeki dönemde 10 lira kazanacaksınız... ne yaparsınız? einstein değilsiniz belki ama olmanıza da gerek yok, o kadar zor değil bu sorunun cevabı. işte imf'nin yüksek oranda faiz dışı fazla vermeyi dayatma amacı, bu kadar basit bir soruya yanlış cevabı vermenizi sağlamaktır. sen faiz dışı fazlaya ayırdığın kaynakla yenilenebilir enerji kaynaklarına, rüzgar tribünlerini üretecek sanayiye, biyo-yakıta, tarımsal üretimin modernizasyonuna ve regülasyonuna, eğitime... yatırım yapabilirsin. bunları yapıp her yıl milyarlarca dolar borç almaktan kendini kurtarabilirsin. ama sen napıyorsun? borcunu azaltıyorsun. böylece özel sektörüne ve hane halkına daha yüksek faizle kredi veriliyor, onlar da harcama yapıyor, sen de bu harcamadan vergi alıyorsun, bütçen fiyakalı duruyor... ya halkının bütçesi? neyse kısa kesiyorum dizi izleyeceğim. yüksek faiz dışı fazla veriyor musun? evet veriyorsun. mesela 2012'de ilk 8 ayda 27.7 milyar lira faiz dışı fazla vermişsin. eğitimde, innovasyonda, döviz gideri azaltıcı kapasite arttırıcı yatırımlarda, enerji üretiminde ve verimli kullanılmasında... kullanabileceğin 27,7 milyar lirayı borç ödemek için kullanmışsın. sen bunu yaparken vatandaşların borçlandıkça borçlanmış, faize batmış. durumu anlamak için: (bkz: 182 milyar dolar borç ile 463 milyar tl gelir)
son olarak senyoraj geliri hakkının kullanımı hakkında: (bkz: devletin kendi parasını bankalardan borçlanması)
ve imf hakkında bir yazı daha; (bkz: 47 yıllık borcu 10 senede ödeen hükumet/#16947489)
yani imf dayatmaları halen devam ediyorsa bir standbye anlaşması yapılmış yapılmamış, önemi yok.
değer misiniz bilmiyorum ama dizi izlemekten feragat edip yazdım o kadar. tekrar tekrar okuyup anlamaya çalışın ki bir işe yarasın.
türkiye'de döviz kuru olması gereken değerin altında mıdır? evet. bizzat tcmb'nin hazırladığı reel kur endeksine göre öyledir. isteyen gider tcmb'nin istatistik sayfasına girip kontrol eder.
türk lirasının faizi dışarıya görece yüksek midir? hiç şüphesiz öyledir. isteyen herhangi bir forex sitesinin swap faizleri veya taşıma maliyetleri verileri sayfasını açar ve oradaki muhtemelen işlem gören bütün kurların içinde en yüksek faizi veren para birimine sahip olduğumuzu görür. zaten bu faizi vermesek, döviz kuru seviyesi de olması gereken düzeyin altında olmayacaktır.
gelelim faiz dışı fazlaya. devlet vatandaşlarından vergi alıyor ama bunun hepsini vatandaşları için harcamıyor. bir kısmını borç ödemek için kullanıyor. işte devletin gelirleri ile faiz ödemeleri dışındaki harcamaları arasındaki bu farka faiz dışı fazla deniyor. faiz dışı fazlanın yüksek olmasını isteyen imf zihniyetidir. bahanesi nedir? yüksek faiz dışı fazla verirsenin borcunuz da düşer. iyi de devletin borcunun düşmesini isteme sebebimiz nedir? milli gelirimizin daha az bir kısmını faiz ödemelerine ayırmak istememiz değil mi? o halde devletin borcu düşerken veya da en azından milli gelire göre oranı azalırken, özel sektörün ve hane halkının borçlarının milli gelirden daha fazla artmasının kötülüğünün görülememesinin izah edilebilir bir tarafı var mı? ülkecek faizli borca boğulmuş durumdayız, devletin borcu düşse ne olur? peki ya devletin borcunun düşmesinin halkın borçlandırılabilmesi için güvence teşkil ettiğini söylesem? yani ya ülkecek borçluluğumuzun artma sebebi devletin sıkı bütçe politikalarıyla yabancı sermayedarlara verdiği güven ise? o halde devletin borçlarını azaltmak istemesinin ne anlamı kalıyor? önemli olan ülkecek dış borçlarımızın milli gelire oranının azalması değil de neden devletin borçlarının azalması olsun? üstelik devletin borcundaki artış, özel sektörün ve hane halkının borcundaki aynı miktardaki artıştan çok daha iyidir çünkü faizi çok daha düşüktür. ayrıca devlet, borçlarının milli gelire oranını azaltmayıp, yüksek faiz dışı fazla vermek yerine bu kaynağı milli gelirini arttırmak için, borcu için ödediği faiz oranından daha verimli projelerde kullansa daha mantıklı olmaz mı? elinizde 100 lira var. bununla borcunuzu öderseniz önümüzdeki dönem için 5 liralık faiz yükünden kurtulmuş ve borcunuzu da azaltmış olursunuz. ama bir iş fikriniz de var ve parayı buna yatırırsanız önünüzdeki dönemde 10 lira kazanacaksınız... ne yaparsınız? einstein değilsiniz belki ama olmanıza da gerek yok, o kadar zor değil bu sorunun cevabı. işte imf'nin yüksek oranda faiz dışı fazla vermeyi dayatma amacı, bu kadar basit bir soruya yanlış cevabı vermenizi sağlamaktır. sen faiz dışı fazlaya ayırdığın kaynakla yenilenebilir enerji kaynaklarına, rüzgar tribünlerini üretecek sanayiye, biyo-yakıta, tarımsal üretimin modernizasyonuna ve regülasyonuna, eğitime... yatırım yapabilirsin. bunları yapıp her yıl milyarlarca dolar borç almaktan kendini kurtarabilirsin. ama sen napıyorsun? borcunu azaltıyorsun. böylece özel sektörüne ve hane halkına daha yüksek faizle kredi veriliyor, onlar da harcama yapıyor, sen de bu harcamadan vergi alıyorsun, bütçen fiyakalı duruyor... ya halkının bütçesi? neyse kısa kesiyorum dizi izleyeceğim. yüksek faiz dışı fazla veriyor musun? evet veriyorsun. mesela 2012'de ilk 8 ayda 27.7 milyar lira faiz dışı fazla vermişsin. eğitimde, innovasyonda, döviz gideri azaltıcı kapasite arttırıcı yatırımlarda, enerji üretiminde ve verimli kullanılmasında... kullanabileceğin 27,7 milyar lirayı borç ödemek için kullanmışsın. sen bunu yaparken vatandaşların borçlandıkça borçlanmış, faize batmış. durumu anlamak için: (bkz: 182 milyar dolar borç ile 463 milyar tl gelir)
son olarak senyoraj geliri hakkının kullanımı hakkında: (bkz: devletin kendi parasını bankalardan borçlanması)
ve imf hakkında bir yazı daha; (bkz: 47 yıllık borcu 10 senede ödeen hükumet/#16947489)
yani imf dayatmaları halen devam ediyorsa bir standbye anlaşması yapılmış yapılmamış, önemi yok.
değer misiniz bilmiyorum ama dizi izlemekten feragat edip yazdım o kadar. tekrar tekrar okuyup anlamaya çalışın ki bir işe yarasın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar