bugün
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- akp kazandı9
- yalnız erkek sayısının patlaması10
- koklayarak öpmek6
- müslüman toplumlarda para adil dağılmıyor5
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız6
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları6
- bir ilişkinin olmazsa olmazı3
- sözlük yazarlarının ruh hali6
- dünya52
- s'i l v'e r m'i s t11
- anın görüntüsü29
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- süper para kazanma yöntemi buldum garanti5
- şuan dinlediğin şarkı6
- morkstar yazdı bunu12
- ter kokan kızların daha samimi olması3
- fatma betül sayan kaya9
- siyahi peygamber olmaması6
- üründül plaza4
- ahlak neden var2
- gocu32
- morkstar11
- hem sırrı süreyyacı hem atatürkçü olmak4
- akşam akşam canın kahveli yaş pasta çekmesi6
- tek göz odalı evde kocasıyla mutlu olan kadın7
- günün özeti3
- aleyna tilki nin memeleri3
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- sürekli aynı odada aynı arkadaşla çalışmak2
- gocunun elleri9
- ismet gurbuz vs ellerim bos gonlum hos5
- sırrı süreyya önder türkmen dir7
- diamond bey birader ne yapıyor sorusu3
- yağız kaan erdoğmuş dünya ilk 20'ye girdi5
- avrupa11
- recep tayyip erdoğan8
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları16
- sözlükte sürekli kavga çıkması3
- bayana hesap ödetmek5
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- sözlüğün en güzel kadını26
- firavun neden helak oldu5
- mokar hastası nihan3
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan9
- anneye hakaret etmek6
- kurtlar vadisi2
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
- 30 yaş üstü yazarlar silinsin kampanyası4
14 mayıs 1950: demokrat parti, seçimde kullanılan oyların yüzde 53ünü alarak, 487 milletvekilliğinin yüzde 86sını kazandı.
2 haziran: adnan menderes hükümeti güvenoyu alarak göreve başladı.
16 haziran: ezanın arapça okunması yasağı kaldırıldı.
18 haziran: türkiyenin ekonomik durumunu incelemek ve bir program hazırlamak üzere uluslararası imar ve kalkınma bankası heyeti geldi.
18 haziranın ne anlama geldiğini daha sonra yazacağım. ama 16 haziranın ne anlama geldiğini bir başka şairin, orhan velinin kaleminden aktaracağım. aşağıda okuyacağınız yazı 15 haziran 1950 tarihli "yaprak" dergisinde yayınlandı:
yaprak dergisinden
"ilk demokrat parti hükümetinin ilk ele aldığı meselelerden biri de bu ezan meselesi oldu. sebebi meydanda: en mühim iş buydu çünkü. bir hafta daha ezan dinlemeye tahammülümüz kalmamıştı. ezan hemen arapçaya çevrilmese hep birden ölecektik.
ne hayat pahalılığının önemi vardı, ne de elimizi kolumuzu bağlayan kanunların. ne köylünün kalkındırılmasını düşünmek gerekiyordu, ne okulları arttırmak, ne yurdu onarmak. ilk üstünde durulacak iş şu, memleketi felakete götürmek üzere olan ezan işiydi. demokrat partiyi de hemen bu işi halletmesi için iktidara getirmiştik zaten.
şaka bir yana, bu olay basınımızda türlü yankılar, türlü tepkiler uyandırdı. bizim söyleyeceklerimiz söylenenlere pek bir şey eklemeyecek. bununla beraber, biz de düşündüklerimizi gelecek nesillere vesika halinde bırakmak istiyoruz. onun için birkaç cümle söyleyeceğiz:
ezanın türkçe okunması atatürkün sağlığında, atatürkün isteği ile kanunlaşmış olmasaydı da ezan arapça okunsaydı bugün ezan meselesi diye bir meselemiz belki de olmayacaktı. bu konuda belki bugün düşündüklerimizi düşünmeyecektik. ama ileriye doğru olduğundan şüphe etmediğimiz bir karardan geriye dönülünce iş değişiyor. salt bir ezan meselesi olmaktan çıkıyor iş. daha bir sürü geriliğin başlangıcı, daha bir sürü geriliğe göz yummanın işareti oluyor. bu düşüncemizin doğru olup olmadığını anlamak için belki de biraz beklemek gerekecekti. ama ona hacet kalmadı. başbakanın demecini duyar duymaz sarıklar cüppelerle sokaklara uğrayan softalar düşüncemizin doğruluğunu çabucak ortaya koydu. sarıkla cüppeyi mühim saymayalım. ama işin bu kadarla kalmayacağına da kalıbımızı basabiliriz. daha neler olabilir diye düşünüyoruz da aklımıza şunlar geliyor:
işte ramazana giriyoruz. oruç yemenin kafirlik olduğunu düşünen kimseler tarafından pekala taşa tutulabiliriz. o kimseler çoğalabilir. kafirlik sayacakları işler oruç yemeden ibaret kalmaz. memleket yararına görmek istediğimiz işler bugün nasıl komünistlik oluyorsa, o gün kolayca kafirlik olur. milli heyecanın yerini dini heyecan alır. hükümet o heyecanı yatıştırmaktan acizdir. dini heyecan her istediğini yapmaya başlar. sonu neye varır bu işlerin? görmek istemeyiz ama herhalde çok kötüye.
ezan meselesi tek başına bir şey değil. mühim olan, sonu. şaşıp üzüldüğümüz nokta da sayın başbakanın böyle tehlikeyi görememiş, düşünememiş olması."
orhan veli, şairin işi, yky, s. 2
2 haziran: adnan menderes hükümeti güvenoyu alarak göreve başladı.
16 haziran: ezanın arapça okunması yasağı kaldırıldı.
18 haziran: türkiyenin ekonomik durumunu incelemek ve bir program hazırlamak üzere uluslararası imar ve kalkınma bankası heyeti geldi.
18 haziranın ne anlama geldiğini daha sonra yazacağım. ama 16 haziranın ne anlama geldiğini bir başka şairin, orhan velinin kaleminden aktaracağım. aşağıda okuyacağınız yazı 15 haziran 1950 tarihli "yaprak" dergisinde yayınlandı:
yaprak dergisinden
"ilk demokrat parti hükümetinin ilk ele aldığı meselelerden biri de bu ezan meselesi oldu. sebebi meydanda: en mühim iş buydu çünkü. bir hafta daha ezan dinlemeye tahammülümüz kalmamıştı. ezan hemen arapçaya çevrilmese hep birden ölecektik.
ne hayat pahalılığının önemi vardı, ne de elimizi kolumuzu bağlayan kanunların. ne köylünün kalkındırılmasını düşünmek gerekiyordu, ne okulları arttırmak, ne yurdu onarmak. ilk üstünde durulacak iş şu, memleketi felakete götürmek üzere olan ezan işiydi. demokrat partiyi de hemen bu işi halletmesi için iktidara getirmiştik zaten.
şaka bir yana, bu olay basınımızda türlü yankılar, türlü tepkiler uyandırdı. bizim söyleyeceklerimiz söylenenlere pek bir şey eklemeyecek. bununla beraber, biz de düşündüklerimizi gelecek nesillere vesika halinde bırakmak istiyoruz. onun için birkaç cümle söyleyeceğiz:
ezanın türkçe okunması atatürkün sağlığında, atatürkün isteği ile kanunlaşmış olmasaydı da ezan arapça okunsaydı bugün ezan meselesi diye bir meselemiz belki de olmayacaktı. bu konuda belki bugün düşündüklerimizi düşünmeyecektik. ama ileriye doğru olduğundan şüphe etmediğimiz bir karardan geriye dönülünce iş değişiyor. salt bir ezan meselesi olmaktan çıkıyor iş. daha bir sürü geriliğin başlangıcı, daha bir sürü geriliğe göz yummanın işareti oluyor. bu düşüncemizin doğru olup olmadığını anlamak için belki de biraz beklemek gerekecekti. ama ona hacet kalmadı. başbakanın demecini duyar duymaz sarıklar cüppelerle sokaklara uğrayan softalar düşüncemizin doğruluğunu çabucak ortaya koydu. sarıkla cüppeyi mühim saymayalım. ama işin bu kadarla kalmayacağına da kalıbımızı basabiliriz. daha neler olabilir diye düşünüyoruz da aklımıza şunlar geliyor:
işte ramazana giriyoruz. oruç yemenin kafirlik olduğunu düşünen kimseler tarafından pekala taşa tutulabiliriz. o kimseler çoğalabilir. kafirlik sayacakları işler oruç yemeden ibaret kalmaz. memleket yararına görmek istediğimiz işler bugün nasıl komünistlik oluyorsa, o gün kolayca kafirlik olur. milli heyecanın yerini dini heyecan alır. hükümet o heyecanı yatıştırmaktan acizdir. dini heyecan her istediğini yapmaya başlar. sonu neye varır bu işlerin? görmek istemeyiz ama herhalde çok kötüye.
ezan meselesi tek başına bir şey değil. mühim olan, sonu. şaşıp üzüldüğümüz nokta da sayın başbakanın böyle tehlikeyi görememiş, düşünememiş olması."
orhan veli, şairin işi, yky, s. 2
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar