bugün
- türk milletine kurulan pusu8
- profilini gizli tutma nedeni8
- büyük oyunu görmek4
- sözlüğe taze kan ihtiyacı5
- mel melin palavra sıkması9
- güzel kızlara kötü davranmak3
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet7
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu13
- intihar edenler hiç korkmuyor mu5
- tai lung14
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi8
- nihavent kardeşimizin sözlüğe teşrif etmesi3
- kaynak götüm2
- seri gizli artı oy veren melek5
- paşinyan'ın önündeki kritik dosya2
- g o k u6
- mantıklı mantıklı konuşup can sıkmak5
- mod geldi mod geldi2
- ihtiyar yazar6
- nihavent gerizekalısı3
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci6
- en güzel reçel6
- çerçeve yasa17
- abdullah öcalan'ı paşa yapmak6
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- bir oturuşta taxi serisini izlemek2
- abdullah öcalan'ın paşa olmasını isteyen akp li4
- türkiyeye gelmiş en büyük yıldız5
- nihoş4
- herkesle iyi geçinmek6
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı3
- yazilimcilarin flort sorunu3
- en namuslu kadın bile dudaktan öpüşmüştür2
- anın fotoğrafı2
- game of thrones taki kerhaneci4
- ingilisçe konuşan kezo2
- gelecekten entry3
- ameliyattan önce imzalatılan kağıt2
- evleneceği kadının geçmişini merak etmeyen erkek2
- true'nun sözlüğe küsmesi2
- rambo ariel ortega9
- dağlara çikacağum eşkiya olacağum2
- ultravesti tiribün liderinin gözaltına alınması2
- özgür özel11
- ismail alpen vs muhammed salah2
- apo piçtir piç kalacak6
- my name is buck2
- ekonomisi kötü olan ülkelerde ahlaksızlık artar2
- ulusalcı türkçü ve beton kemalist tayfa2
- yeni parti8
14 mayıs 1950: demokrat parti, seçimde kullanılan oyların yüzde 53ünü alarak, 487 milletvekilliğinin yüzde 86sını kazandı.
2 haziran: adnan menderes hükümeti güvenoyu alarak göreve başladı.
16 haziran: ezanın arapça okunması yasağı kaldırıldı.
18 haziran: türkiyenin ekonomik durumunu incelemek ve bir program hazırlamak üzere uluslararası imar ve kalkınma bankası heyeti geldi.
18 haziranın ne anlama geldiğini daha sonra yazacağım. ama 16 haziranın ne anlama geldiğini bir başka şairin, orhan velinin kaleminden aktaracağım. aşağıda okuyacağınız yazı 15 haziran 1950 tarihli "yaprak" dergisinde yayınlandı:
yaprak dergisinden
"ilk demokrat parti hükümetinin ilk ele aldığı meselelerden biri de bu ezan meselesi oldu. sebebi meydanda: en mühim iş buydu çünkü. bir hafta daha ezan dinlemeye tahammülümüz kalmamıştı. ezan hemen arapçaya çevrilmese hep birden ölecektik.
ne hayat pahalılığının önemi vardı, ne de elimizi kolumuzu bağlayan kanunların. ne köylünün kalkındırılmasını düşünmek gerekiyordu, ne okulları arttırmak, ne yurdu onarmak. ilk üstünde durulacak iş şu, memleketi felakete götürmek üzere olan ezan işiydi. demokrat partiyi de hemen bu işi halletmesi için iktidara getirmiştik zaten.
şaka bir yana, bu olay basınımızda türlü yankılar, türlü tepkiler uyandırdı. bizim söyleyeceklerimiz söylenenlere pek bir şey eklemeyecek. bununla beraber, biz de düşündüklerimizi gelecek nesillere vesika halinde bırakmak istiyoruz. onun için birkaç cümle söyleyeceğiz:
ezanın türkçe okunması atatürkün sağlığında, atatürkün isteği ile kanunlaşmış olmasaydı da ezan arapça okunsaydı bugün ezan meselesi diye bir meselemiz belki de olmayacaktı. bu konuda belki bugün düşündüklerimizi düşünmeyecektik. ama ileriye doğru olduğundan şüphe etmediğimiz bir karardan geriye dönülünce iş değişiyor. salt bir ezan meselesi olmaktan çıkıyor iş. daha bir sürü geriliğin başlangıcı, daha bir sürü geriliğe göz yummanın işareti oluyor. bu düşüncemizin doğru olup olmadığını anlamak için belki de biraz beklemek gerekecekti. ama ona hacet kalmadı. başbakanın demecini duyar duymaz sarıklar cüppelerle sokaklara uğrayan softalar düşüncemizin doğruluğunu çabucak ortaya koydu. sarıkla cüppeyi mühim saymayalım. ama işin bu kadarla kalmayacağına da kalıbımızı basabiliriz. daha neler olabilir diye düşünüyoruz da aklımıza şunlar geliyor:
işte ramazana giriyoruz. oruç yemenin kafirlik olduğunu düşünen kimseler tarafından pekala taşa tutulabiliriz. o kimseler çoğalabilir. kafirlik sayacakları işler oruç yemeden ibaret kalmaz. memleket yararına görmek istediğimiz işler bugün nasıl komünistlik oluyorsa, o gün kolayca kafirlik olur. milli heyecanın yerini dini heyecan alır. hükümet o heyecanı yatıştırmaktan acizdir. dini heyecan her istediğini yapmaya başlar. sonu neye varır bu işlerin? görmek istemeyiz ama herhalde çok kötüye.
ezan meselesi tek başına bir şey değil. mühim olan, sonu. şaşıp üzüldüğümüz nokta da sayın başbakanın böyle tehlikeyi görememiş, düşünememiş olması."
orhan veli, şairin işi, yky, s. 2
2 haziran: adnan menderes hükümeti güvenoyu alarak göreve başladı.
16 haziran: ezanın arapça okunması yasağı kaldırıldı.
18 haziran: türkiyenin ekonomik durumunu incelemek ve bir program hazırlamak üzere uluslararası imar ve kalkınma bankası heyeti geldi.
18 haziranın ne anlama geldiğini daha sonra yazacağım. ama 16 haziranın ne anlama geldiğini bir başka şairin, orhan velinin kaleminden aktaracağım. aşağıda okuyacağınız yazı 15 haziran 1950 tarihli "yaprak" dergisinde yayınlandı:
yaprak dergisinden
"ilk demokrat parti hükümetinin ilk ele aldığı meselelerden biri de bu ezan meselesi oldu. sebebi meydanda: en mühim iş buydu çünkü. bir hafta daha ezan dinlemeye tahammülümüz kalmamıştı. ezan hemen arapçaya çevrilmese hep birden ölecektik.
ne hayat pahalılığının önemi vardı, ne de elimizi kolumuzu bağlayan kanunların. ne köylünün kalkındırılmasını düşünmek gerekiyordu, ne okulları arttırmak, ne yurdu onarmak. ilk üstünde durulacak iş şu, memleketi felakete götürmek üzere olan ezan işiydi. demokrat partiyi de hemen bu işi halletmesi için iktidara getirmiştik zaten.
şaka bir yana, bu olay basınımızda türlü yankılar, türlü tepkiler uyandırdı. bizim söyleyeceklerimiz söylenenlere pek bir şey eklemeyecek. bununla beraber, biz de düşündüklerimizi gelecek nesillere vesika halinde bırakmak istiyoruz. onun için birkaç cümle söyleyeceğiz:
ezanın türkçe okunması atatürkün sağlığında, atatürkün isteği ile kanunlaşmış olmasaydı da ezan arapça okunsaydı bugün ezan meselesi diye bir meselemiz belki de olmayacaktı. bu konuda belki bugün düşündüklerimizi düşünmeyecektik. ama ileriye doğru olduğundan şüphe etmediğimiz bir karardan geriye dönülünce iş değişiyor. salt bir ezan meselesi olmaktan çıkıyor iş. daha bir sürü geriliğin başlangıcı, daha bir sürü geriliğe göz yummanın işareti oluyor. bu düşüncemizin doğru olup olmadığını anlamak için belki de biraz beklemek gerekecekti. ama ona hacet kalmadı. başbakanın demecini duyar duymaz sarıklar cüppelerle sokaklara uğrayan softalar düşüncemizin doğruluğunu çabucak ortaya koydu. sarıkla cüppeyi mühim saymayalım. ama işin bu kadarla kalmayacağına da kalıbımızı basabiliriz. daha neler olabilir diye düşünüyoruz da aklımıza şunlar geliyor:
işte ramazana giriyoruz. oruç yemenin kafirlik olduğunu düşünen kimseler tarafından pekala taşa tutulabiliriz. o kimseler çoğalabilir. kafirlik sayacakları işler oruç yemeden ibaret kalmaz. memleket yararına görmek istediğimiz işler bugün nasıl komünistlik oluyorsa, o gün kolayca kafirlik olur. milli heyecanın yerini dini heyecan alır. hükümet o heyecanı yatıştırmaktan acizdir. dini heyecan her istediğini yapmaya başlar. sonu neye varır bu işlerin? görmek istemeyiz ama herhalde çok kötüye.
ezan meselesi tek başına bir şey değil. mühim olan, sonu. şaşıp üzüldüğümüz nokta da sayın başbakanın böyle tehlikeyi görememiş, düşünememiş olması."
orhan veli, şairin işi, yky, s. 2
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar