bugün
- kadınların yüzlerine sürekli bir şeyler sürmesi6
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor11
- kemalistler2
- demet evgar5
- evde kaş bıyık alımı3
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- türkiye abd maçı saat 5 te trt 1 de2
- am okşama4
- araplar puta taparken türkler tek tanrıya inanırdı2
- vajinizm3
- hızlı para kazanmanın yolları12
- türk kızı egosu6
- türkiye abd maçını izleyecek misiniz8
- curaçao fildişi sahili maçı saat 23 te trt spor da2
- şu an ihtiyacım var dediğin şey3
- yazarların imza parfümleri14
- türk erkeği egosu4
- imdat arkadaşlar4
- m uludagsozluk com da görsel yüklenmeme sorunu4
- mehdi hayatta ama herkes tanımıyor7
- omuzda teyp ile dolaşılan karanlık yıllar2
- akla gelen her başlığı açamamak2
- erkekler neden az yaşar10
- güzel huylu kezo4
- kürt mimarisi2
- akp'ye katılan belediye başkanları11
- evlenmeden önce karıyı ekspertize sokmak3
- fesli kadir'e üstat diyen islamcı2
- saygıdeğer birader yazarlar5
- milletin anasına küfretmek2
- futbol fanatiklerinin birer aptal olması4
- tramer kaydı olan kız4
- zaman baba zaman anne zaman çocuk3
- bir insanı sevmek12
- 2026 dünya kupası22
- pkk nasıl biter5
- uranyum ve roket2
- mutluluğun fark edilmemesi9
- dünya11
- yobazla muhafazakar arasındaki fark3
- biat kültürü3
- 24 haziran 2026 venezuela depremi7
- çırılçıplak şekilde ağlayarak ana haber seyretmek5
- futbol17
- magnum yemenin lüks sayıldığı yıllar5
- yaratıcı çıkma teklifleri4
- al kardeşim elimi verdim sana2
- kıskanmak7
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı13
- halil ergün2
yeni yaşına gireli 1-2 hafta olsa da yaklaşık 25 yıldır, tanıdığı andan itibaren sıkılmadığı tek şeyin midye dolma olduğunu farkeden yazar.
sahip olduğu başarılar, maddi manevi kazandıkları, biri 3.5, diğeri 2.5 sene süren sözde çok huzurlu iki ilişkisi bile midye dolma kadar mutluluk veremedi ona.
zaten karabiber, limon ve midyenin uyumunu başka hiçbir şeyde yakalayamayacağını farkettiğinde henüz 14 yaşındaydı. kim bilir, belkide ilk kez o zaman tanıştı hayatla, turuncu mayosu ve kumlu minik parmaklarıyla midye dolmasına limon sıkarken. ondan sonra da aşk palavralarına sadece güldü.
haydarpaşa'nın önünde buz gibi bir havada tren saatini beklerken, çıkardığı eldivenlerini bacaklarının arasına sıkıştırıp kıpkırmızı ellerle bir poşet midye dolmayı tanımadığı biriyle yerken öğrendi gerçek paylaşma duygusunu. kolay değildi çok sevilen bir şeyi yabancıyla paylaşmak ama teklifi kendisi etmişti. iki kez mutlu oldu.
zerre kadar sevmediği kürtlerin içinden sanırım sırf midye dolma sattıkları için mardin'lilere karşı bir sempati duydu.
içki kullanmadığı için ballandıra ballandıra anlatılan "bira ve midye ikilisi" ni hep merak etti, adeta nefsiyle savaş verdi*. cennete bu sebepten bile gidebilir,kimbilir.*
sevdiklerinden aldığı midye dolmalı hediyeler ve hiç tanımadığı biri tarafından çekilen onlarca midye dolma resmiyle güne uyandı, kendini olduğundan çok daha değerli hissetti.
evde beslenebilen bir şey olsa muhtemelen midye beslerdi. bir arkadaşı midye dolmanın yapılışını anlattığında içi cız etmişti halbuki. yine de yemekten vazgeçmedi*. sadece o anı düşünmemeye çalıştı.
kendi çapında çektiği bir sürü sıkıntı ansızın gelen midye dolma krizi kadar büyük olmadı hiç.
yine bir kriz anında sulanmış ağzıyla sözlüğü bırakmaya karar verdi bu sabah. gitmeden de bir kaç satır yazmak istedi, ki bu harika duyguyu bilmeyenler hayatı daha fazla kaçırmasın diye.
insanlar sadece midye dolma yerken ve candan erçetin dinlerken "gerçekten" keyifliydi çünkü farkında olmasalar da.
midye dolmasına kısa sürede kavuşması dileğiyle, hayatında midye dolma ve candan erçetin hiç eksik olmasın diyelim kendisine.
ve tabi herkese..*
sahip olduğu başarılar, maddi manevi kazandıkları, biri 3.5, diğeri 2.5 sene süren sözde çok huzurlu iki ilişkisi bile midye dolma kadar mutluluk veremedi ona.
zaten karabiber, limon ve midyenin uyumunu başka hiçbir şeyde yakalayamayacağını farkettiğinde henüz 14 yaşındaydı. kim bilir, belkide ilk kez o zaman tanıştı hayatla, turuncu mayosu ve kumlu minik parmaklarıyla midye dolmasına limon sıkarken. ondan sonra da aşk palavralarına sadece güldü.
haydarpaşa'nın önünde buz gibi bir havada tren saatini beklerken, çıkardığı eldivenlerini bacaklarının arasına sıkıştırıp kıpkırmızı ellerle bir poşet midye dolmayı tanımadığı biriyle yerken öğrendi gerçek paylaşma duygusunu. kolay değildi çok sevilen bir şeyi yabancıyla paylaşmak ama teklifi kendisi etmişti. iki kez mutlu oldu.
zerre kadar sevmediği kürtlerin içinden sanırım sırf midye dolma sattıkları için mardin'lilere karşı bir sempati duydu.
içki kullanmadığı için ballandıra ballandıra anlatılan "bira ve midye ikilisi" ni hep merak etti, adeta nefsiyle savaş verdi*. cennete bu sebepten bile gidebilir,kimbilir.*
sevdiklerinden aldığı midye dolmalı hediyeler ve hiç tanımadığı biri tarafından çekilen onlarca midye dolma resmiyle güne uyandı, kendini olduğundan çok daha değerli hissetti.
evde beslenebilen bir şey olsa muhtemelen midye beslerdi. bir arkadaşı midye dolmanın yapılışını anlattığında içi cız etmişti halbuki. yine de yemekten vazgeçmedi*. sadece o anı düşünmemeye çalıştı.
kendi çapında çektiği bir sürü sıkıntı ansızın gelen midye dolma krizi kadar büyük olmadı hiç.
yine bir kriz anında sulanmış ağzıyla sözlüğü bırakmaya karar verdi bu sabah. gitmeden de bir kaç satır yazmak istedi, ki bu harika duyguyu bilmeyenler hayatı daha fazla kaçırmasın diye.
insanlar sadece midye dolma yerken ve candan erçetin dinlerken "gerçekten" keyifliydi çünkü farkında olmasalar da.
midye dolmasına kısa sürede kavuşması dileğiyle, hayatında midye dolma ve candan erçetin hiç eksik olmasın diyelim kendisine.
ve tabi herkese..*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar