bugün
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız10
- ekşi sözlük13
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı35
- osuruktan şiirler47
- enayimiknatisi ile kavga etmek4
- evde pide yapmak7
- aleksey batrakov15
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- zeki olmanın avantajları4
- kavga yok mu ya5
- her şeyi hatırlayan insan5
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı4
- giysi fiyatlarının uçması12
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- online yazarlar2
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi4
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- anın görüntüsü30
- vedat muriqi6
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- twin peaks3
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- sütyenin 2 gözü doldurulmuş heybe olması3
- seninle sevişirken ölmek istiyorum3
- çaylakların dolunayda yazara dönüşmesi3
- uludağ sözlük'ü diriltme hareketi3
- beni neden sevmedin3
- anne pizzası10
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- kürt kelimesi türk kelimesinden mi türedi3
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- ben geldim kerkenezler19
- dinci ve müslüman kavramları8
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- yenilgisiz tek şampiyon5
- fenerbahçe17
- netflix ten daha iyi ücretsiz film sunucuları3
- putin türkmüş11
- şoförün yan koltuğu4
- ismail kartal ne zaman kovulur sorunsalı3
- arkadaşlar hoşçakalın3
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- zorunlu eğitim12
- ismail kartal'ın kovulması3
- trileçe7
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- geceye bir şarkı bırak11
- kafasına havan mermisi yiyen teröristler3
başlamadan önce;
https://www.youtube.com/watch?v=BEp4jlKcjS8
dinlerken;
ben kimim?
bir süre, içine gömüldüğüm monitörden çıkıp bunu düşündüm.
sorular sordum kendime. cevaplayamacağım sorular..
cevaplayamayacağımı bildiğim halde cevaplamaya çalıştım sonra.
"ne biçim sorular soruyosun lan?" dedim kendime.
sonrada kendime hak verdim.
yoruldum,
kaldırdım kafamı;
baktım etrafıma monitörün üzerinden.
insanlara baktım.
çok yabancı geldi yüzler,
gözler.
tuhaf geldi sesler.
sürekli konuşan, gülüşen, bağıran insanlar.
sevmedim hiçbirini,
dünyamı istila etmiş uzaylılar gibiydiler.
defolup gitsinler istedim gezegenlerine.
yalnızlığımı çok sevdim
ve ürperdim kendimden.
son kez sordum kendime "ben kimim?"..
bırakım düşünmeyi.
indirdim kafamı,
kapattım kendimi,
kayboldum monitörün içinde yeniden.
biliyorum,
bu sorunun cevabı bu değil;
karanlığım, çirkinim ben.
görseniz, sevmezsiniz.
para verirsiniz yanınızdan gideyim diye.
gölgesizim ben.
aslına bakarsanız,
iyi biriyim özümde.
arkadaş canlısıyım sanırım ben de.
ortama ayak uyduramazsam; ortamı kendime uydururum.
ya da çeker giderim o ortamdan.
gündüzleri ışık açarım,
geceleri kapatırım mesela.
evde evcil hayvan olarak;
yılan, kertenkele ve kedi beslerim.
yalnız yaşarım.
denizi çok severim.
hatta sırf bu sevginden dolayı; ismi deniz olan insanları daha çok severim.
denizi anlatsam sana... ah anlatabilsem.
ben denizin kokusunu severim,
tuzlu..
siz hiç 'hırçınlık'ın kokusunu aldınız mı?
ben duydum denizde bu kokuyu..
temizliğin kokusunu, saflığı, duruluğu.
insanlar benim hakkımda nasıl bir üçleme yapar acaba?
üçleme yapacak kadar tanıyan var mı acaba beni?
yoksa gördükleriyle mi yetinirler?
beni tanımak zordur,
zaman ister,
emek ister.
irade ister.
beni tanımayı gerçekten istemeniz gerekir ki ancak öyle tanıyabilirsiniz.
tahammülünüz olmalı.
birine güvenmenin yolu,
yalnızca;
ona güvenmekten geçer, biliyor muydunuz?
güvenmek istemediğiniz biri,
ağzıyla kuş tutsa da olmaz, güvenemezsiniz.
ben,
atatürkçü'yüm.
övündüğüm iki kimlikten biri.
diğeri de sarı ile lacivertin eşsiz uyumundan doğar.
fenerbahçe.
annem,
babam,
anneannem..
kardeşim...
onları ne kadar anlatsam az.
yazıyorum da zaten sözlükte sürekli o başlıklara.
biraz incelerseniz göreceksiniz. görürsünüz.
ailemi;
çok severim ben.
bir de kitap okumayı severim.
elime geçtikçe okurum,
en sevdiğim iki roman;
kürk mantolu madonna
ve
küçük prens
bu iki kitabı okumayan ve atatürk'ü sevmeyenle ahbaplık etmem, edemem.
küçük kara balık,
pinokyo...
çocuk hikayeleri diye yutturulan hikayelerin hepsini kılavuz edinirim kendime.
ondandır belki öldürmedim içindeki çocuğu.
bir sebepten.
ben kimim?
yazdıklarımdan azı,
bildiğinden fazlasıyım.
peki,
sen kimsin?
https://www.youtube.com/watch?v=BEp4jlKcjS8
dinlerken;
ben kimim?
bir süre, içine gömüldüğüm monitörden çıkıp bunu düşündüm.
sorular sordum kendime. cevaplayamacağım sorular..
cevaplayamayacağımı bildiğim halde cevaplamaya çalıştım sonra.
"ne biçim sorular soruyosun lan?" dedim kendime.
sonrada kendime hak verdim.
yoruldum,
kaldırdım kafamı;
baktım etrafıma monitörün üzerinden.
insanlara baktım.
çok yabancı geldi yüzler,
gözler.
tuhaf geldi sesler.
sürekli konuşan, gülüşen, bağıran insanlar.
sevmedim hiçbirini,
dünyamı istila etmiş uzaylılar gibiydiler.
defolup gitsinler istedim gezegenlerine.
yalnızlığımı çok sevdim
ve ürperdim kendimden.
son kez sordum kendime "ben kimim?"..
bırakım düşünmeyi.
indirdim kafamı,
kapattım kendimi,
kayboldum monitörün içinde yeniden.
biliyorum,
bu sorunun cevabı bu değil;
karanlığım, çirkinim ben.
görseniz, sevmezsiniz.
para verirsiniz yanınızdan gideyim diye.
gölgesizim ben.
aslına bakarsanız,
iyi biriyim özümde.
arkadaş canlısıyım sanırım ben de.
ortama ayak uyduramazsam; ortamı kendime uydururum.
ya da çeker giderim o ortamdan.
gündüzleri ışık açarım,
geceleri kapatırım mesela.
evde evcil hayvan olarak;
yılan, kertenkele ve kedi beslerim.
yalnız yaşarım.
denizi çok severim.
hatta sırf bu sevginden dolayı; ismi deniz olan insanları daha çok severim.
denizi anlatsam sana... ah anlatabilsem.
ben denizin kokusunu severim,
tuzlu..
siz hiç 'hırçınlık'ın kokusunu aldınız mı?
ben duydum denizde bu kokuyu..
temizliğin kokusunu, saflığı, duruluğu.
insanlar benim hakkımda nasıl bir üçleme yapar acaba?
üçleme yapacak kadar tanıyan var mı acaba beni?
yoksa gördükleriyle mi yetinirler?
beni tanımak zordur,
zaman ister,
emek ister.
irade ister.
beni tanımayı gerçekten istemeniz gerekir ki ancak öyle tanıyabilirsiniz.
tahammülünüz olmalı.
birine güvenmenin yolu,
yalnızca;
ona güvenmekten geçer, biliyor muydunuz?
güvenmek istemediğiniz biri,
ağzıyla kuş tutsa da olmaz, güvenemezsiniz.
ben,
atatürkçü'yüm.
övündüğüm iki kimlikten biri.
diğeri de sarı ile lacivertin eşsiz uyumundan doğar.
fenerbahçe.
annem,
babam,
anneannem..
kardeşim...
onları ne kadar anlatsam az.
yazıyorum da zaten sözlükte sürekli o başlıklara.
biraz incelerseniz göreceksiniz. görürsünüz.
ailemi;
çok severim ben.
bir de kitap okumayı severim.
elime geçtikçe okurum,
en sevdiğim iki roman;
kürk mantolu madonna
ve
küçük prens
bu iki kitabı okumayan ve atatürk'ü sevmeyenle ahbaplık etmem, edemem.
küçük kara balık,
pinokyo...
çocuk hikayeleri diye yutturulan hikayelerin hepsini kılavuz edinirim kendime.
ondandır belki öldürmedim içindeki çocuğu.
bir sebepten.
ben kimim?
yazdıklarımdan azı,
bildiğinden fazlasıyım.
peki,
sen kimsin?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar