bugün
- ölümden korkuyor musunuz9
- queen feristah12
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- ayıyla güreşmek7
- uludağ itiraf16
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- işiniz gücünüz yok mu11
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- hafızayı sildirmek3
- gecenin şarkısı17
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- gocu43
- bir bela geliyor29
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- sözlükten korkmak2
- fusya semsiyeli yabanci20
- zalbert ramstein2
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- bara giden erkeğin asıl amacı6
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- willem dafoe3
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- habire 12 kürt değil kürtçü düşmanıdır2
- gece gelinlikle ip atlayıp şarkı söyleyen kayınço2
- uludağ sözlük evreni8
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- dizi izlemek4
- abd'nin grönland da kalıcı kontrol anlaşması2
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- heyt bea gocu mu5
- kendin hakkında bir entry bırak9
- 195 kaslı pilot14
- sözlük yazarlarını analiz eden yazar5
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- hiç kız kankası olmayan erkek2
- halil güneşli karizması4
- çağatay ulusoy ile akşam yemeği vs 125 tl2
- apo'nun villası11
- kimseyle dertleşememek4
- aşkın metafiziğinde toki kurasının önemi3
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
hayatın tüm saldırılarını bir başına göğüslemeyi bir insan adına göze almak. tam ifadesiyle: dostluk.
dost yok deme, önce dost ol dediler. söz dinledim ve dost oldum bir insana. vermen gerek dediler. hoş, elimde avcumda ne vardı ki! öyle deme dediler, dostun ikramı anlayanın servetidir; sen elindekinin niceliğiyle oyalanma, bakmadan ver! verdim. ne verdiğimi hâlâ bilmiyorum. cidden bakmamışım demek ki. içimi dışıma çıkardım. günahımı, sevabını önüne döktüm. ayıkla, içinden istediğini seç, sana yarayanlardan dilediğin gibi bir insan yarat, kalanları da at! istemem dedim.
sonra, dost olamadık. meğer bambaşkaymışız. hiç kötü düşünmedim. acı çekmedim. pişmanlık hissetmedim. her şey bir yanda darmadağın toplanmayı beklerken o tuttu dost olamadığımıza üzülmeyişime çok şaşırdı. her şeyi benim halletmemi düşünmesini "dost" olmayı göze almış biri olarak pek yadırgamadım. yüreğimin burkulmasının nedeni başka bir şeydi: insanın karşılıksız iyiliğe karşı yıkıcı tepkisi, hazımsızlığı yani. buna burkuldu yüreğim. tüm meselelerin halledilmesini bir insana bırakmak konusundaki teklifsizliğimizi yadsımayı aklımıza bile getirmezken karşılıksız sevgi, hesapsız bağlanma ve bağışlama karşısında niçin tarumar oluyor, şaşkınlık geçiriyoruz? niçin her işte bir hesap döndüğünü düşünecek kadar benciliz?
bilakis içimin boşalmasıyla sevgiye inancım daha da arttı. bakışım değişti, arındım. artık yüküm indi sırtımdan. giysilerim, maskelerim, kimliklerim... hepsinin canı cehenneme. attım tamamını sayesinde. toprağa eriştim, toprağa değdim. toprak beni kendime getirdi. şimdi dünya bir varmış bir yokmuş heyecanında. kendi adıma bir adım sonrası kestirilemez bir serüvene, bir masala dönüştürdüm onu. kıblem değişti.
değişiyormuş. sevgi her şeyi değiştirebiliyormuş.
dost yok deme, önce dost ol dediler. söz dinledim ve dost oldum bir insana. vermen gerek dediler. hoş, elimde avcumda ne vardı ki! öyle deme dediler, dostun ikramı anlayanın servetidir; sen elindekinin niceliğiyle oyalanma, bakmadan ver! verdim. ne verdiğimi hâlâ bilmiyorum. cidden bakmamışım demek ki. içimi dışıma çıkardım. günahımı, sevabını önüne döktüm. ayıkla, içinden istediğini seç, sana yarayanlardan dilediğin gibi bir insan yarat, kalanları da at! istemem dedim.
sonra, dost olamadık. meğer bambaşkaymışız. hiç kötü düşünmedim. acı çekmedim. pişmanlık hissetmedim. her şey bir yanda darmadağın toplanmayı beklerken o tuttu dost olamadığımıza üzülmeyişime çok şaşırdı. her şeyi benim halletmemi düşünmesini "dost" olmayı göze almış biri olarak pek yadırgamadım. yüreğimin burkulmasının nedeni başka bir şeydi: insanın karşılıksız iyiliğe karşı yıkıcı tepkisi, hazımsızlığı yani. buna burkuldu yüreğim. tüm meselelerin halledilmesini bir insana bırakmak konusundaki teklifsizliğimizi yadsımayı aklımıza bile getirmezken karşılıksız sevgi, hesapsız bağlanma ve bağışlama karşısında niçin tarumar oluyor, şaşkınlık geçiriyoruz? niçin her işte bir hesap döndüğünü düşünecek kadar benciliz?
bilakis içimin boşalmasıyla sevgiye inancım daha da arttı. bakışım değişti, arındım. artık yüküm indi sırtımdan. giysilerim, maskelerim, kimliklerim... hepsinin canı cehenneme. attım tamamını sayesinde. toprağa eriştim, toprağa değdim. toprak beni kendime getirdi. şimdi dünya bir varmış bir yokmuş heyecanında. kendi adıma bir adım sonrası kestirilemez bir serüvene, bir masala dönüştürdüm onu. kıblem değişti.
değişiyormuş. sevgi her şeyi değiştirebiliyormuş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar