bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri41
- terhis oluyorum sözlük21
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- kombiler açıldı mı arkadaşlar4
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi11
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi4
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir9
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi7
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı6
- akıllı telefon kullanan erkek7
- victor osimhen9
- vajinanın tatsız tuzsuz olması2
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi12
- kale 3112'nin profil resmindeki kişi4
- hesabını gizliye alan yazar5
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı7
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- camilerdeki ayak kokusu8
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- trafikte korna çalmanın işlevi4
- deniz altında nasıl nefes alınır5
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- harman olmak2
- fatma betülüm yapmaz13
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- fatma betül sayan kaya27
- şu anda dinlenen şarkı3
- eşcinsel olduğunu belli etme yolları2
- 1 2 saat önce kaza yapmış olmam5
- karnımdaki bebeğin babası kim bilmiyorum2
- kağıt çöpü ve plastik çöpü ayrılmalı4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- almanyaya işçi yazılmak5
- sevgilim başkasıyla birlikte olmamdan hoşlanıyor2
- seri katilin özellikleri4
- sözlük yazarlarının olası meslekleri6
- arif sefa özdemir4
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- münafık9
- kokoreç2
- orhan gencebay'ın hayatının film olması2
- kalorifer borusundan gelen takirtilar2
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz8
- ab'nin stratejik uyum talebi ve türkiye2
- balık hazır herkese afiyet olsun5
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- kaç gammaz var9
- bir şeyler söyle7
şimdi temelinde hala yanlış olan birşey var bu analiz kurulunda. demiş ki arkadaş yazılarından yola çıkılarak bir kurul oluşturuldu. peki arkadaşım birkaç noktadan elenip de başka birçok noktadan iyi olabilecek ve o noktalarla kıyaslanınca bu seçilmiş arkadaşların yazılarına oranla daha üstün olabilecek yazılara sahip yazar arkadaşların söz hakkı nereye gitti? deniyor ki bu arkadaşlar yazılarına göre seçildi. yazılarına göre seçilmiş olması değil ki demokratik olan! peki soruyorum o yazıları analiz edenler kim? birkaç kişi değil mi sonuçta? işte o birkaç kişi arasında neden bu oluşuma destek veren diğer yazarlar yok? yani özgür bir platformsa benim de bu kurul hakkında bir faaliyetim olmalı. tamam kimse size demedi dergi çıkarın ya da biz demedik dergi çıkaralım ama demokrasiden falan da bahsedilecekse ve kurul falan oluşturulacaksa tekellik ortadan kalkmalı ve bu işe gönül veren herkesin bir payı olmalı süreçte.
benim önerim şunlar:
bugüne kadar söykü ye yazı vermiş ne kadar yazar var ise, hepsi belirlenmeli, hepsinin, hangi yazarın yazıları hangi noktada iyidir, kurula girmeyi hakedenler kimler, görüşleri alınarak, teknik deneyimleri ve analizleri ele alınarak bir oylama yapılmalı. doğrusu budur.
tamam eyvallah sen kurulu yazıların teknik özelliklerinden yola çıkarak sözüm ona adil bir şekilde oluşturdun da bak işte adı üstünde bunu "sen" ya da senle birlikte birkaç kişi yaptı. ben yapmadım mesela benim görüşüm alınmadı. ya da bi başka yazarın görüşü. belki senin iyi olarak eleştirip kurula aldığın adamın açıklarını ben yakaladım ve benim bilgim seninkinden üstün çıktı ve ben haklı oldum, e nerde kaldı o zaman haklı seçim?
bunu neden mi söylüyorum? ilk öykümü gönderdiğimde experimental beni tatmin edecek bir analiz gerçekleştirdi. bu yüzden ben onun analiz gücüne güvendim. yani adam bana birşeyler verdi. ama diğer arkadaşlar iyi yazıyor olsalar da analizde teknik tabir bilmiyor olabilirler, analiz yapamayabilirler! e o zaman benim yazım o insanların elinde heba mı olacak? mesela ilk öyküm için biradetbeyfendi den görüş istedim tatmin edici bir yorum alamadım. sadece güzel olduğuna dair birkaç söz ve birkaç yüzeysel analiz. yazmaya önem veren bir insan tahlile de önem verir. biradetbeyfendi sözümün meclisinden dışarı, sadece bir örnekti. benzer şekilde herhangi bir arkadaşın tahlilde ne kadar iyi olduğunu nereden bileceğim? unutmayalım ki yazmakla eleştirmek bir değil. eleştiri kolay bir iş olsa edebiyat tarihimizin en ateşli konuları eleştirmenler ve eserlerinden çıkmazdı.
tekrar tekrar söyleme gereği duyuyorum ne kadar daha basit olabilirim diye: bu kurulun seçim şekli y-a-n-l-ı-ş. kurula seçilen arkadaşın yazısının ne kadar iyi olduğunu da yine birkaç kişi beliriyor. benim söz hakkım yok başkasının yok. bu da tekelciliktir.
-yine tekrar ediyorum ki bu kurul bu dergiye yazı veren her adamın oyunu ve görüşünü, eleştirisini almak zorunda.
bu uzun bir süreç. çünkü;
-her yazı gönderen adam bir diğerinin yazısını okuyacak, analiz edecek ve o analizi bir diğerine gönderecek.
-herkes bu şekilde kendi analizini diğerine gönderecek ve elindekileri sistematik bir şekilde karşılaştıracak. bu şekilde "benzer görüşlerdeki salt çoğunluk" yakalanmış olacak.
bu kurul böyle oluşturulmalı. eğer ciddi bir iş istiyorsak bu sürece de katlanmak zorundayız. çünkü burada kimse edebiyat profesörü değil. biri çıksın desin ki böyle şöyle muazzam bir edebiyatçıyım cv im de bu yaptıklarım da ortada. ben de saygıyla anıp kurulda olmasını destekleyeyim. ama yazıları güzel olup da ne tekniği yahu içimden geldiği gibi yazıyorum diyen adam gördüm bu kurulda da bulunan.
belki ben hepinizden daha iyi tahlil yapıyorum, ama ilk sayıda yazımı kimse okuyamadı. o halde kurula girme şansım kafadan gitmiş oluyor! çok iyiyim demiyorum örnek veriyorum. ama bu işin mantığı bu.
bu kurulun seçimi konusunda bir revizyona gidilmesini talep ediyorum.
aksi halde bir daha öykü göndermeyeceğim. bu kimsenin kaybı olmaz benim kaybım olur. ve eğer sizler insana değer veren insanlarsanız bunu dikkate alırsınız.
ve konu seçimi de özgür bırakılmalı artık. iyi yanları da var daha önce de söyledim. ama böyle daktilo gibi konular gelecekse kimse kusura bakmasın karşınızda sizin bir ağaca bakıp da "şaheser" yaratacak bünyeler yok. taştan su çıkaracak herküller yok ya da daha somut söyleyeyim. kendini geliştirmek isteyen, güzel bir ortamda bulunmak isteyen insanlar var sadece.
bunlara çözüm bulunmadıkça bu oluşumdan da çekiliyorum. çok istiyorum yazmayı ama yazma var ise işin içinde, mantık da olmalı, adalet de, özgürlük de. klişe değil, şuan elimizdeki sorunlar bunlar.
benim önerim şunlar:
bugüne kadar söykü ye yazı vermiş ne kadar yazar var ise, hepsi belirlenmeli, hepsinin, hangi yazarın yazıları hangi noktada iyidir, kurula girmeyi hakedenler kimler, görüşleri alınarak, teknik deneyimleri ve analizleri ele alınarak bir oylama yapılmalı. doğrusu budur.
tamam eyvallah sen kurulu yazıların teknik özelliklerinden yola çıkarak sözüm ona adil bir şekilde oluşturdun da bak işte adı üstünde bunu "sen" ya da senle birlikte birkaç kişi yaptı. ben yapmadım mesela benim görüşüm alınmadı. ya da bi başka yazarın görüşü. belki senin iyi olarak eleştirip kurula aldığın adamın açıklarını ben yakaladım ve benim bilgim seninkinden üstün çıktı ve ben haklı oldum, e nerde kaldı o zaman haklı seçim?
bunu neden mi söylüyorum? ilk öykümü gönderdiğimde experimental beni tatmin edecek bir analiz gerçekleştirdi. bu yüzden ben onun analiz gücüne güvendim. yani adam bana birşeyler verdi. ama diğer arkadaşlar iyi yazıyor olsalar da analizde teknik tabir bilmiyor olabilirler, analiz yapamayabilirler! e o zaman benim yazım o insanların elinde heba mı olacak? mesela ilk öyküm için biradetbeyfendi den görüş istedim tatmin edici bir yorum alamadım. sadece güzel olduğuna dair birkaç söz ve birkaç yüzeysel analiz. yazmaya önem veren bir insan tahlile de önem verir. biradetbeyfendi sözümün meclisinden dışarı, sadece bir örnekti. benzer şekilde herhangi bir arkadaşın tahlilde ne kadar iyi olduğunu nereden bileceğim? unutmayalım ki yazmakla eleştirmek bir değil. eleştiri kolay bir iş olsa edebiyat tarihimizin en ateşli konuları eleştirmenler ve eserlerinden çıkmazdı.
tekrar tekrar söyleme gereği duyuyorum ne kadar daha basit olabilirim diye: bu kurulun seçim şekli y-a-n-l-ı-ş. kurula seçilen arkadaşın yazısının ne kadar iyi olduğunu da yine birkaç kişi beliriyor. benim söz hakkım yok başkasının yok. bu da tekelciliktir.
-yine tekrar ediyorum ki bu kurul bu dergiye yazı veren her adamın oyunu ve görüşünü, eleştirisini almak zorunda.
bu uzun bir süreç. çünkü;
-her yazı gönderen adam bir diğerinin yazısını okuyacak, analiz edecek ve o analizi bir diğerine gönderecek.
-herkes bu şekilde kendi analizini diğerine gönderecek ve elindekileri sistematik bir şekilde karşılaştıracak. bu şekilde "benzer görüşlerdeki salt çoğunluk" yakalanmış olacak.
bu kurul böyle oluşturulmalı. eğer ciddi bir iş istiyorsak bu sürece de katlanmak zorundayız. çünkü burada kimse edebiyat profesörü değil. biri çıksın desin ki böyle şöyle muazzam bir edebiyatçıyım cv im de bu yaptıklarım da ortada. ben de saygıyla anıp kurulda olmasını destekleyeyim. ama yazıları güzel olup da ne tekniği yahu içimden geldiği gibi yazıyorum diyen adam gördüm bu kurulda da bulunan.
belki ben hepinizden daha iyi tahlil yapıyorum, ama ilk sayıda yazımı kimse okuyamadı. o halde kurula girme şansım kafadan gitmiş oluyor! çok iyiyim demiyorum örnek veriyorum. ama bu işin mantığı bu.
bu kurulun seçimi konusunda bir revizyona gidilmesini talep ediyorum.
aksi halde bir daha öykü göndermeyeceğim. bu kimsenin kaybı olmaz benim kaybım olur. ve eğer sizler insana değer veren insanlarsanız bunu dikkate alırsınız.
ve konu seçimi de özgür bırakılmalı artık. iyi yanları da var daha önce de söyledim. ama böyle daktilo gibi konular gelecekse kimse kusura bakmasın karşınızda sizin bir ağaca bakıp da "şaheser" yaratacak bünyeler yok. taştan su çıkaracak herküller yok ya da daha somut söyleyeyim. kendini geliştirmek isteyen, güzel bir ortamda bulunmak isteyen insanlar var sadece.
bunlara çözüm bulunmadıkça bu oluşumdan da çekiliyorum. çok istiyorum yazmayı ama yazma var ise işin içinde, mantık da olmalı, adalet de, özgürlük de. klişe değil, şuan elimizdeki sorunlar bunlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com