bugün
- yaşadım demek için ne yapmalı10
- insanın bu hayattaki amacı7
- sözlüğe gelince alınan koku6
- 20 li yaşların çabuk geçmesi11
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın6
- gulmekicinyaratilmis3
- türklerin yunan adalarına tatile gitme nedeni7
- erikli su3
- hisar su2
- peş peşe iki aracın çarptığı 4 yaşındaki çocuk2
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi6
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması8
- murat kurum3
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi5
- ab'nin türkiye'deki terör örgütlerini beslemesi4
- beşiktaş gain fenerbahçe beko maçı3
- akademisyen egosu2
- teoman duralı2
- milli takımın 6 puanla grubu lider bitirmesi2
- yeni sevgilide olması istenen özellikler4
- ortamda herkesi birbirine dolduran kadın2
- mel mel bakan gibson abazanlığı2
- ona bir şey söyle20
- ketçapla güzel giden yiyecekler12
- altılı masa diye kıçını yırtıp sonra dama çıkmak2
- anın görüntüsü18
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak12
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi2
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi11
- zamanda yolculuk5
- son 20 yılın en gıcık lafı16
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik12
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- sigarayı tersten yakmak9
- antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu8
- çocuğa yabancı isimler vermek9
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı9
- 12 saat çalışmak7
- hep kendini suçlamak12
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- insan sanatsal bir varlıktır7
- bedava dopaminin bazen işe yaraması7
- türkiye nin en güzel kızlarına sahip şehirleri6
- eşek sucuğu7
- ölen porno yıldızlarının ahiretteki durumu6
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey7
- türk müslümanlığı6
- milli maçı izlemeyen erkek25
- insan vahşi bir hayvandır6
- çekyat kanepe kaplatma7
esasen arkasına sığınılmış bir mazerettir. Allah katında bahane teşkil etmez.
lakin konuyla ilgili şu hadis-i şerifi de biz inananların hatırlaması ve tebliğimizi bu hadis'in emrettiği usül çerçevesinde yapmamız gerekir;
"Kolaylaştırın, zorlaştırmayın ve müjdeleyin." buyrulmuştur. [Buhari, ilm 12, Edeb 80; Müslim, Cihad 6, 7, (1732-1733)]
1. Allah'ın fazlından, sevabının büyüklüğünden, ihsanının bolluğundan, rahmetinin genişliğinden bahsederek hep müjdeleyici olmalı, tebşir edici şeyleri hiç zikretmeden sadece korkutucu ve tehdid edici şeylerden bahsederek ürkütmemeli, nefret ettirmemeli.
2. Müslüman, yeni Müslüman olanların gönlünü kazanmaya gayret edip, onlara karşı sertlikten kaçınmalıdır.
3. Keza çocuklardan büluğa erme çağına yaklaşanlara, buluğa yeni erenlere, herhangi bir günahtan tövbe edip rücu edenlere mülayim ve mültefit olmalı, bunları ibadet ve mükellefiyetlere tedricî olarak yavaş yavaş, azar azar alıştırmalıdır. Nitekim teklife giren bütün islâmî emirler tedricen gelmiştir. Buna dahil edilmek istenen gence veya girmek arzu eden yabancıya kolaylık gösterilirse, bu ona hafif gelir ve kendiliğinden yavaş yavaş artırır. Ama aksine işin başında zorluk çıkarılır veya yapabileceği hususunda tereddüde düşürülürse, bu vaziyette girse bile, korkulur ki; şevkle devam edemez, amellerinden zevk alamaz ve tamamen bırakır.
4. Valilere, memurlara; halka merhametle davranmaları emredilmelidir.
5. Bir işte, idarede, hizmette ve sair müşterek vazife almış olanlar iyi geçinmeli, ihtilaftan kaçınmalıdırlar. Çünkü mühim veya gayr-i mühim bütün işler, ittifak olursa başarılır ve netice alınır. ihtilafın girdiği yerde maksad elden kaçar.
6. imam (devlet reisi), tayin ettiği memurları -Hz. Muaz ve Ebu Musa (radıyallahu anhüma) gibi- fevkalade fazıl ve salih kişiler bile olsalar, hayır tavsiyede bulunmalıdır. Zira "Öğüt, mü'minlere fayda verir." (Zariyat, 51/55).
Bu hadis, Rasulullah (aleyhissalatü vesselam)'ın cevamiulkelimidir. "Sevindirin" emriyle, Allah'ın fazlını, sevabının büyüklüğünü, ihsânının bolluğunu, rahmetinin genişliğini, af ve mağfiretinin şümulünü hatırlatmak emredilmiştir.
tebşir (müjdeleme), sevindiren bir haber getirilmesidir. Öyle ise "sevindirin" emriyle, Allah'ın ibadetleri kabul edeceğini, ibadetlere mukabil sevab vereceğini, günahlardan tövbe etmeye yardım edeceğini bildirmek; affını, mağfiretini çokça zikrederek insanları sevindirmek, müjdelemek emredilmiştir. Keza "nefret ettirmeyin" emriyle de:
"insanları inzar ederken, mübalağa ederek onları korkutmayın, öyle ki, onlar günahlarının affedilemeyeceği düşüncesiyle Allah'ın rahmetinden ümidlerini kesmesinler." demektedir.
"Zorlaştırmayın" emri, kendilerine terettüp edenden fazlasını veya daha iyisini almak veya kusurlarını araştırmak suretiyle insanlara çıkarılacak zorluklardan yasaklanmış olmaktadır.
lakin konuyla ilgili şu hadis-i şerifi de biz inananların hatırlaması ve tebliğimizi bu hadis'in emrettiği usül çerçevesinde yapmamız gerekir;
"Kolaylaştırın, zorlaştırmayın ve müjdeleyin." buyrulmuştur. [Buhari, ilm 12, Edeb 80; Müslim, Cihad 6, 7, (1732-1733)]
1. Allah'ın fazlından, sevabının büyüklüğünden, ihsanının bolluğundan, rahmetinin genişliğinden bahsederek hep müjdeleyici olmalı, tebşir edici şeyleri hiç zikretmeden sadece korkutucu ve tehdid edici şeylerden bahsederek ürkütmemeli, nefret ettirmemeli.
2. Müslüman, yeni Müslüman olanların gönlünü kazanmaya gayret edip, onlara karşı sertlikten kaçınmalıdır.
3. Keza çocuklardan büluğa erme çağına yaklaşanlara, buluğa yeni erenlere, herhangi bir günahtan tövbe edip rücu edenlere mülayim ve mültefit olmalı, bunları ibadet ve mükellefiyetlere tedricî olarak yavaş yavaş, azar azar alıştırmalıdır. Nitekim teklife giren bütün islâmî emirler tedricen gelmiştir. Buna dahil edilmek istenen gence veya girmek arzu eden yabancıya kolaylık gösterilirse, bu ona hafif gelir ve kendiliğinden yavaş yavaş artırır. Ama aksine işin başında zorluk çıkarılır veya yapabileceği hususunda tereddüde düşürülürse, bu vaziyette girse bile, korkulur ki; şevkle devam edemez, amellerinden zevk alamaz ve tamamen bırakır.
4. Valilere, memurlara; halka merhametle davranmaları emredilmelidir.
5. Bir işte, idarede, hizmette ve sair müşterek vazife almış olanlar iyi geçinmeli, ihtilaftan kaçınmalıdırlar. Çünkü mühim veya gayr-i mühim bütün işler, ittifak olursa başarılır ve netice alınır. ihtilafın girdiği yerde maksad elden kaçar.
6. imam (devlet reisi), tayin ettiği memurları -Hz. Muaz ve Ebu Musa (radıyallahu anhüma) gibi- fevkalade fazıl ve salih kişiler bile olsalar, hayır tavsiyede bulunmalıdır. Zira "Öğüt, mü'minlere fayda verir." (Zariyat, 51/55).
Bu hadis, Rasulullah (aleyhissalatü vesselam)'ın cevamiulkelimidir. "Sevindirin" emriyle, Allah'ın fazlını, sevabının büyüklüğünü, ihsânının bolluğunu, rahmetinin genişliğini, af ve mağfiretinin şümulünü hatırlatmak emredilmiştir.
tebşir (müjdeleme), sevindiren bir haber getirilmesidir. Öyle ise "sevindirin" emriyle, Allah'ın ibadetleri kabul edeceğini, ibadetlere mukabil sevab vereceğini, günahlardan tövbe etmeye yardım edeceğini bildirmek; affını, mağfiretini çokça zikrederek insanları sevindirmek, müjdelemek emredilmiştir. Keza "nefret ettirmeyin" emriyle de:
"insanları inzar ederken, mübalağa ederek onları korkutmayın, öyle ki, onlar günahlarının affedilemeyeceği düşüncesiyle Allah'ın rahmetinden ümidlerini kesmesinler." demektedir.
"Zorlaştırmayın" emri, kendilerine terettüp edenden fazlasını veya daha iyisini almak veya kusurlarını araştırmak suretiyle insanlara çıkarılacak zorluklardan yasaklanmış olmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar