bugün
- köpeği hakaret olarak kullanmak8
- gay diyerek hakaret ettiğini sanan insan9
- said nursi denilince akla gelen şeyler16
- sözlükte aslında anonim kimsenin olmaması6
- sözcü ve now tv de kapatılır mı5
- arkadaşlar ben hapise giriyorum7
- gs ve fbnin 2 maçta 7şer gol yemesi7
- kartoncu gey5
- yogartiksen20
- asla mantarın hiç bir türünü yemeyin5
- türkiye'nin suudi arabistan'a askeri desteği6
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- su yok elektrik yok ne var7
- sözlükteki kartoncu başlıkları3
- general union of palestinian workers2
- iltica26
- arkadaşlar bana bundan alır mısınız2
- eski sevgiliye mesaj atma bahaneleri8
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı7
- iranlı komutan hatemi'nin savaşa hazırız sözleri2
- abd israil vs türkiye farkı18
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanmaması2
- yogartiksen vs kartoncu kavgası2
- alevi ailelerin ateist çocukları6
- 623 000 bin asker kaçağı10
- gartoncu gevşek2
- ona kalbimi verdim3
- brendan fraser'i tanımayan yazar2
- dayak yiyen sözlük yazarları2
- akp'nin bir daha gelmemek üzere gideceği seçim4
- affedersiniz ama kartoncu12
- kanuni sultan süleyman2
- uludağ itiraf2
- dündar ziya gültekin8
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- 15 ekim 2026 kups trabzonspor maçı5
- queen ravenna hanım10
- ayrıldık36
- semiz ali paşa2
- cevheri güven9
- satın aldığınız anda değersizleşen şeyler4
- yağmur9
- evde çiçek yetiştiren erkek15
- risale'i nur okumadan said nursi'ye atmak3
- trabzonspor taraftarı2
- game of thrones taki kerhaneci12
- istanbul mahvoldu19
- anın görüntüsü22
- selde sürüklenen araçlar3
bunu yapmak hep rahatlatır insanı. düşünüyorum, hayattaki belli başlı dinginlik ve rahatlamalarımın en başında, mutlaka bir şeylere vurmuş, kırmış, parçalamışım.
anlaşamadığım, kavga ettiğim insanlara vurdum. dayak yiyeceğimden adım gibi emin de olsam vurdum. genelde yumruklarımı çok sıkarak ve bağırarak vurdum. olmadı çok sağlam tokatlar attım, bunlarsa genelde kavga etmediğim ama bir ihanet/kalleşlik gördüklerim, ya da sabrımı taşıranlar oldu. attığım hiçbir tokattan pişman olmadım. hepsi için de, şu an geriye baktığımda, keşke daha çok yapsaymışım derim.
zıvanadan ölümüne çıktığım bir anda, kendime vurdum. insanlara nasıl vurduğumu o gün anladım. daha fazlasını hakediyorlardı.
çalışmayan aletlere, çocukça hislerle vurdum. çalışmayan bir araba teybini bile çalıştırdım bu yolla. hatta birinde elimi 20 gün kadar kullanamamıştım, ben eskiden gerizekalıydım, evet..
sözlerle vurdum insanlara, uyuz uyuz bakan bir adam görürlerken karşılarında, "ben zaten yaptım ki" temalı cümlelerle vurdum genelde. ağızları açık, dilleri tutuk kaldı.
ama bunların hiçbirinde, vurmaya doyamadım. şiddet, içimde hep hastalıklı bir tohumu yeşertiyordu. vurdukça vurasım geliyordu. steril plazamızın asansörü katları bir bir tırmanırken bile, en yakın iş arkadaşıma, "abi bugün dişlerim sökülene kadar kavga etmek istiyor canım" dedim. öcü muamelesi gördüm.
çekiç kullanmayı hep çok sevdim, çivileri, çaktığım yeri göçertene dek içine soktum, çiviler benim hıncımı alıyordu tahtadan.
"en büyük hayaliniz?" sorusuna, "gerçek bir savaşa katılmak" cevabını verdim bir çok kez. vurmayı çok sevdim, ezmeyi değil ama, öc almayı, o rahatlamayı, o düşmana yaklaşırkenki "seni .mına kodumun evladı" ruhiyatını çok sevdim.
vurmasaydım, daha kötü bir hayatım olurdu şimdi. vurmak bir terapidir.
anlaşamadığım, kavga ettiğim insanlara vurdum. dayak yiyeceğimden adım gibi emin de olsam vurdum. genelde yumruklarımı çok sıkarak ve bağırarak vurdum. olmadı çok sağlam tokatlar attım, bunlarsa genelde kavga etmediğim ama bir ihanet/kalleşlik gördüklerim, ya da sabrımı taşıranlar oldu. attığım hiçbir tokattan pişman olmadım. hepsi için de, şu an geriye baktığımda, keşke daha çok yapsaymışım derim.
zıvanadan ölümüne çıktığım bir anda, kendime vurdum. insanlara nasıl vurduğumu o gün anladım. daha fazlasını hakediyorlardı.
çalışmayan aletlere, çocukça hislerle vurdum. çalışmayan bir araba teybini bile çalıştırdım bu yolla. hatta birinde elimi 20 gün kadar kullanamamıştım, ben eskiden gerizekalıydım, evet..
sözlerle vurdum insanlara, uyuz uyuz bakan bir adam görürlerken karşılarında, "ben zaten yaptım ki" temalı cümlelerle vurdum genelde. ağızları açık, dilleri tutuk kaldı.
ama bunların hiçbirinde, vurmaya doyamadım. şiddet, içimde hep hastalıklı bir tohumu yeşertiyordu. vurdukça vurasım geliyordu. steril plazamızın asansörü katları bir bir tırmanırken bile, en yakın iş arkadaşıma, "abi bugün dişlerim sökülene kadar kavga etmek istiyor canım" dedim. öcü muamelesi gördüm.
çekiç kullanmayı hep çok sevdim, çivileri, çaktığım yeri göçertene dek içine soktum, çiviler benim hıncımı alıyordu tahtadan.
"en büyük hayaliniz?" sorusuna, "gerçek bir savaşa katılmak" cevabını verdim bir çok kez. vurmayı çok sevdim, ezmeyi değil ama, öc almayı, o rahatlamayı, o düşmana yaklaşırkenki "seni .mına kodumun evladı" ruhiyatını çok sevdim.
vurmasaydım, daha kötü bir hayatım olurdu şimdi. vurmak bir terapidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar