bugün
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı16
- atatürk'e alerjisi olan tipler4
- sözler köşkü4
- şikeci amedspor3
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- bazı şarkıları dinlemekten korkmak4
- osmanlı'ya alerjisi olan tipler4
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek5
- sırrı süreyya önder28
- suat usta2
- osmanlı torunuyum diye gezen çomar4
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- mankenlikten şarkıcılığa transfer olan ünlüler2
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- silver ile evlenecek erkek52
- askerde sözlüğe girmek2
- rafael leao victor osimhen leroy sane11
- sevgiliyle yaşamanın normalleştirilmesi4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası25
- tutmayan başlık açma rehberi7
- adem ve havva'nın yasak ağaca el sürmesi3
- karısı kızı feto evlerine gitmiş çomar2
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması5
- yakışıklı olup sevgilisi olmayan erkek3
- türk bayrağı2
- askerlik anıları6
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı4
- dün gece ne oldu12
- galatasaray neden transfer yapamıyor2
- sarapci koala58
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez3
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- kürt kızlarının güzel olması2
- sözlükteki linç kültürü12
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- bahçeli'nin spor kisvesi açıklaması2
- hristolojiye göre kıyamet alametleri5
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- elinin içine hapşıran insan5
- erecto dos andreas biraderitos3
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- avokadonun turkçesinin taşak olması4
- çanta2
- sözlükteki linç tayfa6
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması4
- gündüz uyuyup gece sokaklarda dolaşmak2
- sözlüğe yalan söylemek yalandan sayılır mı4
"bitmeyen bir şey ne zaman yapacaklar acaba? benimkisi de laf. çok param var nasıl olsa...
zaten bitmeyen bir şey sıkıcıdır. hayat gibi."
elindeki son sigarası "beni artık şu b.k dolu küllüğe bırak" der gibi körünü filizlendiriyordu. nasırlı ellerinin arasında küçük bir ateşin, iki sıska parmağın arasında ezilişiydi bu. sigara zorlukla da olsa küllükle vuslatını sonlandırırken, ağzındaki dumanı hemen bırakmadı. nefessiz, sessiz duruyordu. başına geleceklerden haberi vardı. ve duman ağzından bir sis bulutu oluşturarak boşaldı.
henüz otuzlu yaşlarının başında, son derece bakımsız aynı zamanda titiz bir insandı, ali fuat. bu çelişkinin sebebi geçmiş yaşantısından ibaret oluşuydu. kendisinden başka her şeye önem verirdi. dişleri sapsarı bile olsa, gözlük camlarında "acaba cam var mı" sorusu sorulacak derecede temizdi. bu, onun kendisini sevmeyişinin bir göstergesi olabilirdi. belki de bulunduğu duruma isyan edişinin bir başka anlatım biçimi.
"acaba ne zaman olacak, benim kokumdan ötürü dayanamayıp, kapıyı kırarak beni bulmaları? o ânki hâlim bir sıçandan ibaret olmayacaktır. otopsime bile gerek duymazlar belki. burunlarından içeri kokumu tatmamak için ellerinin nasıl sertleştiğini görür gibiyim. rezil insanlar... hepiniz bencil p.çlersiniz! benim bu halde oluşum sizi hiç alâkadar etmez ve sizin beni aşağılamanız beni hiç ama hiç umurumda olmaz!"
zamanın geçmesi için bu düşüncelerle birkaç saat daha boğuşmaya niyetli gibiydi. adi bir marka olan sigarasının boş paketine elini daldırdı. içerisinde kalan tütünlerin sesini duymak için ağır ağır sağa ve sola doğru sallamaya başladı. seslerin, sessizliği bozması zordu. ve sonra tütünleri saçına dökmeye başladı. "belki burada biter" dedikten sonra yarım bir kahkaha attı.
"aah... şu saçımın altında neler var neler! kimse farkedemiyor. herkesin kör olması lazım. başka açıklanacak bir durumu yok bunun. şu yaşıma kadar o kadar kişiyle muhatap oldum ve o kadar kişi tanıdım; ama hiçbiri beni tanıyamadı. bir tanesi bile! bence işlerine gelmedi. başlarına belâ olacaklarımdan korktular. kıskandılar, evet, kesinlikle kıskandılar. bu, su getirmez, götürmez miydi? ne b.ksa işte. öyle bir gerçek işte! adım gibi eminim."
ağzındaki acı tat, dilini dışarı çıkarmasına neden oldu. tam hizasında bulunan bir ayağı kırık sehpanın üzerindeki boş bardağa baktı.
"senin hep boş tarafına baktım bugüne kadar. çünkü, dolu tarafın bana hiçbir şey vaadetmez. beni ilgilendirmez! ama boş tarafın, o kadar ben kokuyor ki..."
"işte şimdi eşitlendik, benim gibi bomboşsun; bir zamanlar dopdoluyken."
birkaç dakika sonra kapı çaldı. yerinden dâhi kıpırdamadı, bir eli aşağı sarkmış, gözlükleri yüzünden düşmemek için kulağına tutunmuş gibiydi. ve nihayet tahta kapı kırılmıştı. içeri girenlerin burunları sımsıkı tutulmaktan dolayı şimdiden kıpkırmızıydı. ali'nin yanına dâhi kimse gitmedi. gerekeni yaptılar, oysa gerekenler onun hiç ama hiç umurunda değildi bile...
zaten bitmeyen bir şey sıkıcıdır. hayat gibi."
elindeki son sigarası "beni artık şu b.k dolu küllüğe bırak" der gibi körünü filizlendiriyordu. nasırlı ellerinin arasında küçük bir ateşin, iki sıska parmağın arasında ezilişiydi bu. sigara zorlukla da olsa küllükle vuslatını sonlandırırken, ağzındaki dumanı hemen bırakmadı. nefessiz, sessiz duruyordu. başına geleceklerden haberi vardı. ve duman ağzından bir sis bulutu oluşturarak boşaldı.
henüz otuzlu yaşlarının başında, son derece bakımsız aynı zamanda titiz bir insandı, ali fuat. bu çelişkinin sebebi geçmiş yaşantısından ibaret oluşuydu. kendisinden başka her şeye önem verirdi. dişleri sapsarı bile olsa, gözlük camlarında "acaba cam var mı" sorusu sorulacak derecede temizdi. bu, onun kendisini sevmeyişinin bir göstergesi olabilirdi. belki de bulunduğu duruma isyan edişinin bir başka anlatım biçimi.
"acaba ne zaman olacak, benim kokumdan ötürü dayanamayıp, kapıyı kırarak beni bulmaları? o ânki hâlim bir sıçandan ibaret olmayacaktır. otopsime bile gerek duymazlar belki. burunlarından içeri kokumu tatmamak için ellerinin nasıl sertleştiğini görür gibiyim. rezil insanlar... hepiniz bencil p.çlersiniz! benim bu halde oluşum sizi hiç alâkadar etmez ve sizin beni aşağılamanız beni hiç ama hiç umurumda olmaz!"
zamanın geçmesi için bu düşüncelerle birkaç saat daha boğuşmaya niyetli gibiydi. adi bir marka olan sigarasının boş paketine elini daldırdı. içerisinde kalan tütünlerin sesini duymak için ağır ağır sağa ve sola doğru sallamaya başladı. seslerin, sessizliği bozması zordu. ve sonra tütünleri saçına dökmeye başladı. "belki burada biter" dedikten sonra yarım bir kahkaha attı.
"aah... şu saçımın altında neler var neler! kimse farkedemiyor. herkesin kör olması lazım. başka açıklanacak bir durumu yok bunun. şu yaşıma kadar o kadar kişiyle muhatap oldum ve o kadar kişi tanıdım; ama hiçbiri beni tanıyamadı. bir tanesi bile! bence işlerine gelmedi. başlarına belâ olacaklarımdan korktular. kıskandılar, evet, kesinlikle kıskandılar. bu, su getirmez, götürmez miydi? ne b.ksa işte. öyle bir gerçek işte! adım gibi eminim."
ağzındaki acı tat, dilini dışarı çıkarmasına neden oldu. tam hizasında bulunan bir ayağı kırık sehpanın üzerindeki boş bardağa baktı.
"senin hep boş tarafına baktım bugüne kadar. çünkü, dolu tarafın bana hiçbir şey vaadetmez. beni ilgilendirmez! ama boş tarafın, o kadar ben kokuyor ki..."
"işte şimdi eşitlendik, benim gibi bomboşsun; bir zamanlar dopdoluyken."
birkaç dakika sonra kapı çaldı. yerinden dâhi kıpırdamadı, bir eli aşağı sarkmış, gözlükleri yüzünden düşmemek için kulağına tutunmuş gibiydi. ve nihayet tahta kapı kırılmıştı. içeri girenlerin burunları sımsıkı tutulmaktan dolayı şimdiden kıpkırmızıydı. ali'nin yanına dâhi kimse gitmedi. gerekeni yaptılar, oysa gerekenler onun hiç ama hiç umurunda değildi bile...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar