bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum26
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir6
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü4
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- uysaljakoben21
- gammaz olmuşum13
- gece yarısı çalan telefon7
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- bayrakları bayrak yapan bayrak imalatçılarıdır2
- her şeyin sanalda olmadığı gerçeği2
- reha muhtar25
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- hayatın artık aşırı monoton gelmesi2
- aquila bicipite8
- kadınların zeka seviyesi3
- türkiye dünyanın 16 avrupa'nın 6 ekonomisidir2
- denize sıfır bir ev sahibi olmak3
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- koca2
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- geceye bir söz bırak3
- minyon kadın siniri5
- eski dizileri izlemek3
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- kemal kılıçdaroğlu35
- kel erkek3
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- elit olmak için gerekenler13
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler2
- ankarada masaj yaptırmak2
- ona bir şey söyle16
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- gocu26
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bizim delilere bakayım4
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- hapse düşünce hemen koğuş ağasını dövmek9
- tek arkadaşının olmaması10
kimilerini türkiye deki kürt sorununu hatta buna entegre olmuş pkk sorununuda 30 yıllık bir dilime hapsetme sığlığına şaşmaktayız. bu meselenin kürt sorunu temelinde 200 yıllık bir sorun olarak görebiliriz.
bu zaman diliminde kim varsa herkesin sorumluluğu vardır.
özellikle birinci dünya savaşı esnasında, sonunda ve cumhuriyetin ilk zamanlarında türkler ve kürtler genel birlikte hareket etmişler sonrasında 30 lu yıllardan sonra malesef cumhuriyet türkiyesinde ikinci plana itilmişlerdir.
bundan sonra rahatsızlıkların başladığını ve isyanların birbiri ardına geldiğini görüyoruz.
bu isyanlara karşı devletin tek bir çözümü vardır. buna da atatürkün öngörüşü diyoruz. bu çözüm planı ve öngörüsünü geriden gelenlerde "açtığın yolda gösterdiğin hedefe" ülküsüyle devam ettirildiğini gördük. ve iş pkkya kadar vararak sarpa saran bir koskoca kürt meselesi ortaya çıktı.
devletin Kürt sorununun çözümünde askeri yöntemlere dayalı, militarist anlayışı tümüyle ortama egemen olmuştur. bu gerçekliğin fiili uygulamaları 1920-1940 yılların arasında (bkz: Takrir-i Sükun), istiklal Mahkemeleri, (bkz: Şark Islahat Planı) ve Tunceli Kanunuçıkarılarak Kürtler batıda çoğunluk oluşturmayacak şekilde iskana tabi tutulmaları, l940 ile l980 yılları arasında yaşanılan göçlerin ise geneli ekonomik ve sosyal sebeplere, l980 sonrası göçler ise siyasi ve toplumsal nedenlere dayanmaktadır.
batılı emperyalist güçler sömürülerini devam ettiremeyecekleri noktada o bölgelere fitne tohumları atarak çekilirler. bunu elbetteki atatürkte görmüştür lakin yapılanlar bu şekilde olmuştur.
sorunun dinamikliğinin bir sebebide lozan antlaşması sonucu 4 ülke toprakları içerisinde kalan kürt halkının durumudur.
bu zaman diliminde kim varsa herkesin sorumluluğu vardır.
özellikle birinci dünya savaşı esnasında, sonunda ve cumhuriyetin ilk zamanlarında türkler ve kürtler genel birlikte hareket etmişler sonrasında 30 lu yıllardan sonra malesef cumhuriyet türkiyesinde ikinci plana itilmişlerdir.
bundan sonra rahatsızlıkların başladığını ve isyanların birbiri ardına geldiğini görüyoruz.
bu isyanlara karşı devletin tek bir çözümü vardır. buna da atatürkün öngörüşü diyoruz. bu çözüm planı ve öngörüsünü geriden gelenlerde "açtığın yolda gösterdiğin hedefe" ülküsüyle devam ettirildiğini gördük. ve iş pkkya kadar vararak sarpa saran bir koskoca kürt meselesi ortaya çıktı.
devletin Kürt sorununun çözümünde askeri yöntemlere dayalı, militarist anlayışı tümüyle ortama egemen olmuştur. bu gerçekliğin fiili uygulamaları 1920-1940 yılların arasında (bkz: Takrir-i Sükun), istiklal Mahkemeleri, (bkz: Şark Islahat Planı) ve Tunceli Kanunuçıkarılarak Kürtler batıda çoğunluk oluşturmayacak şekilde iskana tabi tutulmaları, l940 ile l980 yılları arasında yaşanılan göçlerin ise geneli ekonomik ve sosyal sebeplere, l980 sonrası göçler ise siyasi ve toplumsal nedenlere dayanmaktadır.
batılı emperyalist güçler sömürülerini devam ettiremeyecekleri noktada o bölgelere fitne tohumları atarak çekilirler. bunu elbetteki atatürkte görmüştür lakin yapılanlar bu şekilde olmuştur.
sorunun dinamikliğinin bir sebebide lozan antlaşması sonucu 4 ülke toprakları içerisinde kalan kürt halkının durumudur.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
