bugün
- çalışmak özgürlük müdür5
- cıvık çift5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak6
- bu saatte yemek yemek4
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- vize dolandırıcılarına 6 ilde operasyon2
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası3
- blackberry7
- sözlükte kadın yazar olması5
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- sebahattin şirin14
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- renault 92
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- mony tontana3
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- çerçeve yasa23
- tenis oynayan erkek4
- ekşi sözlük referans18
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- su tabancasından su içen çocuk4
- dümbük2
- sözlüğün kapanması4
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- kalp krizi8
- anın görüntüsü15
- pipisiyle düşünenler buraya2
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- apo piçtir piç kalacak12
- evleneceği kadının geçmişini merak etmeyen erkek2
- havanın bir milyon derece olması2
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- sanayi devrimi olmayaydı daha iyiydi aga2
- nokia 32102
- burçlara inanmak3
- romelu lukaku7
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- profilini gizli tutma nedeni9
- beyaz atletle balkonda çay içme sezonunun açılması2
- karpuz yiyen erkek2
- eski türkiye5
- türk milletine kurulan pusu7
- bir bela geliyor3
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- yakışıklı erkek görünce verilen tepkiler2
14 mayıs 1950: demokrat parti, seçimde kullanılan oyların yüzde 53ünü alarak, 487 milletvekilliğinin yüzde 86sını kazandı.
2 haziran: adnan menderes hükümeti güvenoyu alarak göreve başladı.
16 haziran: ezanın arapça okunması yasağı kaldırıldı.
18 haziran: türkiyenin ekonomik durumunu incelemek ve bir program hazırlamak üzere uluslararası imar ve kalkınma bankası heyeti geldi.
18 haziranın ne anlama geldiğini daha sonra yazacağım. ama 16 haziranın ne anlama geldiğini bir başka şairin, orhan velinin kaleminden aktaracağım. aşağıda okuyacağınız yazı 15 haziran 1950 tarihli "yaprak" dergisinde yayınlandı:
yaprak dergisinden
"ilk demokrat parti hükümetinin ilk ele aldığı meselelerden biri de bu ezan meselesi oldu. sebebi meydanda: en mühim iş buydu çünkü. bir hafta daha ezan dinlemeye tahammülümüz kalmamıştı. ezan hemen arapçaya çevrilmese hep birden ölecektik.
ne hayat pahalılığının önemi vardı, ne de elimizi kolumuzu bağlayan kanunların. ne köylünün kalkındırılmasını düşünmek gerekiyordu, ne okulları arttırmak, ne yurdu onarmak. ilk üstünde durulacak iş şu, memleketi felakete götürmek üzere olan ezan işiydi. demokrat partiyi de hemen bu işi halletmesi için iktidara getirmiştik zaten.
şaka bir yana, bu olay basınımızda türlü yankılar, türlü tepkiler uyandırdı. bizim söyleyeceklerimiz söylenenlere pek bir şey eklemeyecek. bununla beraber, biz de düşündüklerimizi gelecek nesillere vesika halinde bırakmak istiyoruz. onun için birkaç cümle söyleyeceğiz:
ezanın türkçe okunması atatürkün sağlığında, atatürkün isteği ile kanunlaşmış olmasaydı da ezan arapça okunsaydı bugün ezan meselesi diye bir meselemiz belki de olmayacaktı. bu konuda belki bugün düşündüklerimizi düşünmeyecektik. ama ileriye doğru olduğundan şüphe etmediğimiz bir karardan geriye dönülünce iş değişiyor. salt bir ezan meselesi olmaktan çıkıyor iş. daha bir sürü geriliğin başlangıcı, daha bir sürü geriliğe göz yummanın işareti oluyor. bu düşüncemizin doğru olup olmadığını anlamak için belki de biraz beklemek gerekecekti. ama ona hacet kalmadı. başbakanın demecini duyar duymaz sarıklar cüppelerle sokaklara uğrayan softalar düşüncemizin doğruluğunu çabucak ortaya koydu. sarıkla cüppeyi mühim saymayalım. ama işin bu kadarla kalmayacağına da kalıbımızı basabiliriz. daha neler olabilir diye düşünüyoruz da aklımıza şunlar geliyor:
işte ramazana giriyoruz. oruç yemenin kafirlik olduğunu düşünen kimseler tarafından pekala taşa tutulabiliriz. o kimseler çoğalabilir. kafirlik sayacakları işler oruç yemeden ibaret kalmaz. memleket yararına görmek istediğimiz işler bugün nasıl komünistlik oluyorsa, o gün kolayca kafirlik olur. milli heyecanın yerini dini heyecan alır. hükümet o heyecanı yatıştırmaktan acizdir. dini heyecan her istediğini yapmaya başlar. sonu neye varır bu işlerin? görmek istemeyiz ama herhalde çok kötüye.
ezan meselesi tek başına bir şey değil. mühim olan, sonu. şaşıp üzüldüğümüz nokta da sayın başbakanın böyle tehlikeyi görememiş, düşünememiş olması."
orhan veli, şairin işi, yky, s. 2
2 haziran: adnan menderes hükümeti güvenoyu alarak göreve başladı.
16 haziran: ezanın arapça okunması yasağı kaldırıldı.
18 haziran: türkiyenin ekonomik durumunu incelemek ve bir program hazırlamak üzere uluslararası imar ve kalkınma bankası heyeti geldi.
18 haziranın ne anlama geldiğini daha sonra yazacağım. ama 16 haziranın ne anlama geldiğini bir başka şairin, orhan velinin kaleminden aktaracağım. aşağıda okuyacağınız yazı 15 haziran 1950 tarihli "yaprak" dergisinde yayınlandı:
yaprak dergisinden
"ilk demokrat parti hükümetinin ilk ele aldığı meselelerden biri de bu ezan meselesi oldu. sebebi meydanda: en mühim iş buydu çünkü. bir hafta daha ezan dinlemeye tahammülümüz kalmamıştı. ezan hemen arapçaya çevrilmese hep birden ölecektik.
ne hayat pahalılığının önemi vardı, ne de elimizi kolumuzu bağlayan kanunların. ne köylünün kalkındırılmasını düşünmek gerekiyordu, ne okulları arttırmak, ne yurdu onarmak. ilk üstünde durulacak iş şu, memleketi felakete götürmek üzere olan ezan işiydi. demokrat partiyi de hemen bu işi halletmesi için iktidara getirmiştik zaten.
şaka bir yana, bu olay basınımızda türlü yankılar, türlü tepkiler uyandırdı. bizim söyleyeceklerimiz söylenenlere pek bir şey eklemeyecek. bununla beraber, biz de düşündüklerimizi gelecek nesillere vesika halinde bırakmak istiyoruz. onun için birkaç cümle söyleyeceğiz:
ezanın türkçe okunması atatürkün sağlığında, atatürkün isteği ile kanunlaşmış olmasaydı da ezan arapça okunsaydı bugün ezan meselesi diye bir meselemiz belki de olmayacaktı. bu konuda belki bugün düşündüklerimizi düşünmeyecektik. ama ileriye doğru olduğundan şüphe etmediğimiz bir karardan geriye dönülünce iş değişiyor. salt bir ezan meselesi olmaktan çıkıyor iş. daha bir sürü geriliğin başlangıcı, daha bir sürü geriliğe göz yummanın işareti oluyor. bu düşüncemizin doğru olup olmadığını anlamak için belki de biraz beklemek gerekecekti. ama ona hacet kalmadı. başbakanın demecini duyar duymaz sarıklar cüppelerle sokaklara uğrayan softalar düşüncemizin doğruluğunu çabucak ortaya koydu. sarıkla cüppeyi mühim saymayalım. ama işin bu kadarla kalmayacağına da kalıbımızı basabiliriz. daha neler olabilir diye düşünüyoruz da aklımıza şunlar geliyor:
işte ramazana giriyoruz. oruç yemenin kafirlik olduğunu düşünen kimseler tarafından pekala taşa tutulabiliriz. o kimseler çoğalabilir. kafirlik sayacakları işler oruç yemeden ibaret kalmaz. memleket yararına görmek istediğimiz işler bugün nasıl komünistlik oluyorsa, o gün kolayca kafirlik olur. milli heyecanın yerini dini heyecan alır. hükümet o heyecanı yatıştırmaktan acizdir. dini heyecan her istediğini yapmaya başlar. sonu neye varır bu işlerin? görmek istemeyiz ama herhalde çok kötüye.
ezan meselesi tek başına bir şey değil. mühim olan, sonu. şaşıp üzüldüğümüz nokta da sayın başbakanın böyle tehlikeyi görememiş, düşünememiş olması."
orhan veli, şairin işi, yky, s. 2
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar