bugün
- uludağ sözlük çeteleri10
- gocu bak bi5
- beyler çok acil bakar mısınız4
- anın fotoğrafı14
- en boktan on yıl7
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- demokratik sol parti3
- akşam esintisi2
- altın oran kaş3
- 2028 yılında ak partiye oy verecek yazarlar2
- ali vefa8
- 2 ağustos 2026 kim milyoner olmak ister programı2
- ali haydar fırat3
- udinese calcio2
- ütü6
- kuran ı kerim meali4
- seri gizli artı oy veren melek6
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- aylık 422 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- ak parti sevdalısı yazarlar3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- yüksek sesle gülmek6
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- arkadaşlar şu köprü var ya2
- red flag erkek listesi9
- ya arkadaşlar ben de çete aççam2
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- menemen9
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- amirim2
- hırvatistan14
- amerika birleşik devletleri4
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız4
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi5
- aleyna tilki3
- çipli top2
- gammaz başı geldi2
- sözlük yazarları nerede sorunsalı2
- trabzonspor4
- ölüm9
- true neden çaylak sorunsalı2
- nöbet5
- anın görüntüsü14
- kral kaybederse4
- dr pimple popper3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- japonya24
- üçüncü köprünün ucunu istiyorum2
- türk müsün türkiyeli misin12
zülfü livaneli imzası taşıyan, kütüphanemin en güzel yerinde saklı olan kitaptır.
kütüphanemin en güzel yerine koymama sebep olan şeyler var tabii.
kitaba ilk başladığım gün 120 sayfa civarı okumaktan alıkoyamadım kendimi. sürükleyicilikten ziyade bir şeyler var kitapta. ama ne kitaptan ayrılmak istemiştim ne de meraktan kendimi alıkoyabilmiştim. başta maya ile maximillian wagner arasında bir şeyler olabileceğini düşündüm. kitabı bitirdiğimde, ne kadar basite indirgemişim kitabı diye düşünerek, özür dileyip bir öpücük kondurdum.
bize okullarda, televizyonlarda yüzeysel anlatılan o savaş ve göç dönemlerini, bu kitapta iki aşığın şahitliğini yaparak daha derinden gördüm. ve daha derinden yaşadım. öyle ki kitap bittikten sonra yahudilere karşı olan önyargılı konuşmalarda şiddetle yumruğumu masaya vuruyorum. çünkü her seferinde max wagner'ın karadayken nadia'nın struma gemisi'ndeyken mektuplaşıp birbirbirlerine bakıştığı an geliyor. ve o zaman yahudi bir insana o engeli koyabilenlerin benim kendi vatandaşlarımdan olduğunu anımsıyorum.
kitap bitince, cama çıkıp bir sigara yaktım. ve o an sadece, şile'de olup denizi okşamak istedim... sonra gözlerimi kapayıp başımı yukarı kaldırdığımda 10 sn bekledikten sonra kuşları görmeliydim. max. wagner ve nadia oradan bana gülümsemeliydi...
kütüphanemin en güzel yerine koymama sebep olan şeyler var tabii.
kitaba ilk başladığım gün 120 sayfa civarı okumaktan alıkoyamadım kendimi. sürükleyicilikten ziyade bir şeyler var kitapta. ama ne kitaptan ayrılmak istemiştim ne de meraktan kendimi alıkoyabilmiştim. başta maya ile maximillian wagner arasında bir şeyler olabileceğini düşündüm. kitabı bitirdiğimde, ne kadar basite indirgemişim kitabı diye düşünerek, özür dileyip bir öpücük kondurdum.
bize okullarda, televizyonlarda yüzeysel anlatılan o savaş ve göç dönemlerini, bu kitapta iki aşığın şahitliğini yaparak daha derinden gördüm. ve daha derinden yaşadım. öyle ki kitap bittikten sonra yahudilere karşı olan önyargılı konuşmalarda şiddetle yumruğumu masaya vuruyorum. çünkü her seferinde max wagner'ın karadayken nadia'nın struma gemisi'ndeyken mektuplaşıp birbirbirlerine bakıştığı an geliyor. ve o zaman yahudi bir insana o engeli koyabilenlerin benim kendi vatandaşlarımdan olduğunu anımsıyorum.
kitap bitince, cama çıkıp bir sigara yaktım. ve o an sadece, şile'de olup denizi okşamak istedim... sonra gözlerimi kapayıp başımı yukarı kaldırdığımda 10 sn bekledikten sonra kuşları görmeliydim. max. wagner ve nadia oradan bana gülümsemeliydi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar