bugün
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler4
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı9
- dünya8
- 2026 dünya kupası23
- futbol16
- meslek lisesi vs imam hatip lisesi9
- chp genel başkanı hayatını kaybetti2
- düşün ki o bunu okuyor17
- pakistan3
- nevşehir üzümü2
- hindistan3
- azerbaycan2
- 25 haziran 2026 iskoçya brezilya maçı2
- milli takım'ın abd maçı hazırlıkları2
- fas6
- velvet13
- guyana4
- yaşamak üzerine2
- sözlük kızlarının vücutları15
- aşure günü3
- falıma bakmak isteyen var mı24
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler2
- chp'li 17 belediye başkanının akp'ye geçmesi14
- kuzenin içine boşalmak14
- gülüm diyen kız10
- yılmaz güney12
- ingiliz şapkası takmıyor diye türkleri asmak10
- bosna hersek3
- japonya4
- kadınları cinsel obje olarak gören erkek6
- karadeniz ağaçlarından yapılan kağıt2
- moğolistan2
- fakirin sevmesi hak mıdır6
- her şeye saygı duyulması gerekir6
- kafirlerin dünyaya kazandırdıkları8
- anın fotoğrafı2
- arap gibi giyinerek sevap kazandığını sanan tip10
- üşengeçlikten 1 ay banyo yapmamak6
- dolandırılan insanların genel özellikleri9
- hızlı para kazanmanın yolları4
- cezayir2
- kemal kılıçdaroğlu18
- kolu kıllı kız3
- gün gelecek dün olacak5
- okullarda zorunlu din dersi meselesi5
- aşk her şeyi affeder mi4
- bir insana inanmak2
- türk moğol kardeştir3
- ekonomi3
- arnavutluk2
söylemedi ama hep bir sitemi vardır bana karşı. eminim buna.
birkaç sözcük barındırmalıydım ona dair sözlükte.
ama o da bilir: yazmak, içindeki zehrin eseri.
durup dururken yazmaklar içimden gelmez benim. bir acı tetiklemeli, insan sözcüklerini öyle dökmeli.
bir nevi ihtiyaç hali.
yazmak dedim de, uzun süre olmadı kalemi, kağıdı elimde tutalı.
bir yazmak gelse, ilk ona yazmalıydım. hep bu vardı usumda.
şimdi eylül de gelmiş. hepimizi sarartmış, ellerimizde, yüzümüze bakılmamış, sararmaya yüz tutmuş fotoğraflarla.
alnımızda bir tutam güneşle kalakalmışlığımız var, ayrı ayrı şehirlerde, ortak bir gökyüzünde.
sahi, hep hatırlatır bana, usanmadan, benim susmama aldırmadan: "göğe bakalım"
ve sen sevgili hüzün -ki tanrı'nın havva'yı, adem'in kaburgasından yarattığı gün doğmuştur- sıkı sıkıya bağlarsın bizi.
"şimdi büyük bir akdeniz şehri çıkabilir
alıp yaracak olsak yüreğini rhein'in"
birkaç sözcük barındırmalıydım ona dair sözlükte.
ama o da bilir: yazmak, içindeki zehrin eseri.
durup dururken yazmaklar içimden gelmez benim. bir acı tetiklemeli, insan sözcüklerini öyle dökmeli.
bir nevi ihtiyaç hali.
yazmak dedim de, uzun süre olmadı kalemi, kağıdı elimde tutalı.
bir yazmak gelse, ilk ona yazmalıydım. hep bu vardı usumda.
şimdi eylül de gelmiş. hepimizi sarartmış, ellerimizde, yüzümüze bakılmamış, sararmaya yüz tutmuş fotoğraflarla.
alnımızda bir tutam güneşle kalakalmışlığımız var, ayrı ayrı şehirlerde, ortak bir gökyüzünde.
sahi, hep hatırlatır bana, usanmadan, benim susmama aldırmadan: "göğe bakalım"
ve sen sevgili hüzün -ki tanrı'nın havva'yı, adem'in kaburgasından yarattığı gün doğmuştur- sıkı sıkıya bağlarsın bizi.
"şimdi büyük bir akdeniz şehri çıkabilir
alıp yaracak olsak yüreğini rhein'in"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar