bugün
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü10
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz14
- bdsm ci kadın yazar12
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- sözlük yazarlarının salataları15
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası5
- belinde don t stop dövmesi olan kız3
- sözlükteki 40 yaş üstü prostatlı kitle3
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi19
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- türkiye nin en büyük sorunu13
- usualsuspects'in ayağı15
- soner çetin2
- sözlüğü ergenlerden arındırıyoruz kampanyası3
- azerbaycan'a dost ülke diyen davar2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- yazarların hayattaki başarıları9
- birinci viyana kuşatması3
- fon vurgunu34
- kolye140
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar2
- 20 lik diş4
- çay içerken dinlenecek şarkılar3
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan2
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- geceye bir ilahi bırak2
- uzaylılar zamanı bükebilir mi4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı11
- kara kobraları pek severim diyen kız3
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi8
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- çayın yanına yenilebilecek en güzel şey2
- iş çıkışı bara giden ingiliz karizması3
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası2
- tomurcuk cay2
- birazdan çay içecek olmam2
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır3
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı4
- günün sözü6
- akp'nin tüm servetinin yahudi bankalarında olması3
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- aşırı şekilde ağır ve yavaş hareket eden insanlar3
- akşam vakti dolmuşda güneş gözlüğüyle oturan tip2
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi4
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak4
- sergen yalçın ın milli takımın başına geçmesi2
liberalizm, doğası gereği kapitalizmle iç içe yaşamak zorundadır. Çünkü liberalizmin yaşam alanı ve nefes alabileceği tek yer kapitalizmdir. evrimci kapitalizm iddiası ise çok gariptir. gericileşmiş burjuvazinin siyasal sistemlerinde olan liberalizmin ise faydalı olacağını savunmak ise siyasi kişilik sorunudur.
liberalizm doğası gereği sömürüyü içinde barındırır. emek sermaye çelişkisi bulunmayan bir liberalizm ise düşünülemez. dolayısıyla emekçiler ile burjuvazi antagonist sınıflardır, birbirleriyle barış içinde yaşayabilecekleri iddiaları ise liberalizmin uydurmalarıdır. çünkü üretim araçları üzerinde hakimiyeti bulunan burjuvazi, işçilerin oluşturduğu artı değer olmaksızın yaşayamaz. burjuvazinin ekonomik ve siyasal sistemi olan liberalizmde de bu yüzden emeğin sömürüsü zorunludur, tıpkı kapitalizmdeki gibi. bu nedenlerden ötürü liberalizm kapitalizmden ayrı düşünülemez ve onun bir uygulanış biçimidir.
feodalizm gibi, kapitalizmde kendi sonunu hazırlıyor. bunun 20 yıl ya da 100 yıl sonra olması ise sadece zamanla ilgili bir sorundur. fakat kapitalizmin yükselişi geçici bir yikseliştir. bugün sosyalizmin güney amerika topraklarında yükselişini göz ardı etmek ise gerçekleri görememektir. özellikle kapitalizmin neo liberal politikaları bugün emperyalist bir çıkmaza girmiştir. serbest dış ticaret iddiası yerini gümrük duvarlarına bırakmaktadır. kapitalizmin son 20 yıllık yükselişi ise feodalizmin sanayi devriminin ilk dönemlerindeki yükselişine benzer. fakat sonraları feodalizm yıkılarak yerini kapitalist düzene bırakmıştır. bu acılı, kanlı ve uzun bir süreçti. bu gerçekleri ele alarak ise şu sonuca varıyoruz; kapitalizmin ve siyasal liberalizmin yükselişi geçicidir ve kaybolmaya yüz tutmaktadır.
Bugünkü kapitalizm ile 100 yıl öncesinin kapitalizmi benzerdir. sömürü, kan ve gözyaşı devam etmektedir. emperyalist çıkarlar üzerine kurulmuş olan sermaye ise 100 yıl önce söylendiği gibi tek bir el üzerinde toplanmaktadır. bankaların oluşturduğu mali oligarşi ise devletlerin emperyalist çıkarlarını artırmaktadır. buna karşılık neo liberal politikaların öne sürdüğü globalleşme ise tam hızıyla devam etmektedir. yani eşit bir sosyal düzen olamaz kapitalizm içinde. bunun için ya kapitalizm yıkılacaktır ya da kapitalizm ilelebet dünyayı sömürmeye devam edecektir. Kapitalizmin emperyalist çağında ise bundan 100 yıl önce söylenen şeyler aynen gerçekleşmektedir, neo liberali politikalar ile. Kapitalizmdeki tek yenilik ise sermayenin el değiştirme hızıdır. bu da teknolojinin hızından olsa gerek. yani uluslararası sermaye daha hızlı el değiştirmektedir hepsi bu.
kapitalizme ve onun siyasal sistemlerinden olan liberalizme karşı en büyük tepkiyi sosyalistler koymuştur. zamanla liberal kapitalizme karşı alternatif hale gelmiştir. fakat tarihsel anlamdaki geri çekilişi tamamen sovyet ekolünden gelen siyasetçilerin hatalarındandır. yoksa komünist hareketin çelişkilerini tartışmak bir yana kapitalizmin ve liberalizmin çelişkilerinin yanında komik kaçmaktadır. bu ikisini aynı kefeye koyamayız maalesef.
liberalizmin özel mülkiyet iddiaları ise sadece tarihsel süreci iyi okuyamamasındandır. insanoğlunun zekası son 6-7 bin yıldır hiç değişmemiştir. değişen ise sadece bilgileri olmuştur. buna bağlı olarak özel mülkiyet bir içgüdüdür demek ise yanlıştır. özel mülkiyet sınıflı toplumların ürünüdür. ilk olarak üretimi artırarak insanlığın ilerlemesini sağlamıştır. ama zamanla özel mülkiyetin oluşturduğu üretim biçimleri yüzünden çelişkiler artmıştır. bugün üretimin önündeki en büyük engellerden biri de bu özel mülkiyet tanımıdır. eski bir yazarın dediği gibi; "mülkiyet hırsızlıktır!" tabi bu söz ne kadar doğru ne kadar yamlış tartışılır fakat o başka bir konunun hikayesidir.
görüldüğü gibi kapitalizmin ve siyasal liberalizmin yükselişi geçicidir. bugün bu hareketlere karşı ciddi tepkiler vardır. tabiki de bu düzenlerin yaratmış olduğu çelişkilere karşı. şimdi düşünelim liberal kapitalist sistem ne kadar doğrudr ve ne kadar özgürlükten yanadır? herhalde bunun cevabını tarihsel süreç yakında verecektir.
liberalizm doğası gereği sömürüyü içinde barındırır. emek sermaye çelişkisi bulunmayan bir liberalizm ise düşünülemez. dolayısıyla emekçiler ile burjuvazi antagonist sınıflardır, birbirleriyle barış içinde yaşayabilecekleri iddiaları ise liberalizmin uydurmalarıdır. çünkü üretim araçları üzerinde hakimiyeti bulunan burjuvazi, işçilerin oluşturduğu artı değer olmaksızın yaşayamaz. burjuvazinin ekonomik ve siyasal sistemi olan liberalizmde de bu yüzden emeğin sömürüsü zorunludur, tıpkı kapitalizmdeki gibi. bu nedenlerden ötürü liberalizm kapitalizmden ayrı düşünülemez ve onun bir uygulanış biçimidir.
feodalizm gibi, kapitalizmde kendi sonunu hazırlıyor. bunun 20 yıl ya da 100 yıl sonra olması ise sadece zamanla ilgili bir sorundur. fakat kapitalizmin yükselişi geçici bir yikseliştir. bugün sosyalizmin güney amerika topraklarında yükselişini göz ardı etmek ise gerçekleri görememektir. özellikle kapitalizmin neo liberal politikaları bugün emperyalist bir çıkmaza girmiştir. serbest dış ticaret iddiası yerini gümrük duvarlarına bırakmaktadır. kapitalizmin son 20 yıllık yükselişi ise feodalizmin sanayi devriminin ilk dönemlerindeki yükselişine benzer. fakat sonraları feodalizm yıkılarak yerini kapitalist düzene bırakmıştır. bu acılı, kanlı ve uzun bir süreçti. bu gerçekleri ele alarak ise şu sonuca varıyoruz; kapitalizmin ve siyasal liberalizmin yükselişi geçicidir ve kaybolmaya yüz tutmaktadır.
Bugünkü kapitalizm ile 100 yıl öncesinin kapitalizmi benzerdir. sömürü, kan ve gözyaşı devam etmektedir. emperyalist çıkarlar üzerine kurulmuş olan sermaye ise 100 yıl önce söylendiği gibi tek bir el üzerinde toplanmaktadır. bankaların oluşturduğu mali oligarşi ise devletlerin emperyalist çıkarlarını artırmaktadır. buna karşılık neo liberal politikaların öne sürdüğü globalleşme ise tam hızıyla devam etmektedir. yani eşit bir sosyal düzen olamaz kapitalizm içinde. bunun için ya kapitalizm yıkılacaktır ya da kapitalizm ilelebet dünyayı sömürmeye devam edecektir. Kapitalizmin emperyalist çağında ise bundan 100 yıl önce söylenen şeyler aynen gerçekleşmektedir, neo liberali politikalar ile. Kapitalizmdeki tek yenilik ise sermayenin el değiştirme hızıdır. bu da teknolojinin hızından olsa gerek. yani uluslararası sermaye daha hızlı el değiştirmektedir hepsi bu.
kapitalizme ve onun siyasal sistemlerinden olan liberalizme karşı en büyük tepkiyi sosyalistler koymuştur. zamanla liberal kapitalizme karşı alternatif hale gelmiştir. fakat tarihsel anlamdaki geri çekilişi tamamen sovyet ekolünden gelen siyasetçilerin hatalarındandır. yoksa komünist hareketin çelişkilerini tartışmak bir yana kapitalizmin ve liberalizmin çelişkilerinin yanında komik kaçmaktadır. bu ikisini aynı kefeye koyamayız maalesef.
liberalizmin özel mülkiyet iddiaları ise sadece tarihsel süreci iyi okuyamamasındandır. insanoğlunun zekası son 6-7 bin yıldır hiç değişmemiştir. değişen ise sadece bilgileri olmuştur. buna bağlı olarak özel mülkiyet bir içgüdüdür demek ise yanlıştır. özel mülkiyet sınıflı toplumların ürünüdür. ilk olarak üretimi artırarak insanlığın ilerlemesini sağlamıştır. ama zamanla özel mülkiyetin oluşturduğu üretim biçimleri yüzünden çelişkiler artmıştır. bugün üretimin önündeki en büyük engellerden biri de bu özel mülkiyet tanımıdır. eski bir yazarın dediği gibi; "mülkiyet hırsızlıktır!" tabi bu söz ne kadar doğru ne kadar yamlış tartışılır fakat o başka bir konunun hikayesidir.
görüldüğü gibi kapitalizmin ve siyasal liberalizmin yükselişi geçicidir. bugün bu hareketlere karşı ciddi tepkiler vardır. tabiki de bu düzenlerin yaratmış olduğu çelişkilere karşı. şimdi düşünelim liberal kapitalist sistem ne kadar doğrudr ve ne kadar özgürlükten yanadır? herhalde bunun cevabını tarihsel süreç yakında verecektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar