bugün
- mazotun litresi 90 lira8
- yalancı su böreği10
- türkiye iran savaşı3
- eylülde tatil yapmak4
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı3
- kadın ve erkek yazar arasında nesil farkı önmli mi4
- yaprak dökümü ayşe2
- yeni türkiye yi bir görselle özetle2
- arabeski türkiyede küçük hüsamettin bitirdi2
- pkklıların kürdü türk'e karşı kışkırtmaları3
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz14
- geç boşalan erkek4
- kıçın yarısı açıkta bikinilerin berbatlığı2
- kısa ve vurucu yazmak7
- sevmediğiniz yazarı eksiler misiniz4
- sobalarında kuru da meşe yanıyor efem2
- papağan pense2
- anın görüntüsü18
- aleksey batrakov13
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- s'i l v'e r m'i s t22
- kedilerin ruh hastası olması5
- ata demirer dinin mizahı olmaz3
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- pkklıların guneydoğu anadolu'ya kürdistan demesi2
- pkklıların türk bayrağını indirmeye çalışması2
- bir ateşe attın beni4
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı9
- prednol2
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- sarapci koala65
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet7
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- abd de trump portreli 1 dolar2
- kontrol kalemiyle tornavidayı karıştırmak2
- habire1221
- götten bacaklı erkek4
- mantı13
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci9
- arabanın camına sıkıştırılmış tornavida2
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- ellerim bos gonlum hos29
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- apo piçtir piç kalacak8
- silver ile evlenecek erkek52
- başarısız insan2
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- avokadonun turkçesinin taşak olması5
- gün tabağı6
- bu saatte uyanan insanın amacı4
liberalizm, doğası gereği kapitalizmle iç içe yaşamak zorundadır. Çünkü liberalizmin yaşam alanı ve nefes alabileceği tek yer kapitalizmdir. evrimci kapitalizm iddiası ise çok gariptir. gericileşmiş burjuvazinin siyasal sistemlerinde olan liberalizmin ise faydalı olacağını savunmak ise siyasi kişilik sorunudur.
liberalizm doğası gereği sömürüyü içinde barındırır. emek sermaye çelişkisi bulunmayan bir liberalizm ise düşünülemez. dolayısıyla emekçiler ile burjuvazi antagonist sınıflardır, birbirleriyle barış içinde yaşayabilecekleri iddiaları ise liberalizmin uydurmalarıdır. çünkü üretim araçları üzerinde hakimiyeti bulunan burjuvazi, işçilerin oluşturduğu artı değer olmaksızın yaşayamaz. burjuvazinin ekonomik ve siyasal sistemi olan liberalizmde de bu yüzden emeğin sömürüsü zorunludur, tıpkı kapitalizmdeki gibi. bu nedenlerden ötürü liberalizm kapitalizmden ayrı düşünülemez ve onun bir uygulanış biçimidir.
feodalizm gibi, kapitalizmde kendi sonunu hazırlıyor. bunun 20 yıl ya da 100 yıl sonra olması ise sadece zamanla ilgili bir sorundur. fakat kapitalizmin yükselişi geçici bir yikseliştir. bugün sosyalizmin güney amerika topraklarında yükselişini göz ardı etmek ise gerçekleri görememektir. özellikle kapitalizmin neo liberal politikaları bugün emperyalist bir çıkmaza girmiştir. serbest dış ticaret iddiası yerini gümrük duvarlarına bırakmaktadır. kapitalizmin son 20 yıllık yükselişi ise feodalizmin sanayi devriminin ilk dönemlerindeki yükselişine benzer. fakat sonraları feodalizm yıkılarak yerini kapitalist düzene bırakmıştır. bu acılı, kanlı ve uzun bir süreçti. bu gerçekleri ele alarak ise şu sonuca varıyoruz; kapitalizmin ve siyasal liberalizmin yükselişi geçicidir ve kaybolmaya yüz tutmaktadır.
Bugünkü kapitalizm ile 100 yıl öncesinin kapitalizmi benzerdir. sömürü, kan ve gözyaşı devam etmektedir. emperyalist çıkarlar üzerine kurulmuş olan sermaye ise 100 yıl önce söylendiği gibi tek bir el üzerinde toplanmaktadır. bankaların oluşturduğu mali oligarşi ise devletlerin emperyalist çıkarlarını artırmaktadır. buna karşılık neo liberal politikaların öne sürdüğü globalleşme ise tam hızıyla devam etmektedir. yani eşit bir sosyal düzen olamaz kapitalizm içinde. bunun için ya kapitalizm yıkılacaktır ya da kapitalizm ilelebet dünyayı sömürmeye devam edecektir. Kapitalizmin emperyalist çağında ise bundan 100 yıl önce söylenen şeyler aynen gerçekleşmektedir, neo liberali politikalar ile. Kapitalizmdeki tek yenilik ise sermayenin el değiştirme hızıdır. bu da teknolojinin hızından olsa gerek. yani uluslararası sermaye daha hızlı el değiştirmektedir hepsi bu.
kapitalizme ve onun siyasal sistemlerinden olan liberalizme karşı en büyük tepkiyi sosyalistler koymuştur. zamanla liberal kapitalizme karşı alternatif hale gelmiştir. fakat tarihsel anlamdaki geri çekilişi tamamen sovyet ekolünden gelen siyasetçilerin hatalarındandır. yoksa komünist hareketin çelişkilerini tartışmak bir yana kapitalizmin ve liberalizmin çelişkilerinin yanında komik kaçmaktadır. bu ikisini aynı kefeye koyamayız maalesef.
liberalizmin özel mülkiyet iddiaları ise sadece tarihsel süreci iyi okuyamamasındandır. insanoğlunun zekası son 6-7 bin yıldır hiç değişmemiştir. değişen ise sadece bilgileri olmuştur. buna bağlı olarak özel mülkiyet bir içgüdüdür demek ise yanlıştır. özel mülkiyet sınıflı toplumların ürünüdür. ilk olarak üretimi artırarak insanlığın ilerlemesini sağlamıştır. ama zamanla özel mülkiyetin oluşturduğu üretim biçimleri yüzünden çelişkiler artmıştır. bugün üretimin önündeki en büyük engellerden biri de bu özel mülkiyet tanımıdır. eski bir yazarın dediği gibi; "mülkiyet hırsızlıktır!" tabi bu söz ne kadar doğru ne kadar yamlış tartışılır fakat o başka bir konunun hikayesidir.
görüldüğü gibi kapitalizmin ve siyasal liberalizmin yükselişi geçicidir. bugün bu hareketlere karşı ciddi tepkiler vardır. tabiki de bu düzenlerin yaratmış olduğu çelişkilere karşı. şimdi düşünelim liberal kapitalist sistem ne kadar doğrudr ve ne kadar özgürlükten yanadır? herhalde bunun cevabını tarihsel süreç yakında verecektir.
liberalizm doğası gereği sömürüyü içinde barındırır. emek sermaye çelişkisi bulunmayan bir liberalizm ise düşünülemez. dolayısıyla emekçiler ile burjuvazi antagonist sınıflardır, birbirleriyle barış içinde yaşayabilecekleri iddiaları ise liberalizmin uydurmalarıdır. çünkü üretim araçları üzerinde hakimiyeti bulunan burjuvazi, işçilerin oluşturduğu artı değer olmaksızın yaşayamaz. burjuvazinin ekonomik ve siyasal sistemi olan liberalizmde de bu yüzden emeğin sömürüsü zorunludur, tıpkı kapitalizmdeki gibi. bu nedenlerden ötürü liberalizm kapitalizmden ayrı düşünülemez ve onun bir uygulanış biçimidir.
feodalizm gibi, kapitalizmde kendi sonunu hazırlıyor. bunun 20 yıl ya da 100 yıl sonra olması ise sadece zamanla ilgili bir sorundur. fakat kapitalizmin yükselişi geçici bir yikseliştir. bugün sosyalizmin güney amerika topraklarında yükselişini göz ardı etmek ise gerçekleri görememektir. özellikle kapitalizmin neo liberal politikaları bugün emperyalist bir çıkmaza girmiştir. serbest dış ticaret iddiası yerini gümrük duvarlarına bırakmaktadır. kapitalizmin son 20 yıllık yükselişi ise feodalizmin sanayi devriminin ilk dönemlerindeki yükselişine benzer. fakat sonraları feodalizm yıkılarak yerini kapitalist düzene bırakmıştır. bu acılı, kanlı ve uzun bir süreçti. bu gerçekleri ele alarak ise şu sonuca varıyoruz; kapitalizmin ve siyasal liberalizmin yükselişi geçicidir ve kaybolmaya yüz tutmaktadır.
Bugünkü kapitalizm ile 100 yıl öncesinin kapitalizmi benzerdir. sömürü, kan ve gözyaşı devam etmektedir. emperyalist çıkarlar üzerine kurulmuş olan sermaye ise 100 yıl önce söylendiği gibi tek bir el üzerinde toplanmaktadır. bankaların oluşturduğu mali oligarşi ise devletlerin emperyalist çıkarlarını artırmaktadır. buna karşılık neo liberal politikaların öne sürdüğü globalleşme ise tam hızıyla devam etmektedir. yani eşit bir sosyal düzen olamaz kapitalizm içinde. bunun için ya kapitalizm yıkılacaktır ya da kapitalizm ilelebet dünyayı sömürmeye devam edecektir. Kapitalizmin emperyalist çağında ise bundan 100 yıl önce söylenen şeyler aynen gerçekleşmektedir, neo liberali politikalar ile. Kapitalizmdeki tek yenilik ise sermayenin el değiştirme hızıdır. bu da teknolojinin hızından olsa gerek. yani uluslararası sermaye daha hızlı el değiştirmektedir hepsi bu.
kapitalizme ve onun siyasal sistemlerinden olan liberalizme karşı en büyük tepkiyi sosyalistler koymuştur. zamanla liberal kapitalizme karşı alternatif hale gelmiştir. fakat tarihsel anlamdaki geri çekilişi tamamen sovyet ekolünden gelen siyasetçilerin hatalarındandır. yoksa komünist hareketin çelişkilerini tartışmak bir yana kapitalizmin ve liberalizmin çelişkilerinin yanında komik kaçmaktadır. bu ikisini aynı kefeye koyamayız maalesef.
liberalizmin özel mülkiyet iddiaları ise sadece tarihsel süreci iyi okuyamamasındandır. insanoğlunun zekası son 6-7 bin yıldır hiç değişmemiştir. değişen ise sadece bilgileri olmuştur. buna bağlı olarak özel mülkiyet bir içgüdüdür demek ise yanlıştır. özel mülkiyet sınıflı toplumların ürünüdür. ilk olarak üretimi artırarak insanlığın ilerlemesini sağlamıştır. ama zamanla özel mülkiyetin oluşturduğu üretim biçimleri yüzünden çelişkiler artmıştır. bugün üretimin önündeki en büyük engellerden biri de bu özel mülkiyet tanımıdır. eski bir yazarın dediği gibi; "mülkiyet hırsızlıktır!" tabi bu söz ne kadar doğru ne kadar yamlış tartışılır fakat o başka bir konunun hikayesidir.
görüldüğü gibi kapitalizmin ve siyasal liberalizmin yükselişi geçicidir. bugün bu hareketlere karşı ciddi tepkiler vardır. tabiki de bu düzenlerin yaratmış olduğu çelişkilere karşı. şimdi düşünelim liberal kapitalist sistem ne kadar doğrudr ve ne kadar özgürlükten yanadır? herhalde bunun cevabını tarihsel süreç yakında verecektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar