bugün
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan7
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak11
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek7
- sözlükte hissedilen femboy yazar eksikliği4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri8
- benkimki6
- true'nin çaylak olması7
- bir yazarın zekasına hayran olmak5
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- yeni parti56
- yapay zekanın insanları aptallaştırması4
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
- keki kabarmayan sözlük kızı5
- galatasaray2
- internet dünyasında her şeyin kaydedilmesi2
- tekne turu9
- sıcakta bisikletle gezmek2
- t shirtü çıkarıp güneş altında yürümek2
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- ağırlık çalışmak2
- imam maaşları4
- sibel can'a benzeyen yuzır3
- gammaz çetesi9
- gammazlarla başı belada yazarlar3
- pipizittinoğullarınd anız bilader sıkıntı mı var2
- günün şiiri3
- tai lung'u tek yumrukla yere sermek3
- haldır şaldır2
- nickten isim tahmini yapmak72
- ekranda görülünce kanal değiştirdiğimiz kişiler3
- çikolata soslu ıslak kek4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- askeri ücretle evlenebilir mi5
- müteahhit erkek2
- usualsuspects in abazan olması2
- düzenli olarak escorta giden evli erkek2
- muz yiyen erkek4
- havanın 36 derece olması2
- aykirikadin7
- hiçbir türk kızını kendine yakıştırmamak2
- fakir erkeğin karımı çalıştırmam demesi3
- utançtan buzdolabı sırtlatan olaylar2
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- 64 yıl ilişki yaşayıp evlenmeyi kabul eden kadın4
- herkesin birbirini fake hesapla suçlaması5
- yeni parti için isim önerisi5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
- ordu merkez3
Beklemek
(nsz) 1. Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak: Ben de seni bekliyordum zaten. -A. Ümit. 2. (-i) Süre tanımak, acele etmemek: Bu ikramın sebebini anlamak için telaşsız bekledi. -N. Hikmet. 3. (-i) Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek: Eşyayı beklemek. Tutukluları beklemek. 4. Ummak: Nikâhtan bu kadar keramet bekleme! -P. Safa. 5. Karşılaşma ihtimali bulunmak: Oysa bizi bekleyen yaşam bu değildi. -R. Mağden. 6. Aramak, istemek: Bu tecrübeli deniz kurdunun muhakkak bir beklediği var. -F. F. Tülbentçi. 7. Oyalanmak. (bkz: tdk)
(nsz) 1. Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak: Ben de seni bekliyordum zaten. -A. Ümit. 2. (-i) Süre tanımak, acele etmemek: Bu ikramın sebebini anlamak için telaşsız bekledi. -N. Hikmet. 3. (-i) Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek: Eşyayı beklemek. Tutukluları beklemek. 4. Ummak: Nikâhtan bu kadar keramet bekleme! -P. Safa. 5. Karşılaşma ihtimali bulunmak: Oysa bizi bekleyen yaşam bu değildi. -R. Mağden. 6. Aramak, istemek: Bu tecrübeli deniz kurdunun muhakkak bir beklediği var. -F. F. Tülbentçi. 7. Oyalanmak. (bkz: tdk)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar