bugün
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı9
- masaj bekleyen yazarlar3
- regl dönemi dengesizlikleri4
- ekrem imamoğlu3
- bir kadının en güzel bölgesi11
- tadıldığına pişman eden şeyler2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak3
- her gün poğaça simit yemek2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- deve besleyip sidiğini satmak2
- pazar günü mesai yapmak3
- dişlerini fırçalamayan kadınla öpüşmek2
- michael olise3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- badem dolgulu kruvasan3
- elektrikli bisiklet terörü2
- kabızlık nasıl geçer3
- ingiltere8
- fransa7
- vantilatörü kendine çevirmek10
- dünyanın en güzel tatlısı11
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- evde kalmış sözlük kızı2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- mohamed salah ghaly3
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- inan akgün alp2
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- türklerin ileri olduğu konular21
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- futbol3
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- günün şiiri8
- kalp kırmak2
- dinsize inanır mısın17
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- devlet bahçeli3
- antipanik hanımın elleri2
- en gey özelliğiniz8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
Selçuklalar döneminde uygulanmakta olan ikta sisteminin Osmanlı Devletinde uygulanan adıdır. Tımar sistemi Osmanlı Devlet sisteminin temel taşıydı. Bu sisteme göre, topraklar devlet hizmetinde bulunan şahıslara has, zeamet ve tımar adıyla dağıtılır ve karşılarında bu toprağı işletmeleri istenirdi. Toprakları kullanmalarının karşılığında ise, devlete belirli sayıda asker yetiştirmekle mükelleftiler. Bu topraklardan gelen askerler ise tımarlı sipahiler adını almaktaydı. Bu askeri güç, merkezi ordu olan yeniçeri askerleri ile birlikte, Osmanlı ordusunu oluşturmaktaydı. Bu iki askeri kuvvet birbirlerini dengeleyerek, devletin ordu üzerindeki hakimiyetini sağlaştırıyordu. Osmanlının kuruluş ve yükselme dönemlerine bakarsak bu sistemin mükemmel bir biçimde yürüdüğünü görürürüz. Bu toprakların önemli bir özelliği ise, bu toprakların statülerinin de devlet toprağı olmasıydı. Osmanlı merkezi idaresi istediği an bu topraklara el koyabilme yetkisine sahipti, ayrıca toprakların miras olarak babadan oğula geçmesi de yasaktı. Böylece Osmanlı feodalleşmenin önüne geçmeyi başarabilmişti.
Duraklama ve gerileme dönemlerine bakarsak, bu toprak sisteminin de Osmanlı ile birlikte eş zamanlı olarak çöküşe geçtiğini görürüz. Duraklama dönemi ile birlikte, artan devlet harcamaları karşısında, tımar sistemi terkedilmeye başlanmış, topraklar mültezim denilen toprak ağalarına peşin paralar karşılığında satılmış bu mültezimler ise halkın üzerinde insafsız bir denetim kurmuşlar ve halkı vahşi bir biçimde sömürmeye başlamışlardı. Duraklama döneminde ortaya çıkan ve yaklaşık yüz yıl boyunca süren Celali isyanlarının arkasında da bu sebep yatmaktadır. Bu isyanlar sonucu asayiş tamamen bozulmuş, köylü toprağını terketmiş ve tarımsal üretim durma noktasına gelmiştir. Bu da zaten sendelemekte olan Osmanlı ekonomisine ağır bir darbe indirmiştir.
Tımar sisteminin askeri yönden etkisi ise, gene vahim olmuştur. Devlet yukarıda da bahsettiğim gibi Tımarlı Sipahiler ve Yeniçerileri birbirlerine karşı dengeli olarak kullanmaktaydı. Ancak Tımarlı Sipahilerin yok olmasıile birlikte, ordu tamamen Yeniçerilerden oluşmaya başladı. Devlet ise, ordu üzerindeki hakimiyetini yavaş yavaş kaybeder oldu. Öyle ki, yeniçeriler padişah indirip, padişah çıkarır oldular *. Bunun yanında, yeniçeriler ekonomik olarak da bir kambur oluşturdular. Tımarlı sipahiler, topraktan yetiştikleri için devlete herhangi bir masrafları yoktu, ancak yeniçeriler para karşılığında askerlik vazifelerini yapan profesyonel birliklerdi. Buna mukabil olarak, yeniçeri sayısının artışı ile birlikte, devletin yeniçerilere ödediği maaşlarda da bir artış sözkonusu olmuştur.
Duraklama ve gerileme dönemlerine bakarsak, bu toprak sisteminin de Osmanlı ile birlikte eş zamanlı olarak çöküşe geçtiğini görürüz. Duraklama dönemi ile birlikte, artan devlet harcamaları karşısında, tımar sistemi terkedilmeye başlanmış, topraklar mültezim denilen toprak ağalarına peşin paralar karşılığında satılmış bu mültezimler ise halkın üzerinde insafsız bir denetim kurmuşlar ve halkı vahşi bir biçimde sömürmeye başlamışlardı. Duraklama döneminde ortaya çıkan ve yaklaşık yüz yıl boyunca süren Celali isyanlarının arkasında da bu sebep yatmaktadır. Bu isyanlar sonucu asayiş tamamen bozulmuş, köylü toprağını terketmiş ve tarımsal üretim durma noktasına gelmiştir. Bu da zaten sendelemekte olan Osmanlı ekonomisine ağır bir darbe indirmiştir.
Tımar sisteminin askeri yönden etkisi ise, gene vahim olmuştur. Devlet yukarıda da bahsettiğim gibi Tımarlı Sipahiler ve Yeniçerileri birbirlerine karşı dengeli olarak kullanmaktaydı. Ancak Tımarlı Sipahilerin yok olmasıile birlikte, ordu tamamen Yeniçerilerden oluşmaya başladı. Devlet ise, ordu üzerindeki hakimiyetini yavaş yavaş kaybeder oldu. Öyle ki, yeniçeriler padişah indirip, padişah çıkarır oldular *. Bunun yanında, yeniçeriler ekonomik olarak da bir kambur oluşturdular. Tımarlı sipahiler, topraktan yetiştikleri için devlete herhangi bir masrafları yoktu, ancak yeniçeriler para karşılığında askerlik vazifelerini yapan profesyonel birliklerdi. Buna mukabil olarak, yeniçeri sayısının artışı ile birlikte, devletin yeniçerilere ödediği maaşlarda da bir artış sözkonusu olmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar