bugün
- babam hiç dövmezdi insanı8
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir16
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi12
- zaman baba4
- true namussuzdur5
- sözlükte başın belaya girmesi3
- true online olunca olunca gelen mutluluk hissi3
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- true neden sevilmiyor4
- yavudilerde torpil2
- habersiz gelen misafir3
- türklerin iq ortalaması4
- true'nun yine online olması5
- queen feristah6
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor2
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- tanga giyen erkek6
- spor yapmayan erkek7
- meksika9
- türklerin soykırımdaki ustalığı17
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- 1 temmuz 2026 meksika ekvador maçı6
- ekvador7
- amerika israil arası kızışma2
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- true online olunca gelen mutluluk hissi2
- true club2
- semicenk4
- olası israil türkiye savaşı2
- zor erkeği oynamak4
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış4
- nosferatu2
- alihan ın ajdar ı dövmesi2
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- kadınlar ne ister4
- çevrecilik emperyalizmin bir oyunudur2
- iyi futbol oynar mısınız9
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- özgüveni düşük tuvalet kapağı3
- hapşıracak gibi olmak3
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın2
- 2026 dünya kupası36
- futbol31
- türklerin medeniyete katkısı2
- kemal kılıçdaroğlu11
- bal arısı2
- kendini geliştir bir yerlere gelirsin2
- pomodoro2
vay be. lisedeydim. o zamanlar ankara'nın en ciks lisesi. anadolu lisesi olmasına rağmen, millet taksiyle falan okula gelirdi. bense varoşlardan gelen bir garip öğrenciydim. marka nedir orada öğrenmiştim. marka derken adidas, nike bunları bile bilmiyordum.
bir gün beden eğitimi dersimiz vardı. herkes soyunma odasında beden eğitimi eşyalarını giyiniyordu. elemanın birisi yeni aldığı ayakkabısını gösteriyodu herkese. and 1 diye bir marka. sokakta görsem alıp giymem. o derece siktiriboktan bi ayakkabı. tamam lan güzel bi ayakkabı. ama o kadar da değil. adam kutusundan çıkardı, kutusunu benim yanıma koydu. üzerinde etiketi hala duruyordu. söyle bi gözüm takıldı. sonra işime devam ettim. ama o anda farkına vardım. ayakkabının etiket fiyatında 35 ve sonrasında bir kaç sıfır vardı. iyice baktım ve gördüm ki ayakkabı 350 000 000 lira idi. şu anın parasıyla 350 tl. bundan tam 10 yıl önce. ohaaaa dedim amınakoyim ohaa. benim ayağımda, geçen sene askeri liseler sınavına girecekken mahmutpaşadan 10 liraya aldığım beyaz renkli çakma ayakkabı vardı. akrabamız olan ayakkabı tamircisine tamir ettirilmiş ki tamir edilen kısmı yarrak gibi belliydi. ben hayatımda öyle utandığımı hatırlamıyorum. çocukluk işte, insan özeniyor tabi. o ayakkabıyı bir kaç ay giydim. ama hem altındaki yamalık görünmesin diye hem de ayakkabı eskisin de yenisini aldırayım diye, neredeyse ayağımı kaldırmıyorum, sürükleyerek geziyorum. neyse ayakkabıyı iyice eskittim. sonra jump markasını keşfettim. siyah renkli, yanında beyaz jump yazan bi ayakkabı. çok hoşuma gitmişti. markaydı da, diğerlerine göre de ucuzdu da.
babama gittim. zırladım, zırladım, zırladım. ben ayakkabı istiyorum diye. tamam oğlum dedi. gittik yer altı çarşısına. 15 liraya ayakkabılar var.
babam:bak oğlum bu güzel. bi numara da büyük alalım okul bitene kadar giyersin.
amcık ben: yaaaa, ben markalı ayakkabı istiyorum.
babam:ne istiyosun?
yavşak ben:jump istiyorum.
gittik jump satan bir mağazaya. ayakkabının fiyatı 35 lira.
babam: almasak olmaz mı? çok pahalıymış.
götlek ben: olmaz ben bundan isterim.
zırlaya zırlaya aldırdım ayakkabıyı. eve geldim yatakta jump'larımla beraber uyudum. anasınısikiyim uyudum. ertesi gün okula yeni ayakkabılarımla gittim. ama nasıl mutluyum. 35 lira lan 35 lira. sıra arkadaşımın ayakkabısı benimkinden 10 tane alır. olsun yine de ben mutluydum. o kadar sevdim ki ayakkabılarımı, o kadar rahat ki, çıkarmıyorum bir an bile.
bir kaç hafta giydim ki ayakkabıyı, okuldan eve geldiğim bir gün ayakkabılarımı kapının önünde çıkarma gafletinde bulundum ve tahmininiz üzere ayakkabılarım çalındı. hayatımda o kadar ağlamadım ben. sağolsun babam zırlamama dayanamayıp bir çift daha aldı. maaşla birlikte ikramiye de vermişler. yine bende aşırı bir mutluluk, müthiş bir sevinç vardı. ta ki köye amcamlara tarla işlerine yardımcı olmaya gidene kadar. köye gittiğimiz ilk gün, ayakkabılarımı dışarı çıkardım. yemek yedik falan sonra akşam oldu yattık. sabah uyanır uyanmaz aklıma geldi ayakkabılarım. çıktım dışarı baktım bir teki yok. amını sikiyim köpek götürmüş ayakkabımı. ağladım. pazartesi günü okula yine eski ayakkabılarımla gittim. kimseyle konuşmadım.
şimdi mi? şimdi ne istersem onu alıyorum çok şükür. hatta geçen bi dexter aldım, ayıptır söylemesi, offf akıllara zarar. ammavelakin hala çakma ayakkabı ile kendini avutan çocukları görüyorum. merak etmeyin koçlar. adamlık ayakkabıyla, donla değil. çok güzel ayakkabılarınız olması dileğiyle.
çakma ayakkabı giymekten ben utandım. ama öylesine gerizekalı bir çocukmuşum ki boşuna utanmışım. çünkü utanması gereken, göt kadar çocuğa 350 000 000 tl'ye ayakkabı alan ana babaymış.
iş bu entry acıtasyon amaçlı ve prim yapma amaçlı olmayıp tamamen gerçek bir hikayedir.
edit: başlık dakikalar içinde başıma kalmış a.k.
tanım: çakma ayakkabı giymekten utanmayan insandır.
edit2: and 1'lı götlek de burda. senin ben ecdadını...
bir gün beden eğitimi dersimiz vardı. herkes soyunma odasında beden eğitimi eşyalarını giyiniyordu. elemanın birisi yeni aldığı ayakkabısını gösteriyodu herkese. and 1 diye bir marka. sokakta görsem alıp giymem. o derece siktiriboktan bi ayakkabı. tamam lan güzel bi ayakkabı. ama o kadar da değil. adam kutusundan çıkardı, kutusunu benim yanıma koydu. üzerinde etiketi hala duruyordu. söyle bi gözüm takıldı. sonra işime devam ettim. ama o anda farkına vardım. ayakkabının etiket fiyatında 35 ve sonrasında bir kaç sıfır vardı. iyice baktım ve gördüm ki ayakkabı 350 000 000 lira idi. şu anın parasıyla 350 tl. bundan tam 10 yıl önce. ohaaaa dedim amınakoyim ohaa. benim ayağımda, geçen sene askeri liseler sınavına girecekken mahmutpaşadan 10 liraya aldığım beyaz renkli çakma ayakkabı vardı. akrabamız olan ayakkabı tamircisine tamir ettirilmiş ki tamir edilen kısmı yarrak gibi belliydi. ben hayatımda öyle utandığımı hatırlamıyorum. çocukluk işte, insan özeniyor tabi. o ayakkabıyı bir kaç ay giydim. ama hem altındaki yamalık görünmesin diye hem de ayakkabı eskisin de yenisini aldırayım diye, neredeyse ayağımı kaldırmıyorum, sürükleyerek geziyorum. neyse ayakkabıyı iyice eskittim. sonra jump markasını keşfettim. siyah renkli, yanında beyaz jump yazan bi ayakkabı. çok hoşuma gitmişti. markaydı da, diğerlerine göre de ucuzdu da.
babama gittim. zırladım, zırladım, zırladım. ben ayakkabı istiyorum diye. tamam oğlum dedi. gittik yer altı çarşısına. 15 liraya ayakkabılar var.
babam:bak oğlum bu güzel. bi numara da büyük alalım okul bitene kadar giyersin.
amcık ben: yaaaa, ben markalı ayakkabı istiyorum.
babam:ne istiyosun?
yavşak ben:jump istiyorum.
gittik jump satan bir mağazaya. ayakkabının fiyatı 35 lira.
babam: almasak olmaz mı? çok pahalıymış.
götlek ben: olmaz ben bundan isterim.
zırlaya zırlaya aldırdım ayakkabıyı. eve geldim yatakta jump'larımla beraber uyudum. anasınısikiyim uyudum. ertesi gün okula yeni ayakkabılarımla gittim. ama nasıl mutluyum. 35 lira lan 35 lira. sıra arkadaşımın ayakkabısı benimkinden 10 tane alır. olsun yine de ben mutluydum. o kadar sevdim ki ayakkabılarımı, o kadar rahat ki, çıkarmıyorum bir an bile.
bir kaç hafta giydim ki ayakkabıyı, okuldan eve geldiğim bir gün ayakkabılarımı kapının önünde çıkarma gafletinde bulundum ve tahmininiz üzere ayakkabılarım çalındı. hayatımda o kadar ağlamadım ben. sağolsun babam zırlamama dayanamayıp bir çift daha aldı. maaşla birlikte ikramiye de vermişler. yine bende aşırı bir mutluluk, müthiş bir sevinç vardı. ta ki köye amcamlara tarla işlerine yardımcı olmaya gidene kadar. köye gittiğimiz ilk gün, ayakkabılarımı dışarı çıkardım. yemek yedik falan sonra akşam oldu yattık. sabah uyanır uyanmaz aklıma geldi ayakkabılarım. çıktım dışarı baktım bir teki yok. amını sikiyim köpek götürmüş ayakkabımı. ağladım. pazartesi günü okula yine eski ayakkabılarımla gittim. kimseyle konuşmadım.
şimdi mi? şimdi ne istersem onu alıyorum çok şükür. hatta geçen bi dexter aldım, ayıptır söylemesi, offf akıllara zarar. ammavelakin hala çakma ayakkabı ile kendini avutan çocukları görüyorum. merak etmeyin koçlar. adamlık ayakkabıyla, donla değil. çok güzel ayakkabılarınız olması dileğiyle.
çakma ayakkabı giymekten ben utandım. ama öylesine gerizekalı bir çocukmuşum ki boşuna utanmışım. çünkü utanması gereken, göt kadar çocuğa 350 000 000 tl'ye ayakkabı alan ana babaymış.
iş bu entry acıtasyon amaçlı ve prim yapma amaçlı olmayıp tamamen gerçek bir hikayedir.
edit: başlık dakikalar içinde başıma kalmış a.k.
tanım: çakma ayakkabı giymekten utanmayan insandır.
edit2: and 1'lı götlek de burda. senin ben ecdadını...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar