bugün
- bu saatte yemek yemek4
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- sözlükte kadın yazar olması5
- çalışmak özgürlük müdür2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz3
- mony tontana3
- dümbük2
- sebahattin şirin14
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- tenis oynayan erkek4
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey5
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları3
- su tabancasından su içen çocuk4
- cıvık çift3
- havanın bir milyon derece olması2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- sözlüğün kapanması4
- blackberry6
- çerçeve yasa23
- sanayi devrimi olmayaydı daha iyiydi aga2
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- nokia 32102
- anın görüntüsü15
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- kalp krizi8
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- bir bela geliyor3
- burçlara inanmak3
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- apo piçtir piç kalacak12
- kendini kulaklardan tutup havaya kaldırmak2
- beyaz atletle balkonda çay içme sezonunun açılması2
- karpuz yiyen erkek2
- romelu lukaku7
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- profilini gizli tutma nedeni9
- yakışıklı erkek görünce verilen tepkiler2
- eski türkiye5
- arkadaşlar bana müsaade2
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- türk milletine kurulan pusu7
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı6
- eksi oy alan tanımları siliyorum2
- hangi film karakteri olmak isterdiniz3
- kırathanede one more cup of coffee dinlemek2
- bu plak para eder mi3
- allah'ın delili hazreti mehdi5
bunu yapmak hep rahatlatır insanı. düşünüyorum, hayattaki belli başlı dinginlik ve rahatlamalarımın en başında, mutlaka bir şeylere vurmuş, kırmış, parçalamışım.
anlaşamadığım, kavga ettiğim insanlara vurdum. dayak yiyeceğimden adım gibi emin de olsam vurdum. genelde yumruklarımı çok sıkarak ve bağırarak vurdum. olmadı çok sağlam tokatlar attım, bunlarsa genelde kavga etmediğim ama bir ihanet/kalleşlik gördüklerim, ya da sabrımı taşıranlar oldu. attığım hiçbir tokattan pişman olmadım. hepsi için de, şu an geriye baktığımda, keşke daha çok yapsaymışım derim.
zıvanadan ölümüne çıktığım bir anda, kendime vurdum. insanlara nasıl vurduğumu o gün anladım. daha fazlasını hakediyorlardı.
çalışmayan aletlere, çocukça hislerle vurdum. çalışmayan bir araba teybini bile çalıştırdım bu yolla. hatta birinde elimi 20 gün kadar kullanamamıştım, ben eskiden gerizekalıydım, evet..
sözlerle vurdum insanlara, uyuz uyuz bakan bir adam görürlerken karşılarında, "ben zaten yaptım ki" temalı cümlelerle vurdum genelde. ağızları açık, dilleri tutuk kaldı.
ama bunların hiçbirinde, vurmaya doyamadım. şiddet, içimde hep hastalıklı bir tohumu yeşertiyordu. vurdukça vurasım geliyordu. steril plazamızın asansörü katları bir bir tırmanırken bile, en yakın iş arkadaşıma, "abi bugün dişlerim sökülene kadar kavga etmek istiyor canım" dedim. öcü muamelesi gördüm.
çekiç kullanmayı hep çok sevdim, çivileri, çaktığım yeri göçertene dek içine soktum, çiviler benim hıncımı alıyordu tahtadan.
"en büyük hayaliniz?" sorusuna, "gerçek bir savaşa katılmak" cevabını verdim bir çok kez. vurmayı çok sevdim, ezmeyi değil ama, öc almayı, o rahatlamayı, o düşmana yaklaşırkenki "seni .mına kodumun evladı" ruhiyatını çok sevdim.
vurmasaydım, daha kötü bir hayatım olurdu şimdi. vurmak bir terapidir.
anlaşamadığım, kavga ettiğim insanlara vurdum. dayak yiyeceğimden adım gibi emin de olsam vurdum. genelde yumruklarımı çok sıkarak ve bağırarak vurdum. olmadı çok sağlam tokatlar attım, bunlarsa genelde kavga etmediğim ama bir ihanet/kalleşlik gördüklerim, ya da sabrımı taşıranlar oldu. attığım hiçbir tokattan pişman olmadım. hepsi için de, şu an geriye baktığımda, keşke daha çok yapsaymışım derim.
zıvanadan ölümüne çıktığım bir anda, kendime vurdum. insanlara nasıl vurduğumu o gün anladım. daha fazlasını hakediyorlardı.
çalışmayan aletlere, çocukça hislerle vurdum. çalışmayan bir araba teybini bile çalıştırdım bu yolla. hatta birinde elimi 20 gün kadar kullanamamıştım, ben eskiden gerizekalıydım, evet..
sözlerle vurdum insanlara, uyuz uyuz bakan bir adam görürlerken karşılarında, "ben zaten yaptım ki" temalı cümlelerle vurdum genelde. ağızları açık, dilleri tutuk kaldı.
ama bunların hiçbirinde, vurmaya doyamadım. şiddet, içimde hep hastalıklı bir tohumu yeşertiyordu. vurdukça vurasım geliyordu. steril plazamızın asansörü katları bir bir tırmanırken bile, en yakın iş arkadaşıma, "abi bugün dişlerim sökülene kadar kavga etmek istiyor canım" dedim. öcü muamelesi gördüm.
çekiç kullanmayı hep çok sevdim, çivileri, çaktığım yeri göçertene dek içine soktum, çiviler benim hıncımı alıyordu tahtadan.
"en büyük hayaliniz?" sorusuna, "gerçek bir savaşa katılmak" cevabını verdim bir çok kez. vurmayı çok sevdim, ezmeyi değil ama, öc almayı, o rahatlamayı, o düşmana yaklaşırkenki "seni .mına kodumun evladı" ruhiyatını çok sevdim.
vurmasaydım, daha kötü bir hayatım olurdu şimdi. vurmak bir terapidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar