bugün
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar8
- nervio17
- sözlük kızlarının kahveleri9
- uludağ sözlük size ne kattı13
- şarapçının birden tayyipçi olması7
- şarapçı koala yalnız değildir9
- aykolik adamdır4
- sözlükte yazan ünlüler3
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir6
- mel mel bey birader2
- fusya semsiyeli yabanci14
- mutlu ama tekerlek olsun4
- dışarıdaki insanların çok iyi olması3
- bir kadının en zevk aldığı an5
- sarapci koala44
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı20
- amin feryadi2
- dinen kabul edilir ağlama biçimi3
- sözlükteki mağara adamları3
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i7
- recep tayyip erdoğan8
- sorgulanmayan eğitim2
- barbunya2
- yazın anlamının kadın ayağı olması3
- keşan3
- 2026 ekonomik krizi2
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak3
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- kıvırcık saç8
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi5
- bireysel emeklilik2
- serhat kılıç20
- bazılarına gereken cevabı reis'in vermesi2
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- piercing takmanın zorluğu5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- çağla idi3
- arkadaşlar görüşürüz2
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
- rica ediyorum kimse beni savunmasın2
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi4
- hazret ktc2
- tik tok2
- kelebek saç kesimi4
- tai lung42
- iktidarsız erkek2
Willy Brandt, (gerçek adı: Herbert Ernst Karl Frahm), (d. 18 Aralık 1913 - ö. 8 Ekim 1992). Federal Almanya Başbakanı (1969-1974). Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) lideri (1964-1987).
Üniversite eğitimi sırasında, genç bir sosyal demokrat olarak sürdürdüğü etkinlikler yüzünden Gestapo ile başı derde girdi, tutuklanmamak için Almanya'dan kaçmak zorunda kaldı. Willy Brandt takma adını bu sırada aldı. Norveç'te gazetecilik yapmaya başladı. Naziler Norveç'i işgal edince bu kez isveç'e kaçtı, II. Dünya Savaşı boyunca orada kaldı.Savaş bitince Norveç vatandaşı olarak Almanya'ya geri döndü, bir süre Berlin'deki Norveç temsilciliğinde basın ataşeliği görevinde bulundu.
Siyasal yaşama dönmek için yeniden Alman vatandaşlığına geçti.Bir süre SPD Yürütme Komitesi'nin Berlin temsilcisi olarak çalıştıktan sonra, 1949'da federal parlamentoya girdi. Sekiz yıl sonra seçildiği Batı Berlin belediye başkanlığı (1957-1966) görevi dünyaca tanınmasını sağladı. SSCB'nin 1958'de Batı Berlin'in askerden arındırılmış açık kent ilan edilmesini istemesi, özellikle 1961'de Berlin Duvarı'nın örülmesi karşısında kararlı bir tutum izledi. 1964'te Erich Ollenhauer'in yerine SPD başkanlığına seçildi. 1961, 1965 ve 1969'da üç kez şansölyeliğe aday oldu.
Hıristiyan Demokratlarla Sosyal Demokratlar arasında 1966'da kurulan büyük koalisyonda dışişleri bakanı ve şansölye yardımcısı oldu. 1969 federal seçimlerinde SPD'nin oylarını artırması üzerine Brandt, Hür Demokrat Parti'yle (FDP) bir koalisyon hükümeti kurdu. Brandt hükümetinin ilk önemli kararı, Alman markını (DM) revalüe etmek, ikincisi de Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nı imzalamak oldu.
Brandt şansölye seçildikten bir yıl sonra çalışmalarını dış ilişkilerde yoğunlaştırdı. Özellikle Doğu Almanya, Doğu Avrupa'nın öteki sosyalist ülkeleri ve SSCB ile ilişkileri geliştirmek amacıyla Ostpolitik (Doğu politikası) olarak bilinen politikayı oluşturdu.Bu çabaların sonucunda Ağustos 1970'te SSCB ile Batı Almanya arasında, iki ülkenin kuvvete başvurmamayı kaşılıklı olarak taahhüt ettiği ve Avrupa'nın o günkü sınırlarını tanıdığı bir antlaşma imzalandı. Aynı yılın Aralık ayında Batı Almanya ile Polonya arasında imzalanan saldırmazlık antlaşması, Oder-Neisse hattını Polonya sınırı olarak kesinleştirdi. Bunu Eylül 1971'de Berlin'in statüsüyle ilgili Dört Büyükler anlaşması izledi. Brandt'ın Polonya'yla yaptığı antlaşma önemli tartışmalara yol açtı. Brandt'ın karşıtları, antlaşmanın Almanya'nın II. Dünya Savaşı'ndan sonra işgale uğrayan Alman topraklarının yitirilmesi anlamına geldiğini ileri sürerken, yandaşları böylece iki Almanya'nın yeniden birleşmesinin yolunun açıldığını ve Doğu Avrupa'yla ilişkilerde istikrar sağlandığını savundu.
Avrupa Birliği düşüncesinin sadık bir yandaşı olan Brandt, Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun (AET) genişlemesine Fransa'dan gelen itirazları kırmak için kişisel ağırlığını kullandı. Birleşik Krallık'ın ve öbür ülkelerin AET'ye girmesi konusunda başka bütün devlet adamlarından daha çok çaba harcadı.
Mayıs 1974'te bir casusluk skandalı yüzünden istifa etmek zorunda kaldı. 1976'da Sosyalist Enternasyonal'in başkanlığına seçildi. Mart 1987'de SPD başkanlığından ayrıldı. Doğu ile Batı arasında yakınlaşma sağlanması yönündeki kesintisiz çabalarından dolayı 1971 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Willy_Brandt
Üniversite eğitimi sırasında, genç bir sosyal demokrat olarak sürdürdüğü etkinlikler yüzünden Gestapo ile başı derde girdi, tutuklanmamak için Almanya'dan kaçmak zorunda kaldı. Willy Brandt takma adını bu sırada aldı. Norveç'te gazetecilik yapmaya başladı. Naziler Norveç'i işgal edince bu kez isveç'e kaçtı, II. Dünya Savaşı boyunca orada kaldı.Savaş bitince Norveç vatandaşı olarak Almanya'ya geri döndü, bir süre Berlin'deki Norveç temsilciliğinde basın ataşeliği görevinde bulundu.
Siyasal yaşama dönmek için yeniden Alman vatandaşlığına geçti.Bir süre SPD Yürütme Komitesi'nin Berlin temsilcisi olarak çalıştıktan sonra, 1949'da federal parlamentoya girdi. Sekiz yıl sonra seçildiği Batı Berlin belediye başkanlığı (1957-1966) görevi dünyaca tanınmasını sağladı. SSCB'nin 1958'de Batı Berlin'in askerden arındırılmış açık kent ilan edilmesini istemesi, özellikle 1961'de Berlin Duvarı'nın örülmesi karşısında kararlı bir tutum izledi. 1964'te Erich Ollenhauer'in yerine SPD başkanlığına seçildi. 1961, 1965 ve 1969'da üç kez şansölyeliğe aday oldu.
Hıristiyan Demokratlarla Sosyal Demokratlar arasında 1966'da kurulan büyük koalisyonda dışişleri bakanı ve şansölye yardımcısı oldu. 1969 federal seçimlerinde SPD'nin oylarını artırması üzerine Brandt, Hür Demokrat Parti'yle (FDP) bir koalisyon hükümeti kurdu. Brandt hükümetinin ilk önemli kararı, Alman markını (DM) revalüe etmek, ikincisi de Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nı imzalamak oldu.
Brandt şansölye seçildikten bir yıl sonra çalışmalarını dış ilişkilerde yoğunlaştırdı. Özellikle Doğu Almanya, Doğu Avrupa'nın öteki sosyalist ülkeleri ve SSCB ile ilişkileri geliştirmek amacıyla Ostpolitik (Doğu politikası) olarak bilinen politikayı oluşturdu.Bu çabaların sonucunda Ağustos 1970'te SSCB ile Batı Almanya arasında, iki ülkenin kuvvete başvurmamayı kaşılıklı olarak taahhüt ettiği ve Avrupa'nın o günkü sınırlarını tanıdığı bir antlaşma imzalandı. Aynı yılın Aralık ayında Batı Almanya ile Polonya arasında imzalanan saldırmazlık antlaşması, Oder-Neisse hattını Polonya sınırı olarak kesinleştirdi. Bunu Eylül 1971'de Berlin'in statüsüyle ilgili Dört Büyükler anlaşması izledi. Brandt'ın Polonya'yla yaptığı antlaşma önemli tartışmalara yol açtı. Brandt'ın karşıtları, antlaşmanın Almanya'nın II. Dünya Savaşı'ndan sonra işgale uğrayan Alman topraklarının yitirilmesi anlamına geldiğini ileri sürerken, yandaşları böylece iki Almanya'nın yeniden birleşmesinin yolunun açıldığını ve Doğu Avrupa'yla ilişkilerde istikrar sağlandığını savundu.
Avrupa Birliği düşüncesinin sadık bir yandaşı olan Brandt, Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun (AET) genişlemesine Fransa'dan gelen itirazları kırmak için kişisel ağırlığını kullandı. Birleşik Krallık'ın ve öbür ülkelerin AET'ye girmesi konusunda başka bütün devlet adamlarından daha çok çaba harcadı.
Mayıs 1974'te bir casusluk skandalı yüzünden istifa etmek zorunda kaldı. 1976'da Sosyalist Enternasyonal'in başkanlığına seçildi. Mart 1987'de SPD başkanlığından ayrıldı. Doğu ile Batı arasında yakınlaşma sağlanması yönündeki kesintisiz çabalarından dolayı 1971 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Willy_Brandt
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar