bugün
- hayatın renginin kalmaması6
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması6
- tanga neden giyilir8
- yalnız yaşamak5
- koklayarak öpen erkek5
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik3
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı7
- regl dönemi çirkinliği8
- şu sıralar sözlük kızına kimsenin ilişmemesi4
- idealize ettiğin kadının beklediğin gibi çıkmaması3
- true'ya arkadan sahip olmak5
- yeşil burun adaları6
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı2
- badelenmiş sözlük yazarları7
- aktroller9
- firefox'un esamesinin artık hiç kalmaması2
- yanık tekerlek kokusu4
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- hoşlanılan kızın 550'yi 2'ye bölünce 225 bulması4
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- burçlara inanacak kadar gerizekalı olmak4
- istanbul şu an 24 derece2
- ankaradaki çıkılamayan yokuş3
- sevgili olmayalım ama arkadaş kalalım saçmalığı5
- futbol9
- namus takıntısı olan erkek17
- yahudi fıkraları3
- evli kadınlara asılmak5
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi4
- kapı önüne koyulan kartonları çalmak2
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar9
- açık giyinebilmek özgürlüktür3
- hangi manifest kızısın7
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn14
- kızın size büyü yaptırdığına dair işaretler5
- ruhu iyileştiren şeyler6
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- kadınların en büyük düşmanı5
- kurdun dişine alkol değmesi5
- en büyük pişmanlığınız6
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi5
- kavurmalı yumurta7
- kızımın adı 15 temmuz olsun4
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz7
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum6
- evlenmemeyi başarı olarak görmek4
"öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır" demişti ulu önder yıllar önce. aslında öğretmenlerden çok onlara değer vermesi gereken kişi ve kurumlar içindi belki de bu mesaj asıl olarak. hoş, artık şahsının bile hiçbir ölçü olmadan fütursuzca eleştirilebildiği bir döneme geldiğimizi düşünürsek, söylediği sözler ne derece etki ediyor insanlarımıza orası da ayrı bir mevzu ya neyse. netice olarak durum artık o kadar vahim bir hal almıştır ki şu anki öğretmen ve vekil maaşlarını karşılaştırmak için hiçbir benzetme ögesi ölçüt alınamaz boyutlara gelmiştir. hani dağlar kadar fark var flan denir ya, yok.
artık bu iki grup arasındaki farkın dağla, bayırla, ovayla bi ilgisi kalmamıştır. kimsenin aldığı paranın bir diğeri için önemi yok ama bu ülkenin geleceğini kasaplarla, bakkallarla, topçularla, popçularla, vekillerle inşa edemezsiniz. bir ülkenin yarını gençlerdir ve o gençleri de o ülkeye her anlamda hazırlayacak olan öğretmenlerdir, öğretmenler. üç kuruş paraya çalıştırılan, yaşamı boyunca oradan oraya koşuşturulan, her şeye rağmen toplumdaki en düşük statüye sahip olan, buna rağmen bıkmadan usanmadan var gücüyle çalışan, 5000 bin lira maaşı beğenmeyerek kendine %100 zam yapan adam(?) değildir öğretmen, sadece geçinebilecek kadar, kendini ekonomik sıkıntılardan sıyırarak kendini tam anlamıyla hedef kitleye vermeyi arzulayan insandır öğretmen.
bu tür anektodlar geçtikçe kendisine ve o döneme olan özlemimiz artmakta fakat bu konuyu da m. kemal'le ilgili bir anıyla sonlandırmak gerekirse, meclisin açılması ve cumhuriyetin ilanından bir süre sonra paşanın yanına bir çalışma arkadaşı gelir ve şöyle der: efendim arkadaşlar uzun zamandır zam talebinde bulunuyorlar, bu konuyla ilgili bir düzenleme yapmadık, bu aralar istekler biraz yoğunlaştı. ne yapmamızı önerirsiniz. ne kadar verelim?
m.kemal: (biraz düşündükten sonra) ne yapıyorsanız yapın ama öğretmen maaşını geçmesin.
yıl 2011. durum : yazık ki ne yazık...
artık bu iki grup arasındaki farkın dağla, bayırla, ovayla bi ilgisi kalmamıştır. kimsenin aldığı paranın bir diğeri için önemi yok ama bu ülkenin geleceğini kasaplarla, bakkallarla, topçularla, popçularla, vekillerle inşa edemezsiniz. bir ülkenin yarını gençlerdir ve o gençleri de o ülkeye her anlamda hazırlayacak olan öğretmenlerdir, öğretmenler. üç kuruş paraya çalıştırılan, yaşamı boyunca oradan oraya koşuşturulan, her şeye rağmen toplumdaki en düşük statüye sahip olan, buna rağmen bıkmadan usanmadan var gücüyle çalışan, 5000 bin lira maaşı beğenmeyerek kendine %100 zam yapan adam(?) değildir öğretmen, sadece geçinebilecek kadar, kendini ekonomik sıkıntılardan sıyırarak kendini tam anlamıyla hedef kitleye vermeyi arzulayan insandır öğretmen.
bu tür anektodlar geçtikçe kendisine ve o döneme olan özlemimiz artmakta fakat bu konuyu da m. kemal'le ilgili bir anıyla sonlandırmak gerekirse, meclisin açılması ve cumhuriyetin ilanından bir süre sonra paşanın yanına bir çalışma arkadaşı gelir ve şöyle der: efendim arkadaşlar uzun zamandır zam talebinde bulunuyorlar, bu konuyla ilgili bir düzenleme yapmadık, bu aralar istekler biraz yoğunlaştı. ne yapmamızı önerirsiniz. ne kadar verelim?
m.kemal: (biraz düşündükten sonra) ne yapıyorsanız yapın ama öğretmen maaşını geçmesin.
yıl 2011. durum : yazık ki ne yazık...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar