bugün
- kolye140
- rüzgar11
- kader4
- cep telefonu11
- nokia10
- lale13
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- medine2
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- kuş5
- var olmak için ne yaptınız12
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- gece gece sinirlenmek4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- billie eilish'in memeleri7
- mavi4
- rüzgar türbini2
- fil9
- dua6
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- at6
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları2
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- flamingo3
- kaplan17
- tabiat4
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- evi ev yapan şeyler14
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- sevgili nedir7
- brezilya7
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- z kusagi4
- gül7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- kötüyü alaşağı etmek4
- bileklik19
- anın görüntüsü22
- pıtı atma4
- netflix asaf dizisi3
- cemil tugay6
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yogartiksen39
- ankara8
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- elma5
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
buna edebiyatı da dahil edebiliriz rahatlıkla, elime mi yapışır, dahil ettim bile. burada saymakla bitmeyecek avantajlardır bunlar. eseriniz ne kadar boktan olursa olsun asla üzerinde durulmaz hatta ne olduğuna bakılmaz bile. örneğin herkes eylül dendiğinde pavlov'un köpeğinin ağzına salya hücum etmesi neviinden bir uyarılmayla "ilk psikolojik roman" deme ihtiyacı hisseder. tamam anladık ilk psikolojik roman da ne anlatıyo, neden bahsediyo, hoş mu, akıcı mı, niye yazılmış, bok mu varmış... bu sorular hiçkimsenin umrunda olmaz. amına koyiyim yaz işte 2-3 yüz sayfalık bir şey... nasıl olsa ilksin, hatırlanman, önemli bir yere sahip olman için yeterli bu! ha keza araba sevdası... bu da ilk realist roman mesela... ama sorsan yazarının recaizade mahmut ekrem gibi inanılmaz akıcı bir isme sahip olması dışında derinlemesine bir bilgisi olan lise mezunu çok azdır...
sadece isimlerinden bazı tahminler yürütebiliyorum şu aşamadaki bilgilerimle... mesela eylül... sağdıcım kitabın ismi kendini ele veriyor zati: eylül. böyle işte sonbahar gelmiş, kasvetli bir ortam, okullar açılmış öğrenciler daha okula alışamamış, okul binalarında tadilat var ve ortalık boya tiner karışımı zamanla alışılan kokudan geçilmiyor, sınıflar da sabah bile sanki her an akşam ezanı okunacakmış gibi bir karanlık, bir pus hakim, yapraklar dökülmüş kurumuş, herkesin eve gelince başı ağrımada, günlerin kısalmasının getirdiği hüzün galebe çalmış neşeye eserde... bir de aşk meşk sıkıştır bu ortama, al sana pip psikolojik roman... daha ne amınakoyiyim!
öte yandan araba sevdası... şimdi bi adam var. arabaları çok seviyor. cem yılmaz gibi lüks ve spor araba koleksiyonu yapma hayalleri var. gel gelelim ne parası ne de gelecek vaaden bir yeteneği var. bu durumda realist olmak zorunda... o düşlediği koleksiyonu sittin sene yapamaz... araba sevdasından bir an önce vazgeçip adam gibi endüstri meslek lisesine kaydını yaptırmak durumunda. yoksa pederden yalazayı yemesi an meselesi. bence bu da böyle bir şeydir heralde. gayet realist, gayet melodramatik, gayet roman işte daha ne amunum!
sadece isimlerinden bazı tahminler yürütebiliyorum şu aşamadaki bilgilerimle... mesela eylül... sağdıcım kitabın ismi kendini ele veriyor zati: eylül. böyle işte sonbahar gelmiş, kasvetli bir ortam, okullar açılmış öğrenciler daha okula alışamamış, okul binalarında tadilat var ve ortalık boya tiner karışımı zamanla alışılan kokudan geçilmiyor, sınıflar da sabah bile sanki her an akşam ezanı okunacakmış gibi bir karanlık, bir pus hakim, yapraklar dökülmüş kurumuş, herkesin eve gelince başı ağrımada, günlerin kısalmasının getirdiği hüzün galebe çalmış neşeye eserde... bir de aşk meşk sıkıştır bu ortama, al sana pip psikolojik roman... daha ne amınakoyiyim!
öte yandan araba sevdası... şimdi bi adam var. arabaları çok seviyor. cem yılmaz gibi lüks ve spor araba koleksiyonu yapma hayalleri var. gel gelelim ne parası ne de gelecek vaaden bir yeteneği var. bu durumda realist olmak zorunda... o düşlediği koleksiyonu sittin sene yapamaz... araba sevdasından bir an önce vazgeçip adam gibi endüstri meslek lisesine kaydını yaptırmak durumunda. yoksa pederden yalazayı yemesi an meselesi. bence bu da böyle bir şeydir heralde. gayet realist, gayet melodramatik, gayet roman işte daha ne amunum!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar