bugün
- arkadaşlar size bi soru sorucam55
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı75
- trump'ın erdoğan'dan yemen için asker istemesi5
- göbeklitepeyi uzaylıların yaptığı gerçeği4
- erkeği karizmatik gösteren şeyler21
- herkesin tavsiye verdiği insan10
- silvermist11
- herkes istediği yazarı yazsın20
- evladım şu tc'yi girsene3
- seks neden ayıptır2
- beni neden sevmediniz13
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası43
- gece nöbetten çıkınca eve gidip uyumak3
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- cadılar bayramında ne olacaksınız16
- simko332
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan15
- farklılıkları olan insanların varoluş mücadelesi4
- keşke benim olsa denilen yazarlar10
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum12
- ilham aliyev28
- sözlükteki galatasaraylılar8
- bekar erkeklerin en büyük neşesi8
- ne kadar paranız var9
- ofsaytımsı vol 220
- kendin hakkında bir gerçek bırak6
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- kısa boylu olmak6
- yavuz sultan selim16
- kendini sevmek5
- 2027 de neler olsun8
- sözlük erkeklerine bir hediye bırak7
- galatasaray9
- israil6
- metpamid2
- sevgiliye saat hediye etmek5
- çorba8
- sözlük kızlarının kombinleri43
- sözlükteki ilişki skandalı39
- kedi öldürmek suçsa sinek öldürmek de suçtur3
- sevgilinin bisepsinden sushi yemek6
- youtube shorts6
- çok azdım porno izliyorum3
- victor osimhen7
- baloncan çakır5
- sevmek bir başkasını geliştirmektir4
- marksizm bu topraklarda biterse dünyada biter4
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- gece 3 00 da sözlükte dolaşmak2
tam bir yıl önce bugün, bu saatte...
şehirdışına gidecektim, dönmemek üzere.
son defa görmek istiyordum o'nu.
evinin önüne gittim, aradım...açmadı.
mesaj attım, iletilmedi. kapatmıştı telefonunu.
son çare olarak bastım zile, ellerim titreyerek.
yorgun ve ince bir ses: 'kim o'
'benim' diyemedim uzunca bir süre,
tekrar etti, 'kim o!'
'benim... ted'
sustu...
'sadece 5 dakika. sonra gideceğim' dedim.
'peki'
önce ayak sesleri geldi, sonra gölgesi, kokusu...
başını eğmişti, bakmıyordu. 'söyle' dedi.
hafifçe kaldırdı başını, gözleri buğulu.
'gidiyorum'
sustu uzunca bir süre 'neden' diyebildi.
'acı çekiyorum burada' dedim, saçmalamıştım yine herzaman olduğu gibi.
'gidince acımayacak mı'
rahatlatmıştı bu sözü, en azından susmuyordu.
uzunca nefesini çekti, sigarasını yaktı, gözlerime baktı.
'sen hep gidersin zaten, kaçarsın, görmek istemezsin bıraktığın eseri... acı mı çekiyosun ted? yoksa vicdan mı? ya da zevk mi alıyosun bu halimi görmekten? neden geldin! '
susma sırası benimdi.
'git hadi, yine kaç git, herşeyi mahveden zaten sensin, yine git alıştım artık'
'pişmanım, biliyorum bu hiçbirşeyi değiştirmeyecek, ama üzgünüm, elimden bişey gelmiyor' diyebildim. ne kadar da salaktım.
'peki günah çıkardıysan gidebilirsin' dedi.
ismiyle seslendim, kaldırdı başını.
bu son şansımdı.
öptüm dudaklarından, tokat attı.
tekrar öptüm, tekrar tokat attı.
halbuki fimlerde öyle olmuyor muydu? erkek öper, tokadı yer, sonrasında kız öperdi.
öyle olmadı.
son bi kez daha denemek istedi ted şansını, kız ağlamaya başladı...
'yalvarırım yapma', 'yapma...'
yere çöktü, ağlamaya başladı.
planlarım böyle değildi,
barışacağız, belki de o gece onunla uyuyacaktım.
öylece bırakıp gittim.
evet yine terketmiştim,
belki de en iyi yaptığım şeydi terketmek.
evin köşesini dönerken hala o'nun hıçkırıklarını duyuyordum.
amacıma ulaşmıştım.
artık kaybeden ben değildim.
öyle sanıyordum.
bir yıl sonra bu entryi yazıyorum sözlük.
pişmanım, bırakıp gitmeseydim, yanına çökseydim,
ben de ortak olsaydım hıçkırıklarına...
pişmanım sözlük, köpekler gibi pişmanım.
kaybeden ben oldum...
şehirdışına gidecektim, dönmemek üzere.
son defa görmek istiyordum o'nu.
evinin önüne gittim, aradım...açmadı.
mesaj attım, iletilmedi. kapatmıştı telefonunu.
son çare olarak bastım zile, ellerim titreyerek.
yorgun ve ince bir ses: 'kim o'
'benim' diyemedim uzunca bir süre,
tekrar etti, 'kim o!'
'benim... ted'
sustu...
'sadece 5 dakika. sonra gideceğim' dedim.
'peki'
önce ayak sesleri geldi, sonra gölgesi, kokusu...
başını eğmişti, bakmıyordu. 'söyle' dedi.
hafifçe kaldırdı başını, gözleri buğulu.
'gidiyorum'
sustu uzunca bir süre 'neden' diyebildi.
'acı çekiyorum burada' dedim, saçmalamıştım yine herzaman olduğu gibi.
'gidince acımayacak mı'
rahatlatmıştı bu sözü, en azından susmuyordu.
uzunca nefesini çekti, sigarasını yaktı, gözlerime baktı.
'sen hep gidersin zaten, kaçarsın, görmek istemezsin bıraktığın eseri... acı mı çekiyosun ted? yoksa vicdan mı? ya da zevk mi alıyosun bu halimi görmekten? neden geldin! '
susma sırası benimdi.
'git hadi, yine kaç git, herşeyi mahveden zaten sensin, yine git alıştım artık'
'pişmanım, biliyorum bu hiçbirşeyi değiştirmeyecek, ama üzgünüm, elimden bişey gelmiyor' diyebildim. ne kadar da salaktım.
'peki günah çıkardıysan gidebilirsin' dedi.
ismiyle seslendim, kaldırdı başını.
bu son şansımdı.
öptüm dudaklarından, tokat attı.
tekrar öptüm, tekrar tokat attı.
halbuki fimlerde öyle olmuyor muydu? erkek öper, tokadı yer, sonrasında kız öperdi.
öyle olmadı.
son bi kez daha denemek istedi ted şansını, kız ağlamaya başladı...
'yalvarırım yapma', 'yapma...'
yere çöktü, ağlamaya başladı.
planlarım böyle değildi,
barışacağız, belki de o gece onunla uyuyacaktım.
öylece bırakıp gittim.
evet yine terketmiştim,
belki de en iyi yaptığım şeydi terketmek.
evin köşesini dönerken hala o'nun hıçkırıklarını duyuyordum.
amacıma ulaşmıştım.
artık kaybeden ben değildim.
öyle sanıyordum.
bir yıl sonra bu entryi yazıyorum sözlük.
pişmanım, bırakıp gitmeseydim, yanına çökseydim,
ben de ortak olsaydım hıçkırıklarına...
pişmanım sözlük, köpekler gibi pişmanım.
kaybeden ben oldum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar