bugün
- sözlük kürdü53
- osman pamukoğlu14
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler26
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- dağa çıkıp barış istiyoruz demek4
- türklerin ırkçı olması2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor21
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi4
- türkler bize sözlük kurmak zorunda2
- hastası olunan sözler3
- türkçe yazıp okuyabilmek ama anlayamamak6
- yavıdilerin cadılar bayramını silklememesi4
- ananınkiii diyen karı3
- akp den savcı sayan'a uyarı5
- kol saati6
- özlü sözler2
- edirne girişinde güreşen agalar2
- rahiple ciddi ciddi konuşan yavıdi3
- cam açık uyumak2
- sözlükteki çiftçi yazarlar6
- bıçağın ucuyla peynir tattırmak5
- cop313
- aykolik nerede4
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak4
- sefardi mi mizrahi yemekleri mi3
- simko323
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam8
- boğaziçi üniversitesi4
- eşek sucuğu2
- moralin çok bozuk olması2
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- başkomutan recep tayyip erdoğan6
- etnik köken20
- file simidi4
- beyaz ekmek4
- fenerbahçe17
- ben her sene ülkeme gelip döviz sokuyorum8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- etrak ı biidrak2
- 1 11 2026 bulgarda seçim kadın cumhurbaşkanı 58 oy4
- geri dönüşüm3
- millette manyak para var4
- ırkçılık yapmayın12
- hangi ülke de doğmak isterdin16
- sıfır atık vakfı2
- denizalti alirken dikkat edilecek hususlar3
- ankara4
- para için hiç sevmediğin birine köpeklik yapmak3
- ıslak rüya görmek3
esasen arkasına sığınılmış bir mazerettir. Allah katında bahane teşkil etmez.
lakin konuyla ilgili şu hadis-i şerifi de biz inananların hatırlaması ve tebliğimizi bu hadis'in emrettiği usül çerçevesinde yapmamız gerekir;
"Kolaylaştırın, zorlaştırmayın ve müjdeleyin." buyrulmuştur. [Buhari, ilm 12, Edeb 80; Müslim, Cihad 6, 7, (1732-1733)]
1. Allah'ın fazlından, sevabının büyüklüğünden, ihsanının bolluğundan, rahmetinin genişliğinden bahsederek hep müjdeleyici olmalı, tebşir edici şeyleri hiç zikretmeden sadece korkutucu ve tehdid edici şeylerden bahsederek ürkütmemeli, nefret ettirmemeli.
2. Müslüman, yeni Müslüman olanların gönlünü kazanmaya gayret edip, onlara karşı sertlikten kaçınmalıdır.
3. Keza çocuklardan büluğa erme çağına yaklaşanlara, buluğa yeni erenlere, herhangi bir günahtan tövbe edip rücu edenlere mülayim ve mültefit olmalı, bunları ibadet ve mükellefiyetlere tedricî olarak yavaş yavaş, azar azar alıştırmalıdır. Nitekim teklife giren bütün islâmî emirler tedricen gelmiştir. Buna dahil edilmek istenen gence veya girmek arzu eden yabancıya kolaylık gösterilirse, bu ona hafif gelir ve kendiliğinden yavaş yavaş artırır. Ama aksine işin başında zorluk çıkarılır veya yapabileceği hususunda tereddüde düşürülürse, bu vaziyette girse bile, korkulur ki; şevkle devam edemez, amellerinden zevk alamaz ve tamamen bırakır.
4. Valilere, memurlara; halka merhametle davranmaları emredilmelidir.
5. Bir işte, idarede, hizmette ve sair müşterek vazife almış olanlar iyi geçinmeli, ihtilaftan kaçınmalıdırlar. Çünkü mühim veya gayr-i mühim bütün işler, ittifak olursa başarılır ve netice alınır. ihtilafın girdiği yerde maksad elden kaçar.
6. imam (devlet reisi), tayin ettiği memurları -Hz. Muaz ve Ebu Musa (radıyallahu anhüma) gibi- fevkalade fazıl ve salih kişiler bile olsalar, hayır tavsiyede bulunmalıdır. Zira "Öğüt, mü'minlere fayda verir." (Zariyat, 51/55).
Bu hadis, Rasulullah (aleyhissalatü vesselam)'ın cevamiulkelimidir. "Sevindirin" emriyle, Allah'ın fazlını, sevabının büyüklüğünü, ihsânının bolluğunu, rahmetinin genişliğini, af ve mağfiretinin şümulünü hatırlatmak emredilmiştir.
tebşir (müjdeleme), sevindiren bir haber getirilmesidir. Öyle ise "sevindirin" emriyle, Allah'ın ibadetleri kabul edeceğini, ibadetlere mukabil sevab vereceğini, günahlardan tövbe etmeye yardım edeceğini bildirmek; affını, mağfiretini çokça zikrederek insanları sevindirmek, müjdelemek emredilmiştir. Keza "nefret ettirmeyin" emriyle de:
"insanları inzar ederken, mübalağa ederek onları korkutmayın, öyle ki, onlar günahlarının affedilemeyeceği düşüncesiyle Allah'ın rahmetinden ümidlerini kesmesinler." demektedir.
"Zorlaştırmayın" emri, kendilerine terettüp edenden fazlasını veya daha iyisini almak veya kusurlarını araştırmak suretiyle insanlara çıkarılacak zorluklardan yasaklanmış olmaktadır.
lakin konuyla ilgili şu hadis-i şerifi de biz inananların hatırlaması ve tebliğimizi bu hadis'in emrettiği usül çerçevesinde yapmamız gerekir;
"Kolaylaştırın, zorlaştırmayın ve müjdeleyin." buyrulmuştur. [Buhari, ilm 12, Edeb 80; Müslim, Cihad 6, 7, (1732-1733)]
1. Allah'ın fazlından, sevabının büyüklüğünden, ihsanının bolluğundan, rahmetinin genişliğinden bahsederek hep müjdeleyici olmalı, tebşir edici şeyleri hiç zikretmeden sadece korkutucu ve tehdid edici şeylerden bahsederek ürkütmemeli, nefret ettirmemeli.
2. Müslüman, yeni Müslüman olanların gönlünü kazanmaya gayret edip, onlara karşı sertlikten kaçınmalıdır.
3. Keza çocuklardan büluğa erme çağına yaklaşanlara, buluğa yeni erenlere, herhangi bir günahtan tövbe edip rücu edenlere mülayim ve mültefit olmalı, bunları ibadet ve mükellefiyetlere tedricî olarak yavaş yavaş, azar azar alıştırmalıdır. Nitekim teklife giren bütün islâmî emirler tedricen gelmiştir. Buna dahil edilmek istenen gence veya girmek arzu eden yabancıya kolaylık gösterilirse, bu ona hafif gelir ve kendiliğinden yavaş yavaş artırır. Ama aksine işin başında zorluk çıkarılır veya yapabileceği hususunda tereddüde düşürülürse, bu vaziyette girse bile, korkulur ki; şevkle devam edemez, amellerinden zevk alamaz ve tamamen bırakır.
4. Valilere, memurlara; halka merhametle davranmaları emredilmelidir.
5. Bir işte, idarede, hizmette ve sair müşterek vazife almış olanlar iyi geçinmeli, ihtilaftan kaçınmalıdırlar. Çünkü mühim veya gayr-i mühim bütün işler, ittifak olursa başarılır ve netice alınır. ihtilafın girdiği yerde maksad elden kaçar.
6. imam (devlet reisi), tayin ettiği memurları -Hz. Muaz ve Ebu Musa (radıyallahu anhüma) gibi- fevkalade fazıl ve salih kişiler bile olsalar, hayır tavsiyede bulunmalıdır. Zira "Öğüt, mü'minlere fayda verir." (Zariyat, 51/55).
Bu hadis, Rasulullah (aleyhissalatü vesselam)'ın cevamiulkelimidir. "Sevindirin" emriyle, Allah'ın fazlını, sevabının büyüklüğünü, ihsânının bolluğunu, rahmetinin genişliğini, af ve mağfiretinin şümulünü hatırlatmak emredilmiştir.
tebşir (müjdeleme), sevindiren bir haber getirilmesidir. Öyle ise "sevindirin" emriyle, Allah'ın ibadetleri kabul edeceğini, ibadetlere mukabil sevab vereceğini, günahlardan tövbe etmeye yardım edeceğini bildirmek; affını, mağfiretini çokça zikrederek insanları sevindirmek, müjdelemek emredilmiştir. Keza "nefret ettirmeyin" emriyle de:
"insanları inzar ederken, mübalağa ederek onları korkutmayın, öyle ki, onlar günahlarının affedilemeyeceği düşüncesiyle Allah'ın rahmetinden ümidlerini kesmesinler." demektedir.
"Zorlaştırmayın" emri, kendilerine terettüp edenden fazlasını veya daha iyisini almak veya kusurlarını araştırmak suretiyle insanlara çıkarılacak zorluklardan yasaklanmış olmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar