bugün
- türk müsün türkiyeli misin12
- nasıl birisiniz6
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- tonlu diller2
- gecenin rap şarkısı3
- bir şeyler söyle2
- ayrılık6
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım5
- yazarların ruh hali3
- rüyada nervio yu görmek8
- ilk kez penis gören kız tepkisi2
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- ölüm5
- gecenin şarkısı3
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- beni özleyenler elime mum diksin15
- hırvatistan12
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- ispanya daki göçmen krizi8
- köfteci yusuf2
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- izmirli kızların met çukuruna düşmesi3
- sırtımı kaşıyan kızlardan hoşlanmam3
- favori coldplay şarkınız4
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- issız bir yerde tatil yapmak2
- yunanistan29
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- türkiyeliyim var mı bir sorun3
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez3
- mutlu kalmak için öneriler6
- rte'nin yürüme problemi yaşaması3
- sözlüğün canlanması için gerekenler3
- oyum ak partiye3
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- her gün alkol almak4
- yeni dünya düzeni4
- arkadaşlar hangi diziye başlasam4
- recep tayyip erdoğana sahip çıkalım3
- aylık 513 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- sırt kaşınması2
- akp ve mhp sol partilerdir3
- sözlükteki derin yapılanma4
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- kele şaplak atmanın hazzı ve dayanılmaz istek3
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- anın görüntüsü15
6. sınıfa gidiyordum. insanların beni öve öve bitiremediği , "araba motoru mu lazım ? musti yapar ya" dediği dönemler. götüm tavan yapmış ama kız konusunda bir özgüvensizlik hakim üzerimde. kafam o kadar küçük ki "mucize bebek 2 cm dünyaya geldi" haberindeki bebek kafası gibi. çok küçük. o da küçük yani senin güzel hatırına. normalde kafa yok o kadar. saçlarım kıvırcık yana taralı saçımda eşşek kadar ters çıkma var. arada sırada saçlarımı dikip imaj değiştirmye çalışsamda 2 santim kafa 15 santim saç kombinasyonu hoş durmuyor.
boyumun daha metreyle yeni tanıştığı dönemler.
her neyse şiirler, hikayeler yazdığım için aile tarafından "yazar musti " olarak nam saldım. götüm edebi anlamda kalkmıştı. sonra okulda şiir yarışmasının düzenleneceği haberi okulda duyuruldu. sınıfa çocuk geldi isim yazdırmak için. "aaa musti yazar ya musti'yi yaz yazsın değil mi arkadaşlar..." diye ön sıradan biri atlamıştı.
"evet evet musti gururumuz.."
"evet bence de musti yazmalı.."
arka sıralardan da yükselen :
"boyu kısa ama aklı büyük zaaa.."
"gatılsın tabii orhan pamuk gibi adam zaa.."
sesleri sınıfı bir şölen havasına sokmuştu bile. düğünüm yapılıyor da beni dansa kaldırmak istiyorlarmış gibi bir hal vardı. kendimi oyun havasına atarmış gibi , halaya atarmış gibi attım çocuğun önüne.."tamam ya katılıyorum" dedim. yazdırdım ismimi alkışlarla..
ulan dedik de neye göre dedik ? konuyu tam hatırlamıyorum ama milliyetçi bir konuydu. yazıcı çocuk gittikten sonra elime kağıt aldım ve gömüldüm. çünkü ben "yazar musti'ydim" rahatsız etmemeliydi gürültü beni, ağlatmalıydım sayfayı. böyle yaparak kızların ilgisini çekmek istiyordum. cumhuriyet bayramı şiiri yazarken kız tavlamaya çalışan bir insandım. çaresizliği sen düşün. madem tipimle tavlayamıyorum bari edebi karakterimle vereyim. zaten 13 yaşındaki kızlarda ne çok sever edebi çocuğu..
eve gittim neyse. aklıma bir şey gelmiyor. yazamıyorum . terliyorum. anneme gittim son çare olarak. naçar anam yine yaptı yapacağını. öyleydi böyleydi derken anneme şiiri yazdırmayı başardım. o kadar coşkulu bir şiirdi ki okuduktan sonra "verin" dedim. "bana silah verin.. cepheye koşayım.." verdim şiiri geldim pek ümitli değildim.
birkaç gün sonra andımız sırasındayken "müdür yardımcısı seni çağırıyor musti" dediler. titreye titreye gittim yanına.
"mustafaaa demirüyüreeeaaaak sen misin" diye kükredi. altıma sıçtım.
" benim" dedim. "aferin yavrum şiir yarışmasında birinci oldun" dedi. insanın korkudan altına sıçarken aynı zamanda mutluluktan uçması çok tuhaf bir deneyim. sınıfa davos fatihi musti olarak girmiştim. sağ elim kalbimde sol elimle halkı selamlarken bir gözüm de kızlardaydı "bakın şiir yarışmasında 1. oldum yine mi yüz vermeyeceksiniz"şeklinde baktım. onlarda " bi siktir git musti" şeklinde baktılar..
ödül töreni için 23 nisan'da kürsüye çıkacaktım. annem şiiri okutma ihtimaline karşı şiiri ezberletti. duygulu okumak için her şeye dikkat etmiştim. çok güzeldi. törene giderken şiiri ezberliyordum. gittik törene. halk oyunları şiirler konuşmalar çok çok uzun sürdü. zaten 50-60 kişi vardı törende. bekle allah bekle. annem ve babamla gelmiştim. ve sıramız geldi..
dünyanın en kısa ödül verme işlemi rekoru kırıldı o gün. 30 saniye bilemedin 40 saniye. o da sana 40. senin güzel hatrın için yani.. "şiir yarışmasında birinci olan ..." falan diye okudu kürsüdeki kız ama ben bile anlayamadım ne dediğini. boyumun da santimlerde olması nedeniyle kürsüye gelişim fazla hissedilmedi zaten bir benim ailem alkışlıyordu deli gibi. adam ödülü vermedi fırlattı lan bildiğin. bari bi boyama kitabı hediye etseydiniz. sadece teşekkür belgesi vermişlerdi.
indim kürsüden. annemle babam baktım direkt. ben böyle alkışlama sevinç görmedim lan. "asker gidecek geri gelecek" sesleri bile duyardım az kalsın annem öylesine mutluydu. onu görünce ben de mutlu oluyormuş gibi yaptım çünkü değildim. kız yoktu zira. kız istiyordum ben. "ah musti demek 1. oldun haydi evlenelim" diyen bir kızın hayalini kura kura eve gittim. sonra okulda sonuç yine sıfır. yine "musti siktir git" bakışları...
boyumun daha metreyle yeni tanıştığı dönemler.
her neyse şiirler, hikayeler yazdığım için aile tarafından "yazar musti " olarak nam saldım. götüm edebi anlamda kalkmıştı. sonra okulda şiir yarışmasının düzenleneceği haberi okulda duyuruldu. sınıfa çocuk geldi isim yazdırmak için. "aaa musti yazar ya musti'yi yaz yazsın değil mi arkadaşlar..." diye ön sıradan biri atlamıştı.
"evet evet musti gururumuz.."
"evet bence de musti yazmalı.."
arka sıralardan da yükselen :
"boyu kısa ama aklı büyük zaaa.."
"gatılsın tabii orhan pamuk gibi adam zaa.."
sesleri sınıfı bir şölen havasına sokmuştu bile. düğünüm yapılıyor da beni dansa kaldırmak istiyorlarmış gibi bir hal vardı. kendimi oyun havasına atarmış gibi , halaya atarmış gibi attım çocuğun önüne.."tamam ya katılıyorum" dedim. yazdırdım ismimi alkışlarla..
ulan dedik de neye göre dedik ? konuyu tam hatırlamıyorum ama milliyetçi bir konuydu. yazıcı çocuk gittikten sonra elime kağıt aldım ve gömüldüm. çünkü ben "yazar musti'ydim" rahatsız etmemeliydi gürültü beni, ağlatmalıydım sayfayı. böyle yaparak kızların ilgisini çekmek istiyordum. cumhuriyet bayramı şiiri yazarken kız tavlamaya çalışan bir insandım. çaresizliği sen düşün. madem tipimle tavlayamıyorum bari edebi karakterimle vereyim. zaten 13 yaşındaki kızlarda ne çok sever edebi çocuğu..
eve gittim neyse. aklıma bir şey gelmiyor. yazamıyorum . terliyorum. anneme gittim son çare olarak. naçar anam yine yaptı yapacağını. öyleydi böyleydi derken anneme şiiri yazdırmayı başardım. o kadar coşkulu bir şiirdi ki okuduktan sonra "verin" dedim. "bana silah verin.. cepheye koşayım.." verdim şiiri geldim pek ümitli değildim.
birkaç gün sonra andımız sırasındayken "müdür yardımcısı seni çağırıyor musti" dediler. titreye titreye gittim yanına.
"mustafaaa demirüyüreeeaaaak sen misin" diye kükredi. altıma sıçtım.
" benim" dedim. "aferin yavrum şiir yarışmasında birinci oldun" dedi. insanın korkudan altına sıçarken aynı zamanda mutluluktan uçması çok tuhaf bir deneyim. sınıfa davos fatihi musti olarak girmiştim. sağ elim kalbimde sol elimle halkı selamlarken bir gözüm de kızlardaydı "bakın şiir yarışmasında 1. oldum yine mi yüz vermeyeceksiniz"şeklinde baktım. onlarda " bi siktir git musti" şeklinde baktılar..
ödül töreni için 23 nisan'da kürsüye çıkacaktım. annem şiiri okutma ihtimaline karşı şiiri ezberletti. duygulu okumak için her şeye dikkat etmiştim. çok güzeldi. törene giderken şiiri ezberliyordum. gittik törene. halk oyunları şiirler konuşmalar çok çok uzun sürdü. zaten 50-60 kişi vardı törende. bekle allah bekle. annem ve babamla gelmiştim. ve sıramız geldi..
dünyanın en kısa ödül verme işlemi rekoru kırıldı o gün. 30 saniye bilemedin 40 saniye. o da sana 40. senin güzel hatrın için yani.. "şiir yarışmasında birinci olan ..." falan diye okudu kürsüdeki kız ama ben bile anlayamadım ne dediğini. boyumun da santimlerde olması nedeniyle kürsüye gelişim fazla hissedilmedi zaten bir benim ailem alkışlıyordu deli gibi. adam ödülü vermedi fırlattı lan bildiğin. bari bi boyama kitabı hediye etseydiniz. sadece teşekkür belgesi vermişlerdi.
indim kürsüden. annemle babam baktım direkt. ben böyle alkışlama sevinç görmedim lan. "asker gidecek geri gelecek" sesleri bile duyardım az kalsın annem öylesine mutluydu. onu görünce ben de mutlu oluyormuş gibi yaptım çünkü değildim. kız yoktu zira. kız istiyordum ben. "ah musti demek 1. oldun haydi evlenelim" diyen bir kızın hayalini kura kura eve gittim. sonra okulda sonuç yine sıfır. yine "musti siktir git" bakışları...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar