bugün
- bir çiçek fotoğrafı bırak4
- utanmadan şort giyen erkek7
- akp'nin cumhurbaşkanı adayının erdoğan olması6
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler10
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- eski mesajları okumak3
- sedat pekmez9
- san marino nun dünya kupasını alması3
- aylık 375 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- evli çiftlerde tv kumandası kimde olur5
- küfreden kız iticiliği8
- chp'ye yeni parti için isim önerileri2
- jenga da yenilen inşaat mühendisi2
- lionel messi4
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba3
- dünya kupasında özbekistan'ı desteklemek4
- telefon sinyali çekmeyen bölgede kaybolmak6
- emekliliği gelen beyaz eşyanın yazlığa yerleşmesi2
- bakire kızla evlenmeyi savunmak6
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler6
- patates kızartmasına yapışan biber tohumu3
- bacak kıllarını almadan şort giyen erkek5
- cuckold esnasında karınızın fenalaşması3
- ismet gurbuz 202418
- yazarlara gelen son mesaj4
- israil'in lübnan da işgali sürdürme mesajı3
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız13
- lahmacunu elle yiyen kız19
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması14
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı5
- ideal sevgilinin en önemli özelliği16
- suv araç sayısının binek araçları geçmesi3
- öndeki bir tutam saçına çok özen gösteren kel2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- beyaz otomobil satın almak15
- rte'nin 2028 adaylığının açıklanması2
- bir kadını araba park ederken izlemek2
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler8
- lise defteri7
- 2002 dünya kupası üçüncülük maçı2
- ankara da nato zirvesi tedbirleri5
- yürüyüş partisi7
- bugün de meme atan olmaması13
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı4
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi9
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- yeniden üretilse satın alınacak eski arabalar4
- türkiye6
- ankara4
şimdi temelinde hala yanlış olan birşey var bu analiz kurulunda. demiş ki arkadaş yazılarından yola çıkılarak bir kurul oluşturuldu. peki arkadaşım birkaç noktadan elenip de başka birçok noktadan iyi olabilecek ve o noktalarla kıyaslanınca bu seçilmiş arkadaşların yazılarına oranla daha üstün olabilecek yazılara sahip yazar arkadaşların söz hakkı nereye gitti? deniyor ki bu arkadaşlar yazılarına göre seçildi. yazılarına göre seçilmiş olması değil ki demokratik olan! peki soruyorum o yazıları analiz edenler kim? birkaç kişi değil mi sonuçta? işte o birkaç kişi arasında neden bu oluşuma destek veren diğer yazarlar yok? yani özgür bir platformsa benim de bu kurul hakkında bir faaliyetim olmalı. tamam kimse size demedi dergi çıkarın ya da biz demedik dergi çıkaralım ama demokrasiden falan da bahsedilecekse ve kurul falan oluşturulacaksa tekellik ortadan kalkmalı ve bu işe gönül veren herkesin bir payı olmalı süreçte.
benim önerim şunlar:
bugüne kadar söykü ye yazı vermiş ne kadar yazar var ise, hepsi belirlenmeli, hepsinin, hangi yazarın yazıları hangi noktada iyidir, kurula girmeyi hakedenler kimler, görüşleri alınarak, teknik deneyimleri ve analizleri ele alınarak bir oylama yapılmalı. doğrusu budur.
tamam eyvallah sen kurulu yazıların teknik özelliklerinden yola çıkarak sözüm ona adil bir şekilde oluşturdun da bak işte adı üstünde bunu "sen" ya da senle birlikte birkaç kişi yaptı. ben yapmadım mesela benim görüşüm alınmadı. ya da bi başka yazarın görüşü. belki senin iyi olarak eleştirip kurula aldığın adamın açıklarını ben yakaladım ve benim bilgim seninkinden üstün çıktı ve ben haklı oldum, e nerde kaldı o zaman haklı seçim?
bunu neden mi söylüyorum? ilk öykümü gönderdiğimde experimental beni tatmin edecek bir analiz gerçekleştirdi. bu yüzden ben onun analiz gücüne güvendim. yani adam bana birşeyler verdi. ama diğer arkadaşlar iyi yazıyor olsalar da analizde teknik tabir bilmiyor olabilirler, analiz yapamayabilirler! e o zaman benim yazım o insanların elinde heba mı olacak? mesela ilk öyküm için biradetbeyfendi den görüş istedim tatmin edici bir yorum alamadım. sadece güzel olduğuna dair birkaç söz ve birkaç yüzeysel analiz. yazmaya önem veren bir insan tahlile de önem verir. biradetbeyfendi sözümün meclisinden dışarı, sadece bir örnekti. benzer şekilde herhangi bir arkadaşın tahlilde ne kadar iyi olduğunu nereden bileceğim? unutmayalım ki yazmakla eleştirmek bir değil. eleştiri kolay bir iş olsa edebiyat tarihimizin en ateşli konuları eleştirmenler ve eserlerinden çıkmazdı.
tekrar tekrar söyleme gereği duyuyorum ne kadar daha basit olabilirim diye: bu kurulun seçim şekli y-a-n-l-ı-ş. kurula seçilen arkadaşın yazısının ne kadar iyi olduğunu da yine birkaç kişi beliriyor. benim söz hakkım yok başkasının yok. bu da tekelciliktir.
-yine tekrar ediyorum ki bu kurul bu dergiye yazı veren her adamın oyunu ve görüşünü, eleştirisini almak zorunda.
bu uzun bir süreç. çünkü;
-her yazı gönderen adam bir diğerinin yazısını okuyacak, analiz edecek ve o analizi bir diğerine gönderecek.
-herkes bu şekilde kendi analizini diğerine gönderecek ve elindekileri sistematik bir şekilde karşılaştıracak. bu şekilde "benzer görüşlerdeki salt çoğunluk" yakalanmış olacak.
bu kurul böyle oluşturulmalı. eğer ciddi bir iş istiyorsak bu sürece de katlanmak zorundayız. çünkü burada kimse edebiyat profesörü değil. biri çıksın desin ki böyle şöyle muazzam bir edebiyatçıyım cv im de bu yaptıklarım da ortada. ben de saygıyla anıp kurulda olmasını destekleyeyim. ama yazıları güzel olup da ne tekniği yahu içimden geldiği gibi yazıyorum diyen adam gördüm bu kurulda da bulunan.
belki ben hepinizden daha iyi tahlil yapıyorum, ama ilk sayıda yazımı kimse okuyamadı. o halde kurula girme şansım kafadan gitmiş oluyor! çok iyiyim demiyorum örnek veriyorum. ama bu işin mantığı bu.
bu kurulun seçimi konusunda bir revizyona gidilmesini talep ediyorum.
aksi halde bir daha öykü göndermeyeceğim. bu kimsenin kaybı olmaz benim kaybım olur. ve eğer sizler insana değer veren insanlarsanız bunu dikkate alırsınız.
ve konu seçimi de özgür bırakılmalı artık. iyi yanları da var daha önce de söyledim. ama böyle daktilo gibi konular gelecekse kimse kusura bakmasın karşınızda sizin bir ağaca bakıp da "şaheser" yaratacak bünyeler yok. taştan su çıkaracak herküller yok ya da daha somut söyleyeyim. kendini geliştirmek isteyen, güzel bir ortamda bulunmak isteyen insanlar var sadece.
bunlara çözüm bulunmadıkça bu oluşumdan da çekiliyorum. çok istiyorum yazmayı ama yazma var ise işin içinde, mantık da olmalı, adalet de, özgürlük de. klişe değil, şuan elimizdeki sorunlar bunlar.
benim önerim şunlar:
bugüne kadar söykü ye yazı vermiş ne kadar yazar var ise, hepsi belirlenmeli, hepsinin, hangi yazarın yazıları hangi noktada iyidir, kurula girmeyi hakedenler kimler, görüşleri alınarak, teknik deneyimleri ve analizleri ele alınarak bir oylama yapılmalı. doğrusu budur.
tamam eyvallah sen kurulu yazıların teknik özelliklerinden yola çıkarak sözüm ona adil bir şekilde oluşturdun da bak işte adı üstünde bunu "sen" ya da senle birlikte birkaç kişi yaptı. ben yapmadım mesela benim görüşüm alınmadı. ya da bi başka yazarın görüşü. belki senin iyi olarak eleştirip kurula aldığın adamın açıklarını ben yakaladım ve benim bilgim seninkinden üstün çıktı ve ben haklı oldum, e nerde kaldı o zaman haklı seçim?
bunu neden mi söylüyorum? ilk öykümü gönderdiğimde experimental beni tatmin edecek bir analiz gerçekleştirdi. bu yüzden ben onun analiz gücüne güvendim. yani adam bana birşeyler verdi. ama diğer arkadaşlar iyi yazıyor olsalar da analizde teknik tabir bilmiyor olabilirler, analiz yapamayabilirler! e o zaman benim yazım o insanların elinde heba mı olacak? mesela ilk öyküm için biradetbeyfendi den görüş istedim tatmin edici bir yorum alamadım. sadece güzel olduğuna dair birkaç söz ve birkaç yüzeysel analiz. yazmaya önem veren bir insan tahlile de önem verir. biradetbeyfendi sözümün meclisinden dışarı, sadece bir örnekti. benzer şekilde herhangi bir arkadaşın tahlilde ne kadar iyi olduğunu nereden bileceğim? unutmayalım ki yazmakla eleştirmek bir değil. eleştiri kolay bir iş olsa edebiyat tarihimizin en ateşli konuları eleştirmenler ve eserlerinden çıkmazdı.
tekrar tekrar söyleme gereği duyuyorum ne kadar daha basit olabilirim diye: bu kurulun seçim şekli y-a-n-l-ı-ş. kurula seçilen arkadaşın yazısının ne kadar iyi olduğunu da yine birkaç kişi beliriyor. benim söz hakkım yok başkasının yok. bu da tekelciliktir.
-yine tekrar ediyorum ki bu kurul bu dergiye yazı veren her adamın oyunu ve görüşünü, eleştirisini almak zorunda.
bu uzun bir süreç. çünkü;
-her yazı gönderen adam bir diğerinin yazısını okuyacak, analiz edecek ve o analizi bir diğerine gönderecek.
-herkes bu şekilde kendi analizini diğerine gönderecek ve elindekileri sistematik bir şekilde karşılaştıracak. bu şekilde "benzer görüşlerdeki salt çoğunluk" yakalanmış olacak.
bu kurul böyle oluşturulmalı. eğer ciddi bir iş istiyorsak bu sürece de katlanmak zorundayız. çünkü burada kimse edebiyat profesörü değil. biri çıksın desin ki böyle şöyle muazzam bir edebiyatçıyım cv im de bu yaptıklarım da ortada. ben de saygıyla anıp kurulda olmasını destekleyeyim. ama yazıları güzel olup da ne tekniği yahu içimden geldiği gibi yazıyorum diyen adam gördüm bu kurulda da bulunan.
belki ben hepinizden daha iyi tahlil yapıyorum, ama ilk sayıda yazımı kimse okuyamadı. o halde kurula girme şansım kafadan gitmiş oluyor! çok iyiyim demiyorum örnek veriyorum. ama bu işin mantığı bu.
bu kurulun seçimi konusunda bir revizyona gidilmesini talep ediyorum.
aksi halde bir daha öykü göndermeyeceğim. bu kimsenin kaybı olmaz benim kaybım olur. ve eğer sizler insana değer veren insanlarsanız bunu dikkate alırsınız.
ve konu seçimi de özgür bırakılmalı artık. iyi yanları da var daha önce de söyledim. ama böyle daktilo gibi konular gelecekse kimse kusura bakmasın karşınızda sizin bir ağaca bakıp da "şaheser" yaratacak bünyeler yok. taştan su çıkaracak herküller yok ya da daha somut söyleyeyim. kendini geliştirmek isteyen, güzel bir ortamda bulunmak isteyen insanlar var sadece.
bunlara çözüm bulunmadıkça bu oluşumdan da çekiliyorum. çok istiyorum yazmayı ama yazma var ise işin içinde, mantık da olmalı, adalet de, özgürlük de. klişe değil, şuan elimizdeki sorunlar bunlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar