bugün
- etnik köken18
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar7
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler12
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif10
- kadın sürücüye evine git yemek yap diyen sürücü4
- en iyi çizgi filmler9
- sözlük kürdü3
- evde kalmış 30 yaşında kız16
- karıya gitmek3
- hangi ülke de doğmak isterdin14
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam3
- dünyadaki en kolay meslek7
- karton toplayan çocuk5
- tavuk döner 1 lira yanında ayran bedava4
- sözlükteki zengin yazarlar9
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- zengin olmak3
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı8
- hangi yazara aşıksınız6
- omnitrixe sahip olmak3
- moralinizi bozmak istemem ama yarın pazartesi2
- flörtte algoritma ve cesaret katsayısı2
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- 9mm'nin deviremeyeceği adam yoktur4
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- sözlükte kim kime yürüyor5
- amedspor22
- müzik haram mıdır7
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
- bir bela geliyor6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- fenerbahçe16
- anın görüntüsü26
- robert greene2
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- from gold from dust9
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- ermenisiz kafkasya4
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- evrimsel psikolojinin aşk açıklamaları3
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- olgun kadınlardan hoşlanan erkek2
- inönü'nün devlet başkanlığına daha uygun olması2
- asgari ücret4
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- hareket edebilen canlılar2
- polatlı2
- çare ismail kartal4
"insan doğar. On-on beş yıl sonra dünyanın nasıl bir tezgah olduğunu ve doğumla ölüm arasına nasıl hapsedildiğini fark eder. Bu aslında bir histir, bilgi değil. Ve ilk tepkisini verir. Avazı çıktığı kadar bağırarak. Bu çığlık, bir kalabalığın içinde cüzdanını çaldırdığını fark eden kişinin çaresiz haykırışına benzer. Önce, aşağılayan ve umursamaz bakışlar atan kalabalık, sonra da aşırı gürültüye dayanamayıp, içlerinden birini, bağırıp çağıranla konuşmaya gönderir. O da gidip "Biz de çaldırdık cüzdanı, ne var? Senin gibi kıçımızı yırtıyor muyuz?" der. Böylesi bilimsel bir mücadele için, genelde diplomalı olanlar tercih edilir. Kalabalığın kayıtsızlığı karşısında yavaş yavaş sesi kesilen yaygaracı, gerçeği kabullenir ve çevresindeki boşluğu insanlarla doldurur. Buna, büyüme denir. Yetişkin olma. Tam olarak, yetişkin uysallığı. Yapay bir haldir. Tasarlanmıştır. işlevselliği üzerinde hesaplar yapılıp öyle biçimlendirilmiştir. Yetişkin uysallığının temeli, toplumun varlığının sürdürülmesi için toplumdaki her bireyin bir boka yaraması gerektiği inancında yatar. Ve en önemlisi, yetişkin uysallığı, tamamen ölçüsüz bir dünyada, milimetrik biçimde ölçülüdür. Yaş ağacın eğilip kendi köküne oral seks yapmasından ibarettir. Oysa on dört yaşındaki bir çocuğun, ergen öfkesi olarak nitelenerek küçük görülen aşırı davranışları, doğal olandır. Gözlerindeki doğum çapakları dökülmüş ve dünya üzerinde dönen bütün dolapların sırtına yüklenmiş olduğunu anlamıştır. Kendini odasına kilitleyip dışarıyı dışarıya hapsetmeye çalışır. Ya da bütün kalıpları ve duvarları avazı çıktığı kadar bağırarak yıkmaya. Tepkileri, insanın ataş saçan bir ejderhayla karşılaşınca vereceği türdendir. Dolayısıyla bu tepkinin, hayatta kalındığı sürece, yani ejderha yok olup gitmediği sürece devam etmesi gerekir. Ancak tabii ki, böylesi bir hayat boyu ergenler güruhu toplum yapısını sikip atacağından, yetişkin uysallığına geçiş, insanlığın bir gereği olarak algılanır. Toplumsal bir farz. Ama bazılarının kafası kalındır ve onlar son nefeslerine kadar bağırmaya devam eder. Çünkü hayat aşırı bir süreçtir, çünkü dünya aşırı bir yerdir ve ikisinin de hak ettiği, suratlarının ortasına inen aşırı şiddetli yumruklardır. Bu yüzden, ergen isyanı, bir insanı öldürmek için onu altmış kez bıçaklamaktır. Çünkü gözlerini dünyaya ancak on dört yaşlarında açabilen biri, her insanın, ağzı tüten en az altmış ejderha tarafından kuşatılmış olduğunu anlayandır. Sonuç olarak, insanlığın ergenlik hali, bütün aptallığına rağmen, hayatı boyunca, özgür bir yaratığa en çok benzediği dönemdir...
Ne zaman ki hayat ve dünya uysallaşır, o zaman ergenlerden sakin olmaları beklenebilir. Ama daha önce değil. "
Şiddet! Okumanın ve yazmanın şiddeti böyle oluyorsa, bu şiddet bize, herkese lazım.
Ne zaman ki hayat ve dünya uysallaşır, o zaman ergenlerden sakin olmaları beklenebilir. Ama daha önce değil. "
Şiddet! Okumanın ve yazmanın şiddeti böyle oluyorsa, bu şiddet bize, herkese lazım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar