bugün
- bik bik'in mutfağına konuk olmak19
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- akşama ne yemek yapsam8
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim35
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı13
- amedspor14
- hamas denince akla gelenler14
- buz gibi balkonda tek başına oturmak3
- aleksey batrakov24
- kötü bir insan mıyım ben9
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- çin'de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- rafael leao2
- terapi niteliğindeki şeyler16
- sözlük yazarlarının şeftalileri2
- yavıdice öğreniyoruz4
- göztepe3
- ismeti siyaset tahsiline lmu'ya göndermek2
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi16
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı6
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit7
- günün sözü8
- uludağ sözlük mobil site arayüzü2
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası5
- nervio31
- leş kaktüsü6
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak5
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- sigara içmeyince sinirlenmek4
- eyüpspor4
- evde kalmış 30 yaşında kız23
- sözlüğün yeni tasarımı23
- cennet çamuru5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- anın görüntüsü26
- sözlüğün en ılık yazarı7
- bik bik'in gerçek yüzü5
- keyif kaçıran şeyler6
- göbek marul3
- tuborg smooth2
- fon skandalı2
- samsak döveci9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- ucuz atlatmak5
- akp'nin kemalistleşmesi5
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
illuminati: Etrika Çemberi adlı kitabın ünlü araştırmacı emekli Prof. Texe Mars, bizden daha iyi Türkiye Cumhuriyetini tanıyor. Türkiyeyi yıkmak isteyen oyunların arkasında illuminati ve alt masonik örgütler olduğunu iddia ediyor ve Türkiye hakkında şöyle anlatıyor.
(...) Türkiye, 650 milyonluk nüfusu ile gezegenimizdeki diğer 175 ülkeden çok farklı bir konuma sahip. Ortadoğu, Avrupa ve Afrikayı birbirine bağlayan güçlü bir köprü. Ankarada ya da istanbulda yaşananlar, kesinlikle sonraki yıllarda Afrikadaki Nijeryadan Avrupadaki Almanyaya oradan Amerika Birleşik Devletlerine kadar birçok bölgedeki gelişmeleri etkiler. Bundan dolayıdır ki, Yeni Dünya Düzeninin komplocu liderlerinin, ki ben onları illuminatinin adamları olarak isimlendiriyorum, Türkiyeyi, kendileri için bir dayanak noktası ya da dünya hakimiyetlerine giden yolda bir anahtar olarak görmeleri, şaşırtıcı olmamalıdır.
Türkiye, sıradan insanların yaşadığı bir ülke değil. Miras aldığı tarih yüzyıllar boyunca global gelişmeleri etkilemiş, nüfusunu genç, eğitimli erkek ve kadınların oluşturduğu bir ülke.
Osmanlı imparatorluğu, sanatsal, bilimsel ve kültürel başarılarıyla, ve tabii ki askeri gücüyle, halen batılı güçlerin zihnindeki yerini muhafaza etmektedir. Tabii ki ülkenin eşsiz tarihi, Hititler, Helen uygarlığı ve Bizans dahil olmak üzere, milattan önce ikinci milenyuma kadar izlenebilir. Birinci Dünya Savaşının hemen ardından, 1923de Türkiye Cumhuriyetini kurarken gösterdiği olağanüstü başarıları bizler tarafından da çok iyi bilinen Mustafa Kemal Atatürk ismi, hayranlık dolu bir ses tonu ile telaffuz edilmektedir.
Bugün Türkiye, ekonomik, askeri ve kültürel gücü ile dikkate alınması gereken bir ülke. Ülkedeki elit, Ankarayı, Avrupanın ekonomik gücüne entegre etmeye çalışıyor. Türkiyenin coğrafyası; insanları, dini ve potansiyeli, her zaman patlamaya hazır bir bomba görünümü veren çalkantılı Ortadoğu coğrafyasında Türkiyesiz bir istikrar ve güvenliğin mümkün olmadığı görüşünü pekiştirir nitelikte.
Tüm bunlar, Başkan George W. Bushun, Talibanın mağlup edilmesinin ardından Afganistnadaki barışı tesis etme ve kollama sürecinde neden Türkiyenin desteğini almaya çalıştığına açıklık getiriyor. Tahmin ediyorum ki, Amerika, ingiltere ve Rusya, bundan sonra Ankaraya daha sık kulak verecek ve Türkiye, dünya meselelerinde hissedilir bir güç merkezi olacak.
Bununla birlikte, kendi çıkarları için Türkiyenin bu potansiyelinden istifade ve manipüle etmek isteyen kişi ve oluşumlar da mevcut. Türkiyenin ekonomik, askeri ve sosyal arenada oynayacağı rolün artması, aynı zamanda bu ülkenin, eski çağlardan bu yana devam etmekte olan global komplonun ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi anlamına da geliyor.
Sözkonusu komployu yürüten elit tabakanın nihai hedefi, başkenti Kudüs olacak bir dünya hakimiyeti kurmak. illuminatinin arkasındaki beyinler, Büyük israillerinden, Türkiyeyi ve tüm Dünyayı hakimiyetleri altına almanın planlarını yapıyorlar.
Sözkonusu elit, gizli gündemlere sahip on acımasız adamdan oluşuyor. Kendilerinin de yarı-tanrı statüsünde olduklarına inanan bu karanlık niyetli tipler, şeytani Güçler Tanrısından başka hiçbir şeye tapmıyorlar. Bunlar, onyıllardır, tüm özgürlüklerin yeryüzünden silineceği o güne hazırlanmak için ellerindeki tüm mali ve politik gücü seferber etmiş durumda. O lanetli gün gelip çattığında, üstün liderlerinin, dünyanın tahtına oturacağından emin görünüyorlar.
Komplonun iç çemberi olarak isimlendirdiğim bu kişiler, sahip oldukları kan, hanedanlıklar ve servetle, şeytani güçlerini sergilemekten kaçınmıyorlar.Komplonun lider kadrosu, New York, Washington ve diğer Avrupalı başkentlerde faaliyet gösteren gizli cemaatleri kullanıyor, kendilerinin Olağanüstü Çalışma olarak isimlendirdikleri, dünya üzerindeki tüm erkek, kadın ve çocukların köleleştirilmesi hedefine ulaşmak için çalışıyorlar. Daha da kötüsü, gerçek yaratıcının yeryüzündeki tüm izlerini silebilecekleri gibi yanlış bir hayalin peşinde koşuyorlar.
illuminatinin karanlık beyinleri, Türk milletinin anahtarını ele geçirebilirlerse, sadist ve açgözlü hedeflerine ulaşma yolunda uzun bir mesafe katketmiş olacaklar. Tamamen kontrolleri altına alamadıkları bir Türkiye, bu misyonlarını imkansız hale getirmese bile, şüphesiz ki, bir hayli zorlaştıracaktır.
Bundan dolayı, önümüzdeki günlerde, bu karanlık karakterlerin, Türkiyeyi de etkileri altına alabilmek için daha fazla gayret göstereceklerini tahmin edebiliriz. Çünkü, Türkiyenin de fethedilmesi gerektiğine inanıyorlar. Mümkünse sinsi komplolarla. Ekonomik yıkımlarla ya da gerekirse kaba güç kullanarak.
Tüm bunların ışığında, Türkiyenin zeki ve cesaretli insanlarının illuminati: Entrika Çemberi adlı kitabımı dikkatle okuyacaklarını ve kapıdaki tehlikenin farkına varacaklarını ümid ediyorum. Ardından, bu ülkenin vatandaşları olarak, bu büyük tehlikeye nasıl tepki vereceğinize siz kendiniz karar vereceksiniz.
Türkiye, şeytani amaçlara hizmet eden bu adamların önünde, bir ahlak duvarı, bir kudsi bariyer olarak çıkabilecek mi? Yoksa Anadolu insanı da, dünyada örneğini gördüğümüz diğer uluslar gibi, başarısız olarak, bu sinsi şemanın tuzağına mı düşecek?
Türkçe konuşan tüm insanlara karşı kalbimde beslediğim sevgi ile diyorum ki: Gerçekleri öğrenin ve kazananlardan olun. Kutsal metinlerin de söylediği gibi, Gerçeği öğreneceksin ve gerçek seni özgür kılacak.
Texe Mars
23 Ocak 2002
(...) Türkiye, 650 milyonluk nüfusu ile gezegenimizdeki diğer 175 ülkeden çok farklı bir konuma sahip. Ortadoğu, Avrupa ve Afrikayı birbirine bağlayan güçlü bir köprü. Ankarada ya da istanbulda yaşananlar, kesinlikle sonraki yıllarda Afrikadaki Nijeryadan Avrupadaki Almanyaya oradan Amerika Birleşik Devletlerine kadar birçok bölgedeki gelişmeleri etkiler. Bundan dolayıdır ki, Yeni Dünya Düzeninin komplocu liderlerinin, ki ben onları illuminatinin adamları olarak isimlendiriyorum, Türkiyeyi, kendileri için bir dayanak noktası ya da dünya hakimiyetlerine giden yolda bir anahtar olarak görmeleri, şaşırtıcı olmamalıdır.
Türkiye, sıradan insanların yaşadığı bir ülke değil. Miras aldığı tarih yüzyıllar boyunca global gelişmeleri etkilemiş, nüfusunu genç, eğitimli erkek ve kadınların oluşturduğu bir ülke.
Osmanlı imparatorluğu, sanatsal, bilimsel ve kültürel başarılarıyla, ve tabii ki askeri gücüyle, halen batılı güçlerin zihnindeki yerini muhafaza etmektedir. Tabii ki ülkenin eşsiz tarihi, Hititler, Helen uygarlığı ve Bizans dahil olmak üzere, milattan önce ikinci milenyuma kadar izlenebilir. Birinci Dünya Savaşının hemen ardından, 1923de Türkiye Cumhuriyetini kurarken gösterdiği olağanüstü başarıları bizler tarafından da çok iyi bilinen Mustafa Kemal Atatürk ismi, hayranlık dolu bir ses tonu ile telaffuz edilmektedir.
Bugün Türkiye, ekonomik, askeri ve kültürel gücü ile dikkate alınması gereken bir ülke. Ülkedeki elit, Ankarayı, Avrupanın ekonomik gücüne entegre etmeye çalışıyor. Türkiyenin coğrafyası; insanları, dini ve potansiyeli, her zaman patlamaya hazır bir bomba görünümü veren çalkantılı Ortadoğu coğrafyasında Türkiyesiz bir istikrar ve güvenliğin mümkün olmadığı görüşünü pekiştirir nitelikte.
Tüm bunlar, Başkan George W. Bushun, Talibanın mağlup edilmesinin ardından Afganistnadaki barışı tesis etme ve kollama sürecinde neden Türkiyenin desteğini almaya çalıştığına açıklık getiriyor. Tahmin ediyorum ki, Amerika, ingiltere ve Rusya, bundan sonra Ankaraya daha sık kulak verecek ve Türkiye, dünya meselelerinde hissedilir bir güç merkezi olacak.
Bununla birlikte, kendi çıkarları için Türkiyenin bu potansiyelinden istifade ve manipüle etmek isteyen kişi ve oluşumlar da mevcut. Türkiyenin ekonomik, askeri ve sosyal arenada oynayacağı rolün artması, aynı zamanda bu ülkenin, eski çağlardan bu yana devam etmekte olan global komplonun ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi anlamına da geliyor.
Sözkonusu komployu yürüten elit tabakanın nihai hedefi, başkenti Kudüs olacak bir dünya hakimiyeti kurmak. illuminatinin arkasındaki beyinler, Büyük israillerinden, Türkiyeyi ve tüm Dünyayı hakimiyetleri altına almanın planlarını yapıyorlar.
Sözkonusu elit, gizli gündemlere sahip on acımasız adamdan oluşuyor. Kendilerinin de yarı-tanrı statüsünde olduklarına inanan bu karanlık niyetli tipler, şeytani Güçler Tanrısından başka hiçbir şeye tapmıyorlar. Bunlar, onyıllardır, tüm özgürlüklerin yeryüzünden silineceği o güne hazırlanmak için ellerindeki tüm mali ve politik gücü seferber etmiş durumda. O lanetli gün gelip çattığında, üstün liderlerinin, dünyanın tahtına oturacağından emin görünüyorlar.
Komplonun iç çemberi olarak isimlendirdiğim bu kişiler, sahip oldukları kan, hanedanlıklar ve servetle, şeytani güçlerini sergilemekten kaçınmıyorlar.Komplonun lider kadrosu, New York, Washington ve diğer Avrupalı başkentlerde faaliyet gösteren gizli cemaatleri kullanıyor, kendilerinin Olağanüstü Çalışma olarak isimlendirdikleri, dünya üzerindeki tüm erkek, kadın ve çocukların köleleştirilmesi hedefine ulaşmak için çalışıyorlar. Daha da kötüsü, gerçek yaratıcının yeryüzündeki tüm izlerini silebilecekleri gibi yanlış bir hayalin peşinde koşuyorlar.
illuminatinin karanlık beyinleri, Türk milletinin anahtarını ele geçirebilirlerse, sadist ve açgözlü hedeflerine ulaşma yolunda uzun bir mesafe katketmiş olacaklar. Tamamen kontrolleri altına alamadıkları bir Türkiye, bu misyonlarını imkansız hale getirmese bile, şüphesiz ki, bir hayli zorlaştıracaktır.
Bundan dolayı, önümüzdeki günlerde, bu karanlık karakterlerin, Türkiyeyi de etkileri altına alabilmek için daha fazla gayret göstereceklerini tahmin edebiliriz. Çünkü, Türkiyenin de fethedilmesi gerektiğine inanıyorlar. Mümkünse sinsi komplolarla. Ekonomik yıkımlarla ya da gerekirse kaba güç kullanarak.
Tüm bunların ışığında, Türkiyenin zeki ve cesaretli insanlarının illuminati: Entrika Çemberi adlı kitabımı dikkatle okuyacaklarını ve kapıdaki tehlikenin farkına varacaklarını ümid ediyorum. Ardından, bu ülkenin vatandaşları olarak, bu büyük tehlikeye nasıl tepki vereceğinize siz kendiniz karar vereceksiniz.
Türkiye, şeytani amaçlara hizmet eden bu adamların önünde, bir ahlak duvarı, bir kudsi bariyer olarak çıkabilecek mi? Yoksa Anadolu insanı da, dünyada örneğini gördüğümüz diğer uluslar gibi, başarısız olarak, bu sinsi şemanın tuzağına mı düşecek?
Türkçe konuşan tüm insanlara karşı kalbimde beslediğim sevgi ile diyorum ki: Gerçekleri öğrenin ve kazananlardan olun. Kutsal metinlerin de söylediği gibi, Gerçeği öğreneceksin ve gerçek seni özgür kılacak.
Texe Mars
23 Ocak 2002
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com