bugün
- coca cola zero gerçekten zararlı mı10
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- yoran insanların ortak özellikleri4
- arkadaşlar uyudunuz mu7
- almanya7
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- gece denize girmek20
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
- danimarka5
- zaman baba11
- içi ve dışı farklı olan insan7
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- manifest grubu vs tarkan16
- mehdiye inanıyor musunuz10
- yeni parti51
- bugün farklı bi gün değil aslında4
- luks araba almak6
- bir insanın arkasından konuşmak6
- islam düşmanlarına bir soru9
- kızların sürekli laf sokmaya çalışması3
- hikayeyi devam ettir52
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- trakya'nın çok süper bir yer olması3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- eren kaşıkçı6
- yazarların 3 dilek hakkı olsa dileyecekleri 3 şey2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin7
- gürcistan2
- dolunayı seyretmek4
- bülent ersoy2
- termosa bira koymak2
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- nickten isim tahmini yapmak72
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- cennetten düşerken canın yandı mı6
- sözlük kızlarının kekleri11
- sibel can2
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- kaş rengini açma2
- 29 temmuz 2026 gornik zarbze fenerbahçe maçı5
- gelecek partisi4
- cherry tiggo4
- fenerbahçe5
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak9
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak3
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- bmw3
- turkiye musluman bir ulkedir musluman kalacaktir3
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'ye felsefecilerden bir grup geldi. Suâl sormak istediklerini bildirdiler. Mevlânâ hazretleri bunları Şems-i Tebrîzî'ye havâle etti. Bunun üzerine onun yanına gittiler. Şems-i Tebrîzî hazretleri mescidde, talebelere bir kerpiçle teyemmüm nasıl yapılacağını gösteriyordu. Gelen felsefeciler üç suâl sormak istediklerini belirttiler, Şems-i Tebrîzî;
"Sorun!" buyurdu. içlerinden birini başkan seçtiler. Hepsinin adına o soracaktı.
Sormaya başladı:
"Allah var dersiniz, ama görünmez, göster de inanalım."
Şems-i Tebrîzî hazretleri;
"Öbür sorunu da sor!" buyurdu.
O;
"Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz hiç ateş ateşe azâb eder mi?" dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"Peki öbürünü de sor!" buyurdu.
O;
"Âhirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezâsını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın!" dedi.
Bunun üzerine Şems-i Tebrîzî, elindeki kuru kerpici adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci, derhâl zamânın kâdısına gidip, dâvâcı oldu.
Ve;
"Ben, soru sordum, o başıma kerpiç vurdu." dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"Ben de sâdece cevap verdim." buyurdu.
Kâdı bu işin açıklamasını istedi. Şems-i Tebrîzî şöyle anlattı:
"Efendim, bana Allahü teâlâyı göster de inanayım, dedi. Şimdi bu felsefeci, başının ağrısını göstersin de görelim."
O kimse şaşırarak;
"Ağrıyor ama gösteremem." dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"işte Allahü teâlâ da vardır, fakat görünmez.
Yine bana, şeytana ateşle nasıl azâb edileceğini sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı.
Yine bana;
"Bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz." dedi. Benim canım onun başına kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyâda küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan âhiret hayâtında niçin hak aranmasın?" buyurdu.
Felsefeci, bu güzel cevaplar karşısında mahcûb olup, söz söyleyemez hâle düştü.
"Sorun!" buyurdu. içlerinden birini başkan seçtiler. Hepsinin adına o soracaktı.
Sormaya başladı:
"Allah var dersiniz, ama görünmez, göster de inanalım."
Şems-i Tebrîzî hazretleri;
"Öbür sorunu da sor!" buyurdu.
O;
"Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz hiç ateş ateşe azâb eder mi?" dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"Peki öbürünü de sor!" buyurdu.
O;
"Âhirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezâsını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın!" dedi.
Bunun üzerine Şems-i Tebrîzî, elindeki kuru kerpici adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci, derhâl zamânın kâdısına gidip, dâvâcı oldu.
Ve;
"Ben, soru sordum, o başıma kerpiç vurdu." dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"Ben de sâdece cevap verdim." buyurdu.
Kâdı bu işin açıklamasını istedi. Şems-i Tebrîzî şöyle anlattı:
"Efendim, bana Allahü teâlâyı göster de inanayım, dedi. Şimdi bu felsefeci, başının ağrısını göstersin de görelim."
O kimse şaşırarak;
"Ağrıyor ama gösteremem." dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"işte Allahü teâlâ da vardır, fakat görünmez.
Yine bana, şeytana ateşle nasıl azâb edileceğini sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı.
Yine bana;
"Bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz." dedi. Benim canım onun başına kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyâda küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan âhiret hayâtında niçin hak aranmasın?" buyurdu.
Felsefeci, bu güzel cevaplar karşısında mahcûb olup, söz söyleyemez hâle düştü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar