bugün
- bir yazarı savunmak6
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı8
- mutlu ama uzak olsun5
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek6
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- özlediniz mi beni7
- çalışmadan para kazanmak4
- amedspor6
- velvet27
- kedi4
- erkeklerin gözdesi olan erkek3
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- as maca'nın kızların gözdesi olması3
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz2
- acı gerçekler3
- karı kıza para yedirir misiniz5
- sözlükte kavga oldu hissi5
- nil karaibrahimgil2
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- sen hep tedbirler aldın ben gözü karaydım2
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- şeker ezmek2
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- mor semsiyeli yabanci8
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı6
- bir kadın için yapılabilecek en büyük fedakarlık2
- duygulandıran ingilizce şarkılar3
- rüyada deprem olduğunu görmek2
- evliliğin anlamı13
- kendini değersizleştiren insan5
- türklere vize serbestisi4
- anın görüntüsü34
- evlilik balonunun patlaması3
- beşiktaş3
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- alihan kuriş9
- çay yapacak hatunun olmaması3
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- kürtsüz türkiye11
- dünyanın en değerli şeyi5
- kuzey karolina'dan ındianapolis'e gitmek3
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek5
12.tem.2012 tarihli yazısı
Evet, hiç mi sızlamıyor vicdanınız? iktidar demek böyle bir şey. Vurdumduymazlık... Kibir... Ben bilirimcilik... Soslu ego... Küstahlık... Şımarıklık... Duyarsızlık... Uzun iktidar yıllarında, anlaşılan, hepsi birlikte geliyor. Gerçekten çok yazık!
Milliyet dün bu manşetle çıktı: Hiç mi vicdanınız sızlamıyor?
Çok isabetliydi.
Gökçer Tahircioğlunun Ankaradan gönderdiği habere en uygun başlık oturtulmuştu gazetenin mutfağında.
Evet öyle.
Ben de soruyorum:
Hiç mi vicdanınız sızlamadı?
Biliyorum.
Şimdi bin dereden su getirebilirsiniz. Ama inandırıcı olamazsınız. Yaptığınız vicdana da sığmıyor, adalete de...
1978de Ankaranın Bahçelievler semtinde Türkiye işçi Partili (TiP) yedi genci telle boğarak öldürmekten hüküm giyen Ünal Osmanağaoğlu ile Bünyamin Adanalı...
Önce 19 yıl kaçak yaşadılar.
Sonra 1999da hapse girdiler.
13 yıl yattılar.
Daha 11 yıl daha yatacaklardı.
Ama 3. Yargı Paketi yetişti.
TBMMde bir gece yarısı operasyonu yapıldı, Ak Partiyle MHP arasında.
Anlaşılan CHP de uyutuldu.
Gece vakti sergilenen ince bir oyunla, Yedi kez verilen cezaların tek seferde çekilmesini sağlayan bir madde eklendi pakete.
Böylece, 13 yıl cezaevinde yatan eski ülkücülerin cezası 10 yıla düştü. 3,5 yıl fazladan yatmış duruma geçtiler ve önceki gece büyük bir hızla tahliye edildiler.
Bahçelievler Katliamı emektar avukatı Erşen Sansal, iki eski ülkücünün katledilen her bir genç için sadece 2 yıl hapis yattığını belirtti ve mahkemeye şu tepkiyi gösterdi:
itiraz beklenmeden bırakıldılar. Yargıtaya başvuracağız ama karar çıkana kadar kaçabilirler.
Gökçer Tahincioğlunun haberinin bir bölümü şöyle:
Bahçelievler Katliamı davasının hükümlüleri, Ünal Osmanağaoğlu ile Bünyamin Adanalı, 3. Yargı Paketine, kendilerinin de aralarında olduğu bazı eski ülkücüler için konulan özel düzenlemeyle cezaevinden kurtuldu.
Mahkeme, sanık avukatlarının bile şahsa özel düzenleme olduğunu kabul ettiği düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine taşımayı reddetti.
Bünyamin Adanalı ile, DiSK Genel Başkanı Kemal Türkler suikasti davasından da zamanaşımı sayesinde kurtulan Ünal Osmanağaoğlu Bandırma Cezaevinden tahliye edildi. Bünyamin Adanalı da akşam saatlerinde Çanakkale Cezaevinden serbest bırakıldı.
Haberin kritik bölümü ya da zurnanın zırt dediği yere gelince...
Şöyle:
Hükümet, TBMM Adalet Komisyonunda görüşmeler sürerken, MHP ile anlaşarak bir son dakika önergesi ile 3. Yargı Paketine geçici bir hüküm ekledi. Başbakan Erdoğanın onayıyla hazırlandığı belirtilen önerge...
Evet, hiç mi vicdanınız sızlamadı?
Uludere Katliamı konusunda bir özürü bile esirgeyen siz değil misiniz?
Hapiste 700ü aşkın öğrenci yatarken kılı kıpırdamayan siz değil misiniz?
Büşra Ersanlılar hapisteyken, KESKli sendikacılar tutuklanırken sessiz kalan siz değil misiniz?
BDPli milletvekilleri hapis yatarken, tahliye talepleri birer birer reddedilirken nerelerdesiniz?
Gencecik insanlar parasız eğitim diye bir pankart açtıkları için, başına poşu geçirdikleri için yıllar boyu hapse mahkûm edilirken sesinizi niçin duymadık?
Aleviler ses verirken kulaklarınızı tıkayan sizler değil misiniz?
TBMM çatısı altında bir cemevine bile kulak asmayan siz değil misiniz?
Evet, hiç mi sızlamıyor vicdanınız?
iktidar demek böyle bir şey.
Vurdumduymazlık...
Kibir...
Ben bilirimcilik...
Soslu ego...
Küstahlık...
Şımarıklık...
Duyarsızlık...
Uzun iktidar yıllarında, anlaşılan, hepsi birlikte geliyor.
Gerçekten çok yazık!
Evet, hiç mi sızlamıyor vicdanınız? iktidar demek böyle bir şey. Vurdumduymazlık... Kibir... Ben bilirimcilik... Soslu ego... Küstahlık... Şımarıklık... Duyarsızlık... Uzun iktidar yıllarında, anlaşılan, hepsi birlikte geliyor. Gerçekten çok yazık!
Milliyet dün bu manşetle çıktı: Hiç mi vicdanınız sızlamıyor?
Çok isabetliydi.
Gökçer Tahircioğlunun Ankaradan gönderdiği habere en uygun başlık oturtulmuştu gazetenin mutfağında.
Evet öyle.
Ben de soruyorum:
Hiç mi vicdanınız sızlamadı?
Biliyorum.
Şimdi bin dereden su getirebilirsiniz. Ama inandırıcı olamazsınız. Yaptığınız vicdana da sığmıyor, adalete de...
1978de Ankaranın Bahçelievler semtinde Türkiye işçi Partili (TiP) yedi genci telle boğarak öldürmekten hüküm giyen Ünal Osmanağaoğlu ile Bünyamin Adanalı...
Önce 19 yıl kaçak yaşadılar.
Sonra 1999da hapse girdiler.
13 yıl yattılar.
Daha 11 yıl daha yatacaklardı.
Ama 3. Yargı Paketi yetişti.
TBMMde bir gece yarısı operasyonu yapıldı, Ak Partiyle MHP arasında.
Anlaşılan CHP de uyutuldu.
Gece vakti sergilenen ince bir oyunla, Yedi kez verilen cezaların tek seferde çekilmesini sağlayan bir madde eklendi pakete.
Böylece, 13 yıl cezaevinde yatan eski ülkücülerin cezası 10 yıla düştü. 3,5 yıl fazladan yatmış duruma geçtiler ve önceki gece büyük bir hızla tahliye edildiler.
Bahçelievler Katliamı emektar avukatı Erşen Sansal, iki eski ülkücünün katledilen her bir genç için sadece 2 yıl hapis yattığını belirtti ve mahkemeye şu tepkiyi gösterdi:
itiraz beklenmeden bırakıldılar. Yargıtaya başvuracağız ama karar çıkana kadar kaçabilirler.
Gökçer Tahincioğlunun haberinin bir bölümü şöyle:
Bahçelievler Katliamı davasının hükümlüleri, Ünal Osmanağaoğlu ile Bünyamin Adanalı, 3. Yargı Paketine, kendilerinin de aralarında olduğu bazı eski ülkücüler için konulan özel düzenlemeyle cezaevinden kurtuldu.
Mahkeme, sanık avukatlarının bile şahsa özel düzenleme olduğunu kabul ettiği düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine taşımayı reddetti.
Bünyamin Adanalı ile, DiSK Genel Başkanı Kemal Türkler suikasti davasından da zamanaşımı sayesinde kurtulan Ünal Osmanağaoğlu Bandırma Cezaevinden tahliye edildi. Bünyamin Adanalı da akşam saatlerinde Çanakkale Cezaevinden serbest bırakıldı.
Haberin kritik bölümü ya da zurnanın zırt dediği yere gelince...
Şöyle:
Hükümet, TBMM Adalet Komisyonunda görüşmeler sürerken, MHP ile anlaşarak bir son dakika önergesi ile 3. Yargı Paketine geçici bir hüküm ekledi. Başbakan Erdoğanın onayıyla hazırlandığı belirtilen önerge...
Evet, hiç mi vicdanınız sızlamadı?
Uludere Katliamı konusunda bir özürü bile esirgeyen siz değil misiniz?
Hapiste 700ü aşkın öğrenci yatarken kılı kıpırdamayan siz değil misiniz?
Büşra Ersanlılar hapisteyken, KESKli sendikacılar tutuklanırken sessiz kalan siz değil misiniz?
BDPli milletvekilleri hapis yatarken, tahliye talepleri birer birer reddedilirken nerelerdesiniz?
Gencecik insanlar parasız eğitim diye bir pankart açtıkları için, başına poşu geçirdikleri için yıllar boyu hapse mahkûm edilirken sesinizi niçin duymadık?
Aleviler ses verirken kulaklarınızı tıkayan sizler değil misiniz?
TBMM çatısı altında bir cemevine bile kulak asmayan siz değil misiniz?
Evet, hiç mi sızlamıyor vicdanınız?
iktidar demek böyle bir şey.
Vurdumduymazlık...
Kibir...
Ben bilirimcilik...
Soslu ego...
Küstahlık...
Şımarıklık...
Duyarsızlık...
Uzun iktidar yıllarında, anlaşılan, hepsi birlikte geliyor.
Gerçekten çok yazık!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar