bugün
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- sözlükteki kaliteli yazarlar31
- yazarların fobileri15
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları26
- yazarların en malımsı özellikleri12
- kendin hakkında bir gerçek bırak6
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- yapay zekanın kod yazması3
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı13
- sözlük yazarlarının saatleri15
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- gelecekteki sevgiliye not6
- ioçk'nın müziği7
- 174 kaslı mühendis9
- nick vermeden bir yazara seslen10
- islamda namaz yoktur37
- barbara palvin mi güzel ben mi diyen sevgili5
- 195 kaslı pilot10
- almanya da yaşayan yazarlar8
- sözlüğün reisi kim anketi19
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- sözlüğe video yükleyebilmek5
- 12345u3
- borsa istanbul5
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- kedi göbeği4
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- ince parmaklı erkek4
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- şeftali11
- kütüğü mut olan bir erkeği eve damat getirmek4
- ismet gürbüz5
- git3
- turşu limonla mı olur sirkeyle mi anketi5
- gabar'dan petrol buldukça üzülen chp liler5
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- oksizoron tarafından terkedilenler6
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- gitar sevgisi3
- pislik yazarlar3
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- heidinin dedesi5
- heidinin terörist olma ihtimali5
6. sınıfa gidiyordum. insanların beni öve öve bitiremediği , "araba motoru mu lazım ? musti yapar ya" dediği dönemler. götüm tavan yapmış ama kız konusunda bir özgüvensizlik hakim üzerimde. kafam o kadar küçük ki "mucize bebek 2 cm dünyaya geldi" haberindeki bebek kafası gibi. çok küçük. o da küçük yani senin güzel hatırına. normalde kafa yok o kadar. saçlarım kıvırcık yana taralı saçımda eşşek kadar ters çıkma var. arada sırada saçlarımı dikip imaj değiştirmye çalışsamda 2 santim kafa 15 santim saç kombinasyonu hoş durmuyor.
boyumun daha metreyle yeni tanıştığı dönemler.
her neyse şiirler, hikayeler yazdığım için aile tarafından "yazar musti " olarak nam saldım. götüm edebi anlamda kalkmıştı. sonra okulda şiir yarışmasının düzenleneceği haberi okulda duyuruldu. sınıfa çocuk geldi isim yazdırmak için. "aaa musti yazar ya musti'yi yaz yazsın değil mi arkadaşlar..." diye ön sıradan biri atlamıştı.
"evet evet musti gururumuz.."
"evet bence de musti yazmalı.."
arka sıralardan da yükselen :
"boyu kısa ama aklı büyük zaaa.."
"gatılsın tabii orhan pamuk gibi adam zaa.."
sesleri sınıfı bir şölen havasına sokmuştu bile. düğünüm yapılıyor da beni dansa kaldırmak istiyorlarmış gibi bir hal vardı. kendimi oyun havasına atarmış gibi , halaya atarmış gibi attım çocuğun önüne.."tamam ya katılıyorum" dedim. yazdırdım ismimi alkışlarla..
ulan dedik de neye göre dedik ? konuyu tam hatırlamıyorum ama milliyetçi bir konuydu. yazıcı çocuk gittikten sonra elime kağıt aldım ve gömüldüm. çünkü ben "yazar musti'ydim" rahatsız etmemeliydi gürültü beni, ağlatmalıydım sayfayı. böyle yaparak kızların ilgisini çekmek istiyordum. cumhuriyet bayramı şiiri yazarken kız tavlamaya çalışan bir insandım. çaresizliği sen düşün. madem tipimle tavlayamıyorum bari edebi karakterimle vereyim. zaten 13 yaşındaki kızlarda ne çok sever edebi çocuğu..
eve gittim neyse. aklıma bir şey gelmiyor. yazamıyorum . terliyorum. anneme gittim son çare olarak. naçar anam yine yaptı yapacağını. öyleydi böyleydi derken anneme şiiri yazdırmayı başardım. o kadar coşkulu bir şiirdi ki okuduktan sonra "verin" dedim. "bana silah verin.. cepheye koşayım.." verdim şiiri geldim pek ümitli değildim.
birkaç gün sonra andımız sırasındayken "müdür yardımcısı seni çağırıyor musti" dediler. titreye titreye gittim yanına.
"mustafaaa demirüyüreeeaaaak sen misin" diye kükredi. altıma sıçtım.
" benim" dedim. "aferin yavrum şiir yarışmasında birinci oldun" dedi. insanın korkudan altına sıçarken aynı zamanda mutluluktan uçması çok tuhaf bir deneyim. sınıfa davos fatihi musti olarak girmiştim. sağ elim kalbimde sol elimle halkı selamlarken bir gözüm de kızlardaydı "bakın şiir yarışmasında 1. oldum yine mi yüz vermeyeceksiniz"şeklinde baktım. onlarda " bi siktir git musti" şeklinde baktılar..
ödül töreni için 23 nisan'da kürsüye çıkacaktım. annem şiiri okutma ihtimaline karşı şiiri ezberletti. duygulu okumak için her şeye dikkat etmiştim. çok güzeldi. törene giderken şiiri ezberliyordum. gittik törene. halk oyunları şiirler konuşmalar çok çok uzun sürdü. zaten 50-60 kişi vardı törende. bekle allah bekle. annem ve babamla gelmiştim. ve sıramız geldi..
dünyanın en kısa ödül verme işlemi rekoru kırıldı o gün. 30 saniye bilemedin 40 saniye. o da sana 40. senin güzel hatrın için yani.. "şiir yarışmasında birinci olan ..." falan diye okudu kürsüdeki kız ama ben bile anlayamadım ne dediğini. boyumun da santimlerde olması nedeniyle kürsüye gelişim fazla hissedilmedi zaten bir benim ailem alkışlıyordu deli gibi. adam ödülü vermedi fırlattı lan bildiğin. bari bi boyama kitabı hediye etseydiniz. sadece teşekkür belgesi vermişlerdi.
indim kürsüden. annemle babam baktım direkt. ben böyle alkışlama sevinç görmedim lan. "asker gidecek geri gelecek" sesleri bile duyardım az kalsın annem öylesine mutluydu. onu görünce ben de mutlu oluyormuş gibi yaptım çünkü değildim. kız yoktu zira. kız istiyordum ben. "ah musti demek 1. oldun haydi evlenelim" diyen bir kızın hayalini kura kura eve gittim. sonra okulda sonuç yine sıfır. yine "musti siktir git" bakışları...
boyumun daha metreyle yeni tanıştığı dönemler.
her neyse şiirler, hikayeler yazdığım için aile tarafından "yazar musti " olarak nam saldım. götüm edebi anlamda kalkmıştı. sonra okulda şiir yarışmasının düzenleneceği haberi okulda duyuruldu. sınıfa çocuk geldi isim yazdırmak için. "aaa musti yazar ya musti'yi yaz yazsın değil mi arkadaşlar..." diye ön sıradan biri atlamıştı.
"evet evet musti gururumuz.."
"evet bence de musti yazmalı.."
arka sıralardan da yükselen :
"boyu kısa ama aklı büyük zaaa.."
"gatılsın tabii orhan pamuk gibi adam zaa.."
sesleri sınıfı bir şölen havasına sokmuştu bile. düğünüm yapılıyor da beni dansa kaldırmak istiyorlarmış gibi bir hal vardı. kendimi oyun havasına atarmış gibi , halaya atarmış gibi attım çocuğun önüne.."tamam ya katılıyorum" dedim. yazdırdım ismimi alkışlarla..
ulan dedik de neye göre dedik ? konuyu tam hatırlamıyorum ama milliyetçi bir konuydu. yazıcı çocuk gittikten sonra elime kağıt aldım ve gömüldüm. çünkü ben "yazar musti'ydim" rahatsız etmemeliydi gürültü beni, ağlatmalıydım sayfayı. böyle yaparak kızların ilgisini çekmek istiyordum. cumhuriyet bayramı şiiri yazarken kız tavlamaya çalışan bir insandım. çaresizliği sen düşün. madem tipimle tavlayamıyorum bari edebi karakterimle vereyim. zaten 13 yaşındaki kızlarda ne çok sever edebi çocuğu..
eve gittim neyse. aklıma bir şey gelmiyor. yazamıyorum . terliyorum. anneme gittim son çare olarak. naçar anam yine yaptı yapacağını. öyleydi böyleydi derken anneme şiiri yazdırmayı başardım. o kadar coşkulu bir şiirdi ki okuduktan sonra "verin" dedim. "bana silah verin.. cepheye koşayım.." verdim şiiri geldim pek ümitli değildim.
birkaç gün sonra andımız sırasındayken "müdür yardımcısı seni çağırıyor musti" dediler. titreye titreye gittim yanına.
"mustafaaa demirüyüreeeaaaak sen misin" diye kükredi. altıma sıçtım.
" benim" dedim. "aferin yavrum şiir yarışmasında birinci oldun" dedi. insanın korkudan altına sıçarken aynı zamanda mutluluktan uçması çok tuhaf bir deneyim. sınıfa davos fatihi musti olarak girmiştim. sağ elim kalbimde sol elimle halkı selamlarken bir gözüm de kızlardaydı "bakın şiir yarışmasında 1. oldum yine mi yüz vermeyeceksiniz"şeklinde baktım. onlarda " bi siktir git musti" şeklinde baktılar..
ödül töreni için 23 nisan'da kürsüye çıkacaktım. annem şiiri okutma ihtimaline karşı şiiri ezberletti. duygulu okumak için her şeye dikkat etmiştim. çok güzeldi. törene giderken şiiri ezberliyordum. gittik törene. halk oyunları şiirler konuşmalar çok çok uzun sürdü. zaten 50-60 kişi vardı törende. bekle allah bekle. annem ve babamla gelmiştim. ve sıramız geldi..
dünyanın en kısa ödül verme işlemi rekoru kırıldı o gün. 30 saniye bilemedin 40 saniye. o da sana 40. senin güzel hatrın için yani.. "şiir yarışmasında birinci olan ..." falan diye okudu kürsüdeki kız ama ben bile anlayamadım ne dediğini. boyumun da santimlerde olması nedeniyle kürsüye gelişim fazla hissedilmedi zaten bir benim ailem alkışlıyordu deli gibi. adam ödülü vermedi fırlattı lan bildiğin. bari bi boyama kitabı hediye etseydiniz. sadece teşekkür belgesi vermişlerdi.
indim kürsüden. annemle babam baktım direkt. ben böyle alkışlama sevinç görmedim lan. "asker gidecek geri gelecek" sesleri bile duyardım az kalsın annem öylesine mutluydu. onu görünce ben de mutlu oluyormuş gibi yaptım çünkü değildim. kız yoktu zira. kız istiyordum ben. "ah musti demek 1. oldun haydi evlenelim" diyen bir kızın hayalini kura kura eve gittim. sonra okulda sonuç yine sıfır. yine "musti siktir git" bakışları...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar