bugün
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- türklerin ileri olduğu konular20
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- eski seni özlüyor musun6
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- deri ceketli serseri4
- sokakta gocu ile karşılaşmak3
- ak saçlı klavye delikanlısı3
- bir kadının en güzel bölgesi8
- caner taslaman7
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir kadının kalitesiz oldugunu gösteren detaylar3
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- dünyanın en güzel tatlısı8
- bir insanda en sevilen özellik3
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- seninle şurada olabilirdik5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- ioçke'nin elleri4
- özlenen hissiyatlar6
- fransa ingilte üçüncülük maçı3
- abd vizesi4
- ruh hastası olan yazarlar6
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- antipanik'in hedef gösterdiği yazar kim3
- 1018 karma olmuş evvvet2
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- kültürün bireyi boğması3
- geceye bir şiir bırak2
- dinsize inanır mısın17
- kim artıladı lan beni2
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
- gocu pandela barışı3
- basit bir olayı çok uzun anlatan insanlar3
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak3
- kız yazarların daha çok artı oylanması3
- bülent ersoyun lolita estetiği4
- kadının en güzel yerinin ayak ve bacak olması4
- gocu meme ucu5
- kürt milletinin çirkin olma sebepleri3
- salak yazarlar7
- un çuvalına dönmüş kafasını atan tip2
- pandela6
- uyuyorum ben bir şey diyor musunuz2
- misafir çocuğunun arkasından edilen küfürler4
- gülümse diye darlayan fotoğrafçı3
liberalizm, doğası gereği kapitalizmle iç içe yaşamak zorundadır. Çünkü liberalizmin yaşam alanı ve nefes alabileceği tek yer kapitalizmdir. evrimci kapitalizm iddiası ise çok gariptir. gericileşmiş burjuvazinin siyasal sistemlerinde olan liberalizmin ise faydalı olacağını savunmak ise siyasi kişilik sorunudur.
liberalizm doğası gereği sömürüyü içinde barındırır. emek sermaye çelişkisi bulunmayan bir liberalizm ise düşünülemez. dolayısıyla emekçiler ile burjuvazi antagonist sınıflardır, birbirleriyle barış içinde yaşayabilecekleri iddiaları ise liberalizmin uydurmalarıdır. çünkü üretim araçları üzerinde hakimiyeti bulunan burjuvazi, işçilerin oluşturduğu artı değer olmaksızın yaşayamaz. burjuvazinin ekonomik ve siyasal sistemi olan liberalizmde de bu yüzden emeğin sömürüsü zorunludur, tıpkı kapitalizmdeki gibi. bu nedenlerden ötürü liberalizm kapitalizmden ayrı düşünülemez ve onun bir uygulanış biçimidir.
feodalizm gibi, kapitalizmde kendi sonunu hazırlıyor. bunun 20 yıl ya da 100 yıl sonra olması ise sadece zamanla ilgili bir sorundur. fakat kapitalizmin yükselişi geçici bir yikseliştir. bugün sosyalizmin güney amerika topraklarında yükselişini göz ardı etmek ise gerçekleri görememektir. özellikle kapitalizmin neo liberal politikaları bugün emperyalist bir çıkmaza girmiştir. serbest dış ticaret iddiası yerini gümrük duvarlarına bırakmaktadır. kapitalizmin son 20 yıllık yükselişi ise feodalizmin sanayi devriminin ilk dönemlerindeki yükselişine benzer. fakat sonraları feodalizm yıkılarak yerini kapitalist düzene bırakmıştır. bu acılı, kanlı ve uzun bir süreçti. bu gerçekleri ele alarak ise şu sonuca varıyoruz; kapitalizmin ve siyasal liberalizmin yükselişi geçicidir ve kaybolmaya yüz tutmaktadır.
Bugünkü kapitalizm ile 100 yıl öncesinin kapitalizmi benzerdir. sömürü, kan ve gözyaşı devam etmektedir. emperyalist çıkarlar üzerine kurulmuş olan sermaye ise 100 yıl önce söylendiği gibi tek bir el üzerinde toplanmaktadır. bankaların oluşturduğu mali oligarşi ise devletlerin emperyalist çıkarlarını artırmaktadır. buna karşılık neo liberal politikaların öne sürdüğü globalleşme ise tam hızıyla devam etmektedir. yani eşit bir sosyal düzen olamaz kapitalizm içinde. bunun için ya kapitalizm yıkılacaktır ya da kapitalizm ilelebet dünyayı sömürmeye devam edecektir. Kapitalizmin emperyalist çağında ise bundan 100 yıl önce söylenen şeyler aynen gerçekleşmektedir, neo liberali politikalar ile. Kapitalizmdeki tek yenilik ise sermayenin el değiştirme hızıdır. bu da teknolojinin hızından olsa gerek. yani uluslararası sermaye daha hızlı el değiştirmektedir hepsi bu.
kapitalizme ve onun siyasal sistemlerinden olan liberalizme karşı en büyük tepkiyi sosyalistler koymuştur. zamanla liberal kapitalizme karşı alternatif hale gelmiştir. fakat tarihsel anlamdaki geri çekilişi tamamen sovyet ekolünden gelen siyasetçilerin hatalarındandır. yoksa komünist hareketin çelişkilerini tartışmak bir yana kapitalizmin ve liberalizmin çelişkilerinin yanında komik kaçmaktadır. bu ikisini aynı kefeye koyamayız maalesef.
liberalizmin özel mülkiyet iddiaları ise sadece tarihsel süreci iyi okuyamamasındandır. insanoğlunun zekası son 6-7 bin yıldır hiç değişmemiştir. değişen ise sadece bilgileri olmuştur. buna bağlı olarak özel mülkiyet bir içgüdüdür demek ise yanlıştır. özel mülkiyet sınıflı toplumların ürünüdür. ilk olarak üretimi artırarak insanlığın ilerlemesini sağlamıştır. ama zamanla özel mülkiyetin oluşturduğu üretim biçimleri yüzünden çelişkiler artmıştır. bugün üretimin önündeki en büyük engellerden biri de bu özel mülkiyet tanımıdır. eski bir yazarın dediği gibi; "mülkiyet hırsızlıktır!" tabi bu söz ne kadar doğru ne kadar yamlış tartışılır fakat o başka bir konunun hikayesidir.
görüldüğü gibi kapitalizmin ve siyasal liberalizmin yükselişi geçicidir. bugün bu hareketlere karşı ciddi tepkiler vardır. tabiki de bu düzenlerin yaratmış olduğu çelişkilere karşı. şimdi düşünelim liberal kapitalist sistem ne kadar doğrudr ve ne kadar özgürlükten yanadır? herhalde bunun cevabını tarihsel süreç yakında verecektir.
liberalizm doğası gereği sömürüyü içinde barındırır. emek sermaye çelişkisi bulunmayan bir liberalizm ise düşünülemez. dolayısıyla emekçiler ile burjuvazi antagonist sınıflardır, birbirleriyle barış içinde yaşayabilecekleri iddiaları ise liberalizmin uydurmalarıdır. çünkü üretim araçları üzerinde hakimiyeti bulunan burjuvazi, işçilerin oluşturduğu artı değer olmaksızın yaşayamaz. burjuvazinin ekonomik ve siyasal sistemi olan liberalizmde de bu yüzden emeğin sömürüsü zorunludur, tıpkı kapitalizmdeki gibi. bu nedenlerden ötürü liberalizm kapitalizmden ayrı düşünülemez ve onun bir uygulanış biçimidir.
feodalizm gibi, kapitalizmde kendi sonunu hazırlıyor. bunun 20 yıl ya da 100 yıl sonra olması ise sadece zamanla ilgili bir sorundur. fakat kapitalizmin yükselişi geçici bir yikseliştir. bugün sosyalizmin güney amerika topraklarında yükselişini göz ardı etmek ise gerçekleri görememektir. özellikle kapitalizmin neo liberal politikaları bugün emperyalist bir çıkmaza girmiştir. serbest dış ticaret iddiası yerini gümrük duvarlarına bırakmaktadır. kapitalizmin son 20 yıllık yükselişi ise feodalizmin sanayi devriminin ilk dönemlerindeki yükselişine benzer. fakat sonraları feodalizm yıkılarak yerini kapitalist düzene bırakmıştır. bu acılı, kanlı ve uzun bir süreçti. bu gerçekleri ele alarak ise şu sonuca varıyoruz; kapitalizmin ve siyasal liberalizmin yükselişi geçicidir ve kaybolmaya yüz tutmaktadır.
Bugünkü kapitalizm ile 100 yıl öncesinin kapitalizmi benzerdir. sömürü, kan ve gözyaşı devam etmektedir. emperyalist çıkarlar üzerine kurulmuş olan sermaye ise 100 yıl önce söylendiği gibi tek bir el üzerinde toplanmaktadır. bankaların oluşturduğu mali oligarşi ise devletlerin emperyalist çıkarlarını artırmaktadır. buna karşılık neo liberal politikaların öne sürdüğü globalleşme ise tam hızıyla devam etmektedir. yani eşit bir sosyal düzen olamaz kapitalizm içinde. bunun için ya kapitalizm yıkılacaktır ya da kapitalizm ilelebet dünyayı sömürmeye devam edecektir. Kapitalizmin emperyalist çağında ise bundan 100 yıl önce söylenen şeyler aynen gerçekleşmektedir, neo liberali politikalar ile. Kapitalizmdeki tek yenilik ise sermayenin el değiştirme hızıdır. bu da teknolojinin hızından olsa gerek. yani uluslararası sermaye daha hızlı el değiştirmektedir hepsi bu.
kapitalizme ve onun siyasal sistemlerinden olan liberalizme karşı en büyük tepkiyi sosyalistler koymuştur. zamanla liberal kapitalizme karşı alternatif hale gelmiştir. fakat tarihsel anlamdaki geri çekilişi tamamen sovyet ekolünden gelen siyasetçilerin hatalarındandır. yoksa komünist hareketin çelişkilerini tartışmak bir yana kapitalizmin ve liberalizmin çelişkilerinin yanında komik kaçmaktadır. bu ikisini aynı kefeye koyamayız maalesef.
liberalizmin özel mülkiyet iddiaları ise sadece tarihsel süreci iyi okuyamamasındandır. insanoğlunun zekası son 6-7 bin yıldır hiç değişmemiştir. değişen ise sadece bilgileri olmuştur. buna bağlı olarak özel mülkiyet bir içgüdüdür demek ise yanlıştır. özel mülkiyet sınıflı toplumların ürünüdür. ilk olarak üretimi artırarak insanlığın ilerlemesini sağlamıştır. ama zamanla özel mülkiyetin oluşturduğu üretim biçimleri yüzünden çelişkiler artmıştır. bugün üretimin önündeki en büyük engellerden biri de bu özel mülkiyet tanımıdır. eski bir yazarın dediği gibi; "mülkiyet hırsızlıktır!" tabi bu söz ne kadar doğru ne kadar yamlış tartışılır fakat o başka bir konunun hikayesidir.
görüldüğü gibi kapitalizmin ve siyasal liberalizmin yükselişi geçicidir. bugün bu hareketlere karşı ciddi tepkiler vardır. tabiki de bu düzenlerin yaratmış olduğu çelişkilere karşı. şimdi düşünelim liberal kapitalist sistem ne kadar doğrudr ve ne kadar özgürlükten yanadır? herhalde bunun cevabını tarihsel süreç yakında verecektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar