bugün
- asena keskinci3
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın6
- en lezzetli balık15
- can holding'in 33 şirketini geri alması2
- anın görüntüsü24
- uludağ sözlük evreni9
- karşı cinsteki en itici özellik12
- sevgiliye hitap biçimleri2
- how'i met your mother marshall6
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin10
- ben geldim naneler13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- online listesindeki sıralama mantığı9
- gocu33
- mansur yavaş14
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- online listesi neden kaldırıldı10
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- size takılan lakaplar7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- sabahları nefret edilen şeyler8
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek6
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- en son neye çok üzüldünüz12
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız5
- true nickli yazar22
- inci sözlük8
- game of thrones taki kerhaneci21
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- başkent istanbul olsun11
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- tai lung vs gocu22
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- mamudo gurban niye doğdun9
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- arkadaşlar5
- insanların sizden uzak durması7
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- iş yerindeki orospu çocukları8
evlilik;nerde çokluk orda bokluk durumundan başka bişey değildir. Sevgilinizle yıllarca beraber olursunuz,herşey normaldir iki kişi kimseye hesap vermeden,kimseyi bulaştırmadan güllük gülüstanlık yaşarsınız herşeyi.
Sonra evlilik kararı alırsınız birde bakmışsınızki bir sürü insan sizin adınıza kavgalar yapıyor,sizin adınıza kararlar alıyor,sizin adınıza yemekler düzenleniyor..v.s... çift olarak garip bir şekilde anlamadan birsürü olayın içinde bulursunuz kendinizi,yok efendim adettenmiş düğün yemeği,yok efendim ev görmeye gelinirmiş,yok efendim bilmemne bilmemne....
Adetti,gelenekti,görenekti derken saçma bir şekilde kalabalığın içinde kaybolup gidersiniz ,Üstelik bu noktaya nasıl geldiğinizi kendiniz bile anlamaz,şaşırırsınız.. eskisinden daha az yalnız kaldığınızı düşünürsünüz eşinizle, çünkü gelen giden bitmez,akrabalar,çay muhabbetleri v.s..
Biraz kendinizi GERi çekip, bu gitmeler-gelmeler bana göre değil kardeşim ya ben kitabımı okumak,eşimle yalnız kalmak ve filmimi izlemek istiyorum demeye kalksanız, ya eşiniz kırılır yada ailesi hımmmmm bak gördünmü ne soğuk nevale insan istemiyor bu fAlaan derler. Sonra o kalabalık eşinizin beynini işlemeye başlar(eşiniz gerçeten doğru insanmıydı bu noktada iyi anlaşılır)
sizi hala küçük çocukları gibi gören aileleriniz size bir rahat vermezler ve sanki siz evcilik oynuyormuşsunuz gibi dışardan müdahale ederler. Evlilikte çiftlere düşen en büyük rol; ailelerinin çenelerini kapatmaktır. Herşeyden önce iki yetişken insan olduklarını, kendilerininde onlar gibi bir aile olduklarını, ve bu aileye müdahale hakları olmadıkları onlaa anlatılmalıdır. Fakat bunu iki tarafta yapmalıdır.
evet insan sevdiği için bazen saçma şeylere katlanmak zorunda kalabilir. Ama unutmayınki katlandığınız şey eviliğiniz süresi içindeyse herzaman tekrarlanacak bir durum demektir çünkü evlisiniz. Evilikte en uygun yaşam şekli sade olanıdır,evinize sayılı vede saygılı insanın girip çıktığı, kendinizi saçma bulduğunuz ortamlarda bulmadığınız, hobilerinize ve yaşam şeklinize saygı duyan sizi gelenek görenek kısmıyla boğum boğum boğmayan anlayışlı bir eşe sahipseniz zaten ne mutlu.
Sonra evlilik kararı alırsınız birde bakmışsınızki bir sürü insan sizin adınıza kavgalar yapıyor,sizin adınıza kararlar alıyor,sizin adınıza yemekler düzenleniyor..v.s... çift olarak garip bir şekilde anlamadan birsürü olayın içinde bulursunuz kendinizi,yok efendim adettenmiş düğün yemeği,yok efendim ev görmeye gelinirmiş,yok efendim bilmemne bilmemne....
Adetti,gelenekti,görenekti derken saçma bir şekilde kalabalığın içinde kaybolup gidersiniz ,Üstelik bu noktaya nasıl geldiğinizi kendiniz bile anlamaz,şaşırırsınız.. eskisinden daha az yalnız kaldığınızı düşünürsünüz eşinizle, çünkü gelen giden bitmez,akrabalar,çay muhabbetleri v.s..
Biraz kendinizi GERi çekip, bu gitmeler-gelmeler bana göre değil kardeşim ya ben kitabımı okumak,eşimle yalnız kalmak ve filmimi izlemek istiyorum demeye kalksanız, ya eşiniz kırılır yada ailesi hımmmmm bak gördünmü ne soğuk nevale insan istemiyor bu fAlaan derler. Sonra o kalabalık eşinizin beynini işlemeye başlar(eşiniz gerçeten doğru insanmıydı bu noktada iyi anlaşılır)
sizi hala küçük çocukları gibi gören aileleriniz size bir rahat vermezler ve sanki siz evcilik oynuyormuşsunuz gibi dışardan müdahale ederler. Evlilikte çiftlere düşen en büyük rol; ailelerinin çenelerini kapatmaktır. Herşeyden önce iki yetişken insan olduklarını, kendilerininde onlar gibi bir aile olduklarını, ve bu aileye müdahale hakları olmadıkları onlaa anlatılmalıdır. Fakat bunu iki tarafta yapmalıdır.
evet insan sevdiği için bazen saçma şeylere katlanmak zorunda kalabilir. Ama unutmayınki katlandığınız şey eviliğiniz süresi içindeyse herzaman tekrarlanacak bir durum demektir çünkü evlisiniz. Evilikte en uygun yaşam şekli sade olanıdır,evinize sayılı vede saygılı insanın girip çıktığı, kendinizi saçma bulduğunuz ortamlarda bulmadığınız, hobilerinize ve yaşam şeklinize saygı duyan sizi gelenek görenek kısmıyla boğum boğum boğmayan anlayışlı bir eşe sahipseniz zaten ne mutlu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar