bugün
- recep tayyip erdoğan15
- fiziği güzel sözlük kızları41
- çiftlik bank4
- konyada engelli bireyin gözlerinin oyulması4
- memeleri kafam kadar kız23
- bilime göre türkçenin konuşulan en eski dil olması2
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak10
- çanakkale savaşı3
- sokuşu çağdaşlık ve gençlik olarak gören zihniyet3
- parcalandim toparlanamiyorum33
- venüs ve mars'ın ıssız olması3
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- türkiyede 30 yıl sonra aynı kalacak şey3
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması21
- seviştikten sonra teşekkür etmekk4
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi8
- kemalizmin çöküşü2
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- fatma betül sayan kaya57
- 90 yaş üstü yazarlar2
- amerikan filmlerinde banyo yapan kadını öldürmek3
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- afyon civarı pasif var mı7
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- hande ataizi ile günah dolu bir gece geçirmek7
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- uyumadan önce yapılan keyifli işler6
- eve escort çağırmak6
- geleneksel sözlüğün en iyi memesi yarışması6
- sözlük kızları'nın meme muhabbeti yapması6
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil9
- baklavası olmayan erkek5
- ak parti3
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- ayakları güzel sözlük kızları5
- silikonlu memelerini sıktırmayan bayan5
- sözlükte kavga edecek birini bulamamak9
- türkiye33
- nervio5
- sözlüğün meme üstadı5
- 46 yaş4
- fakir siniri6
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- şampuan önerisi8
- hiçbir kanuna uymayan akp'li zenginler6
- romanya53
- ne kadar yaşlısın15
- telefon sapiginin kandil mesaji atmasi2
- eve gelen escorta ütü yaptırmak4
- kendisiyle övünen insanlar12
vay be. lisedeydim. o zamanlar ankara'nın en ciks lisesi. anadolu lisesi olmasına rağmen, millet taksiyle falan okula gelirdi. bense varoşlardan gelen bir garip öğrenciydim. marka nedir orada öğrenmiştim. marka derken adidas, nike bunları bile bilmiyordum.
bir gün beden eğitimi dersimiz vardı. herkes soyunma odasında beden eğitimi eşyalarını giyiniyordu. elemanın birisi yeni aldığı ayakkabısını gösteriyodu herkese. and 1 diye bir marka. sokakta görsem alıp giymem. o derece siktiriboktan bi ayakkabı. tamam lan güzel bi ayakkabı. ama o kadar da değil. adam kutusundan çıkardı, kutusunu benim yanıma koydu. üzerinde etiketi hala duruyordu. söyle bi gözüm takıldı. sonra işime devam ettim. ama o anda farkına vardım. ayakkabının etiket fiyatında 35 ve sonrasında bir kaç sıfır vardı. iyice baktım ve gördüm ki ayakkabı 350 000 000 lira idi. şu anın parasıyla 350 tl. bundan tam 10 yıl önce. ohaaaa dedim amınakoyim ohaa. benim ayağımda, geçen sene askeri liseler sınavına girecekken mahmutpaşadan 10 liraya aldığım beyaz renkli çakma ayakkabı vardı. akrabamız olan ayakkabı tamircisine tamir ettirilmiş ki tamir edilen kısmı yarrak gibi belliydi. ben hayatımda öyle utandığımı hatırlamıyorum. çocukluk işte, insan özeniyor tabi. o ayakkabıyı bir kaç ay giydim. ama hem altındaki yamalık görünmesin diye hem de ayakkabı eskisin de yenisini aldırayım diye, neredeyse ayağımı kaldırmıyorum, sürükleyerek geziyorum. neyse ayakkabıyı iyice eskittim. sonra jump markasını keşfettim. siyah renkli, yanında beyaz jump yazan bi ayakkabı. çok hoşuma gitmişti. markaydı da, diğerlerine göre de ucuzdu da.
babama gittim. zırladım, zırladım, zırladım. ben ayakkabı istiyorum diye. tamam oğlum dedi. gittik yer altı çarşısına. 15 liraya ayakkabılar var.
babam:bak oğlum bu güzel. bi numara da büyük alalım okul bitene kadar giyersin.
amcık ben: yaaaa, ben markalı ayakkabı istiyorum.
babam:ne istiyosun?
yavşak ben:jump istiyorum.
gittik jump satan bir mağazaya. ayakkabının fiyatı 35 lira.
babam: almasak olmaz mı? çok pahalıymış.
götlek ben: olmaz ben bundan isterim.
zırlaya zırlaya aldırdım ayakkabıyı. eve geldim yatakta jump'larımla beraber uyudum. anasınısikiyim uyudum. ertesi gün okula yeni ayakkabılarımla gittim. ama nasıl mutluyum. 35 lira lan 35 lira. sıra arkadaşımın ayakkabısı benimkinden 10 tane alır. olsun yine de ben mutluydum. o kadar sevdim ki ayakkabılarımı, o kadar rahat ki, çıkarmıyorum bir an bile.
bir kaç hafta giydim ki ayakkabıyı, okuldan eve geldiğim bir gün ayakkabılarımı kapının önünde çıkarma gafletinde bulundum ve tahmininiz üzere ayakkabılarım çalındı. hayatımda o kadar ağlamadım ben. sağolsun babam zırlamama dayanamayıp bir çift daha aldı. maaşla birlikte ikramiye de vermişler. yine bende aşırı bir mutluluk, müthiş bir sevinç vardı. ta ki köye amcamlara tarla işlerine yardımcı olmaya gidene kadar. köye gittiğimiz ilk gün, ayakkabılarımı dışarı çıkardım. yemek yedik falan sonra akşam oldu yattık. sabah uyanır uyanmaz aklıma geldi ayakkabılarım. çıktım dışarı baktım bir teki yok. amını sikiyim köpek götürmüş ayakkabımı. ağladım. pazartesi günü okula yine eski ayakkabılarımla gittim. kimseyle konuşmadım.
şimdi mi? şimdi ne istersem onu alıyorum çok şükür. hatta geçen bi dexter aldım, ayıptır söylemesi, offf akıllara zarar. ammavelakin hala çakma ayakkabı ile kendini avutan çocukları görüyorum. merak etmeyin koçlar. adamlık ayakkabıyla, donla değil. çok güzel ayakkabılarınız olması dileğiyle.
çakma ayakkabı giymekten ben utandım. ama öylesine gerizekalı bir çocukmuşum ki boşuna utanmışım. çünkü utanması gereken, göt kadar çocuğa 350 000 000 tl'ye ayakkabı alan ana babaymış.
iş bu entry acıtasyon amaçlı ve prim yapma amaçlı olmayıp tamamen gerçek bir hikayedir.
edit: başlık dakikalar içinde başıma kalmış a.k.
tanım: çakma ayakkabı giymekten utanmayan insandır.
edit2: and 1'lı götlek de burda. senin ben ecdadını...
bir gün beden eğitimi dersimiz vardı. herkes soyunma odasında beden eğitimi eşyalarını giyiniyordu. elemanın birisi yeni aldığı ayakkabısını gösteriyodu herkese. and 1 diye bir marka. sokakta görsem alıp giymem. o derece siktiriboktan bi ayakkabı. tamam lan güzel bi ayakkabı. ama o kadar da değil. adam kutusundan çıkardı, kutusunu benim yanıma koydu. üzerinde etiketi hala duruyordu. söyle bi gözüm takıldı. sonra işime devam ettim. ama o anda farkına vardım. ayakkabının etiket fiyatında 35 ve sonrasında bir kaç sıfır vardı. iyice baktım ve gördüm ki ayakkabı 350 000 000 lira idi. şu anın parasıyla 350 tl. bundan tam 10 yıl önce. ohaaaa dedim amınakoyim ohaa. benim ayağımda, geçen sene askeri liseler sınavına girecekken mahmutpaşadan 10 liraya aldığım beyaz renkli çakma ayakkabı vardı. akrabamız olan ayakkabı tamircisine tamir ettirilmiş ki tamir edilen kısmı yarrak gibi belliydi. ben hayatımda öyle utandığımı hatırlamıyorum. çocukluk işte, insan özeniyor tabi. o ayakkabıyı bir kaç ay giydim. ama hem altındaki yamalık görünmesin diye hem de ayakkabı eskisin de yenisini aldırayım diye, neredeyse ayağımı kaldırmıyorum, sürükleyerek geziyorum. neyse ayakkabıyı iyice eskittim. sonra jump markasını keşfettim. siyah renkli, yanında beyaz jump yazan bi ayakkabı. çok hoşuma gitmişti. markaydı da, diğerlerine göre de ucuzdu da.
babama gittim. zırladım, zırladım, zırladım. ben ayakkabı istiyorum diye. tamam oğlum dedi. gittik yer altı çarşısına. 15 liraya ayakkabılar var.
babam:bak oğlum bu güzel. bi numara da büyük alalım okul bitene kadar giyersin.
amcık ben: yaaaa, ben markalı ayakkabı istiyorum.
babam:ne istiyosun?
yavşak ben:jump istiyorum.
gittik jump satan bir mağazaya. ayakkabının fiyatı 35 lira.
babam: almasak olmaz mı? çok pahalıymış.
götlek ben: olmaz ben bundan isterim.
zırlaya zırlaya aldırdım ayakkabıyı. eve geldim yatakta jump'larımla beraber uyudum. anasınısikiyim uyudum. ertesi gün okula yeni ayakkabılarımla gittim. ama nasıl mutluyum. 35 lira lan 35 lira. sıra arkadaşımın ayakkabısı benimkinden 10 tane alır. olsun yine de ben mutluydum. o kadar sevdim ki ayakkabılarımı, o kadar rahat ki, çıkarmıyorum bir an bile.
bir kaç hafta giydim ki ayakkabıyı, okuldan eve geldiğim bir gün ayakkabılarımı kapının önünde çıkarma gafletinde bulundum ve tahmininiz üzere ayakkabılarım çalındı. hayatımda o kadar ağlamadım ben. sağolsun babam zırlamama dayanamayıp bir çift daha aldı. maaşla birlikte ikramiye de vermişler. yine bende aşırı bir mutluluk, müthiş bir sevinç vardı. ta ki köye amcamlara tarla işlerine yardımcı olmaya gidene kadar. köye gittiğimiz ilk gün, ayakkabılarımı dışarı çıkardım. yemek yedik falan sonra akşam oldu yattık. sabah uyanır uyanmaz aklıma geldi ayakkabılarım. çıktım dışarı baktım bir teki yok. amını sikiyim köpek götürmüş ayakkabımı. ağladım. pazartesi günü okula yine eski ayakkabılarımla gittim. kimseyle konuşmadım.
şimdi mi? şimdi ne istersem onu alıyorum çok şükür. hatta geçen bi dexter aldım, ayıptır söylemesi, offf akıllara zarar. ammavelakin hala çakma ayakkabı ile kendini avutan çocukları görüyorum. merak etmeyin koçlar. adamlık ayakkabıyla, donla değil. çok güzel ayakkabılarınız olması dileğiyle.
çakma ayakkabı giymekten ben utandım. ama öylesine gerizekalı bir çocukmuşum ki boşuna utanmışım. çünkü utanması gereken, göt kadar çocuğa 350 000 000 tl'ye ayakkabı alan ana babaymış.
iş bu entry acıtasyon amaçlı ve prim yapma amaçlı olmayıp tamamen gerçek bir hikayedir.
edit: başlık dakikalar içinde başıma kalmış a.k.
tanım: çakma ayakkabı giymekten utanmayan insandır.
edit2: and 1'lı götlek de burda. senin ben ecdadını...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar