bugün
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı11
- kahvaltı2
- enayimiknatisi2
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- erkeksii bayan buse'nin elleri2
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- türklerin ileri olduğu konular21
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- hoca2
- ufo2
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı17
- bir insanda en sevilen özellik4
- meryem can2
- en gey özelliğiniz9
- dinsize inanır mısın17
- atatrue2
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- true nickli yazar11
- saraca finch house3
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- norm ender3
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- burçlara inanan erkek15
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- erkek adam2
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- vantilatörü kendine çevirmek6
- salak yazarlar7
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- kuran da neden namaz yok8
- bir gün öleceğini unutmak10
buna edebiyatı da dahil edebiliriz rahatlıkla, elime mi yapışır, dahil ettim bile. burada saymakla bitmeyecek avantajlardır bunlar. eseriniz ne kadar boktan olursa olsun asla üzerinde durulmaz hatta ne olduğuna bakılmaz bile. örneğin herkes eylül dendiğinde pavlov'un köpeğinin ağzına salya hücum etmesi neviinden bir uyarılmayla "ilk psikolojik roman" deme ihtiyacı hisseder. tamam anladık ilk psikolojik roman da ne anlatıyo, neden bahsediyo, hoş mu, akıcı mı, niye yazılmış, bok mu varmış... bu sorular hiçkimsenin umrunda olmaz. amına koyiyim yaz işte 2-3 yüz sayfalık bir şey... nasıl olsa ilksin, hatırlanman, önemli bir yere sahip olman için yeterli bu! ha keza araba sevdası... bu da ilk realist roman mesela... ama sorsan yazarının recaizade mahmut ekrem gibi inanılmaz akıcı bir isme sahip olması dışında derinlemesine bir bilgisi olan lise mezunu çok azdır...
sadece isimlerinden bazı tahminler yürütebiliyorum şu aşamadaki bilgilerimle... mesela eylül... sağdıcım kitabın ismi kendini ele veriyor zati: eylül. böyle işte sonbahar gelmiş, kasvetli bir ortam, okullar açılmış öğrenciler daha okula alışamamış, okul binalarında tadilat var ve ortalık boya tiner karışımı zamanla alışılan kokudan geçilmiyor, sınıflar da sabah bile sanki her an akşam ezanı okunacakmış gibi bir karanlık, bir pus hakim, yapraklar dökülmüş kurumuş, herkesin eve gelince başı ağrımada, günlerin kısalmasının getirdiği hüzün galebe çalmış neşeye eserde... bir de aşk meşk sıkıştır bu ortama, al sana pip psikolojik roman... daha ne amınakoyiyim!
öte yandan araba sevdası... şimdi bi adam var. arabaları çok seviyor. cem yılmaz gibi lüks ve spor araba koleksiyonu yapma hayalleri var. gel gelelim ne parası ne de gelecek vaaden bir yeteneği var. bu durumda realist olmak zorunda... o düşlediği koleksiyonu sittin sene yapamaz... araba sevdasından bir an önce vazgeçip adam gibi endüstri meslek lisesine kaydını yaptırmak durumunda. yoksa pederden yalazayı yemesi an meselesi. bence bu da böyle bir şeydir heralde. gayet realist, gayet melodramatik, gayet roman işte daha ne amunum!
sadece isimlerinden bazı tahminler yürütebiliyorum şu aşamadaki bilgilerimle... mesela eylül... sağdıcım kitabın ismi kendini ele veriyor zati: eylül. böyle işte sonbahar gelmiş, kasvetli bir ortam, okullar açılmış öğrenciler daha okula alışamamış, okul binalarında tadilat var ve ortalık boya tiner karışımı zamanla alışılan kokudan geçilmiyor, sınıflar da sabah bile sanki her an akşam ezanı okunacakmış gibi bir karanlık, bir pus hakim, yapraklar dökülmüş kurumuş, herkesin eve gelince başı ağrımada, günlerin kısalmasının getirdiği hüzün galebe çalmış neşeye eserde... bir de aşk meşk sıkıştır bu ortama, al sana pip psikolojik roman... daha ne amınakoyiyim!
öte yandan araba sevdası... şimdi bi adam var. arabaları çok seviyor. cem yılmaz gibi lüks ve spor araba koleksiyonu yapma hayalleri var. gel gelelim ne parası ne de gelecek vaaden bir yeteneği var. bu durumda realist olmak zorunda... o düşlediği koleksiyonu sittin sene yapamaz... araba sevdasından bir an önce vazgeçip adam gibi endüstri meslek lisesine kaydını yaptırmak durumunda. yoksa pederden yalazayı yemesi an meselesi. bence bu da böyle bir şeydir heralde. gayet realist, gayet melodramatik, gayet roman işte daha ne amunum!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar