bugün
- antipanik10
- yogartiksen41
- azerilerce tokatlanan akpli8
- nervio adlı yazara uyarı12
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı4
- kim kimi neden sevmiyor3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- uçan araba3
- sinek as vs as maca4
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek4
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- murat göğebakan2
- iphone almak için neden6
- sözlükteki yazar olabilme kriterleri ve süreci5
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı7
- kolye24
- sarı teker vs sarı tutku4
- güneşli sıcıcık bir edirne günü2
- öbür sözlükte kızlar teklif ediyormuş3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- sözlükteki aptallar3
- queen ravenna büyücülük okulu20
- sözlüğün ölmek üzere olduğunu gösteren işaretler3
- yavşak ulu sözlük moderasyonu2
- aptalca başlık açan yazarlara prim vermek3
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- tutmayınca entry silmek6
- bileklik11
- zürafa13
- kaplan11
- cips cola5
- dincileri niçin öldürmeliyiz2
- saçma başlık açıp altına forumvari entry girmek2
- kalp14
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- malmö3
- sözlüğün ölmüş olması3
- aslan9
- lig on altıncısından altı yemek7
- eskorta para verecek kadar düşmek7
- sözlüğün ölü haline bakmak2
- sözlüğün ölü vaziyeti2
- verginin hırsızlık olup olmaması6
- türkiye15
- dincilerin yaptığı katliamlar2
- kızlar evlenmeden sakın vermeyin3
bayıldığım kitabın film versiyonu.
kitap zaten çok sevdiğim bir kitaptı. kasten izlememiştim filmini. ama artık dayanamadım, saramago yu ve körlüğü nasıl çevirmişler filme diye merak ettim, o merak içimi kemirdi ve artık izlemek zorundaydım. kiraladım filmi, izlemeye başlayacağım birazdan.
bitince düzenleyeceğim bu mesajı.
düz: beğenmedim. kitabın (samimiyim) yirmide biri bile değildi. kötü uyarlanmış değil, ancak bu kadar uyarlanabilirdi bu kitap. bazı kitaplar böyle işte, uyarlanmaya uygun değil. filmi kitaptan bağımsız düşünürsek ortalamanın üstünde bir filmdi.
filmin kendisinde rahatsız olduğum nokta şu, beğenmedim deme sebebim: yönetmen filmde çıplaklığı sonuna kadar kullanırken şiddet ve kan içeren sahneleri kesmişti. elbette körlerin sağda solda çıplak gezmesi ya da nasıl olsa kimse görmüyor diye uluorta sevişmeleri kesildiği takdirde romanın anlatmak istediği şey büyük ölçüde kaybolacaktı. ama romanın kırılma noktaları olduğunu düşündüğüm bazı noktalar bu şiddeti daha az gösterme durumu yüzünden arada kaybolup gitmişti. koyu renk gözlükleri olan kız' ın hırsızın bacağını delmesi ya da doktorun karısının üçüncü koğuşun kralının boğazını deşmesi gibi. bunun sebebini anlayamadım. çıplaklık ve kan izleyiciyi rahatsız edebilecek iki unsur, birini alabildiğince kullanırken diğerinden olabildiğince kaçmak (besbelli o sahneleri filmden atamazlardı) biraz filmden soğuttu beni. doğallıkla çıplaklıkla sorunum yok benim mi demeye çalışıyordu yönetmen bilmiyorum. ama birkaç sahnenin kesinlikle hakkı verilmemişti diye düşünüyorum.
çok fazla eleştiri yapmayacağım, çünkü körlük' ün kendisi hakkında bir şeyler karalamak istiyorum. kitaba bir şey yazmadığımı yeni fark ettim.
kitap zaten çok sevdiğim bir kitaptı. kasten izlememiştim filmini. ama artık dayanamadım, saramago yu ve körlüğü nasıl çevirmişler filme diye merak ettim, o merak içimi kemirdi ve artık izlemek zorundaydım. kiraladım filmi, izlemeye başlayacağım birazdan.
bitince düzenleyeceğim bu mesajı.
düz: beğenmedim. kitabın (samimiyim) yirmide biri bile değildi. kötü uyarlanmış değil, ancak bu kadar uyarlanabilirdi bu kitap. bazı kitaplar böyle işte, uyarlanmaya uygun değil. filmi kitaptan bağımsız düşünürsek ortalamanın üstünde bir filmdi.
filmin kendisinde rahatsız olduğum nokta şu, beğenmedim deme sebebim: yönetmen filmde çıplaklığı sonuna kadar kullanırken şiddet ve kan içeren sahneleri kesmişti. elbette körlerin sağda solda çıplak gezmesi ya da nasıl olsa kimse görmüyor diye uluorta sevişmeleri kesildiği takdirde romanın anlatmak istediği şey büyük ölçüde kaybolacaktı. ama romanın kırılma noktaları olduğunu düşündüğüm bazı noktalar bu şiddeti daha az gösterme durumu yüzünden arada kaybolup gitmişti. koyu renk gözlükleri olan kız' ın hırsızın bacağını delmesi ya da doktorun karısının üçüncü koğuşun kralının boğazını deşmesi gibi. bunun sebebini anlayamadım. çıplaklık ve kan izleyiciyi rahatsız edebilecek iki unsur, birini alabildiğince kullanırken diğerinden olabildiğince kaçmak (besbelli o sahneleri filmden atamazlardı) biraz filmden soğuttu beni. doğallıkla çıplaklıkla sorunum yok benim mi demeye çalışıyordu yönetmen bilmiyorum. ama birkaç sahnenin kesinlikle hakkı verilmemişti diye düşünüyorum.
çok fazla eleştiri yapmayacağım, çünkü körlük' ün kendisi hakkında bir şeyler karalamak istiyorum. kitaba bir şey yazmadığımı yeni fark ettim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar