bugün
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- bir çiçek fotoğrafı bırak5
- utanmadan şort giyen erkek7
- beyaz yakalıyım hissi veren gıdalar2
- elimde goruntuleriniz var3
- pringles kutusuna eli giren yetişkin erkek2
- evlenmek için gereken minimum para5
- karşı cinste bağımlılık yapan şeyler3
- akp'nin cumhurbaşkanı adayının erdoğan olması6
- evli çiftlerde tv kumandası kimde olur6
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- suv araç sayısının binek araçları geçmesi5
- aylık 375 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler10
- ashley dont look at him look at me2
- bakire kızla evlenmeyi savunmak7
- kabullenince huzur veren gerçekler2
- eski mesajları okumak3
- öndeki bir tutam saçına çok özen gösteren kel3
- sedat pekmez9
- san marino nun dünya kupasını alması3
- küfreden kız iticiliği8
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı5
- ismet gurbuz 202418
- bir kadını araba park ederken izlemek3
- chp'ye yeni parti için isim önerileri2
- patates kızartmasına yapışan biber tohumu3
- telefon sinyali çekmeyen bölgede kaybolmak6
- jenga da yenilen inşaat mühendisi2
- dünya kupasında özbekistan'ı desteklemek4
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba3
- lionel messi4
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler6
- bacak kıllarını almadan şort giyen erkek5
- emekliliği gelen beyaz eşyanın yazlığa yerleşmesi2
- cuckold esnasında karınızın fenalaşması3
- lanet olsun dostum ben hemen buradan gidiyorum2
- israil'in lübnan da işgali sürdürme mesajı3
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız13
- lahmacunu elle yiyen kız19
- ideal sevgilinin en önemli özelliği16
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- yazarlara gelen son mesaj3
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı5
- beyaz otomobil satın almak15
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler8
- lise defteri7
- rte'nin 2028 adaylığının açıklanması2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- bugün de meme atan olmaması13
içimden geldiği gibi yazayım o vakit...
bu çocuk bana hiç yabancı değil; 7 yaşımdan 15 yaşına kadar her yıl yazları kur'an kursuna gittim / gönderildim; pişman mıyım; hayır....kesinlikle hayır. şimdi yaşıtlarımın bir kısmı hala akşam namazının kaç rekat olduğunu sorgularken ben mübarek günlerde o yaşlarda hatim ettiğim kuran'ı okuyorum. hepimiz ölümlüyüz, benim canım annem babam olur da benden önce vefat ederse -rabbim onların ölümünü bana göstermesin, inşallah onlardan önce ölürüm- bilsinler ki peşlerinden onlar için dua edebilecek, kur'an okuyabilecek tam 4 tane evlatları var.
kur'an kursunda yalnızca kur'an öğretilmez ki... bakın şimdi üniversite son sınıftayım. 21 yaşındaki koca koca adamlar hala birbirinin yerine imza atarak bizlerden 30 yaş büyük hocaları kandırma peşindeler, burada değerler sistemi ön plana çıkmıyor mu sanıyorsunuz? tamam bunlar bir tek kur'an kurslarından öğrenilmez, aileden öğrenilir, okuldan öğrenilir; ancak bir de yalan söylemenin, iftira atmanın, birinin malına el uzatmanın bir de vicdani ve dahi dini boyutu vardır.
sadece karşı olduğum şu....ben 7 yaşındayken kuran'a giderken keşke bana cinlerin varlığı, şeytanın kötülüğü anlatılmasaydı....bunları kavrayabilmem için biraz daha soyut düşünebilme kapasitesine gelmem gerekiyordu çünkü. korkuyordum , çok korkuyordum hem de...
7 yaşındaki çocuğumu ben kur'an kursuna göndereceğim, öğrensin, dinini bilsin, vicdan değer nedir öğrensin. ama gerçekten çok fazla profesyonel bir yere göndereceğim. ve evleneceğim kişi de benim gibi düşünüyor olmalı....
millet bir sürü yabancı şarkıcı adı ezbere bilirken, bir sürü yabancı dizi/film adı ezbere bilirken, kuran'daki yasin süresinin ilk beş-on ayetini ezbere bilmiyorsa oturup bir düşünsün bence...
dinini bilen insan kötülükten de uzak durur; haram paradan uzak durur; kendisini bilir; bir vicdan mahkemesi vardır. ingilizce öğretmeni olduğum için benim çocuğum küçük yaşlarda ingilizce'ye maruz kalacağı gibi aynı zamanda dinini de öğrenecek, yarın bir gün ben de toprağın altına girdiğimde benim ardımdan kur'an okuyacak, ahlak değer vicdan sistemi olacak, kendini bilecek, aklına kötü bir düşünce düştüğü an bile o düşünceyi kafasından silecek, iyi düşünecek hep, kimsenin kötülüğünü istemeyecek, ikiyüzlü olamayacak, nasılsa öyle olacak be...ve bunların ardında bir inanç faktörü olduğunu da kimse yadsıyamaz.
hadi son olsun....bir mülakatta mülakata girenlere sorarlar; aşk'a inanıyor musun evet diyor bir kısmı; bir kısmı hayır; allah'a inanıyor musun gene bir kısmı evet diyor bir kısmı hayır...nasıl bir çelişki değil mi? allah'a inanan aşk'a da inanır. içinizdeki allah sevgisi bir insanı severek vücut bulur; çünkü her birimiz o'nun dünyadaki birer yansımayız. benim çocuğum rabbini bilsin ki insanları da sevsin; sevgi, aşk nedir bilsin. inancım olmazsa yaşayamam ben; inancım olmazsa sevemem kimseyi; inancım olmazsa boşluğa düşerim ve benim çocuğum hiçbir zaman kendini boşlukta hissetmeyecek, ağladığı zaman, güldüğü zaman, mutlu olduğu zaman, kimse beni görmüyor dediği an bile bilsin ki rabbimiz onu görüyor...
bu çocuk bana hiç yabancı değil; 7 yaşımdan 15 yaşına kadar her yıl yazları kur'an kursuna gittim / gönderildim; pişman mıyım; hayır....kesinlikle hayır. şimdi yaşıtlarımın bir kısmı hala akşam namazının kaç rekat olduğunu sorgularken ben mübarek günlerde o yaşlarda hatim ettiğim kuran'ı okuyorum. hepimiz ölümlüyüz, benim canım annem babam olur da benden önce vefat ederse -rabbim onların ölümünü bana göstermesin, inşallah onlardan önce ölürüm- bilsinler ki peşlerinden onlar için dua edebilecek, kur'an okuyabilecek tam 4 tane evlatları var.
kur'an kursunda yalnızca kur'an öğretilmez ki... bakın şimdi üniversite son sınıftayım. 21 yaşındaki koca koca adamlar hala birbirinin yerine imza atarak bizlerden 30 yaş büyük hocaları kandırma peşindeler, burada değerler sistemi ön plana çıkmıyor mu sanıyorsunuz? tamam bunlar bir tek kur'an kurslarından öğrenilmez, aileden öğrenilir, okuldan öğrenilir; ancak bir de yalan söylemenin, iftira atmanın, birinin malına el uzatmanın bir de vicdani ve dahi dini boyutu vardır.
sadece karşı olduğum şu....ben 7 yaşındayken kuran'a giderken keşke bana cinlerin varlığı, şeytanın kötülüğü anlatılmasaydı....bunları kavrayabilmem için biraz daha soyut düşünebilme kapasitesine gelmem gerekiyordu çünkü. korkuyordum , çok korkuyordum hem de...
7 yaşındaki çocuğumu ben kur'an kursuna göndereceğim, öğrensin, dinini bilsin, vicdan değer nedir öğrensin. ama gerçekten çok fazla profesyonel bir yere göndereceğim. ve evleneceğim kişi de benim gibi düşünüyor olmalı....
millet bir sürü yabancı şarkıcı adı ezbere bilirken, bir sürü yabancı dizi/film adı ezbere bilirken, kuran'daki yasin süresinin ilk beş-on ayetini ezbere bilmiyorsa oturup bir düşünsün bence...
dinini bilen insan kötülükten de uzak durur; haram paradan uzak durur; kendisini bilir; bir vicdan mahkemesi vardır. ingilizce öğretmeni olduğum için benim çocuğum küçük yaşlarda ingilizce'ye maruz kalacağı gibi aynı zamanda dinini de öğrenecek, yarın bir gün ben de toprağın altına girdiğimde benim ardımdan kur'an okuyacak, ahlak değer vicdan sistemi olacak, kendini bilecek, aklına kötü bir düşünce düştüğü an bile o düşünceyi kafasından silecek, iyi düşünecek hep, kimsenin kötülüğünü istemeyecek, ikiyüzlü olamayacak, nasılsa öyle olacak be...ve bunların ardında bir inanç faktörü olduğunu da kimse yadsıyamaz.
hadi son olsun....bir mülakatta mülakata girenlere sorarlar; aşk'a inanıyor musun evet diyor bir kısmı; bir kısmı hayır; allah'a inanıyor musun gene bir kısmı evet diyor bir kısmı hayır...nasıl bir çelişki değil mi? allah'a inanan aşk'a da inanır. içinizdeki allah sevgisi bir insanı severek vücut bulur; çünkü her birimiz o'nun dünyadaki birer yansımayız. benim çocuğum rabbini bilsin ki insanları da sevsin; sevgi, aşk nedir bilsin. inancım olmazsa yaşayamam ben; inancım olmazsa sevemem kimseyi; inancım olmazsa boşluğa düşerim ve benim çocuğum hiçbir zaman kendini boşlukta hissetmeyecek, ağladığı zaman, güldüğü zaman, mutlu olduğu zaman, kimse beni görmüyor dediği an bile bilsin ki rabbimiz onu görüyor...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar