bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı46
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlükte kim kimle sevgili24
- sözlüğün en şık erkeği10
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı5
- judas'ın ölmesi4
- herkesin beni evlendirmeye çalışması3
- aşk9
- nervio43
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız8
- 31 aralık 2026 uludağ sözlük yılbaşı partisi5
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fon vurgununu yazana 18 yıl hapis istenmesi2
- mason greenwood2
- çubuk kraker2
- 1 aralık 2026 amedspor karşıyaka maçı3
- çilekli gofret yiyen erkek3
- eski cumhurbaşkanlarını mumla aramak3
- kafe açma fikri4
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük9
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- düşünceleri gerçeğe dönüştürmek3
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı5
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı5
- anın görüntüsü32
- 10 kasım 20264
- jd vance'ın iran savaşı açıklaması2
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
- karıya şiddet7
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- kadınların yaptığı en büyük hata6
- yağmurda ıslanan ayakkabı4
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim8
- 0 0 7'nin elini öpmek4
- ibrahim çocuğunu keserken gökten brokoli inmesi3
- donald trump3
- muslettin amca14
- insan sevmemek7
- 14 şubat 2027 sözlük kızları istanbul zirvesi2
- evlenmek6
- fon vurguncularının fetva alması9
- sözlük klasikleri12
- acıbadem taksim hastanesi3
- entel görünme adına yatakta kitap okuyan zübük4
- dedenize sahip çıkar mısınız9
- fenerbahçe liverpool maçı saat 20 45 te trt 1 de3
- malatya2
- devlet bahçeli7
- tır şoförleri2
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'ye felsefecilerden bir grup geldi. Suâl sormak istediklerini bildirdiler. Mevlânâ hazretleri bunları Şems-i Tebrîzî'ye havâle etti. Bunun üzerine onun yanına gittiler. Şems-i Tebrîzî hazretleri mescidde, talebelere bir kerpiçle teyemmüm nasıl yapılacağını gösteriyordu. Gelen felsefeciler üç suâl sormak istediklerini belirttiler, Şems-i Tebrîzî;
"Sorun!" buyurdu. içlerinden birini başkan seçtiler. Hepsinin adına o soracaktı.
Sormaya başladı:
"Allah var dersiniz, ama görünmez, göster de inanalım."
Şems-i Tebrîzî hazretleri;
"Öbür sorunu da sor!" buyurdu.
O;
"Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz hiç ateş ateşe azâb eder mi?" dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"Peki öbürünü de sor!" buyurdu.
O;
"Âhirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezâsını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın!" dedi.
Bunun üzerine Şems-i Tebrîzî, elindeki kuru kerpici adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci, derhâl zamânın kâdısına gidip, dâvâcı oldu.
Ve;
"Ben, soru sordum, o başıma kerpiç vurdu." dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"Ben de sâdece cevap verdim." buyurdu.
Kâdı bu işin açıklamasını istedi. Şems-i Tebrîzî şöyle anlattı:
"Efendim, bana Allahü teâlâyı göster de inanayım, dedi. Şimdi bu felsefeci, başının ağrısını göstersin de görelim."
O kimse şaşırarak;
"Ağrıyor ama gösteremem." dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"işte Allahü teâlâ da vardır, fakat görünmez.
Yine bana, şeytana ateşle nasıl azâb edileceğini sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı.
Yine bana;
"Bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz." dedi. Benim canım onun başına kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyâda küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan âhiret hayâtında niçin hak aranmasın?" buyurdu.
Felsefeci, bu güzel cevaplar karşısında mahcûb olup, söz söyleyemez hâle düştü.
"Sorun!" buyurdu. içlerinden birini başkan seçtiler. Hepsinin adına o soracaktı.
Sormaya başladı:
"Allah var dersiniz, ama görünmez, göster de inanalım."
Şems-i Tebrîzî hazretleri;
"Öbür sorunu da sor!" buyurdu.
O;
"Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz hiç ateş ateşe azâb eder mi?" dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"Peki öbürünü de sor!" buyurdu.
O;
"Âhirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezâsını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın!" dedi.
Bunun üzerine Şems-i Tebrîzî, elindeki kuru kerpici adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci, derhâl zamânın kâdısına gidip, dâvâcı oldu.
Ve;
"Ben, soru sordum, o başıma kerpiç vurdu." dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"Ben de sâdece cevap verdim." buyurdu.
Kâdı bu işin açıklamasını istedi. Şems-i Tebrîzî şöyle anlattı:
"Efendim, bana Allahü teâlâyı göster de inanayım, dedi. Şimdi bu felsefeci, başının ağrısını göstersin de görelim."
O kimse şaşırarak;
"Ağrıyor ama gösteremem." dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"işte Allahü teâlâ da vardır, fakat görünmez.
Yine bana, şeytana ateşle nasıl azâb edileceğini sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı.
Yine bana;
"Bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz." dedi. Benim canım onun başına kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyâda küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan âhiret hayâtında niçin hak aranmasın?" buyurdu.
Felsefeci, bu güzel cevaplar karşısında mahcûb olup, söz söyleyemez hâle düştü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar