bugün
- herkes yatmış görünüyor3
- manifest dinleyen erkek11
- eğitimde sınav sistemi2
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- sudekiray3
- komik olmayan komedyen2
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- berrak tüzünataç3
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- mesele ne senin benden ayrılman3
- mohamed salah ghaly13
- türkiye7
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- taşak sütyeni2
- yaz yemekleri5
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- gulmekicinyaratilmis11
- tofaş2
- insan zamandan ibarettir3
- spiderman mi döver batman mi5
- trabzonspor7
- mauro icardi3
- gocu4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- stres yönetimi6
- birleşik krallık3
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- doğuda yaşayan yazarlar5
- almanya5
- elalem ne der4
- ispanya7
- dost2
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- gocu bay bey birader3
- petrol4
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
illuminati: Etrika Çemberi adlı kitabın ünlü araştırmacı emekli Prof. Texe Mars, bizden daha iyi Türkiye Cumhuriyetini tanıyor. Türkiyeyi yıkmak isteyen oyunların arkasında illuminati ve alt masonik örgütler olduğunu iddia ediyor ve Türkiye hakkında şöyle anlatıyor.
(...) Türkiye, 650 milyonluk nüfusu ile gezegenimizdeki diğer 175 ülkeden çok farklı bir konuma sahip. Ortadoğu, Avrupa ve Afrikayı birbirine bağlayan güçlü bir köprü. Ankarada ya da istanbulda yaşananlar, kesinlikle sonraki yıllarda Afrikadaki Nijeryadan Avrupadaki Almanyaya oradan Amerika Birleşik Devletlerine kadar birçok bölgedeki gelişmeleri etkiler. Bundan dolayıdır ki, Yeni Dünya Düzeninin komplocu liderlerinin, ki ben onları illuminatinin adamları olarak isimlendiriyorum, Türkiyeyi, kendileri için bir dayanak noktası ya da dünya hakimiyetlerine giden yolda bir anahtar olarak görmeleri, şaşırtıcı olmamalıdır.
Türkiye, sıradan insanların yaşadığı bir ülke değil. Miras aldığı tarih yüzyıllar boyunca global gelişmeleri etkilemiş, nüfusunu genç, eğitimli erkek ve kadınların oluşturduğu bir ülke.
Osmanlı imparatorluğu, sanatsal, bilimsel ve kültürel başarılarıyla, ve tabii ki askeri gücüyle, halen batılı güçlerin zihnindeki yerini muhafaza etmektedir. Tabii ki ülkenin eşsiz tarihi, Hititler, Helen uygarlığı ve Bizans dahil olmak üzere, milattan önce ikinci milenyuma kadar izlenebilir. Birinci Dünya Savaşının hemen ardından, 1923de Türkiye Cumhuriyetini kurarken gösterdiği olağanüstü başarıları bizler tarafından da çok iyi bilinen Mustafa Kemal Atatürk ismi, hayranlık dolu bir ses tonu ile telaffuz edilmektedir.
Bugün Türkiye, ekonomik, askeri ve kültürel gücü ile dikkate alınması gereken bir ülke. Ülkedeki elit, Ankarayı, Avrupanın ekonomik gücüne entegre etmeye çalışıyor. Türkiyenin coğrafyası; insanları, dini ve potansiyeli, her zaman patlamaya hazır bir bomba görünümü veren çalkantılı Ortadoğu coğrafyasında Türkiyesiz bir istikrar ve güvenliğin mümkün olmadığı görüşünü pekiştirir nitelikte.
Tüm bunlar, Başkan George W. Bushun, Talibanın mağlup edilmesinin ardından Afganistnadaki barışı tesis etme ve kollama sürecinde neden Türkiyenin desteğini almaya çalıştığına açıklık getiriyor. Tahmin ediyorum ki, Amerika, ingiltere ve Rusya, bundan sonra Ankaraya daha sık kulak verecek ve Türkiye, dünya meselelerinde hissedilir bir güç merkezi olacak.
Bununla birlikte, kendi çıkarları için Türkiyenin bu potansiyelinden istifade ve manipüle etmek isteyen kişi ve oluşumlar da mevcut. Türkiyenin ekonomik, askeri ve sosyal arenada oynayacağı rolün artması, aynı zamanda bu ülkenin, eski çağlardan bu yana devam etmekte olan global komplonun ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi anlamına da geliyor.
Sözkonusu komployu yürüten elit tabakanın nihai hedefi, başkenti Kudüs olacak bir dünya hakimiyeti kurmak. illuminatinin arkasındaki beyinler, Büyük israillerinden, Türkiyeyi ve tüm Dünyayı hakimiyetleri altına almanın planlarını yapıyorlar.
Sözkonusu elit, gizli gündemlere sahip on acımasız adamdan oluşuyor. Kendilerinin de yarı-tanrı statüsünde olduklarına inanan bu karanlık niyetli tipler, şeytani Güçler Tanrısından başka hiçbir şeye tapmıyorlar. Bunlar, onyıllardır, tüm özgürlüklerin yeryüzünden silineceği o güne hazırlanmak için ellerindeki tüm mali ve politik gücü seferber etmiş durumda. O lanetli gün gelip çattığında, üstün liderlerinin, dünyanın tahtına oturacağından emin görünüyorlar.
Komplonun iç çemberi olarak isimlendirdiğim bu kişiler, sahip oldukları kan, hanedanlıklar ve servetle, şeytani güçlerini sergilemekten kaçınmıyorlar.Komplonun lider kadrosu, New York, Washington ve diğer Avrupalı başkentlerde faaliyet gösteren gizli cemaatleri kullanıyor, kendilerinin Olağanüstü Çalışma olarak isimlendirdikleri, dünya üzerindeki tüm erkek, kadın ve çocukların köleleştirilmesi hedefine ulaşmak için çalışıyorlar. Daha da kötüsü, gerçek yaratıcının yeryüzündeki tüm izlerini silebilecekleri gibi yanlış bir hayalin peşinde koşuyorlar.
illuminatinin karanlık beyinleri, Türk milletinin anahtarını ele geçirebilirlerse, sadist ve açgözlü hedeflerine ulaşma yolunda uzun bir mesafe katketmiş olacaklar. Tamamen kontrolleri altına alamadıkları bir Türkiye, bu misyonlarını imkansız hale getirmese bile, şüphesiz ki, bir hayli zorlaştıracaktır.
Bundan dolayı, önümüzdeki günlerde, bu karanlık karakterlerin, Türkiyeyi de etkileri altına alabilmek için daha fazla gayret göstereceklerini tahmin edebiliriz. Çünkü, Türkiyenin de fethedilmesi gerektiğine inanıyorlar. Mümkünse sinsi komplolarla. Ekonomik yıkımlarla ya da gerekirse kaba güç kullanarak.
Tüm bunların ışığında, Türkiyenin zeki ve cesaretli insanlarının illuminati: Entrika Çemberi adlı kitabımı dikkatle okuyacaklarını ve kapıdaki tehlikenin farkına varacaklarını ümid ediyorum. Ardından, bu ülkenin vatandaşları olarak, bu büyük tehlikeye nasıl tepki vereceğinize siz kendiniz karar vereceksiniz.
Türkiye, şeytani amaçlara hizmet eden bu adamların önünde, bir ahlak duvarı, bir kudsi bariyer olarak çıkabilecek mi? Yoksa Anadolu insanı da, dünyada örneğini gördüğümüz diğer uluslar gibi, başarısız olarak, bu sinsi şemanın tuzağına mı düşecek?
Türkçe konuşan tüm insanlara karşı kalbimde beslediğim sevgi ile diyorum ki: Gerçekleri öğrenin ve kazananlardan olun. Kutsal metinlerin de söylediği gibi, Gerçeği öğreneceksin ve gerçek seni özgür kılacak.
Texe Mars
23 Ocak 2002
(...) Türkiye, 650 milyonluk nüfusu ile gezegenimizdeki diğer 175 ülkeden çok farklı bir konuma sahip. Ortadoğu, Avrupa ve Afrikayı birbirine bağlayan güçlü bir köprü. Ankarada ya da istanbulda yaşananlar, kesinlikle sonraki yıllarda Afrikadaki Nijeryadan Avrupadaki Almanyaya oradan Amerika Birleşik Devletlerine kadar birçok bölgedeki gelişmeleri etkiler. Bundan dolayıdır ki, Yeni Dünya Düzeninin komplocu liderlerinin, ki ben onları illuminatinin adamları olarak isimlendiriyorum, Türkiyeyi, kendileri için bir dayanak noktası ya da dünya hakimiyetlerine giden yolda bir anahtar olarak görmeleri, şaşırtıcı olmamalıdır.
Türkiye, sıradan insanların yaşadığı bir ülke değil. Miras aldığı tarih yüzyıllar boyunca global gelişmeleri etkilemiş, nüfusunu genç, eğitimli erkek ve kadınların oluşturduğu bir ülke.
Osmanlı imparatorluğu, sanatsal, bilimsel ve kültürel başarılarıyla, ve tabii ki askeri gücüyle, halen batılı güçlerin zihnindeki yerini muhafaza etmektedir. Tabii ki ülkenin eşsiz tarihi, Hititler, Helen uygarlığı ve Bizans dahil olmak üzere, milattan önce ikinci milenyuma kadar izlenebilir. Birinci Dünya Savaşının hemen ardından, 1923de Türkiye Cumhuriyetini kurarken gösterdiği olağanüstü başarıları bizler tarafından da çok iyi bilinen Mustafa Kemal Atatürk ismi, hayranlık dolu bir ses tonu ile telaffuz edilmektedir.
Bugün Türkiye, ekonomik, askeri ve kültürel gücü ile dikkate alınması gereken bir ülke. Ülkedeki elit, Ankarayı, Avrupanın ekonomik gücüne entegre etmeye çalışıyor. Türkiyenin coğrafyası; insanları, dini ve potansiyeli, her zaman patlamaya hazır bir bomba görünümü veren çalkantılı Ortadoğu coğrafyasında Türkiyesiz bir istikrar ve güvenliğin mümkün olmadığı görüşünü pekiştirir nitelikte.
Tüm bunlar, Başkan George W. Bushun, Talibanın mağlup edilmesinin ardından Afganistnadaki barışı tesis etme ve kollama sürecinde neden Türkiyenin desteğini almaya çalıştığına açıklık getiriyor. Tahmin ediyorum ki, Amerika, ingiltere ve Rusya, bundan sonra Ankaraya daha sık kulak verecek ve Türkiye, dünya meselelerinde hissedilir bir güç merkezi olacak.
Bununla birlikte, kendi çıkarları için Türkiyenin bu potansiyelinden istifade ve manipüle etmek isteyen kişi ve oluşumlar da mevcut. Türkiyenin ekonomik, askeri ve sosyal arenada oynayacağı rolün artması, aynı zamanda bu ülkenin, eski çağlardan bu yana devam etmekte olan global komplonun ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi anlamına da geliyor.
Sözkonusu komployu yürüten elit tabakanın nihai hedefi, başkenti Kudüs olacak bir dünya hakimiyeti kurmak. illuminatinin arkasındaki beyinler, Büyük israillerinden, Türkiyeyi ve tüm Dünyayı hakimiyetleri altına almanın planlarını yapıyorlar.
Sözkonusu elit, gizli gündemlere sahip on acımasız adamdan oluşuyor. Kendilerinin de yarı-tanrı statüsünde olduklarına inanan bu karanlık niyetli tipler, şeytani Güçler Tanrısından başka hiçbir şeye tapmıyorlar. Bunlar, onyıllardır, tüm özgürlüklerin yeryüzünden silineceği o güne hazırlanmak için ellerindeki tüm mali ve politik gücü seferber etmiş durumda. O lanetli gün gelip çattığında, üstün liderlerinin, dünyanın tahtına oturacağından emin görünüyorlar.
Komplonun iç çemberi olarak isimlendirdiğim bu kişiler, sahip oldukları kan, hanedanlıklar ve servetle, şeytani güçlerini sergilemekten kaçınmıyorlar.Komplonun lider kadrosu, New York, Washington ve diğer Avrupalı başkentlerde faaliyet gösteren gizli cemaatleri kullanıyor, kendilerinin Olağanüstü Çalışma olarak isimlendirdikleri, dünya üzerindeki tüm erkek, kadın ve çocukların köleleştirilmesi hedefine ulaşmak için çalışıyorlar. Daha da kötüsü, gerçek yaratıcının yeryüzündeki tüm izlerini silebilecekleri gibi yanlış bir hayalin peşinde koşuyorlar.
illuminatinin karanlık beyinleri, Türk milletinin anahtarını ele geçirebilirlerse, sadist ve açgözlü hedeflerine ulaşma yolunda uzun bir mesafe katketmiş olacaklar. Tamamen kontrolleri altına alamadıkları bir Türkiye, bu misyonlarını imkansız hale getirmese bile, şüphesiz ki, bir hayli zorlaştıracaktır.
Bundan dolayı, önümüzdeki günlerde, bu karanlık karakterlerin, Türkiyeyi de etkileri altına alabilmek için daha fazla gayret göstereceklerini tahmin edebiliriz. Çünkü, Türkiyenin de fethedilmesi gerektiğine inanıyorlar. Mümkünse sinsi komplolarla. Ekonomik yıkımlarla ya da gerekirse kaba güç kullanarak.
Tüm bunların ışığında, Türkiyenin zeki ve cesaretli insanlarının illuminati: Entrika Çemberi adlı kitabımı dikkatle okuyacaklarını ve kapıdaki tehlikenin farkına varacaklarını ümid ediyorum. Ardından, bu ülkenin vatandaşları olarak, bu büyük tehlikeye nasıl tepki vereceğinize siz kendiniz karar vereceksiniz.
Türkiye, şeytani amaçlara hizmet eden bu adamların önünde, bir ahlak duvarı, bir kudsi bariyer olarak çıkabilecek mi? Yoksa Anadolu insanı da, dünyada örneğini gördüğümüz diğer uluslar gibi, başarısız olarak, bu sinsi şemanın tuzağına mı düşecek?
Türkçe konuşan tüm insanlara karşı kalbimde beslediğim sevgi ile diyorum ki: Gerçekleri öğrenin ve kazananlardan olun. Kutsal metinlerin de söylediği gibi, Gerçeği öğreneceksin ve gerçek seni özgür kılacak.
Texe Mars
23 Ocak 2002
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar