bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- tanımadığı kadına tokat atan adam18
- aleksey batrakov23
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- nükleer bomba7
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir9
- kırıkkaleli olmak istemek8
- 394
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- iskilipli atıf hoca20
- yagmurcu çık açıkla10
- sözlük kürdü55
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak3
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi5
- kablosuz mouse13
- emre belözoğlu6
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- damla sakızlı muhallebi4
- ismail kartal16
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- arap götü9
- durkheimın intihar teorisi7
- hayırlı ramazanlar uludağ sözlük3
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil15
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- favlayan yazarın asıl amacı12
- sözlük dedeleri6
- değişik meslekler4
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- millette manyak para var21
- öylesine bir şeyler yaz5
- kale3112 tarzı entry girmek8
- yazarların akşama dair planları7
- atatürk düşmanı5
- al pacino denince akla gelen ilk film3
- mazot 3 euro olabilirmiş4
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- doların 50 tl olması7
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- anın görüntüsü32
- okan buruk4
- arda güler'in ankara'da doğması3
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- cevheri güven4
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
hayatın tüm saldırılarını bir başına göğüslemeyi bir insan adına göze almak. tam ifadesiyle: dostluk.
dost yok deme, önce dost ol dediler. söz dinledim ve dost oldum bir insana. vermen gerek dediler. hoş, elimde avcumda ne vardı ki! öyle deme dediler, dostun ikramı anlayanın servetidir; sen elindekinin niceliğiyle oyalanma, bakmadan ver! verdim. ne verdiğimi hâlâ bilmiyorum. cidden bakmamışım demek ki. içimi dışıma çıkardım. günahımı, sevabını önüne döktüm. ayıkla, içinden istediğini seç, sana yarayanlardan dilediğin gibi bir insan yarat, kalanları da at! istemem dedim.
sonra, dost olamadık. meğer bambaşkaymışız. hiç kötü düşünmedim. acı çekmedim. pişmanlık hissetmedim. her şey bir yanda darmadağın toplanmayı beklerken o tuttu dost olamadığımıza üzülmeyişime çok şaşırdı. her şeyi benim halletmemi düşünmesini "dost" olmayı göze almış biri olarak pek yadırgamadım. yüreğimin burkulmasının nedeni başka bir şeydi: insanın karşılıksız iyiliğe karşı yıkıcı tepkisi, hazımsızlığı yani. buna burkuldu yüreğim. tüm meselelerin halledilmesini bir insana bırakmak konusundaki teklifsizliğimizi yadsımayı aklımıza bile getirmezken karşılıksız sevgi, hesapsız bağlanma ve bağışlama karşısında niçin tarumar oluyor, şaşkınlık geçiriyoruz? niçin her işte bir hesap döndüğünü düşünecek kadar benciliz?
bilakis içimin boşalmasıyla sevgiye inancım daha da arttı. bakışım değişti, arındım. artık yüküm indi sırtımdan. giysilerim, maskelerim, kimliklerim... hepsinin canı cehenneme. attım tamamını sayesinde. toprağa eriştim, toprağa değdim. toprak beni kendime getirdi. şimdi dünya bir varmış bir yokmuş heyecanında. kendi adıma bir adım sonrası kestirilemez bir serüvene, bir masala dönüştürdüm onu. kıblem değişti.
değişiyormuş. sevgi her şeyi değiştirebiliyormuş.
dost yok deme, önce dost ol dediler. söz dinledim ve dost oldum bir insana. vermen gerek dediler. hoş, elimde avcumda ne vardı ki! öyle deme dediler, dostun ikramı anlayanın servetidir; sen elindekinin niceliğiyle oyalanma, bakmadan ver! verdim. ne verdiğimi hâlâ bilmiyorum. cidden bakmamışım demek ki. içimi dışıma çıkardım. günahımı, sevabını önüne döktüm. ayıkla, içinden istediğini seç, sana yarayanlardan dilediğin gibi bir insan yarat, kalanları da at! istemem dedim.
sonra, dost olamadık. meğer bambaşkaymışız. hiç kötü düşünmedim. acı çekmedim. pişmanlık hissetmedim. her şey bir yanda darmadağın toplanmayı beklerken o tuttu dost olamadığımıza üzülmeyişime çok şaşırdı. her şeyi benim halletmemi düşünmesini "dost" olmayı göze almış biri olarak pek yadırgamadım. yüreğimin burkulmasının nedeni başka bir şeydi: insanın karşılıksız iyiliğe karşı yıkıcı tepkisi, hazımsızlığı yani. buna burkuldu yüreğim. tüm meselelerin halledilmesini bir insana bırakmak konusundaki teklifsizliğimizi yadsımayı aklımıza bile getirmezken karşılıksız sevgi, hesapsız bağlanma ve bağışlama karşısında niçin tarumar oluyor, şaşkınlık geçiriyoruz? niçin her işte bir hesap döndüğünü düşünecek kadar benciliz?
bilakis içimin boşalmasıyla sevgiye inancım daha da arttı. bakışım değişti, arındım. artık yüküm indi sırtımdan. giysilerim, maskelerim, kimliklerim... hepsinin canı cehenneme. attım tamamını sayesinde. toprağa eriştim, toprağa değdim. toprak beni kendime getirdi. şimdi dünya bir varmış bir yokmuş heyecanında. kendi adıma bir adım sonrası kestirilemez bir serüvene, bir masala dönüştürdüm onu. kıblem değişti.
değişiyormuş. sevgi her şeyi değiştirebiliyormuş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar