bugün
- yazarların en sevdiği meyve6
- lahmacunu elle yiyen kız6
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın9
- soğuk duş almak5
- yaşlılığınız için insan biriktirin4
- milli takıma isim koyalım kampanyası9
- kas krampı4
- özel okul öğretmenleri açlık grevinde3
- 26 haziran 2026 türkiye'nin abd'ye döşeyeceği boru4
- insanlara güvenin azalması4
- seni hayata bağlayan şey11
- başına belayı satın almak3
- türk kızlarına yürüyen turistin dayak yemesi7
- içilen en lezzetli çorba2
- fakirlik belirten hareketler2
- çipli kimlik kartları2
- hawking'in uzaylılarla konuşmayın uyarısı3
- baba denince akla gelenler4
- nolcak bu ulkenin hali3
- zincir marketlere kısıtlama çağrısı4
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi3
- kimseyle tanışamamak8
- peki yazan kıza espri yapmaya devam etmek3
- asosyal olmanın sebepleri3
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- yüzde 80 kakao içeren bitter çikolata2
- milli takımın gruptan 3 çıkması senaryosu4
- nasılsınız3
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci5
- ankara sokaklarında yürümek2
- 20 haziran 2026 hollanda isveç maçı5
- arda güler egosu7
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- okulda felsefe dersinin kaldırılması7
- anne ve babayı çocukları önünde vuran maganda3
- başkan2
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey3
- fazla açıklama yapan insan2
- yuzırların süper güçleri11
- kanyon starbucks2
- bizim çocuklar'a alternatif slogan önerileri3
- hiç götü öpülmemiş kız siniri2
- enteresan beddualar9
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- türkiye a milli futbol takımı14
- telegram vs whatsapp4
- güzellik merkezi2
- 33 yaşında emekli hayatı yaşamak5
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
türk gençliğinin aklından çıkartmaması gereken gerçektir.
bilekler kan içinde dişler kenetli
bilekler kan içinde ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak
bu cehennem, bu cennet bizim
şair bu destanı yazsın diye vurulmadı elif bacı, hanife bacı bu destan yazılsın diye hasta oğlu mustafanın üzerinden alıp mehmetin top mermisinin üzerine sermedi babasından aldığı battaniyesini... bu memleket bizim olsun diye toprağa düştü her biri, düştü de bir karıcını vermedi bugun biz özgürce yaşayalım diye.
bugun üzerinde durduğumuz bu topraklar nasıl kahramanca kazanılmış bilir misiniz?
türk kadının cephede verdiği mücadele nasıldı siz bilir misiniz?
ayşeşeler, fatmalar, zelifeler, gülsümler akın akın gidiyordu cepheye... her birinin sırtında gülle gibi ağır mermiler hepsi gücü yettiğince vurmuş yükünü dimdik yürüyordu cepheye doğru...
zeynep mermi yerine bebesini vurmuş sırtına, geride bırakacak kimsesi yok çünkü; babası şehit düşmüş çanakkalede, kocasını inönüde yitirmiş... bir başına kalınca yavrusuyla almış onu doğru mehmete yardım etmeye...
yürüyebilen çocuk inermis anasının sırtından anası mermi taşısın diye, babasının vurulduğu yere gidermiş kurşun olup düşmanın üzerine koşmak için...
mermi bulamayan, suylu doldurmus bagracını, su götüreyim demis yüregi kahrolmus mehmete...
hatta cephenin içine kadar girmiş analar... kurşun sıkan mehmetin yanında ekmek olmuş su olmuşlar...
kahpe kursun bagrac elindeyken yakaladı elifi, önce bagrac düştü yere sonra koca yürekli elif... düştü de bir "ah olsun" dedi mi elif?
demedi elbet.
bagracın suyu saçılırken sağa sola bir gıdım ses çıkmadı eliften...
önce göğsüne bastırdı elini sonra ağır ağır bıraktı kendini yere...
son nefesini verirken bile aklında vatanı vardı.
elif şehadet şerbetini içmişken yanı başında hala kursun sıkıyordu yusuf. ölene ağlanılcak vakit yoktu çünkü, zaten elifte onun için yürek acısını içinde tutmuştu ya.
sadece elif miydi acıyı yüreğine gömen? önce vatan diyen?
değildi tabi.
şerife bacıda top mermesinin üzerine giderken aklında hep türkiye vardı.
öyle olmasa birinci bomba yanında patlayınca kaçmazmıydı şerife bacı? kaçmadı. yürüdü yine. elinde bebesi mi mermisi mi olduğu anlaşılmayan yüküyle. yürüdü de ikinci bombadan sıçrayan şarapnel düşürdü şerife bacıyı... onu da kaybettik...
vatan sağ olsun.
ya hanife bacıya ne demeli? yavrusunuda almış kağnısıyla düşmüş yollara, minik bebesi mustafa hastaydı battaniyeye sarılmış yatıyordu... ama komadı battaniyeyi üzerinden anası, aldı mermilerin üzerine örttü, onlarda evladıydı çünkü onlarla kurtaracaktı vatanı. ağlamadı mustafa, şöyle bir elini kaldırdı " ne durursun ana gidek" dedi sanki...
akın akın cepheye gidiyor türk kadını.. gece gündüz yürümekten yüzü kararmış anamın! bahtı kara anadolunun bağrı yanık anası durmamıs ama! yürümüş, bebesinin torunun göğsü kabarsın, yüzü ağarsın diye...
cepheye gerisinde kalan dikiş dikiyor.. çorap oluyor, kazak oluyor mehmete. açıkta kalan saçının telini ip ediyor mehmet üşümesin diye! mehmet de çarpışıyor durmadan, vuruluyor düşüyor kimi ama ölmedikce durmak yok! halime sarıyor yarasını dursun dayının başına bezini bağlıyor sırtını sıvazlıyor...
hadi durmak yok diyor vatanı savunmak lazım yeniden ön saflara!
ne oldu sonra bu güce kim dayanır ki yunan dayansın? birer birer terkettiler işgal ettikleri toprakları.
bize düşen ne kardeşlerim gayet açık anlamıssınızdır değilmi... cepheye mermi taşıyan anama, cephede vurulan mehmede, üşüyen mustafaya ihanettir bu vatana sahip çıkmamak...
vatan bize emanet bizde bebelerimize torunlarımıza nasıl almıssak öyle bırakacağız...
bu vatanda elifler, mustafalar, mehmetler, yusuflar, durdukca sen rahat uyu atam...
bilekler kan içinde dişler kenetli
bilekler kan içinde ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak
bu cehennem, bu cennet bizim
şair bu destanı yazsın diye vurulmadı elif bacı, hanife bacı bu destan yazılsın diye hasta oğlu mustafanın üzerinden alıp mehmetin top mermisinin üzerine sermedi babasından aldığı battaniyesini... bu memleket bizim olsun diye toprağa düştü her biri, düştü de bir karıcını vermedi bugun biz özgürce yaşayalım diye.
bugun üzerinde durduğumuz bu topraklar nasıl kahramanca kazanılmış bilir misiniz?
türk kadının cephede verdiği mücadele nasıldı siz bilir misiniz?
ayşeşeler, fatmalar, zelifeler, gülsümler akın akın gidiyordu cepheye... her birinin sırtında gülle gibi ağır mermiler hepsi gücü yettiğince vurmuş yükünü dimdik yürüyordu cepheye doğru...
zeynep mermi yerine bebesini vurmuş sırtına, geride bırakacak kimsesi yok çünkü; babası şehit düşmüş çanakkalede, kocasını inönüde yitirmiş... bir başına kalınca yavrusuyla almış onu doğru mehmete yardım etmeye...
yürüyebilen çocuk inermis anasının sırtından anası mermi taşısın diye, babasının vurulduğu yere gidermiş kurşun olup düşmanın üzerine koşmak için...
mermi bulamayan, suylu doldurmus bagracını, su götüreyim demis yüregi kahrolmus mehmete...
hatta cephenin içine kadar girmiş analar... kurşun sıkan mehmetin yanında ekmek olmuş su olmuşlar...
kahpe kursun bagrac elindeyken yakaladı elifi, önce bagrac düştü yere sonra koca yürekli elif... düştü de bir "ah olsun" dedi mi elif?
demedi elbet.
bagracın suyu saçılırken sağa sola bir gıdım ses çıkmadı eliften...
önce göğsüne bastırdı elini sonra ağır ağır bıraktı kendini yere...
son nefesini verirken bile aklında vatanı vardı.
elif şehadet şerbetini içmişken yanı başında hala kursun sıkıyordu yusuf. ölene ağlanılcak vakit yoktu çünkü, zaten elifte onun için yürek acısını içinde tutmuştu ya.
sadece elif miydi acıyı yüreğine gömen? önce vatan diyen?
değildi tabi.
şerife bacıda top mermesinin üzerine giderken aklında hep türkiye vardı.
öyle olmasa birinci bomba yanında patlayınca kaçmazmıydı şerife bacı? kaçmadı. yürüdü yine. elinde bebesi mi mermisi mi olduğu anlaşılmayan yüküyle. yürüdü de ikinci bombadan sıçrayan şarapnel düşürdü şerife bacıyı... onu da kaybettik...
vatan sağ olsun.
ya hanife bacıya ne demeli? yavrusunuda almış kağnısıyla düşmüş yollara, minik bebesi mustafa hastaydı battaniyeye sarılmış yatıyordu... ama komadı battaniyeyi üzerinden anası, aldı mermilerin üzerine örttü, onlarda evladıydı çünkü onlarla kurtaracaktı vatanı. ağlamadı mustafa, şöyle bir elini kaldırdı " ne durursun ana gidek" dedi sanki...
akın akın cepheye gidiyor türk kadını.. gece gündüz yürümekten yüzü kararmış anamın! bahtı kara anadolunun bağrı yanık anası durmamıs ama! yürümüş, bebesinin torunun göğsü kabarsın, yüzü ağarsın diye...
cepheye gerisinde kalan dikiş dikiyor.. çorap oluyor, kazak oluyor mehmete. açıkta kalan saçının telini ip ediyor mehmet üşümesin diye! mehmet de çarpışıyor durmadan, vuruluyor düşüyor kimi ama ölmedikce durmak yok! halime sarıyor yarasını dursun dayının başına bezini bağlıyor sırtını sıvazlıyor...
hadi durmak yok diyor vatanı savunmak lazım yeniden ön saflara!
ne oldu sonra bu güce kim dayanır ki yunan dayansın? birer birer terkettiler işgal ettikleri toprakları.
bize düşen ne kardeşlerim gayet açık anlamıssınızdır değilmi... cepheye mermi taşıyan anama, cephede vurulan mehmede, üşüyen mustafaya ihanettir bu vatana sahip çıkmamak...
vatan bize emanet bizde bebelerimize torunlarımıza nasıl almıssak öyle bırakacağız...
bu vatanda elifler, mustafalar, mehmetler, yusuflar, durdukca sen rahat uyu atam...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar